Thierry Mugler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Thierry Mugler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2022 Pazar

Thierry Mugler – Alien (2005)

Thierry Mugler’in efsanevi Angel’ından sonraki en popüler ikinci kadın parfümü Alien diyebiliriz. Angel’ın göz kamaştırıcı başarısının arkasından gelen Alien’dan beklentiler büyüktü. İlk çıktığı zamanlarda oldukça ilgi gören Alien’ın biraz gözden düştüğünü söyleyebilirim.

Thierry Mugler’in internet sitesinde Alien odunsu çiçeksi olarak sınıflandırılmış. Tanıtımı şu cümlelerle yapılmış: “Bir Güneş Tanrıçasını bünyesinde barındıran, ışıltılı ve şehvetli Alien, tılsımlı kokusu sayesinde huzur ve büyü yayar. Alien, her kadının ışığını ve yaratıcı gücünü ortaya çıkarabilen bir tılsımdır. Onu kullanan kadınları olağanüstü bir hale ile aydınlatır. Alien parfümünün zengin ve şehvetli notaları kadınsı gücü yansıtır: odunsu ve amber notalarıyla bağlantılı güçlü bir yasemin çiçek kokusu.”

Alien’ın açılışı keskin ve yoğun çiçeklerle gerçekleşiyor. Sabunlu ve kadınsı yasemine gerilerde bir parça meyvemsi aroma eşlik ediyor. Orta kısımda sabunlu yasemin devam ederken yanına yapay odunsuluk ekleniyor. Açıklanan notalarında kaşmir ağacından bahsediliyor. Parfümün en itici tarafının orta kısım olduğunu düşünüyorum. Sonlarda kadifemsi amber ve çiçeklerle nokta konuluyor.

Alien, agresif, yoğun, sağlam ve kadınsı bir arkadaşa benziyor. Yasemin baş rolde denebilir. Onun sabunlu, yapay, burun tırmalayan süper kadınsı halleri, benim için fazlasıyla yorucuydu. Kullanmakta zorlandım ve konforlu davrandığını söylemem mümkün değil. Herkesin sevebileceği güvenli bir eser değil. Uzaylıya benzeyen çirkin şişesine istinaden ona uzaydan gelen yasemin ismini vermeliyiz belki de ya da fütüristik amber…

İddialı ve hırslı Alien, baş ağrısı yapmaya aday kokusuyla denemeden almanın riskli olduğu parfümlerden. Performansı çok iyi. Hem kalıcılığı hem de etrafa yayılımı hiç fena değil. Tam bir kış parfümü izlenimi veriyor. Ilık havalarda bıktırıcı olabilir. Kokusunu Dominique Ropion ve Laurent Bruyere birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

24 Mart 2020 Salı

Thierry Mugler – Alien Man (2018)

Yaratıcı ve sıra dışı parfümleriyle, dünya koku sektörünün en popüler markalarından Thierry Mugler’in hayatımıza kattığı Angel serisinden sonra Alien isimli kadın parfümü, büyük başarı yakalamıştı. 2005 yılı çıkışlı Alien’in her ne kadar ucube/çocukça sayılabilecek şişesini sevemesemde, içerisindeki kokusu oldukça çarpıcı ve saldırgandı. Alien’ın yıllar içinde birçok devam parfümü raflardaki yerini aldı. Tabii ki hepsi kadınlar içindi çünkü klasik Alien, yasemin kokan feminen bombaydı.

2018 yılında Thierry Mugler’den, ben dahil, çoğu parfüm severi şaşırtan hamle geldi. Modern klasik olma yolundaki kadın parfümü Alien’a ilk defa erkek kardeş geliyordu. Tabii böylesine popüler kadın parfümünün ismini kullanan Alien Man’a gözler döndü. Alien Man’in üretilmesi çoğu erkek için iyi haberdi. Gerçi aradan geçen kısa süre içinde, Alien Man’in ablası kadar büyük başarı yakalayamayacağı ortaya çıkmaya başladı.

Alien Man, Mugler’in internet sitesinde derili, odunsu aromatik olarak sınıflandırılmış. Markanın resmi tanıtımında şu cümleler kullanılmış: “Alien Man ile erkekler iç güçlerini bulur ve hayallerini gerçekleştirir. Yarı tanrı, yarı insan, huzurun güçle buluştuğu olağanüstü bir macera yaşar. Alien Man’de kullanılan Osmanthus çiçeği Çin’de seçildi ve IFF koku evi tarafından özenle uygulandı.” Parfümün tasarımcısı Jean-Christophe Herault, yarattığı Alien Man için şöyle söylemiş: “Alien Man her şeyden önce patlayıcı ve aydınlık bir kontrasttır. Kokusunun şaşırtıcı, benzersiz olmasını istedim.”

Alien Man’in açılışı yeşil lavanta-menekşe benzeri neredeyse tozlu-kuru-buruk şekilde gerçekleşiyor. Parfümün açıklanan üst notaları şimdiye kadar görmediğim gariplikte diyebilirim. Dumansı kayın ağacı ve dereotundan bahsediliyor üst notalarda, muhtemelen daha önce böylesine tuhaf başlangıca rastlamadım. Pazarlama için verilen notaları bir kenara bırakacak olursam başlangıcının anasonlu, menekşeli lavantaya benzediğini düşünüyorum. İlk saniyeleri tabii ki sevemedim. İlerleyen dakikalarda yeşil tema geri plana geçiyor. Kuru olan koku yavaş yavaş tatlanıyor. Orta bölümde süet benzeri tatlı deri birden hoş sürpriz yapıyor. Hafiften dumansı verilmiş deriyi beğendim. Orta kısımda kaşmir ağacı da geri planda algılanıyor. Geçelim sonlara. Lezzetli deri yoluna devam ederken, kapanışta bir parça vanilya kendisini gösteriyor. Tonka fasulyesini andıran vanilya, alt notalarda oldukça silik kokuyor.

Gerek Mugler’in tasarladığı ilginç temalı parfümler gerekse açıklanan bazı absürt notaları (dereotu ve dumansı kayın ağacı) sebebiyle standartlara uymayan koku formu bekliyordum. Alien Man, ilk saniyelerde anlatması/açıklaması zor temasıyla çoğu Mugler parfümündeki çarpıcı etkiyi yaratıyor ama benim için olumsuz çarpıcılıktan bahsedebilirim. Tuhaf ve mayhoş yeşil aromaya sinir/gıcık olmamak elde değil. Mugler’in bir diğer abuk parfümü Aura’yı çağrıştıran ilk saniyeleri atlatınca kremsi plastiğimsi tatlı deri iyi geliyor. Emporio Armani’lerdeki (He, She, Si) plastiğimsi modern deriyi andıran orta kısımdaki tema hem genele hitap eden hoş sürpriz oluyor hem de üst notaların kötü imajını siliyor. Sonlarda, neyse ki orta bölümün benzer düzleminde ilerlemesi, benim gibi bu tür deri kullanımını seven kişileri mutlu edecektir. Her ne kadar kapanıştaki vanilya biraz basit, mumsu ve rafinelikten uzak verilse de kabul edilebilirlik sınırları içindeydi.

Alien Man, ablası kadar çarpıcı, ilginç, agresif, benzersiz ve şöhretli olamayacak gibi görünüyor. Ben dahil birçok parfümseverin merakla beklediği Alien Man, küçük çaplı hayal kırıklığı yaşatıyor. Belki de beklentiyi bu kadar yüksek tutmamak gerekiyor. Cazibeli orta kısmı dışında büyük başarı sağlayamıyor. Hayatınızın parfümü olmaktan uzak denebilir. Farklı imza parfümü olarak düşünülebilir onun dışında büyük boy şişesini almak iyi fikir gibi görünmüyor.

EDT formundaki Alien Man, performans anlamında yine ablasının çok gerisinde. Kalıcılığı yeterliyse de etrafa yayılımı düşük oldu tenimde. Sonbahar-kış dönemine yakışacağa benziyor.

Koku Güzelliği:10/6

14 Ocak 2020 Salı

Thierry Mugler – Pure Tonka (2016)

2018 yılının kasım ayıydı muhtemelen. Karşıma ansızın çıkan Karmaşa’nın ilerleyen zamanlarda hayatım için hoş bir sürprize dönüşeceğini tahmin bile edemezdim. İnsanın bazen hayatının akışını kadere bırakmanın rahatlığıyla geçirdiği dönemler olur. Benliğimizin üzerindeki ruhani gücün konforlu yumuşaklığına teslim oluruz. Belki fazlasıyla yalnızsınızdır tek başınıza yaşadığınız evinizde başınızı yastığa koyarken, belki de hayal ettiğiniz şeylerin bir türlü gerçekleşmemesinin yorgunluğuyla tefekküre verirsiniz kendinizi…

2016 yılındaysa Thierry Mugler’in bir başka “Pure” isimli parfümü çıktı. Pure Malt ve Pure Havane’nin başarısının ardından parfümseverlerin merakla beklediği seriye dönüşen “Pure” isimli delikanlıların son örneği Pure Tonka oldu. Pure Tonka, isminden de anlaşılacağı üzere tonka fasulyesi notasını öne çıkarmış tanıtımında.

Thierry Mugler’in internet sitesinde oryantal gurme olarak sınıflandırılmış Pure Tonka. Resmi tanıtımında ferah lavanta ve biberiyenin, tonka fasulyesi ve gurme baharatlarla karışımından oluştuğu vurgulanmış. Yine kendi sitelerinde açıklanan notalarında bir sürpriz var: Kapuçino.

Pure Tonka’nın açılışı tatlı, lezzetli, koyu çikolata ve lavantayla gerçekleşiyor. İlerleyen dakikalarda lavantaya biberiye de ekleniyor. Başlangıcı çikolatalı lavanta gibi denebilir. Orta kısma geçildiğinde başlangıçtaki tatlılık ve çikolatamsı hissiyat devam ediyor. Orta notalarda bitter çikolatadan ziyade vanilyamsı sütlü çikolata efekti verilmiş. Orta bölümde dumansı kuru tütün hiç beklemediğim şekilde kendisini gösteriyor. Arka planda A Men parfümlerinin değişmez üyeleri koyu paçuli ve vanilya yerini alıyor. Sonlarda çok güzel vanilyalı paçuli yoluna devam ediyor.

Pure Tonka, ilk saniyelerden itibaren serinin diğer parfümlerini çağrıştırıyor. A Men, Pure Malt ve Pure Havane’nin karışımı gibi davranıyor. Başlangıcı A Men’i andırırken, orta kısımda karşıma çıkan tütünde Pure Havane esintileri var sanki. Bu tarz kokuları sevdiğim için Pure Tonka’yı oldukça beğendim. Genel olarak düz çizgide ilerlediği ve fazlaca değişim geçirmediği söylenebilir.

Pure Tonka, kardeşleri gibi koyu, karanlık, gotik bir sütlü çikolata, kahve, vanilya ve paçuli merkezinde dolaşıyor. Lavanta, biberiye ve tonka fasulyesi ikinci planda kalmış sanki. Açıklanan notalarındaki kapuçino temasıysa ara ara burnunuza geliyor. Eğer siz de benim gibi A Men ve Pure serisi parfümlerini seviyorsanız, sağlam bir seçeneğiniz daha oldu.

Pure Tonka’yı kullananlar ağırlıklı olarak onu üç parfüme benzetmiş. Rochas Man, New Haarlem ve Tobacco Vanille’ye benzetilen Pure Tonka bu parfümlerden en çok New Haarlem’e benziyor bence. New Haarlem’deki o dolgun ve güçlü acımsı kahve-kakao aroması, Pure Tonka’yı andırıyor. Tobacco Vanille ile büyük benzerlik taşımıyor. Thierry Mugler’in parfümlerinden ise klasik A Men’e yakın duruyor.

Pure Tonka’yı kimler kullanır? Yalnızlığının hafiflemesine ihtiyacı olan, geceleri uyumadan önce hayaller kuran, kokular dünyasında araştırma yapmayı seven sosyologlar veya psikologlar kullanabilir. Bir kadının kahramanı olduğunu bilen veya bir kadın tarafından gururla izlenen erkekler onu üzerinde taşıyabilir.

EDT formundaki Pure Tonka’nın performansı harikalar yaratmıyor. Klasik A Men ve Pure Malt kadar kalıcılığı yüksek değil sanki. Etrafa yayılımı ortalama düzeyde. Tam bir kara kış parfümü. Ilık sonbaharda bile ağır kaçabilir. Kokusunu Thierry Mugler için birçok parfüme imza atmış Jacques Huclier tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

12 Eylül 2018 Çarşamba

Thierry Mugler – Aura (2017)

“Thierry Mugler’in en son kadın parfümü Aura, sizi iç doğanızla yeniden bağlantı kurmaya, tüm kadınlığınızı, auranızı ortaya çıkarmaya davet ediyor. Kadınlar duygularını araştırdıklarında kendi içlerinde gizemli, kederli bir duygusallık bulurlar. Yeni ufuklara açılırlar.

Aura, oryantal, çiçeksi, şehvetli bir parfümdür. Etrafa botanik bir ferahlık yayan Aura, çarpıcı ve hayat doludur.”

Birbirinden ilginç ve çarpıcı şişe tasarımlarıyla rafları süsleyen Thierry Mugler’in kadın parfümlerine 2017 yılında yeni üye eklendi. Yeşil kalbi andıran ve bilim-kurgu filmlerindeki uzaydan dünyaya düşmüş yaratıklara benzeyen şişe tasarımıyla yine iddialı bir parfüm ortaya çıkarmaya çalışmış Mugler. Özellikle Angel ve Alien gibi sevilen kadın parfümleriyle hanımefendilerin dikkatini çeken Thierry Mugler, Aura’yla aynı başarıyı yakalayabilecek mi önümüzdeki yıllarda göreceğiz.

Aura’nın açılışı oldukça garip şekilde gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında rhubarb meyvesi yaprağı bulunuyor. Muhtemelen buradan gelen üst notalar garip ve tematik. Orta kısımda yine ilginç bir tema karşımıza çıkıyor. Çoğu kişinin nane-mentole benzettiği orta bölümün başlarında bir miktar vanilya kendisini gösteriyor. Orta notalarda vanilyalı tatlı mentole dönüşen Aura’nın son kısmı en güzel bölümü. Kapanışta ne nane-mentol var ne de rhubarb yaprağı. Alt notaları harika çikolatalı vanilyayla gerçekleşiyor ki tenimde koklamaya doyamadım fakat oldukça zayıflayan son bölüm varla yok arasında denebilir.

Aura’yı kimilerinin naneli diş macununa kimisinin donmuş sebzeye ve başka değerli bir parfümsever olan ve bu parfümü bana ulaştıran dünya tatlısı Mine hanımın zeytinyağlı Akdeniz salatasına benzettiğini söyleyebilirim. Bazı parfümseverlerin yeşil şişesine bakarak onun yeşil koktuğunu söylemesini de anlayabiliyorum fakat ben mentollü vanilyaya eklenmiş kremsi-pudralı tarafa yakınım. Yeşil kokan parfümleri severim fakat burada ferah ve bariz yeşillik yok sanki. Tabii bunları söylüyorum ama bir süredir bol bol kullandığım Aura’yı hala kafamda tam oturtabilmiş değilim.

Aura, birçok Thierry Mugler parfümündeki gibi vanilyayı ve modern tatlılık-şekerliliği merkeze almış gibi görünüyor. Çikolatamsı tatlı vanilyayla türevleri adeta Mugler parfümlerinin imzasıdır ve ana gövdeyi oluşturur. Aura için de bu durum değişmiyor. Parfümün başlangıcındaki o garip nanemsi meyveli yapının ne olduğunu anlayabilmek zor. Tam olarak meyveli de değil çiçeksi de değil. Rahatsız edici üst notalar ve orta notaların bir bölümü tahammül sınırını zorluyor. Her ne kadar Mugler, Aura’nın cezbeci olduğunu iddia etse de ilk iki saatlik kısımda cazibenin c’si yok. Neyse ki son bölüm oldukça leziz ve güzel ama başlangıç bütün o duyguları bastırıyor adeta.

Aura anlamsız/ütopik şişesiyle ve acayip kokusuyla bir parfüm ucubesi mi yoksa yaratıcı bir deneme mi? Muhtemelen Thierry Mugler, farklı ve çarpıcı konsepte imza atarak rakiplerini şaşırtmak istemiş ama bence sonuç pek başarılı olmamış. Aura sıradışı bir parfüm ama bu durum onun güzel kokmasını sağlamamış ne yazık ki. Onun kadınlar için piyasaya sürüldüğünü biliyoruz fakat tuhaf şekilde feminen de kokmuyor. Erkeklerin rahatlıkla kullanabileceği Aura, denemeden almanın riskli olabileceği parfümlerden denebilir.

Benim kullandığım parfümün ilk çıkış konsantrasyonu olan EDP’ydi. Daha sonra EDT’si de piyasaya sürüldü. Tam bir kış parfümüne benziyor. Kalıcılığı diğer Mugler parfümleri gibi iyi, etrafa yayılımıysa ortalamanın biraz altında. Kokusunun tasarımını Daphne Bugey, Amandine Clerc-Marie, Christophe Raynaud ve Marie Salamagne birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

27 Şubat 2018 Salı

Thierry Mugler – A*Men Pure Malt (2009)

Thierry Mugler’in 1996 çıkışlı başarılı erkek parfümü A*Men’den sonra köprünün altından çok sular aktı. Mugler markası A*Men’in satış rakamlarından etkilenerek aynı isimli devam parfümleri ortaya çıkardı. A*Men isminin devamına eklenen kokularla birçok yeni parfüm hayatımıza girdi. Bu devam parfümlerinden en çok sevilenlerinden birisiyse Pure Malt’tı.

İsminden de anlaşılacağı üzere bir içki türünden ilham aldı 2009 çıkışlı Pure Malt. Kendi sitelerinde Pure Malt’ın viskiyle birleşen dumansı ve odunsu tarafına vurgu yapmışlar. Uzun zaman önce kullanıp, ilgimi çeken parfümlerden birisi olarak aklımda kalan Pure Malt’ı tekrardan denemeye karar verdim. Bakalım bize neler sunacak Pure Malt.

Parfümün açılışı koyu ve yoğun paçuliyle gerçekleşiyor. Abisi A*Men’i daha ilk saniyelerde güçlü şekilde andırıyor Pure Malt. Üst notaları gayet güzel. Orta kısma geçildiğinde parfüme ilhamı veren içki temasıyla karşılaşıyoruz. Hafiften acımsı verilmiş içkiye, bir parça kuru meyveler ve kahve eşlik ediyor. Lezzetli orta bölüm fena değil. Kapanışta içkinin etkisi azalırken çikolatamsı yapı ortaya çıkıyor. Oldukça zayıflayan son bölümde vanilya daha etkili sanki. Gayet güzel alt notaları Pure Malt’ın.

Karşımızda tatlı, kuru meyveli, çikolatamsı, kahveli bir içki kokusu var. Viskinin o acımsı ve sıcak tadı tam olarak verilememişse de içki teması gayet rahat şekilde hissediliyor. Başlangıçtaki A*Men etkisi onun köklerine ve ismine sadık kaldığını hatırlatıyor. Orta bölümdeyse kokunun tonu oldukça değişiyor ve klasik A*Men’le pek benzer tarafı kalmıyor, kahve dışında. Sonları neden bu kadar çekingen acaba diye sorsak hata mı yapmış oluruz?

Pure Malt, kaliteli, çarpıcı, ilginç, örneğine pek rastlanamayacak çikolatalı içki parfümü denebilir. Hani havaalanlarında satılan ve içerisinde farklı içkilerin olduğu çikolatalar vardır. Başlangıcı hafiften onları çağrıştırıyor. Orta kısımda kontrollü verilen içki, meyvelerle uyumlu. Paçuli, baştan sona kadar her daim geri planda dolaşıyor. Ne de olsa A*Men’in DNA’sını taşıyor. E paçulisiz bir A*Men nasıl düşünebilir ki.

Pure Malt, abisi A*Men’e göre kullanması ve sevmesi daha zor bir eser. Zaten yoğun içki temalı parfümler çoğunlukla genel beğeniye yakın olmazlar. Alkol-içkinin o keskin ve baskın kokusu çoğu kişi için itici olabilir. Pure Malt, orta bölümden itibaren yoğun şekilde içkiyi kullanıyor ama başlarda ve sonlarda oldukça sınırlı tutuyor içki kokusunun etki alanını. Kullanım döneminde orta kısmı biraz zorlayıcı buldum kendi adıma. Başlangıcını ve sonunu sevdim. Dikkatimi çekense kumaş üzerinde orta notaları acımsı ve neredeyse yapay-metalik kokarken, ten üzerinde daha iyi sonuç verdi. Onun için diyebilirim ki ten üzerinde daha iyi duruyor Pure Malt. Kıyafet üzerinde bir süre sonra yapay, garip bir kokuya dönüşüyor.

Pure Malt, yeni nesil parfümler gibi tatlılığa epey yer vermiş. Buradaki tatlılık fazlaca şekerli gibi olmasa da yine de eğer tatlı kokuları sevmiyorsanız Pure Malt’ı deneme listenizden çıkartsanız iyi olabilir. Biliyoruz ki onun amacı kendisi gibi 2000 yılı sonrasının tatlı, baharatlı, modern oryantalleriyle rekabet etmek. Onu nasıl suçlayabiliriz ki?

EDT formundaki Pure Malt, bar-disko-kulüp tarzı yerlere uyacak, iddialı, yeterince erkeksi bir arkadaş. Soğuk kış günlerinde gündüz kullanımında da deneyebilirsiniz. Yaz aylarında kullanmanızı öneremeyeceğim. Performansıysa harika değil. İlk patlama dışında tene yakın duruyor. Kumaş üzerinde kalıcılığı iyi ama yine de saldırgan sayılmaz. Her yaş grubundan erkeğe uyacağını düşünüyorum.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7

26 Ocak 2018 Cuma

Thierry Mugler – A*Men/Angel Men (1996)

Uzun yıllar önce kullanmıştım Angel Men’i. O zamanlar parfümlere bu kadar aşina olmadığımı söyleyebilirim. Hatırladığım kadarıyla ilk izlenimlerim çok olumlu olmamıştı zihnimde. Angel Men’i zorlayıcı bazı notaları yüzünden benimseyemediğimi hatırlıyorum. Fakat yıllar içinde şunu anladım ki çok uzun zaman önce sevdiğiniz bir parfümü artık sevmeyebilirsiniz ya da eskiden hiç sevmediğiniz kokular bugün için kalbinizi çalabilir. Paçuli notasıyla olan ilişkim muhtemelen böyleydi. Yıllar içinde, bir türlü sevemediğim paçuli kokusunu artık her parfümde arar oldum. Böylesine bir değişimin sebebini ben de bilemiyorum. Belki de tecrübelerin ve yaşanmışlıkların artmasıyla paraleldir.

Angel Men’e yeniden şans vermek istedim anlaşılacağı üzere. Thierry Mugler’in oldukça sevilen ve satış rakamları anlamında markayı hiç üzmeyen A*Men’i nihayet bileğimi süslüyor. Kendi sitelerinde A*Men’i şöyle tanıtmışlar: “Angel Men, Angel’ın kadın versiyonunun diğer yarısıdır. İki parfüm aynı grafik kodlara, alfabedeki aynı ilk ve son harfler gibi benzerdir. Angel Men, 1992 yılında çıkan Angel’ın bir görüntüsü gibidir. Erkekler için yapılan ilk oryantal gourmand parfümdür. İlk olarak Angel için icat edilen oryantal gourmand koku ailesine Angel Men’de dahil edilmiştir.”

Amerika’da Angel Men olarak satılan parfümümüzün açılışı oldukça karanlık şekilde gerçekleşiyor. Koyu paçuli ve karanlık kahve kokusu ilk saniyelerde etkili oluyor. Açılışında bir parça lavanta ve nane de var muhtemelen. Fena değil üst notaları. Orta bölümde parfümün en önemli öğesi kahve karşımıza çıkıyor. Mugler’in sitesinde Arap kahve çekirdeği olarak tanımlanan bu nota, oldukça tatlı verildiği için çikolatamsı kokuyor. Orta kısmı sevdim. Kapanışta çikolatamsı koku devam ediyor. Ekstra olarak mumsu olmayan vanilya ekleniyor kompozisyona. Azıcık amber de algılanıyor sonlarda. Kapanışı da gayet güzel.

Angel Men, oldukça karanlık çikolata-paçuli parfümü gibi görünüyor. Bizzat Mugler’in fazla oranda kullanıldığını söylediği Arap kahvesi çekirdeğinden ziyade, sütlü çikolata gibi koktuğunu düşünüyorum. Tabii paçulinin kokunun genele katkısı büyük. Topraksı kokmayan paçuli, muhtemelen vanilyanın etkisiyle oldukça yumuşak ve kremsi davranıyor ki Angel Men’in başarısının temelini de büyük ihtimalle bu oluşturuyor.

Angel Men, artık modern parfüm efsanelerinden birisi haline gelen ablası Angel’a (kadın versiyonu) benziyor. Zaten Mugler de bu kardeşliği destekleyen tanıtımlar yapıyor. Sonuçta ikisi de çikolatalı paçuliyi merkeze alıyor. Aralarındaki fark kadın versiyonun biraz daha çiçeksi, daha tatlı ve feminen olması. Erkek versiyonu ise daha erkeksi, daha az tatlı ve daha çikolatamsı diyebilirim. Angel’ın kadın versiyonunu çok sevmiştim, erkek yorumunu da gayet başarılı buldum. 22 yıl önce piyasaya çıkmasına rağmen modern yanını koruyor. Sanki dün çıkmış gibi rakipleriyle mücadele ediyor ve kalite anlamında benzer kokan çoğu ana akım parfümden daha kaliteli diyebilirim. Bence rahatsız edici yapaylık bulunmuyor.

Angel Men’in bu kadar sevilmesinin sebebi tabii ki lezzetli sütlü çikolata gibi kokması. Eğer bu tarz kokuları seviyorsanız, çok iyi bir seçenek olarak deneme listenize dahil edebilirsiniz. Parfümlerde hem çikolata kokusunu hem de paçuliyi sevdiğim için ikisinin birleşimi Angel Men’i rahatlıkla benimsedim. Şunu da söylemem gerekir ki çok detaylı ve derin kokmuyor. Genel olarak aynı çizgide devam ediyor ve ilerleyen saatlerde sizi şaşırtmıyor. Başlangıcı neyse sonu da hemen hemen aynı.

EDT formunda fakat performansı fena değil. Kalıcılığı gayet iyi. Fark edilirliği tenimde ortalama oldu. Tam bir kış parfümü. Ilık sonbaharda kullanmak bile fazla gelebilir burnunuza. Erkek parfümü olarak piyasaya sürülse de uniseks kullanıma yakın duruyor. Kokusunun tasarımını Jacques Huclier yapmış.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7.5

2 Mart 2017 Perşembe

Thierry Mugler – A Men Pure Leather (2012)

1992 yılında parfüm dünyasında küçük çaplı devrimin adıydı Angel. Thierry Mugler’in bu müthiş kadın parfümü, 1990’lı yılların başlarından itibaren imrenilecek büyüklükte başarıya imza attı. Çarpıcı ve cezbedici karamel-paçuli ikilisi, daha sonraki yıllarda Mugler parfümlerinin ana gövdesini oluşturmaya devam etti. Angel’in kadın versiyonunun başarısının ardından gelen A Men, erkekler için de karamel-çikolata-paçuli birleşimini müjdeliyordu. 1996 çıkışlı A Men’de çok sevildi erkek kullanıcılar tarafından.

Bu kadar ilgi gören A Men’in ardı ardına bir sürü devam parfümü piyasaya sürülmeye başlandı Mugler tarafından. 2008 yılında ilk “Pure” isimli A Men, yani Pure Coffee yine başarılı bulundu. Limitli üretim olarak tasarlanmıştı “Pure” serisi. Neredeyse her yıl yeni bir “Pure” isimli Mugler gördük. 2012 yılında Pure Leather karşımıza çıktı. Mugler’in parfüm birimi, önemli notaları (deri, tonka, kahve, tütün, ağaç, içki) merkeze alan “Pure” serisine devam ediyor. Biz, bugünkü yazı konuğum olan Pure Leather’a odaklanalım artık.

Kendi sitelerinde Pure Leather’in, Thierry Mugler’in parfümlerinin yirminci yılı anısına piyasaya sürüldüğü belirtilmiş. Limitli üretim olduğunu da biliyoruz Pure Leather’ın. Parfümün açılışı klasik A Men tadında gerçekleşiyor. Karanlık, şekerli paçuli ve çikolata ilk saniyelerde A Men’i kokladığınızı düşündürtüyor. Açılışı gayet güzel Pure Leather’in. Orta bölümde parfüme ismini veren deri ortaya çıkıyor. Deri, çikolatalı paçuliyle gayet uyumlu. İşin ilginci deri biraz plastiğimsi, kuru ve erkeksi. Hala karanlık Pure Leather. Son bölümde deri etkisini kaybederken tatlı vanilya kapanışı yapıyor.

Pure Leather için özetle şöyle diyebilirim: Klasik A Men’in orta notalarına deri eklenmiş hali. Parfümün genelinde bolca tatlılık içeren koyu çikolatalı paçuli ana yapı hakim. A Men’den bildiğimiz bu yapı, Pure Malt ve Pure Havane’de de tekrarlanmıştı. Onun için Pure Leather’daki A Men benzerliğine şaşırmadım ve yadırgamadım. Gördüğüm kadarıyla Mugler parfüm biriminin böylesine tutarlı çizgisi var. İsminin başında Pure olan parfümler bir şekilde klasik A Men ile ilişkililer. Tabii denemediğim diğer Pure isimli Mugler parfümlerini dışarıda tutuyorum.

fra leather yen

Orta kısımdan itibaren karşımıza çıkan karanlık, kuru, plastiğimsi ve erkeksi deri bence harika değil. Hafiften yapaylık hissi veriyor deri. Koyu yapısı günlük kullanıma uymayabilir. Konforlu ve kolay giyilebilir bir parfümden ziyade iddialı ve tematik deneme Pure Leather. Ne muhteşem ne de kötü. Mugler kalitesini ve çizgisini hissediyorsunuz.

Sonuç olarak artık piyasada bulması zor olan Pure Leather, plastiğimsi deriyi düşünmezsem gayet güzel. Tabii deriyi dışarıda tutmak mümkün değil çünkü parfümün büyük kısmında varlığını hissettiriyor. Bu anlamda Pure Leather’in, kullanılmaması büyük eksiklik olmayacaktır. Ortalama bir Mugler Pure Leather. Pure Havane, benim için hala “Pure” isimli parfüm serisinin yıldızı.

EDT formundaki Pure Leather’in kalıcılığı gayet iyi. Fark edilirliği biraz düşük. Tam bir kış parfümü. Ilık havalarda bile fazla gelecektir. Özel günlerin, akşam çıkmalarının ya da takım elbisenin üzerine daha bir yakışacaktır sanki.

Koku Güzelliği:10/6