Slumberhouse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Slumberhouse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2018 Salı

Slumberhouse – Norne (2012)

Kanada’ya yakın bir eyalet olan Oregon’da yaşayan parfümör Josh Lobb, ilginç parfümleriyle dünya parfümseverlerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Kendisine ait bağımsız niş parfümevi Slumberhouse, sürekli kokularının üretimlerini bitirip, yeni eserler piyasaya sürmesiyle tanınıyor. Norne, muhtemelen markanın en sevilen ve hakkında en çok konuşulan parfümü. Josh Lobb, bir söyleşisinde Norne’yi İskandinav tarzı bir black metal müzik türünden ilham alarak tasarladığından bahsetmiş. Ayrıca tamamen saf orman özütleri üzerine inşa etmiş kokusunu. Ne tek bir uçucu yağ kullanmış ne de sentetiklere başvurmuş yaratım aşamasında. Benim de bir süredir merak ettiğim Norne’yle nihayet tanıştık.

Norne’nin başlangıcı kuru talaş kokusuyla gerçekleşiyor. Yeni kesilmiş ağaç ya da atölyede biçilmiş odun kokusu olabilecek en gerçekçi ve başarılı şekilde verilmiş ki söyleyecek söz bulamıyorum. Müthiş açılıştan sonra dumansı-odunsu yapı etkisini sürdürüyor. Orta kısımda kuru baharatlar devreye giriyor ki ağırlığın karanfilde olduğunu söyleyebilirim. Orta bölümde tütsü ve dumansı tütün de geri planda kendisini göstermeye başlıyor ki kalite anlamında yine harika. Son bölümde tütsü ve paçuli var sanki. Ağaçsılık parfümün kapanışında da devam ediyor.

Norne, şimdiye kadar kullandığım en gerçekçi odunsu kokulardan birisine sahip. Dumansı tütün, mistik tütsü, kuru çam dalları, reçineler, berbat edilmemiş harika karanfil ve diğerleri. Norne’nin bu içeriklerden oluştuğunu söyleyebilirim kısaca ama bu parfümden öyle üstün körü bahsederek geçmek olmaz.

Sisle kaplı sık ağaçlardan oluşan ormanda yürürken etraftan hissettiğimiz ya sonsuz sessizlik ya edebi huzur ya da doğanın kokusudur. Karla kaplı uçsuz bucaksız orman bize çam, köknar ve sedir ağaçlarını sunar çoğu zaman. Etraftaki likenler, eğrelti otları, reçine, yosun, baldıran otu ve daha onlarca tür bitki, ormanın koku senfonisini bize koklatır. Dünyada insan eliyle yapılmış hiç bir yapı veya eser bu huzuru ve kokular armonisini bize veremez. İşte ormanlar bunun için güzeldir ve değerlidir. Norne, onu koklayana böyle bir hissiyat vaat ediyor sanki.

İskandinavya’nın, Sibirya’nın veya Kanada’nın kuzeyindeki sürekli kar altındaki çam ve yeşilliği asla kaybolmayan iğne yapraklı ormanların Norne gibi kokacağına emin olabilirsiniz. Çam ağaçlarından akan reçinelerin, yerlere düşmüş kozalakların, bir ressamın paletinden gelen terebentinin, kereste fabrikasının ve hatta Bhutan’daki Budist tapınağının, testereyle yeni ağaç kesmiş ormancının Norne gibi kokacağına eminim.

Norne bana, karlarla kaplı bir ormandaki dağ kulübesini çağrıştırıyor. Kulübenin küçük pencerelerinden dışarıya sızan ışık, içeride yanan büyük bir odun sobası, bir köşeye dizilmiş sobaya sığacak şekilde kesilmiş odunlar, o odunları taşırken yerlere az da olsa dökülen talaşlar yine Norne’nin bende hissettirdikleri. Sadece karlı kuzey ormanlarını değil, içerisindeki tütsü ve gizemli dumansılık aynı zamanda Uzak Doğu Asya’yı, Çin’i, Hindistan’ın ücra kasabalarını ve Nepal gibi inanç merkezlerini de hatırlatıyor.

Sonuç olarak Norne, olabilecek en kaliteli kuru sayılabilecek odunsu parfümlerden birisi ve kullanım döneminde onu çok sevdim. Böylesine başyapıtlar kolay kolay karşımıza çıkmıyor ve bu anlamda Josh Lobb’a ne kadar teşekkür etsek az. Bay Lobb, Norne’yi tasarlarken Edgar Allen Poe tarzı, hastalıklı, geceye ait, loş hissettiren şiirsel ve karanlık bir koku formu yaratmak istemiş ki gayet de başarılı olmuş.

Ama her şey ne yazık ki yine tozpembe değil. Norne 2012 çıkışlı ve görebildiğim kadarıyla üretimi bitmiş. Dünya üzerinde bile parfümü bulmak çok zor. Ve ne yazık ki böyle bir güzellikten parfüm dünyası artık mahrum kalacak. Neden bütün harika parfümlerin ya üretimi bitirilir ya da formülleri değiştirilip berbat edilir?

Norne, Extrait formunda ve iyi bir performansa sahip. Kalıcılığı fena değil, etrafa yayılımı ilk patlama dışında normal. Çok yoğun bir vizkositeye sahip olduğu için kıyafetlerinizde leke bırakacaktır aman dikkatli olun. Kullanım döneminde tenimde bile her seferinde koyu yeşil bir katman oluşmasını sağladı. Ten üzerinde harikalar yaratan Norne, kıyafet üzerinde biraz sıradan durdu. Onun içindir ki tende denemenizi öneririm. Uniseks olarak düşünülse de erkek kullanımına yakın duruyor. Kış parfümü Norne. Serin ilkbahar-sonbahar bile ona uymaz. Hele ki eksi derecelerdeki havada onu koklamaya doyamayacağınızı düşünüyorum.

Kimi kullanıcıların Serge Lutens’in harika parfümü Fille en Aiguilles’e benzetmesi normaldir. İki parfümün de odunsu ve reçineli tarafı gerçekten de birbirini andırıyor. Ve son olarak Norne neredeyse mükemmel bir parfüm.

Koku Güzelliği:10/9

10 Şubat 2017 Cuma

Slumberhouse – Kiste (2015)

Mürver, İskoç süpürgeotu, kına, şeftali ve bal.

Muhtemelen şimdiye kadar hiç bir parfümde bir araya gelmemiş bu öğeler, Slumberhouse’un Kiste’sinde anlamlı bütün oluşturmaya çalışmışlar. Amerika merkezli bağımsız niş parfümevi Slumberhouse, kurucusu Josh Lobb’un liderliğinde ilerlemeye devam ediyor. Koleksiyon büyüyor ama bir taraftan da küçülüyor. Yeni parfümlerini piyasaya sürdükçe, bazı kokularının üretimini bitiriyor. Kiste, 2015 çıkışlı bir çalışma. Şimdiye kadar kullandığım Slumberhouse parfümlerinin genel havasını taşıyor. Extrait formundaki Kiste, bir süredir gıcık ve çok bilmiş burnumun kıskacı altında.

Kiste’in başlangıcı yoğun, buruk ve hüzünlü şeftaliyle gerçekleşiyor. Dolgun ve meyvemsi başlangıcın ardından, tütün devreye giriyor. Buradaki tütün, dumansı ve gayet güzel. Orta kısımda şeftalili tütüne dönüşen Kiste’ye, bal ve sıcak baharatlar da destek veriyor. Dumansı orta bölümü sevdim. Ve saatler sonra son bölümde büyük değişim yaşanıyor. Şeftali ve tütün ortadan kaybolurken, ortaya koyu ve karanlık deri-paçuli ikilisi çıkıyor. Tatlılığın az olduğu alt notalar oldukça kuru ve çarpıcı.

Kiste, muhtemelen Extrait olmasının etkisiyle, dolu dolu kokuyor. Gerçek bir parfüm kullandığınızı hissettiriyor size. Başlangıcındaki meyvemsilik, oldukça tatlı verilmiş fakat günümüzün modern parfümlerindeki sıradan yapaylığa sahip değil. Benim şeftali reçeline benzettiğim üst kısmı, sevmesi biraz zor ama bence hoş olmuş. Orta bölüm, dumansı tütünün etkisiyle nefis kokuyor. Kimilerinin dumansı çaya benzettiği orta bölüm, sıcak baharatlarla desteklenmiş ki gayet zekice. Sonlardaki paçuli-deri kombinasyonu, 1970’li yıllara götürüyor sizi adeta.

cizgi kiste yen

Kiste için meyveli-tütünlü paçuli-deri parfümü diyebilirim. Şeftali orta kısmın sonuna kadar baskın. Yani parfümdeki ana öğenin şeftali olduğu söylenebilir. Leziz ve kaliteli meyvelere eşlik eden tütün, tam sevdiğim gibi verilmiş. Üst notalarındaki yarı canlı meyveli dinamizm, orta kısımda yerini entelektüel karizmaya bırakıyor, sonlardaysa korkutucu ve nostaljik depresifliğe eviriliyor. Bu anlamda katmanlı ve uyumlu bir çalışma Kiste.

Kıyafet üzerinde düz bir şeftaliyi öne çıkarıyor, tendeyse daha kompleks davranıyor. Benzerine rastlamadığım koku karakteri, herkesin sevebileceği gibi olmasa da, denemenizde fayda var. Günlük kullanımda sorun yaratmayan kokusu, akşam gezmeleri için de uygun olacaktır.

Josh Lobb’un kokusunu tasarladığı Kiste, Etrait formunda. Kalıcılığı çok iyi. Fark edilirliği ilk dakikalarda yüksek. Sonrasında normal ve saldırgan olmayan düzlemde ilerliyor. Uniseks olarak verilmiş kaynaklarda. Başlangıcındaki hafif kadınsılığın yerini, orta ve son kısımda erkeksi nüanslar alıyor. Bu anlamda ilginç bir dengede duruyor Kiste. Sonbahar-kış kullanımına yakın. Çok genç arkadaşları hedeflemediği söylenebilir.

Koku Güzelliği:10/7

7 Aralık 2016 Çarşamba

Slumberhouse – Ore (2009)

Tuhaf ve benzersiz parfümler üretme felsefesi sizce anlamlı mı? Parfümlerinin tuhaf olmasıyla gurur duyan bir marka duydunuz mu? Garip bir parfüm ne kadar çekici olabilir? Acayip kokular, kaç kişi tarafından satın alınır ki?

Yukarıdaki soruların muhatabı ben değilim anlayacağınız üzere. Birleşik Devletler merkezli bağımsız parfüm evi Slumberhouse’un kurucusu ve sahibi Josh Lobb’un, bu sorulara vereceği cevaplar muhakkak olacaktır. Zira, Slumberhouse markasının sloganlarından birisi “tuhaf ve benzersiz parfümler”.

Fazlasıyla niş marka olarak düşünülebilecek Slumberhouse’un, memleketi Birleşik Devletler’de isminin duyulduğunu fakat dünyanın geri kalanında biraz geri kaldığını söyleyebiliriz. Parfümlerini kendisi tasarlayan Josh Lobb, ilginç teknikler kullanıyor. Mesela bazen bir parfümün üretimini bitiriyor. Altı ay sonra onu biraz üretip yeniden üretimini bitiriyor. Sanırım biraz kafasına göre takılıyor. Pazarlama endişesi taşımıyor. ‘Aman çok parfüm satayım’ gibi şeylere kafayı yormuyor gibi bir havası var Slumberhouse’un.

İki sene önce ilk Slumberhouse parfümümü kullandım. Jeke, benim için her anlamda biraz fazlaydı. Geçen zaman içinde markanın artan bilinirliğini artık görmezden gelemedim ve Slumberhouse’un bir başka parfümü Ore’yi kullanmaya başladım. Ore’nin açılışı leziz çikolatayla gerçekleşiyor. Tatlılığın abartılmadığı üst notalar kaliteli ve güzel. Orta bölümde parfüme eklenen baharatlar, kokuyu sıcak tarafa çekiyor. Orta bölümde reçineler de etkili aslına bakılırsa. Reçineli çikolata diyebilirim orta kısım için. Başlangıcı kadar ilgimi çekmese de fena değil. Son bölümde pudralı sayılabilecek karamelize edilmiş vanilya ve odunsu notalar var. Kendi sitesinde guaiac ağacı vurgulanmış ve muhtemelen odunsuluk oradan geliyor.

polyvore sitesinden alınmıştır.
polyvore sitesinden alınmıştır.

Ore için kendi sitesinde karamel ve kakaodan bahsedilmiş ki hemen dikkat kesildim. Parfümün genelinde tatlı, sütsü, çikolatamsı bir hal var. Buradaki çikolata, acı kakao ya da bitter çikolata gibi değil. Kakao varsa da vanilyayla yumuşatılarak verilmiş. Vanilyanın kalitesi biraz düşük. Kakao ise tek başına baskın değil. Zaten orta bölümden itibaren eklenen reçineler ve baharatlar, kokuyu iyice ısıtıyor. Yani soğuk bir kakao kokusu değil Ore. Sıcak, likörümsü, vanilyalı bir kakao kısacası. Evet, bana göre parfümün özeti bu cümle.

Tabii ben daha Coromandel benzeri bir koku bekliyordum. Pek ilgisi yokmuş Coromandel ile. Ore, kalite anlamında idare eder ama her kullanışımda hafiften baş ağrısı yaptı. Bu anlamda benim için çok konforlu olmadığını söyleyebilirim. Kokusu iyi ama bence tende biraz fazla reçinemsi. Ona bayıldığımı söyleyemem.

Kötü değil ama bana uymadı diyelim Ore için. Aslında severim çikolatamsı kakaolu parfümleri ama Ore ile pek anlaşamadık. Baş ağrısı yaratması bir yana, diğer Slumberhouse parfümü Jeke gibi, Ore’de de garip yağlımsı bir hava var. Parfümün Extrait konsantrasyona sahip olması bu durumun oluşmasına sebep mi bilemiyorum ama aynı Jeke gibi biraz fazla benim için.

tek ore yen

Extrait Parfum ama performansı bende yüksek değildi. Ortalama fark edilirliğe sahip. Kalıcılığı gayet iyi. Erkek kullanımına yakın. Tam bir kış kokusu. Havanın buz gibi olduğu günlerde kullanmak daha iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:10/6