gül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2026 Çarşamba

Christian Dior - Dior Homme Parfum: Modern İris Çiçeğinin Manifestosu

Bu hikayenin 2005 yılında başladığını söyleyebilirim. Ünlü parfümör Olivier Polge 2005 yılında Dior markası için Dior Homme’yi tasarladığında büyük ses getirmedi denebilir. Bu parfüm erkekler içindi ve ilginç şekilde daha önce rastlanmadık derecede kadınsı sayılabilecek iris çiçeği-kakao-deri üçlüsünü bir parfümde kullanmıştı. Bu dahice fikir, yüksek malzeme kalitesiyle enfes bir parfüme dönüşmüştü.

Uzun zaman önce Dior Homme’nin o ilk çıkan versiyonunu denediğimde şaşırıp kaldığımı hatırlıyorum. Bir taraftan baş döndürücü, seksi, şık ve kaliteli kokarken diğer taraftan acaba kadın parfümü mü sıktım diye düşünmüştüm. Bilinen hiçbir erkek parfümüne benzemiyordu. Tabii ki kısa süre sonra Dior Homme Intense çıktı ve yer yerinden oynadı. Dior Homme Intense, muhtemelen Dior’un en çok satan 3 erkek parfümünden birisiydi. Yıllarca Dior Homme Intense, abisi ilk Dior Homme’yi ikinci plana attı diyebilirim.

Christian Dior parfüm biriminin son hamlesiyse Dior Homme Parfum ismiyle yeni versiyon çıkartmak oldu. Doğal olarak Dior Homme ve Intense DNA’sına benzer tasarlanan Parfum versiyonu oldukça ilgi gördü. 2025 yılında büyük ihtimalle formülasyonu yenilenen Dior Homme Parfum’u bu sefer üstat Francis Kurkdjian tasarlamış. Parfümün resmi tanıtım yazısı şöyle:

«Parfüm Kreatif Direktörü Francis Kurkdjian tarafından yeniden keşfedilen Dior Homme Parfum'ü deneyimleyin. Hem ferah hem de yoğun çift süsen notası etrafında şekillenen bir erkek parfümü. Modern erkekliğin kokusal yorumu, güç ve duyarlılık arasında bir denge.

Dior Homme Parfum bir karşılaşmanın hikayesidir: Süsenin yumuşak, tensel notaları güçlü amberimsi orman akorlarıyla buluşur. Bağımlılık yaratan, şehvetli ve zarif bir kompozisyon oluşturan aşırı dozda süsen ile çiçeğe maskülen bir dokunuşu yansıtan bir iz.

Kokunun ferah ama yoğun yapısı, yalın hatlara ve duyulara hitap eden renk gradyanına sahip yekpare bir şişede şekilleniyor.»

Dior Homme Parfum geri planda turunçgillerin destek verdiği harika iris çiçeğiyle başlıyor. Pudralı hissettiren ilk dakikalardan sonra ana yapı pek değişmeden devam ediyor. Orta kısımda bir parça gül ve deri partiye katılsa da pudralı lüks iris çiçeği etkili diyebilirim. Sonlarda vanilyalı mumları andıran yapıyla kapanış yapılıyor.

Parfümü kıyafetlerime uyguladığımda aklıma gelen ilk şey lüks ve şık oluyor. Kalite hissiyatı oldukça yüksek pudralı, kadifemsi iris ve deri-gül kombinasyonu doğal olarak hafiften kadın parfümlerini andırıyor. Kimi kullanıcılar onu erkeksi olarak nitelendirse de bence hem erkekler hem de kadınlar rahatlıkla onu kullanabilir. Genel yapısının yoğun ve koyu olduğunu düşünürsek, ferah yazlık bir eser diyemeyiz. Daha resmi ortamların, özel gecelerin, lüks otellerin ışıltılı lobilerinin ya da toplantı salonlarının kokusunu ve hissiyatını andırıyor.

2000’li yıllardan sonra modern parfüm sanatının geldiği noktayı göstermesi bakımından Dior Homme serisinin üyeleri iyi iş çıkarıyor. Hem ilk Dior Homme hem de Intense ve Parfum versiyonlar şaşırtıcı derecede cinsiyetsiz, benzersiz, sanatsal ve aynı zamanda genele hitap ediyor. Kokuları uçlarda dolaşan ve kullanması zor niş parfümlere benzemiyor ama niş parfüm kalitesini ve lüksünü size sunuyorlar. Bu bakımdan parfüm endüstrisinin bana göre parıldayan yıldızları gibiler. Onu koklayan kadınların genel olarak beğendiklerini söyleyebilirim. Dior Homme Parfum’u koklayan parfümlere meraklı bir kadın arkadaşımın «Başlangıcı erkeksi ama sonlara doğru cıvıtıyor» ifadesini ise sanırım buraya eklemem gerekiyor.

Yine de her parfümde yaptığım uyarıyı Dior Homme Parfum için yapmak istiyorum. Denemeden almanız iyi fikir olmayabilir. Tam bir soğuk hava parfümü gibi davranıyor. Kalıcılığı çok iyi, etrafa yayılımı ilk 1 saat oldukça güçlü. Bu bakımdan güçlü ve yoğun kokuları sevenler için doğru alternatif olabilir.

Koku Güzelliği: 5/5

27 Şubat 2026 Cuma

Guerlain - Mitsouko: Efsaneler Asla Ölmez

«Guerlain'ın olağanüstü mirasına ait Les Légendaires koleksiyonu, 1828'den beri beş nesil parfümör tarafından bestelenen efsanevi eserlere saygı duruşunda bulunuyor. Gerçek ve hayali bir dizi aşk hikayesinden ilham alan her koku, ham maddelerle doldurulmuş her deneyim, arkasında muhteşem duygu dünyası bırakıyor. Mücevher benzeri şişeleriyle, Raymond Guerlain tarafından tasarlanan ünlü ters kalp formundaki kapaklarıyla Les Légendaires serisi, zamanın ötesine geçiyor ve geleceğe ölümsüz ilham kaynağı olarak hizmet ediyor.»

Guerlain’ın internet sitesinde ünlü klasiklerinden bahsettiği «Efsaneler Koleksiyonuna» ait Mitsouko’nun 1919 yılında tasarlandığını düşünmek inanılmaz bir duygu. 1. Dünya Savaşı’nın bitiminden 1 yıl sonra efsanevi parfümör Jacques Guerlain tarafından tasarlanan Mitsouko, yine bir başka Guerlain kült klasiği Shalimar’ın her daim gölgesinde kalmış hissi uyandırıyor.

Shalimar ile Mitsouko’nun farklı tarzlara sahip olduklarını biliyoruz. Mitsouko, benim de çok sevdiğim şipre koku ailesine mensup olsa da tarihi süreç içerisinde defalarca yeniden reformüle edildiğini varsayarsak, eski tadını biraz kaybettiğini söyleyebilirim.

Uzun yıllar önce kullandığım Mitsouko Eau de Parfum, şeftali ve sonlarda meşe yosununu öne çıkaran enfes bir parfümken, güncel Mitsouko Eau de Parfum sabunsu çiçekleri merkeze almış. Başlangıcında oldukça eski, tozlu, hayvansı ve bergamotlu yapı onun erken 20. yüzyıl parfümü olduğunu haykırıyor. Orta kısımda bergamotlu hayvansılık geri plana geçiyor ve yasemin benzeri pudramsı çiçekler merkeze yerleşiyor. Sonlara doğru yasemine gül de ekleniyor. Kapanışta amber her zamanki klasik Guerlain bitişini bize sergiliyor.

Kafam çok karışık. Eski versiyonun o inanılmaz şeftalili ve meşe yosunlu aromasını bu yeni versiyonda bulamamak hayal kırıklığı yaratıyor. Yeni Mitsouko, başlangıcı dışında pek değişmeden devam eden eski-pudralı beyaz çiçek parfümüne dönüşmüş. Mitsouko’nun o harika şipre karakteri törpülenmiş. Evet o gerçek bir orta yaş ve üzeri kadın parfümü. Kimi erkeklerin severek kullandıklarını belirttiği Mitsouko, benim erkek tenimde yeterli tepkiyi verememiş olabilir ama burada ciddi bir derinlik kaybı problemi var.

Mitsouko, 1900’lü yılların Art Nouveau dünyasına bizi götürüyor. Eski tarz beyaz çiçek parfümlerini seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim.

Kalite anlamında gayet yeterli diyebilirim. Yeni nesil parfümlere hiç benzemediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu anlamda Mitsouko bir bakıma 21. yüzyıl modernitesine karşı duruş sergiliyor. Denemeden almanın riskli olduğunu sanırım söylememe gerek yok.

Mitsouko’nın aynı Shalimar gibi farklı konsantrasyonları var. Benim kullandığım Eau de Parfum versiyonuydu. Kimi Mitsouko hayranlarının EDT veya EDP’den ziyade Extract versiyonunu tavsiye ettiği farkettim. Umarım o versiyon eski Mitsouko’ya daha çok benziyordur.

Tam bir kış parfümü diyebilirim. Kalıcılığı kıyafet üzerinde çok iyi. Etrafa yayılımı ilk 10 dakika oldukça yüksek, sonrasında normal seyrediyor.

Koku Güzelliği: 5/3

5 Mayıs 2024 Pazar

Hugo Boss Femme (2006)

Hugo Boss’un 2006 yılı çıkışlı kadın parfümü Femme, kendi internet sitesinde şu cümlelerle tanıtılmış: “Işıltılı, yumuşak ve pürüzsüz Femme, frenk üzümü ve mandalinanın meyveli notalarını kremsi, misk benzeri bazla birleştiren özgürleştirici derecede kadınsı bir koku. Madagaskar yasemini, gül ve oryantal zambaktan oluşan çiçek üçlüsü sıcak bir görünüm yaratıyor.”

Hugo Boss Femme’nin açılışı kadınsı meyvelerle gerçekleşiyor. Turunçgillerin baskın olduğu üzümsü yapı hoş ve leziz diyebilirim. Orta kısımda meyvelerin yerini kadınsı beyaz çiçekler alıyor. Canlı olmayan tek düze gül ve yasemin orta bölümü domine ediyor. Gülün daha önde olduğu orta notalardan sonra kapanışta standart miskle tenden ayrılıyor.

Femme, bilindik koku formuna sahip bir arkadaş. Kadınsı meyveli-çiçekli ana yapı, örneğine çokça rastlanabilecek tarza yakın duruyor. Meyveli gül teması değişim göstermeden ilerliyor. Hoş, modern ve basit form, sürpriz yapmıyor. Kalite anlamında ortalama davranıyor.

Kullanan çoğu kişinin beğenebileceği güvenli koku yapısı Hugo Boss gibi ana akıma hizmet eden marka için ideal denebilir. Harika ve sıra dışı bir gül parfümü arıyorsanız Femme size göre olmayabilir.

Hugo Boss Femme, Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında diyebilirim. Ilık ilkbahar ve yaz günleri için hoş seçenek olabilir.

Koku Güzelliği:10/6.5

25 Şubat 2024 Pazar

Davidoff – Zino Davidoff (1986)

Bu hikayenin puro, konyak ve kahve üzerine inşa edildiğini söyleyebiliriz. İsviçre merkezli aile şirketi Davidoff’un kurucusu Zino Davidoff gerçek bir dünya vatandaşıydı. Onun için iyi yaşama ustası da diyebilirim. Zino Davidoff’un Doğu Avrupa’dan Cenevre’ye, oradan da Güney Amerika’ya yolculuklarıyla geçen ömrü, yaşadığı güzelliklerin tadını çıkarmasıyla devam etti ve bu ruhu dünyayla paylaşmak için kendi ismiyle markasını oluşturdu.

Davidoff purolarının ünü dünyaya yayılmış olsa da parfümlere oldukça önem verdi. Davidoff’un en popüler parfümü hiç kuşkusuz Cool Water’dır. Oysa parfüm kültü ile yakından bağlantısı olan erkekler bilir ki 1986 çıkışlı Zino Davidoff, kokular aleminin nirengi noktalarındandır.

Zino Davidoff’un korkutucu şişe rengi, içeriğindeki kokunun içeriğini az çok anlatıyor. Zino Davidoff’un açılışı tozlu kuru lavanta, biraz sabunsuluk ve geri planda karanlık paçuliyle gerçekleşiyor. Aromatik balsamsı ilk dakikalardan sonra paçulinin kokuya iyice yerleştiğini düşünüyorum. Açıklanan notalarındaki gül ve gül ağacı parfümün biraz yumuşamasını sağlıyor. Geri plana yerleşen baharatlar da onu erkeksi tarafa biraz daha yaklaştırıyor. Sonlarda şekerli olmayan vanilya ve paçuliyle kapanış yapılıyor.

Zino Davidoff hiç kuşkusuz erkeksi bir eser. Onun sabunsu-pudralı yönü 1960-70-80’li yıllardaki kokusal trendleri anımsatıyor. Tozlu lavantanın nostaljik-retro hissiyata katkısı büyük. Orta kısımda ara ara hayvansı deriyi andıran tema sürpriz yapıyor. Hepsinin birleşimiyle detaylı, katmanlı ve kendine özgü maskülen bir arkadaşa dönüşüyor.

2020’li yılların koku trendlerine hiç benzemeyen Zino Davidoff’un ana yapısı, herkese hitap etmeyecek tarafa yakın duruyor. Puro içen erkekler kulübünün parfümü olma iddiasında gibi davranıyor. Biraz entelektüel, hafiften karanlık, azıcık da zorlayıcı kokusu bağımsız ve başına buyruk. Onun kimseden övgü almak gibi amacı yok. Size saf bir kokusal deneyim yaşatmak istiyor.

Herkesin sevemeyeceği tavrıyla eski tarz kokulara meraklıysanız denemeniz gereken karakterlerden birisi. Onu kullanım döneminde konforlu bulmadım ama etrafa yaydığı aurayı sevdim. Uzun kaşe paltoma onu bol bol sıkıp, soğuk günlerde dışarıda yürürken insanların onu koklarken ne düşüneceklerini hayal etmek, benim için işin eğlenceli tarafıydı.

Eau de Toilette formundaki Zino’nun kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyede. Sonbahar hatta kış kullanıma daha yakın duruyor. Kokusunu Michel Almairac tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

10 Şubat 2024 Cumartesi

Juliette Has A Gun – Miss Charming (2006)

Ünlü tasarımcı ve modacı Nina Ricci’nin büyük torunu Romano Ricci tarafından kurulan Juliette Has A Gun niş parfüm evi, büyümesine devam ediyor. 2006 yılında çıkan ilk parfümler ilgi çekti ama ilerleyen yıllarda büyük ses getiren parfümlere imza atamadıkları görülüyor.

Miss Charming, markanın ilk parfümlerinden ve kadınlar için sunulmuş. İlk saniyelerde koyu ve derin gül teması burnumuza geliyor. Yüksek kaliteli ve gerçekçi gül harika ve kusursuz diyebilir. Nefis açılıştan sonra kırmızı güle bir parça çilek benzeri meyveler eşlik ediyor. Hafiften mayhoşluk katan meyve detayı gayet güzel ayarlanmış. Sonlarda tozlu miskle kapanış yapılıyor.

Miss Charming harika bir gül parfümü. Basit, çok katmanlı değil ama gerçekçi ve leziz. Modern yapıya sahip. Tatlılık var ama iç bayan şekilde değil. Parfümün tek eleştirilecek kısmı alt notaları. Pek numarası olmayan sıradan ve çekingen miskli kapanış, üst ve orta notalardan tamamen farklı denebilir.

Eğer meyvemsi ve pürüzsüz gül parfümü arıyorsanız çok iyi bir seçenek olarak kendisini gösteriyor. Eau de Parfum formuna sahip. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Serin sonbahar-ılık kış günlerinde daha iyi kokacağını düşünüyorum.

Koku Güzelliği:10/7.5

29 Temmuz 2023 Cumartesi

Lancome – Oud Bouquet (2014)

Lancome’nin 2010’lu yılların ortalarında piyasaya sürdüğü Oud Bouquet, sürpriz olmayan şekilde Oud temasına odaklanmış. Son yılların en popüler içeriği oud, ana akım veya niş fark etmeden çoğu markaya ilham oluyor. Lancome, bu rekabette geri kalmayarak farklı içeriklere sahip oud merkezli parfümleri bize sunuyor.

Oud Bouquet ismi başlangıçta çiçeksi ve kadınsı oud parfümü izlenimi veriyor. Kimi parfüm platformlarında hem kadınlara hem de erkeklere uygun olduğu vurgulanmış.

Oud Bouquet’in başlangıcı bir parça safrana eşlik eden tatlı gül ile gerçekleşiyor. İlerleyen dakikalarda tatlı güle ilacımsı davranmayan oud ekleniyor. Sonlarda büyük değişim olmadan devam ediliyor. Şekerli olmayan vanilya yumuşak ve sakin verilmiş.

Parfümün baştan sona büyük değişim göstermediğini söyleyebiliriz. Ana tema tatlı, lezzetli, neredeyse lokumları andıran gül-oud ikilisi olarak düşünülebilir. Parfümün modern tatlılığı bıktırıcı şekerli hissettirmiyor. Çoğu yeni nesil modern parfümdeki aşırı şekerli yapı, Oud Bouquet’te daha dengeli verilmiş.

Kokusal anlamda çok hoş, basit, yüksek kaliteli bir eser. Onu koklamaktan her daim zevk alıyorsunuz. Pudralı tarafa yakın değil. Gül merkezli olması kadın parfümü tarafına yakın hissettirebilir.

Kimi oud parfümleri ilaç gibi kokar ama Oud Bouquet’te bu hissiyat yok. Eğer güllü lokumları seviyorsanız sizin için iyi seçenek olabilir.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı gayet iyi. Performans anlamında sizi üzmeyecektir. Sonbahar-kış günlerinde kullanmak daha iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:10/8

2 Haziran 2023 Cuma

By Kilian - Woman in Gold (2017)

 "Notalar, kokuda, tablonun narin altın varakları ve ışık ile gölge arasındaki oyunu çağrıştırıyor. Parfümör Calice Becker, "dokulu ve parlak, zengin ve şehvetli" olarak tanımladığı tablonun yüzleri arasındaki büyüleyici kontrasttan ilham aldı. Taç yaprağı andıran kalp notaları, gülün tüm yönlerini tasvir eder. Son olarak, özel bir paçuli molekülü olan Akigalawood ile süslenmiş vanilya özütünün saflığı, kuruma aşamasında cömertçe görünür."

By Kilian'ın 2017 yılı çıkışlı kadın parfümü Woman in Gold'un resmi tanıtımı yukarıdaki cümlelerle yapılmış. By Kilian, Woman in Gold'u Narcotics serisinin üyesi olarak lanse ediyor. Kokusunu çiçekli vanilya olarak sınıflandırmış. Parfümün başlangıcı şekerli turunçgiller ve bal benzeri pürüzlü yapıyla gerçekleşiyor. Pek sevemediğim üst notalarından sonra bu sefer şekerli, pudralı, kadınsı çiçekler karşımıza çıkıyor. Gülü anımsatan çiçeklerden sonra kapanışta paçuli-tonka fasulyesi benzeri notalar pek değişim olmasına izin vermiyor.

Woman in Gold, pudralı-şekerli çiçeksi-vanilyalı arkadaşa benziyor. Modern turunçgilli başlangıcı benim için bıktırıcıyken, orta kısımdaki pudralı çiçekler de hiç bana göre değildi. Tatlılık yeni nesil parfümlerdeki gibi fazlaca öne çıkıyor. Vanilya bile parfümü kurtaramıyor.

Bu tanıdık aroma benzersiz ya da ilginç değil. Böylesi niş markanın bu kadar sıkıcı ve ana akım benzeri parfüme imza atması iyiye işaret gibi görünmüyor. Woman in Gold'un kokusunu kimi kullanıcılar bebek pudrasına bazı yorumcular da ıslak mendillere benzetmiş ki haksız sayılmazlar. Woman in Gold, bana da ucuz ıslak mendillerin kokusunu anımsattı. Bu anlamda böylesine yüksek satış etiketini hak ediyor mu emin değilim.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ilk patlama dışında yüksek sayılmaz. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor. Kokusunu Calice Becker tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

5 Mart 2023 Pazar

Tom Ford – Noir de Noir (2007)

Yakışıklı Teksaslı bay Tom Ford’un kendi ismiyle yarattığı markası dünya çapında büyük işler gerçekleştiriyor. Özellikle parfüm ve kozmetik alanında Tom Ford’un önemli yerlere geleceği görülüyor. Parfümlere büyük yatırım yapan Tom Ford’un, Private Blend isimli kokuları 2007 yılında çıkmaya başladı ve 2023 yılı itibariyle provakatif eserler gelmeye devam ediyor.

2007 yılındaki ilk özel seri parfümlerden Noir de Noir, Tuscan Leather ve Tobacco Vanille ile birlikte erken dönem Tom Ford’ların en popüler eserlerindendi. Tom Ford’un internet sitesinde Noir de Noir karanlık, seksi ve anlayışlı olarak tanımlanmış. Çiçeksi tarafa yakın durduğu belirtilmiş. Üç ana notadan bahsedilmiş: Siyah gül, siyah yer mantarı ve paçuli.

Noir de Noir’in ilk saniyelerinde ağır-yağlımsı paçuli, gül ve safran bizi karşılıyor. Biraz Arap parfümlerini andıran ilk dakikalardan sonra orta bölümde güllü paçuliye yer mantarı benzeri tema eşlik ediyor. Sonlarda çikolatayı andıran vanilyayla kapanışına ilerleniyor.

Noir de Noir’i uzun yıllar önce denemiş ve karanlık-gotik gül kokusu olduğunu hissetmiştim. Aradan geçen yılların ardından Noir de Noir paçulili gül olarak zihnimdeki yerini alıyor. Geri planda biraz safran, çikolata ve yer mantarı algılanıyor. Özellikle orta kısımdan itibaren ekşimsi hissiyat şaşırtıyor. Egzotik ve arabik esintili paçuli ve şekerli olmayan hafiften kadınsı gül onun kokusal özeti adeta.

Popüler ve herkesin sevebileceği gibi formu yok. Tematik ve kimilerinin hacı yağı benzetmesiyle onu günlük kullanıma yakın bulmak kolay değil. Denemeden almak hayal kırıklığı yaratabilir. Ona aşık olduğumu söyleyemem.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyede. Uniseks olarak pazarlansa da kadın kullanımına yakın duruyor. Sonbahar-kış mevsimlerinde kullanmak iyi sonuç verebilir. Kokusunu Harry Fremont, Jacques Cavallier ve Olivier Cresp birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

22 Aralık 2022 Perşembe

Montale – Roses Elixir (2010)

Montale’nin kadın parfümlerinden Roses Elixir, markanın yıllar içinde oluşturduğu tuhaf estetiği çağrıştırıyor: Güllü misk.

Montale parfümlerinin neredeyse değişmez notaları gül ve oud çoğu eserde büyük yer kaplar. Bu iki temayı genellikle burnu zorlayan saldırganlıkta ve algıları şaşırtan özensizlikte sunar. Bu anlamda Roses Elixir de tipik Montale parfümüdür ve denemeden alınması asla tavsiye edilmez.

Bizzat Montale’nin, Roses Elixir’i manyetik gül olarak tanımlaması tabii ki abartılıdır. Resmi olarak açıklanan notalarında çilek yaprakları, yasemin, amber, portakal çiçeği, misk ve vanilya görülüyor. Bu notalardan gül, çilek, yasemin ve misk ön planda diyebilirim.

Roses Elixir baştan sona kadar düz çizgide ilerleyen meyveli-çiçekli temaya sahip. Gül ve çileğin birleşimi rafinelikten uzak ve yapay hissettiriyor. Yasemin geri planda kadınsı vurguyu arttırıyor. Sonlarda tabii ki bu tür parfümlerin değişmez üyesi misk yerini alıyor.

Gül ve çileğin birleşimi güzel fikir ve bunu yüksek kaliteyle yapabilen pek örnek yok. Montale bu alana her zaman ki özensizliği ve aceleciliğiyle girmiş. Parfümdeki burun tırmalayan çiçeksilik bir süre sonra baş ağrısı yapmaya doğru evriliyor. Kompozisyonun geneli ultra kadınsı ve bir erkek için hafiften bıktırıcı. Kalite hissiyatı böylesi niş marka için düşük. Performansıysa tatminkar.

Eğer Christian Dior’un ünlü Miss Dior’unu seviyorsanız ilginizi çekebilir. Miss Dior’un çiçekleri Roses Elixir’deki kullanıma oldukça benziyor.

Bu yapay, canlı ve pozitif arkadaş, çok kalıcı ve etrafa yayılım anlamında ortalama seviyede geziniyor. Eau de Parfum formunda. Serin ilkbahar döneminde iyi iş çıkarabilir. Kokusunu Pierre Montale tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

28 Kasım 2022 Pazartesi

Chanel – Egoiste (1990)

Chanel’in sevilen klasik erkek parfümlerinden Egoiste, yeni nesil koku severlerin biraz yabancı olduğu bir arkadaş denebilir. Egoiste, 2000’li yıllara hazırlık kokularındandı. İlginç şekilde 1970-1980’li yılların sert ve keskin erkek parfümlerine ise pek benzemiyordu. Bu anlamda geçiş dönemi eserlerindendi.

Chanel’in internet sitesinde tanıtımı şu cümlelerle yapılmış: “Egoiste, baştan çıkarma gücü güçlü, bağımsız karakterli erkeklerin tercih ettiği kokudur. Bu odunsu-baharatlı-amberli Eau de Toilette, eşsiz ve büyüleyici kişiliği ifade eder. Bağımsız ve anlaşılması zor. Tamamen büyüleyici.”

Egoiste’nin ilk dakikaları canlı ve neşeli turunçgillerle gerçekleşiyor. Açıklanan notalarında mandalina var. Tatlı ve güzel mandalinadan sonra orta kısımda turunçgiller geri plana geçerken ortaya baharatlı, tütünlü gül kokusu çıkıyor. Sonlarda kremsi ve neredeyse vanilyalı sandal ağacı yerini alıyor.

Egoiste ne 1980’li yılların şiprelerine veya fujerlerine benziyor ne de 2000’li yılların bol şekerli baharatlı vanilyalı parfümlere benziyor. Kendine özgü karakteri olan benzersiz bir eser gibi davranıyor. Onun en ilginç tarafı içeriğinde büyük oranda erkeksi verilmiş gül teması barındırması. Gül genellikle kadın parfümlerinde kullanılan çiçektir. Burada yumuşak ve tatlımsı verilmiş baharatlar ve sandal ağacının yanına eklenmiş gül, çok az erkek parfümünde bu kadar baskındır. Genel karakter yeterince erkeksi davranıyor. Kalite anlamında iyi yerde duruyor. Hafiften dumanlı hissettirebiliyor. Bazen tütün ve pudra bile algılayabiliyorsunuz. Onun Samsara’ya hafiften benzediğini bile iddia edebiliriz.

Egoiste, kadınların aşık olacağı bir parfüm olmaktan ziyade erkeklerin kendisini mutlu hissetmek için kullanacağı esere benziyor. Kullanan çoğu kişi onu sever mi bilemiyorum fakat birbirinin aynısı parfümlerden sıkıldıysanız ve yaşınız otuzun üzerindeyse Egoiste’yle tanışma zamanın yaklaşıyor demektir.

Bir parfüm platformunda Egoiste için yazılan şu inceleme hoşuma gitti: “Bir Egoiste koku bulutunda ‘Blade Runner Blues’u dinlerken, hiç yaşamadığım bir hayatın puslu nostaljisi üzerime geliyor.

Yağan yağmurda, 80’lerin sonu veya 90’ların başında büyüyen bir metropole bakan bir balkon. Aşağıdaki sokaklardan yükselen buharla bulanıklaşan neon tabelalar. Bir bardak viski, belki bir puro. Gece geç saatlerde haberleri gösteren sesi kısık bir TV. Yalnızlık.”

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Sonbahar-kış döneminde kullanmak iyi fikir. Kokusunu Jacques Polge tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/8

22 Kasım 2022 Salı

Tom Ford – White Patchouli (2008)

Tom Ford’un imza koleksiyonunda yer alan White Patchouli, ilk çıktığı zamanlardaki popülaritesini bir parça kaybetmiş gibi görünüyor. Tom Ford parfüm biriminin güçlü şekilde pazarladığı White Patchouli, isminden de anlaşılacağı üzere paçuli temasını merkeze alıyor. Buradaki paçuli daha önce rastladığımız kullanımlara pek benzemiyor.

Tom Ford’un internet sitesinde White Patchouli şu cümlelerle tanıtılmış: “Paçulinin duyusal kalbiyle lüks zarif beyaz çiçeklerin şık ahşap notalarla çevrelenmesiyle oluşmuştur. Retro-klasik etkili bu modern koku, bohem şıklığının sofistike yorumudur.”

White Patchouli’nin ilk saniyeleri tuzlu bergamotu andıran turunçgiller ve çiçeklerle gerçekleşiyor. Orta kısımda daha sakinleşiyor ve kuru beyaz çiçeksi tarafa dönüyor. Orta bölümde yasemini andıran keskin yasemin ve geri planda gül hoş ikili olmuş. Sonlarda odunsu paçuli tarafı öne çıkıyor.

Karşımızda eski tarz kadın şipre parfümlerini andıran yapı var. Hafiften tozlu ve kuru hissiyat, onun yeni nesil şekerli paçuli parfümleriyle bağını koparıyor. Aslında çok da köhne ve modası geçmiş davranmıyor. Geçmişi ve şimdiki zamanı bir şekilde içinde birleştiriyor. Tende koklaması konforlu değil. Oysa kıyafette ve etrafa yayılan aurada çarpıcı ve neredeyse seksi yol izliyor.

Tom Ford, imza koleksiyonunda çoğu kişinin ulaşabileceği fiyat politikası uyguluyor. Bunun içindir ki kokular büyük kitlelere hitap etmek durumunda. White Patchouli’yi işyerimdeki kadınların neredeyse tamamının pek sevemediklerini söyleyebilirim. Bu parfüm adeta erkekleri kısa sürede çarpmak ve dikkatlerini çekmek için üretilmiş.

Kalite anlamında kullandığım en sorunlu Tom Ford parfümlerindendi. Kokuda kimi yerlerde plastiğimsi yapaylık var ve üst-orta kısmı yüksek kalite hissi vermiyor. Kullanması ve sevmesi kolay arkadaşa benzemiyor. Onun içindir ki denemeden büyük boy şişesini almak iyi fikir değil.

Bir parfüm platformundaki şu ilginç ve esprili yoruma katılıyorum: “Mineralli ve kuru, büyük, ıslak, küflü bir kayaya gül parfümü sıkmış gibi neredeyse tozlu kokuyor. Ama aynı zamanda, boya hatta bir miktar çamaşır suyu gibi, plastiğimsi veya mumsu bile denebilir. Gereksiz yere karanlık ve karmaşık ama yine de sıcak, tıpkı seksi siyah bir kadının süt dolu antika bir küvette çıplak şarkı söylediği müzik videolarından biri gibi. Bu nedenle, sanatsal ifadesini takdir ediyorum, ancak yine de seksi tuhaflığının kişiliğimle yeterince çatıştığını ve bundan gerçekten zevk almadığımı hissediyorum.”

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ilk dakikalarda oldukça yüksek. Saldırgan ilk patlamanın ardından ortalama derecede üzerinizde hissediliyor. Bu kompozisyona yaş sınırı koyamıyorum deneyin ve size uygun mu görün. Yaz sıcakları için biraz keskin kalabilecek ana yapı, ilkbahar-sonbahar döneminde iyi iş çıkarabilir.

Koku Güzelliği:10/6

15 Eylül 2022 Perşembe

Penhaligon’s – Opus 1870 (2005)

Dünyanın İngiltere kraliçesi Elizabeth’in ölümünü konuştuğu şu günlerde, tamamen şans eseri ünlü İngiliz niş parfüm evi Penhaligon’s’un Opus 1870 isimli kokusunu kullanıyorum. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı İngiliz ekolüne ait Penhaligon’s markasının ömrü yüz yılı geçmiş durumda.

Opus 1870, 2005 yılında piyasaya sürülen ve markanın modern sayılabilecek eserlerinden denebilir. Parfümün tanıtımı şu cümlelerle yapılmış: “Opus 1870 Penhaligon’s’un uzun tarihinden ilhamını alan şık, odunsu baharatlı bir parfümdür. Elbette başyapıttır. Klasik ama asla zorlayıcı değil. Hassas tütsü esintisi canlandırıcı yuzu ile buluşuyor.”

Parfümün başlangıcı neredeyse yeşil meyvemsi yapıyla gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında yuzu meyvesi var. Hafiften ekşi turunçgilli yapı ilk dakikalarda hissediliyor. Orta kısımda benzer yapı devam ediyor. Orta kısımda yeşil aromatik baharatlar önümüze çıkıyor. Burada biber en dikkat çeken öğe. Sonlarda sedir ağacını andıran odunsulukla tenden ayrılıyor.

Opus 1870, hafiften züppe bir yeşil baharatlı odunsu esere benziyor. Lüks ve kaliteli hissettiriyor. Kokusal anlamda Gucci Pour Homme II’ye oldukça benziyor. Hatta Opus 1870 için Gucci Pour Homme’nin niş hali bile diyebilirim.

Gucci Pour Homme II’yi severim ve sıradışı şekilde güzel bulurum. Biberin ve baharatın bu kadar farklı ve çekici kullanılması kolay değil. Erkeksi ve şık hissettiren Opus 1870, etraftan güzel övgüler alabileceğiniz yumuşak, imza kokusu olmaya aday modern bir eser denebilir.

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı yeterliyken etrafa yayılımı ilk on dakika dışında zayıf kalıyor. Sonbahar-kış döneminde kullanmaya yakın duruyor. Resmi veya takım elbiseye uyabilecek tarzıyla otuz yaş üzeri erkekler için bıktırıcı derecede şekerli olmayan Opus 1870, akşam gezmeleri için de iyi seçenek olarak düşünülebilir.

Koku Güzelliği:107/5

18 Haziran 2022 Cumartesi

Histoires de Parfums – 1969 (2001)

İlhamını 1960-1980 yılları arasında ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da ortaya çıkan cinsel devrimden alan bir parfüm 1969. Başarılı niş parfüm evi Histoires de Parfums’un ilk çıkan eserlerinden 1969, markanın internet sitesinde gurme olarak sınıflandırılmış ve şu cümlelerle tanıtılmış:

“Cazibeli baharat demetinin cinsel şehveti. Bu gurmenin izindeki gizem, efsanevi 1969 yılının erotizmiyle renkleniyor. 1969, erotik bir yıl… Bu parfüm cinsel devrimi temsil eder. Beyaz misk ve yoğun çikolata ile vurgulanan yoğun bir şehvet uyandırır.”

1969’un açılışı leziz ve tatlı modern meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında şeftali ve güneş meyvelerinden bahsedilmiş ki neyin kastedildiğini pek anlayamadım. Başlangıcında şeftaliyi andıran meyvemsiliğin baskın olduğu aşikar. İlerleyen saatlerde şeftaliye bir parça tatlı baharatlar ve gül ekleniyor. Karanfili andıran baharatların meyvelerle karşımı gayet iyi verilmiş. Sonlarda çikolatamsı vanilya tarafına dönüş yapıyor. Biraz silik kapanış fena değil.

Karşımızda meyveli-baharatlı-vanilya parfümü mü var yoksa turunçgilli-güllü-paçuli teması mı var emin olamadım. Şeftali-gül-baharat ve çikolata yapısı ağırlıkta diyebilirim. Yapaylık bulunmayan genelini düşündüğümde kalite anlamında iyi yerde durduğunu düşünüyorum. Kokusu benzersiz ve daha önce eşine rastlamadığım tarzda. Bu anlamda yaratıcı, sanatsal ve niş parfüm standartlarını karşılıyor.

Çoğu niş parfüm kokusal anlamda kullanması ve sevmesi zordur. 1969’un çok sivri tarafları bulunmuyor. Deneyen çoğu kişinin irite olmadan kullanabileceğini sanıyorum. Parfümlerde şeftali teması iyi verilirse severim ve burada biraz fazla tatlı verilmişse de fena bulmadım. Günlük kullanım için zorlayıcı olmayacak iyi bir parfüm denebilir.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli olsa da etrafa yayılımı güçlü sayılmaz. Kimi yorumcular kadınsı bazıları da erkeksi bulmuş ki ilginç bir durum. Bence hem erkekler hem de kadınlar kullanabilir. Bu tür bir parfümün kış için uygun olacağını düşünebiliriz. Burada ise sıcak yaz günlerinde kullanmama rağmen hiç ağır gelmedi. Onu dört mevsimde kullanmak mümkün gibi görünüyor.

Kokusunu markanın kurucusu Gerald Ghislain tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

14 Nisan 2022 Perşembe

Nicolai Parfumeur Createur – Baikal Leather Intense (2019)

Başarılı parfümör Patricia de Nicolai’nin niş markası küçük bir isim değişikliğiyle Nicolai olarak anılıyor. Parfümlerinin çoğunu kendisinin tasarladığını bildiğimiz Patricia de Nicolai, koleksiyonunu genişletmeyi sürdürüyor. Baikal Leather Intense’nin 2019 yılında, Nicolai markasının otuzuncu kuruluş yıl dönümü sebebiyle tasarlandığı gibi bir bilgi dolaşıyor internette. Ayrıca Rusya’daki Baykal gölü yöresini çağrıştıran ismiyle Rus derisine de gönderme yaptığını söyleyebiliriz.

Nicolai’nin internet sitesinde Baikal Leather Intense’nin deriyi çağrıştırmasına rağmen iki kuru odunsu temanın harmanlanmasıyla oluşturulduğu vurgulanmış. Gaiac ağacı ve çam ağaçlarının özlerinden meydana geldiği söylenen Baikal Leather Intense’nin arka planında tonka fasulyesi ve beyaz misk bulunuyormuş.

Parfümün açılışı tatlı ve pudralı çiçeklerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında yuzu isimli meyve bulunsa da ilk dakikalarda pudralı sayılabilecek menekşe ve iris çiçeğiyle karşılaştım. İlerleyen saatlerde pudralı hissiyat biraz azaldı. İris ve menekşeye eklenen yumuşak deri hoş ama çok ilginç değil. Sonları en sevdiğim bölümü oluyor. Pudralı ve çiçeksi hissiyat yok denecek kadar az kapanışta. Güzel odunsu notalar, kaliteli deri ve misk son kısmı sevmeme sebep oluyor.

Baikal Leather Intense, kendi internet sitesinde deri, baharat, odunsu olarak sınıflandırılmış. Bana göre çiçeksi deri parfümü. Kadınsı sayılabilecek modern çiçeklerin çekingen ve sert olmayan deriyle birleşmesi benim için ilgi çekeci değil. Buradaki çiçeklerin biraz fazla verilmiş olması onu kadın parfümü sınıfına koymama yeterli oluyor. Her ne kadar uniseks olarak geçse de erkek kullanımına yakın durmadığını düşünüyorum.

İris ve deri birleşimini severim ama araya karışan şekerli, pudralı menekşenin çekici tarafını bulamıyorum. Açıklanan notalarında gül mevcut. Baskın gül kullanımına rastlamıyoruz. Yine de geri planda gül var gibi.

Sonuç olarak niş parfüm kalitesini veriyor ama kokusal anlamda kendime yakın bulamadım. İsminden dolayı ağır ve sert deri kokusu beklerken, yumuşacık feminen yapıyla karşılaştım.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı normal seviyede. Serin havalarda kullanmak iyi sonuç verebilir. Kokusunu Patricia de Nicolai tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6

25 Mart 2022 Cuma

Giorgio Armani – Because It’s You (2017)

Giorgio Armani’nin Emporio Armani ismi altında çıkardığı parfümlerden birisi de Because It’s You idi. 2017 yılı çıkışlı bu kadın parfümünün resmi tanıtımında en sevdiğim meyvelerden böğürtlene yer verildiği gördüğümde oldukça ilgimi çekti. Giorgio Armani’nin internet sitesinde Because It’s You şu cümlelerle tanıtılmış: “Bağımlılık yaratan, eğlenceli ve çekici parfümün keyfini çıkarın. Because It’s You mutlu, lezzetli ve ışıltılıdır. Neroli ve olgun ahududunun mükemmel, karşı konulmaz birleşimidir. Vanilya misk ile karışırken, koku, baştan çıkarma gücüyle oynuyor, karmaşık ve inanılmaz derecede derin şehvet ortaya çıkarıyor.”

Parfümün ilk saniyelerinde bizi leziz ve ağız sulandıran kırmızı mayhoş meyveler karşılıyor. Canlı ve neşeli ahududuya bir süre sonra kadınsı çiçekler ekleniyor. Orta bölümde şekerli gül temasına geçiş yapılıyor. Çok ilginç ya da kaliteli olmayan güle sonlarda yapay ve sucul sayılabilecek misk eşlik ediyor.

Because It’s You, modern ve basit şekerli meyveli-çiçek temasını tekrarlıyor. Parfümün genelinde radikal değişim olmuyor. Ana yapı baştan sona belli gibi. Son yıllarda onlarca bu tür kadın parfümüne rastlıyoruz ve çoğu sıradışı olmaktan uzak. Ana akım koku trendlerine uyan bu arkadaş, koklayan çoğu kişinin sevebileceği vasatlığa sahip. Onu koklayıp çok kötü bulacak kişi sayısı az olacaktır. Bu anlamda ticari davranıyor ve ticari kokuyor. Parfüm sanatına bir katkısı yok. Basit ve klişe meyveli çiçek tekrarı denebilir.

Parfümlerde ve hatta hayatın içinde böğürtleni severim. Çoğu böğürtlen merkezli parfüm genellikle yapay verilir ve gerçekçi kaliteye sahip değildir. Burada da muhteşem rafineliğe rastlayamıyoruz ve yine küçük çaplı hayal kırıklığı yaşıyorum. Parfümün sonları gayet özensiz ve neredeyse ozonik calone yapaylığını çağrıştırıyor. Bu haliyle giriş seviyesi genç hanımefendi parfümünü andırıyor.

Eau de Parfum formundaki Because It’s You’nun performansı fena değil. İlk yarım saat etraftan güzel tepkiler alıyorsunuz. Onu koklayan kimi hanımefendilerin çok güzel bulduğunu kimilerinin ise fazla şekerli olduğunu söylediğini işittim. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Ilık ilkbahar günlerine daha çok yakışacağını sanıyorum. Çoğu kişinin sevebileceği tarzı sayesinde hem günlük hem de özel kullanımlarda sırıtmayacaktır.

Kokusunu sektörün tanınmış isimlerinden Anne Flipo tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6

7 Mart 2022 Pazartesi

Blend Oud – Oud Sapphire (2018)

“Oud Sapphire, ilk maceracıların dünyanın en büyük safir alanını keşfettiği Ilakaka köyünde Madagaskar’ın kalbine yolculuktur. Parfüm, ömür boyu aradığı mavi mücevheri bulan ve ona sunmak için sevgilisine koşan madencinin hikayesini anlatıyor. O zaman gerçek hazineyi bulur, aşkın zenginliğini. Kompozisyon bir koku şiiridir: güllerin, rüzgarın, bir kadın teninin kokusunu hatırlatır. Genç ve çiçek açan duyguların sembolü menekşe ve daha olgun aşkı temsil eden gül notalarıyla açılıyor. Son bölüm, Oud’un derinliğini ve hikayenin cevherinin bulunduğu büyülü yeri kutlayan yoğun ve hafif dumanlı koku alma törenidir.”

Blend Oud’un 2018 yılı çıkışlı parfümü Oud Sapphire’nin resmi tanıtımı yukarıdaki cümlelerle yapılmış. Markanın Voyage serisine ait Oud Sapphire’nin açıklanan notalarında Türk gülünün yanısıra Bulgar gülü, menekşe ve oud yer alıyor.

Oud Sapphire’nin ilk saniyelerinde pudralı çiçekler karşımıza çıkıyor. Ağır ve kadınsı menekşeye şekerli vanilyalı gül eşlik ediyor. Orta kısımda menekşenin etkisi azalırken şekerli ve pudralı gül merkeze geçiyor. Sonlarda bu sefer gül geri çekiliyor. Gülün yerine oud, benzoin ve amber geliyor. Kapanışı en güzel bölümü diyebilirim.

Ağır, çiçeksi, pudralı ve şekerli ilk iki saate tahammül edebilirseniz, sonlarıyla küçük çaplı şölen yaşatıyor Oud Sapphire. İlk saatlerin yağlımsı, güllü yapısı Arap-Ortadoğu temasını hatırlatıyor. İlk bir saati gül sularını ya da gül lokumunu andırıyor. Pudramsılığın fazla olması kadınsı hissiyat veriyor. Parfümün tanıtımındaki ipuçlarını incelersek, kadın kokusu olduğu sonucu çıkıyor. Erkek kullanımına uyacağını pek sanmıyorum.

Parfümün genel yapısı yoğun güllü kokularıyla ünlü Montale parfümlerini anımsatıyor. Blend Oud, parfümünü oryantal odunsu olarak sınıflandırmış. Bu doğuya öykünen parfümü denemeden almak iyi fikir olmayabilir. Kalite anlamında sorun görünmüyor. Günlük kullanıma uymayabilecek tematik yapısı, bu tür eserleri seven koleksiyonerlere hitap ediyor.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalamanın üzerinde diyebilirim. Performans anlamında sizi üzmeyeceği kesin. Sonbahar-kış döneminde kullanmak iyi sonuç verebilir. Yaz sıcaklarında boğucu ve ağır kaçabilir.

Oud Sapphire’yi kullanan kimi yorumcular kokusunu Maison Francis Kurkdjian’ın son zamanlarda dikkat çeken parfümü Oud Satin Mood’a benzetmiş. Bunu da küçük bir bilgi olarak vereyim.

Koku Güzelliği:10/6

25 Aralık 2021 Cumartesi

Clinique – Aromatics Elixir (1971)

Estee Lauder markasının altında bulunan ve 1960’lı yılların sonlarında kurulan Clinique’in kadınlar tarafından gayet iyi bilindiğini tahmin etmek zor değil. Kozmetik ve kişisel bakım alanlarında onlarca başarılı ürüne sahip Clinique’nin, parfümlere el atmaması düşünülemezdi.

1971 yılında Clinique’nin ilk parfümü çıktı ve tabii ki kadınlar içindi. Aromatics Elixir ismi verilen bu eser, yıllar içinde çok satılanlar arasına girdi ve parfümler dünyasının mihenk taşlarından oldu. Klasik parfümler arasına adını yazdıran Aromatics Elixir’in tanıtımı markanın internet sitesinde şöyle yapılmış: “Şaşırtıcı, sıra dışı ve kışkırtıcı aromasıyla bir parfümden çok daha fazlasını ifade eder. Benzersiz notalarıyla duyulara dokunur. Bunu gül, yasemin,ylang ylang ve vetiver bitkisinin özleriyle yapar. Her kadının içindeki dişiliği ortaya çıkarır.”

Aromatics Elixir’in başlangıcı sabunsu papatya, aldehit ve eski tarz bergamotla gerçekleşiyor. Ferah olmayan çiçeksi, kuru ve koyu üst notalardan sonra orta kısımda çiçeklerin etkisi artıyor. Sabunsuluk daha fazla kendisini gösteriyor. Yasemin ve ylang ylang sabunsu çiçekleri oluşturuyor. Gül hafiften tatlı verilmiş. Orta kısımda biraz meşe yosunu da oyuna katılıyor. Sonlarda meşe yosunu, paçuli ve miskle kapanış yapılıyor.

Aromatics Elixir, oldukça kadınsı, neredeyse pudralı, çiçekli bir arkadaşa benziyor. Tatlılık var ama fazla değil. Genel olarak eski-nostaljik kokan çiçeksi kadın parfümü atmosferi yayıyor. Evet, eskilerden kalma kokuyor ama şunu da unutmamalıyız ki bu parfüm 50 yaşında!

Bu eseri yıllar önce de kullanmıştım. O zaman ki aroması daha kuru, karanlık ve şipreye yakınken, bu sefer karşıma sabunsu çiçek kokusunun çıkması oldukça şaşırtıcıydı. Kimi kullanıcılar Aromatics Elixir’in reformulasyon geçirdiğini ve eski tadının kalmadığını söylemiş ki şu haliyle sanırım haklılar. Eski şişedeki o nefis, kuru otsu şipre yerine tek düze pudralı yasemin-gül ikilisinin karşıma çıkması hayal kırıklığı yarattı. Bu haliyle gayet sıradan nostaljik kadın parfümüne dönmüş ve eski şahane karakteri kaybolmuş.

Parfüm yazarı Chandler Burr bu parfüme beş üzerinden beş yıldız vererek oldukça beğenmiş ve şu anısını anlatmış:

“Normal denememde hiç beğenmedim Aromatics Elixir’i. Bir gün parkta yürürken 50 yaşlarındaki bir kadından harika bir parfüm kokusu geldi burnuma. Hemen yanına gidip hangi parfümünü kullandığını sordum. “Aromatics Elixir” dedi. “Onu ne zaman sıktınız peki” diye sordum. Kadın “bir saatten biraz fazla” dedi. Ve o gün parfüme hayran kaldım. O harikaydı.”

Bir başka yazar Luca Turin parfüme beş üzerinden beş yıldız vermiş. Odunsu çiçeksi olarak sınıflandırmış. Ayrıca şunları söylemiş:

“Modern birkaç kokunun ardından, kağıt üzerinde ya da havada uçuşan molekülleriyle Aromatics Elixir’i koklamak, Cheers’in on iki bölümünden sonra Lauren Bacall’ın ‘The Big Sleep’teki performansını izlemeye benzer. Bu parfüm etrafını öylesine bir güç ve özgüvenle dolduruyor ki yaratıcısı Bernard Chant’ın da diğer herkesle aynı malzemeleri kullandığına inanmak çok zor. Sağlık ve şifa fışkıran ışıltıyla muhteşem günbatımını birleştiren bu parfüm, bana göre başyapıt.”

Parfümü Aramis (Classic), Aramis – 900, Aramis – Devin, Estee Lauder – Estee, Gres – Cabochard gibi önemli eserlere imza atmış Bernard Chant tasarlamış.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ilk on dakika dışında güçlü sayılmaz. Genel itibariyle sonbahar-kış mevsimine uygun gibi duruyor. Kırk yaşın üzerindeki hanımefendilere tavsiye edebilirim, genç kız parfümüne pek benzemiyor.

Koku Güzelliği:10/6

15 Kasım 2021 Pazartesi

Lancome – Idole (2019)

“Büyük hayaller kuranlara… Geleceğin mimarlarına. Güçlü, kendinden emin, sözünü sakınmayan kadınlara. Yeni ufuklar açan, yarının liderlerine… Dünyaya ilham veren yeni idollere. Şimdi tam zamanı. Kendi idolün ol.

Mükemmel parfüm zamanın ruhuna hayat verir, yeni akım yaratır. Idole bunun için doğdu. Idole yeni bir hayat felsefesinin parfümde vücut buluşu gibi; parfümün yazılmış kurallarını yıkıyor.

Geleceğin parfümü, hepimizin yeni bağımlılığı.”

Lancome’nin 2019 yılı çıkışlı kadın parfümü Idole’nin resmi tanıtımı bu cümlelerle yapılmış. Lancome’ye göre Idole sürdürülebilir kaynaklardan üretilmiş içeriklere sahip. Parfümde üç öğe öne çıkarılmış: Beyaz şipre, yasemin çiçeği ve gül. Ayrıca içeriğinde başta Isparta olmak üzere 2 farklı coğrafyadan, 3 farklı özütleme tekniğiyle 4 farklı türde gül kullanılmış.

İlk saniyelerde çiçeksi sayılabilecek meyvemsilikle açılış yapılıyor. Bir parça tatlı armuda eşlik eden çiçeklerden sonra orta bölümde görüntü pek değişmiyor. Miskli gül ve yasemin, parfümün kadınsı yönünü daha arttırıyor. Sonlarda yaseminli miskle kapanış yapılıyor.

Idole, basit meyveli-çiçeksi kompozisyona sahip. Bir parça sucul, pudralı, hissedilir oranda miskli Idole, dünyayı yeniden keşfetmiyor, herkesin sevebileceği ortalama koku formu üzerinden ilerliyor. Onu koklayan çoğu kadının seveceğini söylemek zor değil. Kalite anlamında üst düzey davranmıyor. Tek düze devam ediyor ve sürpriz yapmıyor.

Armut kokan gül parfümü arıyorsanız Idole tam size göre ama sadece bu kadar. Daha önce onlarca defa tekrarlanan bu vasat sulandırılmış hissi veren meyveli-çiçeksi yapı, benim için ilginç değil. Yine de güvenli kokan kadın parfümü arıyorsanız deneyebilirsiniz.

Eau de Parfum formundaki Idole’nin kalıcılığı ve direnci fena değil. 3-4 fıs uyguladığınızda yanınızdan geçen hanımefendiler çok güzel koktuğunuzu söyleyebilir ki bu sizi mutlu edecektir. Lancome, Idole için “kadınların, kadınlar için yarattığı parfüm” demiş. Bunun sebebi muhtemelen kokuyu üç kadın parfümörün birlikte tasarlaması. Adriana Medina-Baez, Nadege Le Garlantezec ve Shyamala Maisondieu, Idole’nin kokusuna imza atmış. İlkbahar döneminde kullanmak iyi fikir olabilir.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran Rabia’ya teşekkür ederim.

Koku Güzelliği: 10/6

6 Ekim 2021 Çarşamba

Montale – Intense Roses Musk (2015)

“Montale’nin tüm zamanların klasik kokularından birinin yoğunlaştırılmış versiyonu olan Intense Roses Musk, şehvetli, değerli misk ile zarif bir şekilde uyumlu gül buketi içerir. Derin, sıcak amber ve yoğun seksi yasemin dokunuşuyla vurgulanan bu özel ekstrait versiyon, zarif, güçlü ve uzun ömürlü yayılıma sahiptir.”

Montale’nin internet sitesindeki bu cümleler, Intense Roses Musk’un, markanın önem verdiği parfümlerden Roses Musk’un devam kokusu olduğunu anlatıyor. Intense kelimesiyle, parfümler dünyasında neyin kast edildiğini artık biliyoruz. Intense Roses Musk’un Extrait formunda olması, onun iddiasını ortaya koyduğunu gösteriyor.

Parfümün açılışı canlı, dinamik ve kadınsı gül kokusuyla gerçekleşiyor. İlk dakikalarda etrafa uçuşan gül, yeni nesil modern şekerli gül parfümlerini çağrıştırıyor. Orta bölümde gülün ağırlığı daha da artıyor. Tatlılığı artan güle, beyaz çiçekler eşlik ediyor. Açıklanan notalarındaki yaseminin, orta bölümden itibaren kendisini gösterdiğini söyleyebilirim. Sonlarda büyük değişim olmuyor. Gül suyu hatta öd ağacını anımsatan miskli kırmızı gül teması, son saatlere imzasını atıyor.

Güzel başlayan, ilerleyen saatlerde ağır Montale tarzı tatlı gül kokusuna dönüşen Intense Roses Musk, kıyafet üzerinde alt notalarında öd ağacının güle yakın kullanımını akla getiriyor. Ten üzerinde değil de kıyafette daha hoş duruyor. Genel Montale yapısına sahip ve çok derin kokmuyor. Tek düze ilerliyor ve gül sularını anımsatıyor.

Bir başka Montale ve bir başka bu fiyata değer mi tartışmasına daha girmeye gerek yok. Intense Roses Musk, oldukça güçlü ve yoğun karaktere sahip. Bileğinize sıktığınızda adeta yağlı bir tabaka kalıyor teninizde. Parfümün yüksek konsantrasyona sahip olduğu belli. Kalıcılığı çok iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz üzerinde. Anlaşılacağı üzere güçlü bir parfüm. Eğer kokunuzu etrafa duyurmak istiyorsanız muhtemelen doğru seçeneklerden birisi.

Oysa kokusal anlamda yine bir Montale klasiği diyebilirim. Gül kullanımı özensiz ve yapaylığa yakın. Montale’nin çoğu parfümü gül kokar ve hemen hemen hepsi birbirini andırır. Aralarında küçük farklar vardır. Yine bu hissi yaşıyorum. Ağır ve Arabik gül kullanımı herkese göre olmayabilir. Sevmesi ve kullanması kolay sayılamayacak bir eser. Denemeden almak tabii ki iyi fikir değil.

Bu parfümle Montale’nin Ortadoğu pazarını hedeflediğini düşünüyorum. Bizim gibi gül kokularının içinde büyümüş insanlar için çok özel değil Intense Roses Musk. Neredeyse yağlımsı gül kullanımıyla kadınlara yakın durduğu açık. Kokusunu Pierre Montale tasarlamış. Sonbahar-kış kullanıma uyacağını düşünüyorum.

Koku Güzelliği:10/5

26 Eylül 2021 Pazar

Initio – Atomic Rose (2019)

Fransa merkezli niş parfüm evi Initio’nun ismi gün geçtikçe daha fazla duyuluyor. 2021 yılının eylül ayı itibariyle on beşten fazla parfüme imza atan Initio’nun koleksiyonu genişleyeceğe benziyor. Atomic Rose, markanın en ilgi çeken eserlerinden birisi olmayı başardı. Parfümün açıklanan notaları arasında Türk gülü olması da enteresan denebilir.

Initio, Atomic Rose’u romantik bir koku olarak tanımlıyor. Parfümün temelini Türk gülünün oluşturduğunu öğreniyoruz. Ayrıca Hedium adındaki özel bileşenin de parfümde önemli yer kapladığını söylüyorlar. İlk saniyelerde bir parça bergamot ve kremsi gülle karşılaşıyoruz. Ferah sayılamayacak ve Arap etkilerini hissettiren başlangıcı kaliteli ve hafiften kadınsı tarafa yakın duruyor. Orta kısımda gülün ağır etkisi devam ediyor. Yağlımsı ve kremsi güle geri planda çiçekler ve sıcak baharatlar (pembe biber) ekleniyor. Sonlarda gülün kanatlarının altına şekerli sayılamayacak vanilya giriveriyor.

Atomic Rose, ismi gibi atomik bir gül parfümü diyebilirim. Ağır, baskın ve güçlü gül teması baştan sona etkisini kaybetmiyor. Buradaki gül pudralı-kremsi ve tatlı güle yakın duruyor. Gül, hafiften kimyasal davranıyor. Kimi kullanıcıların orta kısımdan itibaren amonyak kokusu aldıklarını söylemeleri anlamsız değil. Gerçekten de garip bir metalik-çamaşır suyu efekti var. Bu anlamda Montale’nin bazı zorlayıcı parfümlerini andırıyor. Kokusal olarak Mancera Roses Vanille’nin daha az şekerli haline benziyor. Bazı kullanıcıların Atomic Rose’u Baccarat Rouge 540’a benzetmesini ise pek anlayamıyorum.

Atomic Rose’u ilk kullandığımda bana ne hissettirdiğini düşündüm. Aklıma ilk gelen gül kokulu el kremleri veya pembe renkli vazelinleri anımsattı. Malzeme kalitesi olarak kötü değil ama verdiği hissiyat olarak şekerli Montale tarzı gül temasını aklıma getiriyor. Bu anlamda çok severek kullanmasam da gül kokusu meraklılarının ilgisi çekeceğini anlıyorum.

Atomic Rose ile ilgili en dikkat çekici durum, kokusunun Delina’ya benzetilmesi. Parfums de Marly’nin popüler eseri Delina’yı ben de çok seviyorum ve onu koklamaya bayılıyorum. Atomic Rose ile Delina’nın çok benzediğini ise söylemem mümkün görünmüyor. İki parfümün benzer tek tarafı gül kokması, onun dışında ayrı dünyadalar. Delina ekşimsi leziz meyvelerle canlı ve dinamik bir genç kızken, Atomic Rose daha olgun, kadınsı, kremsi ve tematik denebilir.

Eau de Parfum formundaki Atomic Rose’un kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı ortalama düzeyde. Sonbahar-kış döneminde daha iyi sonuçlar vereceğini sanıyorum. Kimi platformlarda uniseks olarak tanıtılsa da kadın kullanıma uygun.

Koku Güzelliği:10/6.5