6 Haziran 2026 Cumartesi

Jean Paul Gaultier - Le Beau Le Parfum: Lüks Otel Havuzu Kokusu

2019 yılında Jean Paul Gaultier parfüm biriminin başlattığı Le Beau isimli kokusal deneyimler 2026 yılında beş adete yükseldi. Uzun zaman önce ilk çıkan Le Beau’yu büyük hevesle kullanmıştım fakat zihnimde büyük yer edinmemişti. İlk Le Beau’dan üç yıl sonra erkek kardeşi Le Beau Le Parfum raflara çıktı. Kimi parfüm platformlarında oldukça övgüler alan Le Beau Le Parfum, hindistan cevizi kokusu sever olarak epeydir ilgimi çekmekteydi.

Jean Paul Gaultier’in her çıkan yeni parfümünden sonra Le Parfum isimli devam kokusu çıkarması artık olağan hale geldi. Le Beau Le Parfum için markanın internet sitesinde üç ana nota öne çıkarılmış: Hindistan cevizi ağacı, tonka fasulyesi ve sandal ağacı. Odunsu amber olarak sınıflandırılmış ve şu tanıtım yazısı eklenmiş:

"Onun çekim gücü nereden geliyor? Duyuları itaatsizliğe teşvik eden; taze, son derece bağımlılık yaratan odunsu ve oryantal bir kokunun yasak meyvesi. Baştan çıkarıcı karakteriyle kuralları çiğnemeye davet ediyor."

Le Beau Le Parfum’un başlangıcı tatlı meyvemsilik ve denizi andıran mavi temayla gerçekleşiyor. Onu kullanan çoğu kişinin ananastan bahsettiğini görüyoruz ki haksız sayılmazlar. Canlı, enerjik ve sabunsu sayılabilecek üst notalardan sonra orta kısım denizi andıran tuzlumsu havuz suyunu çağrıştıran tropik yapıda diyebilirim. Son kısım, orta notaların paralelinde ilerliyor. Kapanışta amberin verdiği kadifemsi hissiyatı algılayabiliyorsunuz.

Bazı parfümler vardır ki tanımlaması ve sınıflandırmaya tabi tutulması zor eserlerdir. Le Beau Le Parfum de benzeri özellikler gösteriyor. Kullanıcılar çoğunlukla ananas ve hindistan cevizinden bahsetmişler ama durum pek öyle değil. Burada geri planda sabunsu klorlu su ya da denizden çıktıktan sonra üzerinizi kuruladığınız havlunuza sinen tuzlu-güneş kremi karışımı temayı hatırlatıyor.

Onu kullandığınızda kendinizi Bali’deki lüks bir otelin havuz kenarında hissedebilirsiniz. Hatta Monaco’da demirlemiş mega yatta yaz akşamı verilen partide etraftan burnunuza gelen aromaları bile aklınıza getirtebilir. Kokusal anlamda onun benzeri belki Givenchy - Insense Ultramarine veya Bentley - Azure olabilir.

Eğer ozonsu, tatlı, modern, meyvemsi sucul temalı kokuları seviyorsanız şans verebilirsiniz. Genel olarak herkesin sevebileceği, koklaması kolay, iltifat alabileceğiniz, temiz, hoş bir yazlık olarak düşünülebilir. Kullanım döneminde aşık olduğumu söyleyemem. Geri planda hissedilen ozonik yapaylık çok sıcak günlerde rahatsız etse de serin yaz akşamlarında havada bırakacağı hoş rayiha enerjinizi yükseltecektir. Kötü parfüm kesinlikle değil ama son kısımda biraz sıradanlaşıyor.

Le Beau Le Parfum’un tasarımını son yılların en gözde parfümörü Quentin Bisch yapmış. Kalıcılığı ferah bir parfüm için gayet yeterli, etrafa yayılımı normal seviyede. Jean Paul Gaultier’in internet sitesinde Eau de Parfum Intense gibi pek rastlamadığımız konsantrasyona sahip olduğu vurgulanmış. Erkek parfümü olarak sınıflandırılsa da kadınların da kullanabileceğini düşünüyorum.

Koku Güzelliği: 5/3

26 Mayıs 2026 Salı

Kilian - Angels Share: Sarhoş Edici Konyak ve Vanilya

Dünyaca ünlü Hennessy konyaklarının sahibinin oğlu olarak dünyaya gelmek Kilian Hennessy için şüphesiz büyük şanstı. Herkes onun aile şirketi olan konyak sektöründe çalışmasını beklerken o 2007 yılında sıra dışı kariyeri seçti ve lüks parfüm sektörüne adım attı.

İlk çıkan parfümleri arasında yer alan Back to Black ve Straight to Heaven parfüm sektöründe büyük ses getirmişti. By Kilian markasıyla tanışmam bu iki parfüm sayesinde oldu. İlerleyen yıllarda birçok parfüm piyasaya süren Kilian Hennessey, en son şirketini dünya kozmetik devi Estee Lauder’e satsa da yeni çıkan bir parfüm bütün dikkatlerin yeniden Kilian markasına dönmesine sebep oldu.

2020 yılında parfümör Benoist Lapouza tarafından tasarlanan Angels Share kısa zamanda niş parfüm sektöründe fenomen haline geldi. 2026 yılına geldiğimizde hala en çok satan niş parfümler listesinin en üst sıralarında yer alıyor. Birçok taklidi yapılıyor ve bol bol ödül almaya devam ediyor. Kilian’ın internet sitesine baktığımızda üç notanın vurgulandığını görüyorum: Konyak, tonka fasulyesi ve meşe.

Angels Share’in açılışı gösterişli ve agresif içki temasıyla gerçekleşiyor. Etrafa yayılan aroma yüksek kaliteli meyveli konyak özütü ve ona eşlik eden tatlı tonka fasülyesini andırıyor. Harika açılışı gerçekten de sanat eseri gibi. Orta kısma ilerlerken etrafa yayılım düşüyor ve daha stabil hale geliyor. Orta notalarda şekerli içkiye bir parça tarçın ekleniyor. Bu andan itibaren leziz baharatların parıltısı yine sizi mutlu etmeye yetiyor. Sonlarda meşe ağacından gelen odunsuluğa yine tatlı vanilyamsı hissiyat destek veriyor.

Anlaşılacağı üzere Angels Share tatlı, neredeyse meyveli-vanilyalı, baharatlı içki temalı koku karakterine sahip. Başlangıcı harika orta kısmı çok güzel sonlarıysa ortalama denebilir. Bu tür leziz baharatlı içki temasını severim ve Angels Share’i kötü bulmak için sebep göremiyorum. Genel beğeniye uyabilecek, dikkat çekecek, övgüler alabileceğiniz kaliteli bir eser yaratılmış. Niş parfümlerin çoğundaki o sanatsal zorlamalar burada yok. Uyumlu ve modern aroma büyük kitlelerin rahatlıkla sevebileceği gibi tasarlanmış. Parfümün bu kadar başarılı olmasının sebebi de bu diyebilirim.

Eğer 100 ml şişesine 400 dolar gibi bir fiyatı vermeyi göze alabilirseniz Angels Share size sıcak ve samimi kucağını açabilir. Tabii ki parfümün çok yüksek fiyatına istinaden yine de büyük boy şişesini almadan önce denemenizi öneririm.

Angels Share’in kalıcılığı gayet yeterli fakat etrafa yayılımı ilk 1 saati saymazsak yüksek sayılmaz. Böylesine bir rakama parfüm alıp, 1-2 saat sonra kokunun kendisini pek göstermemesi eksi puan olarak yazılabilir.

Tam bir sonbahar-kış parfümü olduğunu söylemem gerekiyor. Yaz sıcaklarında onu kullanmanız biraz bıktırıcı ve yorucu olabilir.

Koku Güzelliği: 5/5

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Parfums de Marly - Carlisle: Paçuli Yağının Özü

Parfums de Marly parfümleriyle ilk tanışmam Herod sayesinde gerçekleşti. Vanilya ve tütün birleşimini genel olarak seven birisi olarak Herod bende olumlu izlenimler bırakmıştı ve oldukça beğenmiştim. Tabii Herod’un Tom Ford’un ünlü parfümü Tobacco Vanille’ye fazlasıyla benzemesi dışında her şey yolundaydı.

Aradan geçen yılların ardından Parfums de Marly koleksiyonunu genişletmeye devam ediyor. Niş parfümler alanında yerini güçlendiren markanın Carlisle parfümünü kullanmak hiç aklımda yokken, bu parfümü denememi isteyen bir okuyucum tarafından aklım çelindi ve bir süredir özellikle ilkbaharın soğuk sayılabilecek günlerinde Carlisle’yi kullanıyorum.

Carlisle genel olarak paçuli temasını merkeze almış. Başlangıçta dikkat çeken meyvemsiliği leziz kırmızı meyvelere benzetesim var ama markanın internet sitesinde elmadan bahsedilmiş. İlk dakikalarda yoğun ve ferah olmayan tatlı-sıcak meyvelere geri planda vanilya ve baharatlar eşlik ediyor. Orta kısımdan itibaren dumansı-ruhani paçuli devreye giriyor ve vanilya ile birlikte sonlara kadar birlikteliğini sürdürüyor.

İnternetteki yorumlara bakarsak hem Herod’un hem de Carlisle’nin reformülasyon geçirdiği ve bu yüzden eski güçlü karakterlerini yitirdiğinden şikayet ediliyor. Böyle bir şey olduysa hiç şaşırmam çünkü reformülasyon artık gelenek haline geldi. Benim kullandığım Carlisle’nin çok güçlü ya da saldırgan olduğunu söyleyemem ama genel olarak dolgun ve yoğun yapısı var.

Paçuli bana mistik bir nota gibi gelir. Paçulinin topraksı tarafı parfümlere gizemli hava katıyor. Burada vanilya ile yumuşatılmış paçuli yağlarını andıran yapı algılıyorum. Başlardaki meyvemsilik ve orta kısımdaki tatlı baharatlar dekor olarak verilmiş. İyi de bu kadar ağır sayılabilecek paçuli günlük kullanıma uyar mı? Tabii ki uymayacaktır.

Genel olarak eğer paçuli sevmiyorsanız yanına yaklaşmayın derim. Herkese ve her ortama uymayacak kokusuyla tematik, bohem, manevi takılan bir eser. Sanatsal olarak kabul edilebilir ama büyük kitlelere uymayacak yapısıyla anlaşılacağı üzere, çok yüksek fiyat etiketini de düşünürsek denemeden almanın iyi fikir olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Kokusal anlamda Mancera’nın son yıllardaki en iyi parfümlerinden Red Tobacco’yu andırıyor. Carlisle’yi kullanan çoğu kişi onun tütünlü koktuğunu belirtiyor. Açıklanan resmi notalarında tütün yok. Ben de yoğun tütün kokusu alamadım ama geriden sanki o hissi veren birşeyler var. Muhtemelen içeriğindeki birkaç notanın etkileşimi tütün benzeri hissiyat veriyor. İkisi arasında seçim yapacak olsam Red Tobacco’nun daha rahat giyilebileceği için tercih sebebi olduğunu düşünüyorum. Carlisle’nin uzun süreli kullanımda burnu yoracağını tahmin ediyorum.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı ilk yarım saat iyi, sonrasında sakinleşiyor. Tam bir kış parfümü olduğunu söylemem gerekiyor.

Koku Güzelliği: 5/3

27 Nisan 2026 Pazartesi

Marc-Antoine Barrois - Ganymade: Modernitenin Deri Yorumu

«Quentin Bisch, Ganymade’i parfüm dünyasında devrim olarak niteler ve yeni bir koku kartografisine sahiptir. Jüpiter’in uydusundan ilham alan Ganymade, kasıtlı olarak minimalist ve çağdaş tasarlanmıştır. Modernlik ile zamansızlık arasında köprü olan koku yolculuğunu somutlaştırır.»

Marc-Antoine Barrois’in internet sitesinde Ganymade’in tanıtımı için yukarıdaki ifadelerin kullanılması şaşırtıcı değil çünkü Aventus ve Baccarat Rouge 540’ın ardından bu kadar büyük ses getiren başka niş parfüm var mı emin değilim. Ganymade, piyasaya çıktıktan kısa süre içinde son yılların en tartışılan, konuşulan ve popüler parfümlerinden birisi haline gelmekte zorlanmadı.

Her zamanki gibi Youtuber’lar ve İnstagram etkileyicileri (influencer) işlerini iyi yaptı ve Ganymade’i fenomen haline getirdi. Bizim gibi uzun yıllardır parfümlerin tozunu yutmuş blog yazarları bile Ganymade’i merak eder haline geldi.

Ganymade’in böylesine ilgi görmesinin sebebi şüphesiz ilk olarak parfümün tasarımcısı Quentin Bisch’in meyve (mandalina), çiçek (menekşe) ve deri (süet) üzerine temellendirdiği ana kokusal yapı denebilir. Basit ama modern pudramsı tatlı uniseks çatı, detaylarda herkesin sevebileceği neredeyse ana akım hoşluğunda ama kalite anlamında gayet iyi yerde duran oldukça başarılı Ganymade’in bu kadar sevilmesine yol açmış gibi görünüyor.

İkinci olarak ise parfümün isminin Jüpiter’in uydusundan ilham alması ve Youtube/İnstagram tayfasının onun kokusunu bir ölçüde abartıp/çarpıtıp reklamını yapması desem yanlış olmaz. Bu parfümü kullanmadan önce okuduğum yorumların uçukluğu bir yana kokusunu uzaya benzeten arkadaşlara bile rastlıyoruz ki bu arkadaşlarımızın uzayın nasıl koktuğunu nereden bildiklerini oldukça merak etmekteyiz.

Ganymade aslına bakılırsa başlangıçta ferah olmayan mandalina ve tatlı meyvemsi hissiyatla başlıyor. Orta kısımda tatlılık devam ediyor. Burada biraz pudramsı menekşe, leziz baharatlar ve süet dikkat çekiyor. Sonlarda derimsi hissiyata misk ve odunsular eşlik ediyor.

Kaliteli yeni süet ayakkabının üzerine bir parça pudralı menekşe yağı, baharat ve narenciye suyu döktüğünüzü düşünün. İşte Ganymade hemen hemen böyle davranıyor ama büyük resimde o safkan deri parfümü.

İyi kurgulanmış deri parfümlerini severim ve buradaki kompozisyonu da gayet başarılı buldum. Çoğu niş parfümün insanı bıktıran sanatsal-saçma kokularına kaymamış ve deneyen çoğu kişinin sevebileceği hoş, basit ve neredeyse benzersiz tarzıyla severek kullandığımı söyleyebilirim. Yine de çok yüksek fiyatına istinaden denemeden büyük boy şişesini almanızı tavsiye edemem.

Kokusal anlamda Etat Libre d’Orange’nin Putain des Palaces’ine hafiften benzettim. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ilk patlama dışında çok yüksek değil. Yine de gün içinde ara ara kendisini hissettirmesi sizi mutlu etmeye yetiyor. Hem erkekler hem de kadınlar kullanabilir ama pudramsı yapısı nedeniyle çok erkeksi koku formu yok.

 Kullanım dönemi olarak tabii ki serin-soğuk havaları tercih etmelisiniz. Soğuk günlerde daha ilginç kokarken, sıcak günlerde pudralı tarafının öne çıkıp bıktırıcı hale geldiğini düşünüyorum. Benim kullandığım ilk çıkan Eau de Parfum versiyonuydu. Sonrasında Extrait versiyonu da çıkmış durumda. Meraklıları Extrait versiyonunu da deneyebilir.

Koku Güzelliği: 5/4