Hermes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hermes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2023 Cumartesi

Hermes – Ambre Narguile (2004)

Hermes’in 2004 yılında özel seri parfümleri piyasaya sürüldü. Bu özel seri parfümlere Hermessence ismi verildi. İlerleyen yıllarda başka özel seri parfümler de raflara çıktı. 2004 yılında gelen ilk Hermessence’lerden Ambre Narguile, her daim bu eserlerin en ilgi çekeniydi.

Her yerde satılmayan Hermessence parfümlerine ulaşmak zor ve uzun zamandır Ambre Narguile’yi merak ediyordum. Parfümün isminde iki tema var. Birincisi amber diğeri nargile. Parfümün resmi tanıtımında sıcak ve şehvetli tarafı vurgulanmış. Kokunun iki ana temasında amber ve susamın bulunduğu belirtilmiş. Parfümün tasarımcısı Jean-Claude Ellena, Ambre Narguile için şu ifadeleri kullanmış: “Doğu coğrafyası kokularının Batılı ifadesi olan amber, sıcak, şehvetli, sarıp sarmalayan, neredeyse erotik kokuya sahiptir. Nargilelerde kullanılan meyve, bal ve baharat kokularıyla harmanlanmış tütünlerin içildiği, dolambaçlı sokaklarda bulunan o cıvıl cıvıl mekanların havasını yeniden yaratarak sevdiğim Doğu’nun hatırasını bu amber fikrine aşılamak istedim. Duman tatlı bir sarhoşluk duygusu yayar.”

Ambre Narguile’nin başlangıcı kuru ekşi meyveleri andıran sıcak baharatlarla gerçekleşiyor. Üst notalarda mayhoş vişneyi andıran ilk dakikaları harika diyebilirim. Orta bölümde sıcak baharatlar öne çıkıyor. Geri plana dumansı romlu tütün yerleşiyor. Sonlarda miskli odunsu vanilyalı temayı zar zor algılayabiliyorum.

Karşımızda yüksek kaliteli bir arkadaş var. Hermes’in özel serisinden böylesine kalite görmek şaşırtıcı değil. Oldukça gerçekçi leziz ve tatlı baharatları koklamak büyük zevk veriyor. Tarçın, zencefil ve karanfilden oluşan harika baharatlara eşlik eden dumansılık ve neredeyse içkimsi yapı, onu hafiften erkeksi tarafa taşıyor. İsmindeki nargileyi andıran Ambre Narguile, adeta baharatlı, kirazlı pipo tütünü gibi de davranıyor. Kimi kullanıcıların onu elmalı keke benzetmesi gayet anlaşılabilir.

Bu tarz parfümleri severim ve Ambre Narguile’yi tabii ki beğendim. Kullanması ve koklaması zevkli ama herkese hitap eder mi emin değilim. Oldukça yüksek fiyatına istinaden denemeden almamanızı öneririm.

Parfümü Jean-Claude Ellena tasarlamış. Dünyaya harika parfümler kazandıran Ellena’nın erken sayılabilecek eserlerinden Ambre Narguile, onun ferah turunçgilli kokularına hiç benzemiyor. Ellena deyince aklımıza Terre d’Hermes gelir ve Ambre Narguile’de neredeyse hiç ferahlık-portakal bulunmuyor. Bu anlamda ilginç bir tecrübe parfüm severler için.

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama düzeyde. Genel olarak tende dirençli davranıyor. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor.

Koku Güzelliği:10/8

21 Temmuz 2022 Perşembe

Hermes - Le Jardin de Monsieur Li (2015)

Hermes’in ünlü Jardin serisi parfümlere yenileri eklendikçe, bahçe serisi sevenler olarak daha da mutlu oluyoruz. Harika Nil ve enfes Mediterranee’i tabii ki çok seviyoruz. 2015 yılında Jardin serisi yeni üye kazandı. Diğer Jardinler gibi uniseks kullanıma yakın duran Le Jardin de Monsieur Li açık sarıya yakın şişesiyle çekici arkadaşa benziyor.

Hermes’in internet sitesinde Le Jardin de Monsieur Li’nin tanıtımı şöyle yapılmış: “Le Jardin de Monsieur Li, gerçeklik ve hayal gücü arasında dengelenmiş Çin bahçesini anlatıyor. Gezinmenin düşünceyle birleştiği ve her adımın hayal gücünü özgürleştirdiği bir meditasyon yeri.” Parfümün tasarımcısı Jean Claude Ellena yarattığı bu eser için şunları söylemiş: “Parfümün tasarım sürecinde göletlerin, yaseminin, ıslak taşların, erik ağaçlarının, kamkatların ve dev bambuların kokusunu hatırladım.”

Le Jardin de Monsieur Li’nin açılışı ferah ve leziz tropik meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında kamkat isimli tropikal meyve var. İlk dakikalardaki tuzlu sayılabilecek kaliteli meyveler ilerleyen kısımda devam etmeye çalışıyor. Orta bölümde çiçeksiliğe doğru kayan Le Jardin de Monsieur Li, neyse ki fazlaca kadınsı davranmıyor. Kapanışta taze ve ıslak odunsuluğu çağrıştıran yapı pek sıra dışı değil.

Başlangıcındaki tuzlu meyvemsilikle kendisini rahatlıkla sevdirebiliyor. Parfümün en güzel yeri açılışı diyebilirim. Canlı, neşeli ve enerjik turunçgillerle tropik meyveler onun Jardin karakterini temsil ediyor. Orta bölümde Ellena’nın uzmanı olduğu tuzlu, ıslak taşları andıran yapı gayet güzel ve benzersiz. Her ne kadar sonlara doğru durağanlaşsa da hoş ve herkesin sevebileceği, kolay kullanılabilecek yapısıyla başarılı bir yazlık denebilir.

Le Jardin de Monsieur Li bana göre serinin diğer harika parfümleri Nil ve Mediterranee kadar şahane değil. Monsieur Li diğer Jardinler kadar etkileyemedi beni. Kötü değil ama ortalama meyvemsi parfüm hissiyatı verdi. Kavunu andıran meyveleri seviyorsanız Monsieur Li’yi denemenizde fayda var.

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı yeterli sayılsa da etrafa yayılımı düşük denebilir. İlkbahar-yaz kullanımına yakın duruyor. Hem kadınlar hem de erkekler rahatlıkla üzerinde taşıyabilir. Günlük kullanıma, rahat kıyafetlere yakışacaktır.

Koku Güzelliği:10/7

23 Haziran 2022 Perşembe

Hermes – Concentre d’Orange Vert (2004)

“1979’da Françoise Caron tarafından yaratılan ve sabah çiyiyle nemlenmiş çalıların kokusundan ilham alan Eau d’orange verte, o zamandan beri Hermes’in kendine özgü tazeliğiyle amblem gibi öne çıktı. Narenciye notalarının patlaması olarak tasarlanan portakal, yapraklar, limon, mandalina, nane ve frenk üzümü tomurcuğu ile desteklenir. Koku, meşe yosunu ve paçuliden oluşan eşsiz bir yayılımla karmaşıklığını ortaya koyuyor.

Kolonya koleksiyonu, Hermes’in yaşam sanatını yansıtır. Basit, ışıltılı zevklerin cömert, mecazi ifadeleri olan her Hermes kolonyası, koku almanın enstantane görüntüsüdür.

Concentre d’Orange Vert, odunsu imzayla bir portakal patlaması ile desteklenen tazelik.”

Hermes’in 2004 yılında çıkan Concentre d’Orange Vert isimli parfümü, kökleri eskilere dayanan kolonya serisinin üyesiydi. İlk Eau d’Orange Vert müthiş bir narenciye kolonyası kıvamındaydı fakat kalıcılığı ve etrafa yayılımı çok zayıftı.

Bu şikayetleri dikkate alan Hermes, Concentre d’Orange Vert’i çıkararak, orijinalin biraz daha güçlü versiyonunu dünyaya getirmiş oldu. Hermes’in internet sitesinde kuru-baharatlı olarak sınıflandırılmış. Üç öğe öne çıkarılmış: portakal, paçuli, sedir ağacı.

Concentre d’Orange Vert’in ilk saniyeleri asidik ve biraz nostaljik davranan narenciyelerle gerçekleşiyor. Yüksek kaliteli ve ekşi portakala geri planda tozlu bergamot ve limon destek veriyor. Orta kısımda turunçgil ana yapı devam ediyor. İlerleyen saatlerde yeşil ve naneyi andıran taraf öne çıkıyor. Sonlarda o kadar zayıf ki, onu algılamak oldukça güç.

Concentre d’Orange Vert, asidik limon-portakal tazeliğini burnumuza taşıyor. Kompozisyonun tamamı Hermes kalitesini yansıtıyor. Gerçekçi ve ferah koku formu, yaz kullanımı için gayet uygun. Temiz, hafiften nostaljik ana yapı, kimi zaman rom-votka kokusunu çağrıştırıyor. Muhtemelen naneden gelen soğuk hissiyat nedense içki temasını aklıma getiriyor.

Eğer Dior – Eau Sauvage, Annick Goutal – Eau de Sud, Guerlain Homme tarzı parfümleri seviyorsanız, size uygun olabilir.

Yüksek kaliteli ve gerçekçi form güzel ama fazlaca tekdüze ilerliyor. Eau de Toilette olmasına rağmen performansı yüksek değil. İki versiyon arasında seçim yapacak olsaydım ilk Eau de Orange Vert’i tercih ederdim.

Hem kadınlar hem de erkekler kullanabilir. Kokusunu Jean Guichard tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5

19 Nisan 2022 Salı

Hermes – Un Jardin en Mediterranee (2003)

“Zevk bencildir. Lüks, paylaştığınız bir şeydir. Tüm sanat dalları gibi parfümerinin amacı, duyusal haz uyandıran ürünler yaratmaktır. Bir erkek ve bir parfüm bestecisi olarak, bunu vermek için yaptığım işten zevk almalıyım: Şaşırtmanın, çağrıştırmanın, ima etmenin zevki… Parfüm, kokuların içindeki bir hikaye, bazen hafızadaki şiirdir.

2003 yılında Hermes için hazırladığım Un Jardin en Mediterranee’nın ilhamı, Leila Menchari’nin Tunus’ta Akdeniz kıyısındaki bahçesinden geldi. Hikaye basitçe başladı: Gülümseyen genç bir kadının incir yaprağını yırtıp koklaması… O anı yakalarken bir seçim yaptım, incir yaprağının kokusu Akdeniz’in simgesi oldu.

Birkaç gün sonra laboratuvarıma döndüğümde, paylaşılan bir duygunun deneyiminden yola çıkarak ve notlarımı hafızamı canlandırmak için kullanarak bu parfümün ana hatlarını oluşturdum.

Tabii ki, bahçenin ortam kokusunu örneklemek için sofistike headspace tekniğini kullanabilirdim. Bununla birlikte işleri bu şekilde yapmak, bir anlık görüntü, bir yerin duygusal tonu hakkında hiçbir şey göstermeyen ruhsuz bir fotoğraf çekmek gibidir. Bu alet, doğanın taklidi, algının ve yaşanmış duygunun soluk taklidinden başka şeyi temsil etmeyen köhne yapaylıktır. Figüratif parfümleri yeniden yaratmaya çalışmak için bu analitik yöntemi kullanmak, kompozisyonları, zihnin yaratımlarını değil gül, yonca, menekşe gibi karışımların kokularıyla on dokuzuncu yüzyılın parfüm tariflerini hatırlatıyor.”

Hermes’in 2003 yılında başlattığı “Jardin” isimli parfüm serisi 2022 yılına gelindiğinde altı üyeye ulaştı. Parfüm severlerin oldukça ilgi gösterdiği Jardin serisi parfümlerin ilk üyesi Un Jardin En Mediterranee idi. Müthiş parfümör Jean Claude Ellena’nın tasarladığı Un Jardin En Mediterranee’in oluşturulma aşamasını, kendi yazdığı kitabı “Kokuların Simyası”nda yukarıdaki cümlelerle anlatıyor. Un Jardin En Mediterranee, Hermes’in internet sitesinde ferah, narin olarak tanımlanmış. Parfümün kısa tanıtım cümlesinde incir ağacı, bahçe, Akdeniz lezzetleri ve su temasından bahsedilmiş.

Parfümün ilk dakikalarında kuru incir yaprağını andıran tozlu odunsu yapı size merhaba diyor. Örneğine pek rastlanmayacak başlangıcından sonra orta bölümde taze, sade, yüksek kaliteli tuzlu meyveler ve çiçekler karşımıza çıkıyor. Orta kısımda ferah, mayhoş turunçgil meyveleri (bergamot, limon ve portakal) bir parça önde gibi. Çiçekler ağır ya da kadınsı değil, soyut ve sucul denebilir. Sonlarda miskli odunsular yine kalite anlamında iyi iş çıkarıyor.

Un Jardin En Mediterranee, aromatik, ferah, canlı, pozitif, yeşil turunçgilli bir eser. İncir teması parfüme ilham verse de yoğun kullanım yok. Parfümün ağırlığını tuzlu, yüksek kaliteli mayhoş Jean Claude Ellena turunçgilleri oluşturuyor. Üstat Jean Claude Ellena, bu tür muhteşem turunçgil parfümlerinin uzmanıdır ve Un Jardin En Mediterranee de onun erken dönem eserlerinden birisi denebilir. İşin ilginç ve hoş tarafı Un Jardin En Mediterranee, kokusal anlamda Jardin serisinin ünlü eseri Un Jardin Sur Le Nil’e benziyor. Onun içinde Terre d’hermes’in erken ipuçlarını bile yakalayabiliyorsunuz.

Un Jardin En Mediterranee şüphesiz harika bir parfüm. Yıllar önce onu kullanmış ve beğenmiştim. Bu seferki kullanımda çok sevdim. Saf, temiz, duru, sucul ana yapı, Jean Claude Ellena estetiğinin yüksek kaliteli örneği Un Jardin En Mediterranee’de vücut buluyor. Kullanması ve sevmesi kolay bu eser, günümüzün yeni nesil ferah parfümlerinden farklı yerde duruyor. Onun minimal sanatsal yapısı, birçok birbirine benzeyen piyasa parfümünden farklı denebilir.

Jean Claude Ellena, bir söyleşisinde kendi eseri hakkında şunları söylemiş:

“ Koku kelime ise parfüm edebiyattır. Problem kelimelerin seçimidir, onları bir araya getirip düzene sokmak ve çoklukla yazmak istediğiniz ifadeye varmaktır. Fikir mevcuttur fakat onu tamamlamak zaman alabilir. Bazen sadece kısacık bir sürede üç günde de olabilir. İşte, bu tam da Leila Menchari’nin Tunus Hammamet’teki bahçesinde gerçekleşmiş olandır. Un Jardin en Mediterranee adlı bir parfümü yaratmak durumundaydım. Kurtulmak zorunda olduğum klişeler vardı – yasemin ve portakal çiçeği- ve kendimi uykusuz gecelerde ve tereddütler içinde, boş beyaz sayfalara bakarken buldum. Bir tek Giono’nun yazısı vardı, aşina olduğum bir arkadaş, huzursuzluğa karşı bir tılsım ve yaptığım herşeyde kullandığım bir örneklem, o yardımsever bir baba gibiydi. O süreç çok rahatsız edicidir ancak birşeyler bulmak için de gerekli, bir anlam ifade eden kokuya özgü işaret, Akdeniz’i akla getiren birşey. O gün, genç bir kız bir bardak şampanyanın içinde, gülümseyerek incir yaprağı kopartır ve aniden işte işaret oradadır. Bu koku güçlü sembolik işarettir ve bir anlamı vardır. İncir ağaçları bütün Akdeniz’de bulunur ve onun kokusu tüm erkekleri bir araya getirir. Gidecek bir yön bulunca, sadece anlatacak bir hikayeye ihtiyacım kalmıştı. Bir kompozitör veya bir ressamla mukayese edildiğinde kendimi bir nevi parfüm yazarı gibi hissettim ve bu bana daha doğru gibi geldi. Koku sözlüğünde on bin molekül vardır; müzik sadece yedi nota ister, ressam üç ana üç ara renge ihtiyaç duyar.”

Un Jardin En Mediterranee, Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı idare ederken, etrafa yayılımı yüksek sayılmaz. İlkbahar-yaz dönemi için iyi seçeneklerden birisi. Uniseks olarak piyasaya sürülmüş. Hafiften kadın tarafına yakın dursa da böyle şeyleri umursamayan erkekler rahatlıkla kullanabilir.

Koku Güzelliği:10/8

4 Nisan 2022 Pazartesi

Hermes – Eau des Merveilles (2004)

Hermes’in 2000’li yılların başında karşımıza çıkardığı yeni konseptinin ismi Merveilles idi. İlk Merveilles parfümü 2004 yılında raflara çıktı ve kadınlar içindi. Düz duramayan şişesi ve benzersiz kokusuyla Eau des Merveilles ilgi çekti. Büyük bir hit olamadı ama devam parfümleri gelmesini sağladı. İlk Merveilles’ten 16 yıl sonra bile devam kokularının geldiğini görüyoruz.

Eau des Merveilles Hermes’in internet sitesinde baharatlı-kuru olarak sınıflandırılmış. Üç ana öğeden bahsedilmiş: Elemi, benzoin ve acı portakal. Büyüleyici, ışıltılı ve sıcak olarak tanımlanmış. Ayrıca parfümün arkasındaki hikaye şöyle anlatılmış: “2004 yılından bu yana, Eau des Merveilles, Hermes’in harikalarının kapısını açan anahtar olmuştur. Masumiyetten fantaziye, çocukluk hayallerinden kadınlığa, sıra dışı olanın gün ışığına çıktığı bir dünya. Yıllar geçtikçe, şiirsel büyü havasına taşınıyoruz. Büyüteci andıran yuvarlak şişelerindeki kokular, dünyayı yeni ve harika açılardan görmek için büyülü güce sahip. Harikaların anahtarı, güpegündüz yıldızların kökenidir.”

Eau des Merveilles’in ilk dakikalarında turunçgil yağlarını andıran çok çekingen koku karşımıza çıkıyor. Limondan ziyade tatlı ve kremsi portakalı andıran ilk saatler kaliteli ve benzersiz denebilir. İlerleyen saatlerde kremsi tatlı portakala biraz reçinemsi yapı ekleniyor. Hermes’in bahsettiği elemi bu noktada devreye giriyor olabilir. Sonlarda kremsi portakal devam ederken daha odunsu yapıya evriliyor.

Bazı parfümler vardır, kokusunu tanımlamakta oldukça zorlanırsınız. Eau des Merveilles basit gibi görünse de anlatması ve tanımlaması zor bir parfüm. Kimi yorumcular onu tuzlu ambergrise benzetiyor bazıları da sıcak taşların üzerine bırakılan portakal kabuklarına benzetiyor. Bence kremsi tatlı portakal ve odunsu notaların ağırlığında ilerliyor. Onun reçineli yapısı geri planda hissediliyor. Odunsuluk olaraksa kuru sedir ağacından ziyade daha soyut ve ambere yakın ağaçsı yapıdan söz edilebilir.

Eau des Merveilles’in en sıra dışı tarafı nota piramidini ters çevirerek tasarlandığı iddia edilmesi. Bu parfüm bilinen üst, orta ve alt notalar klişelerinin biraz dışına çıkıyor. Normalde alt notalarda olması gereken vetiver, sedir ağcı ve meşe yosunu üst notalarda kullanılmış. Alt notalar da ise limon ve portakal bulunuyormuş. Üst notalara odunsular, son kısım olan alt notalara da turunçgiller yerleştirilmiş. Yani koku piramidini tersine çevirmiş tasarımcılar. Oysa kullanım döneminde üst notalarda yoğun odunsu kullanıma ve sonlarda da baskın portakala rastladığımı söyleyemem.

Eau des Merveilles benzerine az rastlanabilecek kaliteli turunçgil parfümüne benziyor. Kimi yorumcular onu uniseks kullanıma yakın bulsa da hafiften kadınsı çağrışımlar yaptığını düşünüyorum. EDT formunda ve etrafa yayılımı ne yazık ki zayıf. Kalıcılığı idare eder. Turunçgilin verdiği enerjiyle günlük kullanıma rahatlıkla uyar. Bazı kullanıcılar onu yaz parfümü olarak tanımlasa da bence serin ilkbahar günlerine daha çok yakışacaktır. Kremsi ve tatlı tarafı yaz sıcaklarında bir parça ağır hissettirebilir.

Kokusunu Ralf Schwieger and Nathalie Feisthauer tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Hermes – H24 (2021)

Hermes’in 2006 yılında piyasaya sürdüğü erkek parfümü Terre d’Hermes’in dünya çapında çok büyük başarı sağlamasının ardından gözler bu markaya çevrildi. Farklı ve yüksek kaliteli turunçgil kokusuyla Terre d’Hermes şimdiden modern klasikler arasına girdi ve birbiri ardına narenciye kokularını raflara çıkardı Hermes. 2021 yılındaysa yepyeni erkek parfümü, Hermes’i yeniden ilgi merkezi haline getirdi.

H24 isimli erkek parfümü güçlü tanıtım kampanyasıyla boy gösterdi. Pazarlama cümlelerinde pek alışık olmadığımız fütüristik öğeler bulunuyor. Hatta parfümün tanıtım videosunda zamansız ve mekansız sayılabilecek ultra modern metropol kareleriyle karşılaşıyoruz. Hermes, H24’ü sınırların ötesinde bir parfüm olarak tanımlıyor. Ayrıca modern insanın hareket halinde, canlı ve çevresiyle mükemmel simbiyoz içindeki kokusal ifadesine gönderme yapan cümlelere rastlıyoruz. H24’ün dört ana hammadesi bulunduğu da vurgulanmış: Adaçayı, nergis, gül ağacı ve sklaren.

H24’ün açılışı buruk turunçgillerle gerçekleşiyor. Sessiz ve çekingen turunçgillerin greyfurda benzediğini söyleyebilirim. İlk dakikalardan sonra turunçgillere neredeyse sabunsu çiçekler ekleniyor. Hermes’in de parfümün resmi tanıtımında bahsettiği çiçeksiliğin nergisten geldiğini düşünebiliriz. Tabii burada kadınsı çiçeksilikten ziyade garip metalik yapaylık algılanıyor ki çoğu kullanıcı bu durumdan şikayetçi. Sonlarda büyük değişim olmuyor. Plastiğimsi çiçeklere eklenen odunsu notalarla kapanış gerçekleşiyor.

Öncelikle belirtmeliyim ki sadece benim değil çoğu erkek parfüm severin Hermes denilince aklına Terre d’Hermes geliyor ve bu durum şüphesiz marka için aşılması ciddi bir sorun. Her yeni çıkan Hermes erkek parfümü Terre d’Hermes’le hem kokusal hem de kalite anlamında karşılaştırılıyor. Oysa ki Terre d’Hermes gibi parfümler çok az karşımıza çıkar ve H24’te çoğumuz Terre’nin hayaletini arıyoruz. Oysa H24 biraz farklı yol seçmeye çalışmış.

H24, aromatik turunçgil tarafına yakın duruyor. Parfümün ilk birkaç dakika sonra üzerine çöken o tuhaf metalik çiçeksilik veya her neyse hem koku güzelliğini hem de kalite algısını düşürüyor. Kimi H24 kullanıcıları bu kokuyu sıcak demire bile benzetiyorlar ki haksız sayılmazlar. Parfümün genel yapısı gayet basit, minimal, düz çizgide ilerliyor ve sürpriz yapmıyor. Evet, farklı ve bir parfüme benzetemiyorsunuz ama hayatınızın parfümü olacağının ipuçlarını veremiyor. Bu anlamda Hermes markasından her zaman beklentimiz yüksek fakat H24 beklentilerimi karşılayamıyor.

Bu haliyle hoş bir ofis kokusu olması yönüyle dikkate alınabilir ama daha iyi turunçgil merkezli eserler varken H24’ün işi zor gibi görünüyor. En büyük sorun ise parfümün performansı alanında yaşanıyor. Kalıcılığı iyi olsa da etrafa yayılımı oldukça az ki ilerleyen yıllarda Eau de Parfum versiyonunun çıkacağının işaretini veriyor. Bu Eau de Toilette’yi ne kadar sıkarsanız sıkın, kısa süre içinde hemen içine kapanıyor ve dikkatlice koklamazsanız algılayamıyorsunuz.

İlkbahar-yaz dönemine uygun H24, Hermes’in dediği gibi yüksek teknoloji ürünü bir parfüm mü emin değilim. Eğer gelecekte erkek parfümleri böyle kokacaksa, 1980’li yılların parfümlerini bol bol stok yapmamız gerekebilir. Metalik, ısınmış ütü gibi kokmaktansa turunçgilli şipre kokmayı tercih ederim.

Kokusunu sektörün tanınmış isimlerinden Christine Nagel tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5

5 Aralık 2019 Perşembe

Hermes – L’Ambre des Merveilles (2012)

2004 yılında Eau des Merveilles ismiyle piyasaya sürülen Hermes parfümünün yakaladığı başarı üzerine devam parfümleri gelmeye devam ediyor. İlk Merveilles’in üzerinden on dokuz yıl geçti ve on sekiz parfümlük seriye ulaştı Merveilles’ler. Serinin en popüler iki devam parfümü Elixir ve L’Ambre olarak öne çıktı. Kullanım döneminde Elixir des Merveilles’i beğenmiştim ve şimdi sıra geldi L’Ambre des Merveilles’e.

Hermes’in internet sitesinde “Amber ve vanilya ile sarıp sarmalanmış, sıcak ve şehvetli, gizemli ve olağanüstülüğün harmanı” olarak tanıtılmış L’Ambre des Merveilles. Ayrıca parfümün yaratıcısı Jean-Claude Ellena “Sihrin parfümü. Kadın için amber ağacı, şaşırtıcı ve büyülü” olarak bahsetmiş L’Ambre’den.

Parfümün açılışı tatlı ve kremsi meyvemsi-turunçgil benzeri kokuyla gerçekleşiyor. Karamelimsi ve neredeyse pudralı üst notaları gayet güzel ve tanımlanması zor denebilir. Orta bölümde tatlı, kremsi yapı değişmiyor. Orta notalarda parfüme ismini veren amber ortaya çıkıyor. Burada kadifemsi ya da koyu-karanlık-egzotik amber bulunmuyor. Pudramsı, lezzetli ve modern amber onu koklayanları yumuşak ve kararlı şekilde selamlıyor. Son bölüm, orta kısmın paralelinde ilerliyor. Kapanışta lezzetli vanilya ekleniyor amberin yanına. L’Ambre’nin bende çağrıştırdı hemen hemen bunlar.

Öncelikle bu parfümü hangi ana kategoriye yerleştireceğime karar veremedim. Tipolojik kafa karışıklığımı kenara bırakacak olursam bazı platformlarda oryantal vanilya olarak sınıflandırılmış ki haksız sayılmazlar. Gerçi buradaki oryantal taraf gayet modern, günümüze yakın, leziz, karamelimsi ve neredeyse gourmand. Büyük resimde vanilyamsı amberin ağırlığından bahsedebiliriz. Tabii kadınsı-sabunsu olmayan pudramsılığı ekleyebiliriz. Ve parfümün üzerinde dolaşan meyvemsiliği-turunçgilleri ve tuzlu karameli de eklemek lazım. Mandalina olduğunu tahmin ediyorum bu meyvemsiliğin kaynağını ama emin değilim.

L’Ambre, Merveilles serisine (denediklerime istinaden) uzak durmuyor. Kokusu 2004 çıkışlı ilk versiyondan ziyade Elixir des Merveilles’i andırıyor. L’Ambre sonuçta devam parfümü ve orijinaline benzemesi beklenirken, bir diğer devam parfüm Elixir’e daha çok benzemesi ilginç olmuş. Bu durumda L’Ambre’yi Eau ile değil de Elixir’le kıyaslamak daha doğru olabilir.

İsmindeki amberi görünce koyu, ağır, bayık amber kokusu beklerken ummadığım formla karşılaştım. L’Ambre, kullanımı ve sevmesi kolay harika bir amber parfümü. Ambere eklenen lezzetli ve kaliteli vanilya onu daha da cazip kılıyor. Parfümün yaratıcısı bay Ellena’nın genellikle muhteşem turunçgil kokuları üzerine uzmanlaştığını biliyoruz. Burada ferah ve yazlık koku formu yok. Yine de parfümün üzerinde belli belirsiz dolaşan portakal-meyve gibi notalar geziniyor. Farklı bir tarza sahip L’Ambre.

Bir taraftan da tanıdık geliyor kokusu. Kimi kullanıcıların deriye benzettiği orta kısımdaki hissiyat konusunda emin değilim. Bu algıyı Emporio Armani She ve Si yaşatmıştı bana enteresan şekilde. Hiç bahsedilmemiş fakat bu iki parfüme uzaktan olsa benzettim L’Ambre’deki amber-vanilya kullanımını. Tabii burada tuzlu karamel benzeri yapıyla onlardan ayrılıyor. Karamelimsi koku, çikolata gibi kokmuyor, adeta sucul karamel gibi fakat ferah da değil L’Ambre’nin genel tarzı.

Sonuç olarak oldukça beğendim L’Ambre des Merveilles’i. En az Elixir des Merveilles kadar güzel hatta ondan daha fazla sevdim. Şu haliyle Merveilles serisinin denediğim en güzel parfümü L’Ambre diyebilirim. Gayet basit, sade, ölçülü, kaliteli, lezzetli, benzersiz ve kalıcılık olarak da çok iyi iş çıkarıyor.

EDP formunda. Etrafa yayılımı çok güçlü değil ama ara ara kıyafetlerinizden kendisini size hatırlatıyor. Kalıcılığı gayet iyi, inatçı ve dirençli. Parfümün tasarımcısı Jean-Claude Ellena onu kadınlar için yarattığını söylese de bence erkekler de kullanabilir. Üzerime bol bol sıkıp dış mekanlarda kullanmama rağmen abartılı şekilde feminen davrandığını söyleyemem. Yine de hafiften kadınsı tarafa yakın duruyor.

Sıcak yaz mevsimi dışında serin-ılık-soğuk havalarda rahatlıkla kullanılabilir. Tabii sıcak ve amberli-vanilyalı yapısından dolayı sonbahar-kış döneminde daha iyi tepkiler vereceğini düşünüyorum.

Koku Güzelliği:10/7.5

11 Nisan 2019 Perşembe

Hermes – Elixir des Merveilles (2006)

Hermes’in 2004 yılında piyasaya sürdüğü Eau des Merveilles isimli kadın parfümü, kokusever hanımefendiler tarafından oldukça beğenilmişti. İlginç hatta sıradışı nota dizilimi ve kadın parfümü olmasına rağmen erkek kullanımına göz kırpmasıyla benim de sevdiğim bir parfüm Eau des Merveilles. Ilık ilkbahar-erken yaz döneminde kullanacak parfüm bulamayan kokuseverlerin yardımına koşan Eau des Merveilles’in, yıllar içinde birçok devam parfümü piyasaya sürüldü. Limitli üretim Merveilles’lerle birlikte 15’i aşkın parfümlük seri haline geldi Merveilles çetesi.

2004 yılı çıkışlı ilk Eau des Merveilles’ten sonra serinin en sevilen ve popüler parfümü 2006 yılı çıkışlı Elixir des Merveilles oldu. Oldukça hafif ve çekingen kokan ilk Eau des Merveilles’in aksine güçlü ve dayanıklı koku imajı çizen Elixir des Merveilles, en az ablası kadar farklı ve erkek kullanımına yakın diyebilirim. Hermes’in internet sitesinde “ağız sulandıran ve şehvetli karışım” olarak tanıtılan Elixir des Merveilles’i, bizzat parfümü yaratan ünlü burun Jean-Claude Ellena “Sürpriz içeren ve sihirli, kadın için amber parfümü” olarak tanımlamış. Hermes tarafından kokusu “karamelize edilmiş portakal kabuğuna” benzetilmiş.

Parfümün açılışı tatlı turunçgillerle gerçekleşiyor. Ferah olmayan canlı, parlak ve neredeyse tatlı-tuzlu turunçgillerin bergamot, neroli ve portakal çiçeğini andırdığını söyleyebilirim. Yüksek kaliteli başlangıcından sonra orta kısma geçiliyor. Orta notalarda tatlı turunçgiller devam ederken, baharatlar yavaş yavaş oyuna giriyor. Geri planda kalmaya çalışan baharatların yanında reçinemsi sedir ağacı da yerini alıyor. Başlangıcıyla paralel ve aynı tatlılıkta ilerleyen kokusu, kapanışta da büyük değişim yaşamıyor. Odunsu tarafa biraz daha kayan alt notalar egzotik ve karanlık olmayan reçinemsi amberle son buluyor.

Elixir des Merveilles ne safkan meyveli ne çiçeksi ne oryantal ne de baharatlı, belki de hepsinin karışımı bir iksir. Baharatlar derken acaba hangisi: kimyon, zencefil hatta biber! Turunçgil derken hangisi: Bergamot, neroli, portakal çiçeği ya da portakal! Neredeyse kremsi hatta yağlımsı bir şey bu parfüm. Sedir ağacının üzerine bırakılmış ve güneşte kavrulan şekerli portakal kabuğu gibi mi kokuyor? Muhtemelen hem evet hem hayır. Tatlı reçine, köksü olmayan paçuli veya egzotik olmayan amberle bile ilişkilendirilebilir onun tarzı.

Elixir des Merveilles’e biraz önce “şey” dediğimin farkındayım ve bilinçli olarak söyledim. Çünkü onun kokusu bir konfor ya da ofis parfümü değil, garip şekilde ana akımın tematik uygulaması gibi. Aslında hem Jean-Claude Ellena’nın diğer parfümlerini (Terre d’Hermes, Voyage, Jour ve Eau des Merveilles) anımsatıyor Elixir des Merveilles, hem de üstat Ellena’nın bu kadar reçineli, sıcak baharatlı esere nasıl imza attığını da sorgulamama sebep oluyor. Çünkü Elixir des Merveilles hem onun diğer parfümlerini hatırlatıyor hem de Ellena’nın ferah, kullanımı kolay, etrafa fazla yayılmayan/inatçı olmayan sakin parfümlerine karakter olarak benzemiyor. Çelişkilerin ve arada kalmışlıkların parfümü belki de.

İnsan zihni (en azından benimki parfümleri yorumlarken) karşısına çıkan yabancı bir durumu her zaman kafasında daha önce bulunan şablona oturtmak ister. Ormanda yürürken bir hayvan görürsünüz ve daha önce bildiğiniz bir hayvanla eşleştirmeye çalışır zihniniz. Bu durum belki de hayatta kalma içgüdümüzün bilinçaltına gönderdiği mesajlardandır. Ya da bir parfüm koklarsınız ve zihninizde tartmaya başlarsınız onu. Acaba hangi parfüme benziyor, çiçeksi mi meyveli mi, yasemin mi var misk mi kullanılmış gibi… Çoğu zaman izlenimlerimiz ve geçmiş tecrübelerimiz bizi yönlendirir veya kafamızdaki basmakalıp hayaller bizi sınırlar. Elixir des Merveilles’i kokladığımda onu kafamdaki hazır şablonlardan birisine oturtamadım. Bu iyi mi kötü mü tartışmak anlamsız, önemli olan vaka… Aklıma yatan en kestirme tanım: Turunçgilli, reçineli, şekerli, yağlımsı, kekremsi, baharatlı, sıcak odunsuluğa sahip diyebilirim.

Sonuç olarak Elixir des Merveilles’in seven kitlesi olduğunu görülüyor. Bana bu parfümü ulaştıran değerli Mine hanım da o aşık olan kesimde duruyor. Ben ise bu parfümü beğenmekle birlikte aşık olduğumu sanmıyorum. Onu üzerinize sıktığınızda garip, canlı enerjisi ve yumuşak kokan hoş karakteri var ama düz çizgide ilerleyen yapısıyla ve tematik turunçgil tarzıyla sanırım onunla tanıştığıma memnun olanlar grubunda bulunacağım.

EDP formundaki Elixir des Merveilles’in performansı fena değil. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı yeterli. Dirençli ve ara ara kendisini size anımsatıyor saatler geçse bile. Erkekler de kullanabilir onu ama hafiften de olsa kadın parfümü olduğunu hissettiriyor. Çoğu kişi onu sıcak yaz günlerinde kullandığını söylese de bence serin ilkbahar döneminde rahatsız etmeden rahatlıkla üzerinizde taşıyabilirsiniz. Günlük kullanıma da uyum sağlayacaktır.

Koku Güzelliği:10/7

19 Kasım 2018 Pazartesi

Hermes - Twilly d’Hermes (2017)

Hermes’in yeni kadın parfümü Twilly d’Hermes, bir anlamda Hermes markasını seven kadınlar için tasarlanmış. Özgür, cesur, iletişimi becerisi yüksek, yaramaz Hermes kızları için yaratılan Twilly d’Hermes, kendi internet sitesinde çiçeksi, baharatlı ve egzotik olarak nitelendirilmiş. Oluşturulma aşamasında şu üç nota öne çıkarılmış Twilly d’Hermes’te: Zencefil, sümbülteber ve sandal ağacı.

Twilly d’Hermes’in açılışı sabunsu-pudralı yapıyla gerçekleşiyor. Çoğu yorumcunun üst notalarda zencefil olduğunu yazması bana bunun doğru olduğunu anlatmıyor. İlk saniyelerde keskin ve yoğun baharatsılıktan bahsetmek zor. Zencefil varsa da pudramsı pürüzsüzlüğün arkasına saklanmış. Yüksek kaliteli oda spreylerini andıran ilk dakikalardan sonra orta kısımda sümbülteber kendisini gösteriyor. Başlangıçtaki sabunsu yapı yavaş yavaş yerini kremsi sümbültebere bırakıyor ki orta notaları çok güzelleştiriyor bu durum. Orta bölümde lezzetli ve tatlılığı abartılmamış kremsi/vanilyamsı sümbülteber belki de parfümün en başarılı kısmı. Son bölümde kremsi yapı devam ediyor. Kimilerinin plastiğe benzettiği kapanış da biraz o hissiyat olsa da yumuşak sandal ağacı son noktayı koyuyor.

Twilly d’Hermes’in öncelikle kaliteli bir kadın parfümü olduğunu söyleyebilirim. Rahatsız edici yapaylık ya da uyumsuzluğa rastlamadım. Sonrasında pudralı, tatlı, kremsi bir çiçeksi parfüm olduğunu da belirteyim. Baharatın genel kompozisyonda büyük yer kapladığını düşünmüyorum. Çiçeklerden kastım tabii ki sümbülteber. Normalde sümbülteber çoğu zaman kadın parfümlerinde Fracas ve Carnal Flower’daki gibi fazlaca kuru, ağır, feminen verilir. Burada neyse ki gayet yumuşak, kremsi ve lezzetli verilmiş. Bu anlamda az sayıda sevdiğim sümbülteber parfümünden birisi oldu. Son kısımdaki sandal ağacı da orta bölümdeki sütsü sümbülteberle uyumlu ve uysal. Samsara’daki gibi çılgın, sıcak ve baharatlı sandal ağacı yok kapanışta ki böyle olmasından memnunum.

Twilly d’Hermes, yumuşacık adeta pembe pamuk şekerleri gibi bir parfüm. Evet, onu bir renge benzetsem kesinlikle pembe olurdu. Narin, sakin, pozitif, barışçıl, hoş bir çiçeksi denebilir. Evet, belki tekdüze ilerliyor, sürpriz yapmıyor ve derin kokmuyor fakat onun amacı bu değil muhtemelen.

Çoğu kişinin sevebileceği bu tatlı kız, başlangıcı dışında bana uniseks kullanıma yakın geldi. Belki de bu tür kremsi/sütsü/vanilyamsı çiçeksileri seviyorum ve onun için hoşuma gitti. Sade ve minimalist Twilly d’Hermes acaba Jean-Calude Ellena’nın eseri mi diye bakarken tasarımcısının Christine Nagel olduğunu gördüm ve şaşırdım.

Genel olarak çoğunluk kullanıcının pek beğenmediği Twilly d’Hermes’i ukala burnum beğendi 🙂 Harika olmasa da bence çok kolay kullanabilecek, her ortama uyabilecek tanıdık kokusuyla ve biraz çocuksu olsa da ilginç şişesiyle hoş bir hediye olabilir. Tabii fiyat etiketi göze alınabilirse.

EDP formundaki Twilly d’Hermes’in performansı harika değil. Kalıcılığı idare etse de etrafa yayılımı zayıf. Genç-yaşlı her kadına uyar kokusu. Serin ilkbahar-sonbahar dönemleri kullanmak için daha uygun görünüyor.

Koku Güzelliği:10/7

30 Ekim 2018 Salı

Hermes – Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver (2018)

Lüks tüketim sektörünün en önemli markalarından Hermes’in 2006 yılında piyasaya sürdüğü erkek parfümü Terre d’Hermes’in dünya çapında ne kadar başarılı olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım. Jean Claude Ellena’nın elinden çıkan Terre d’Hermes, öylesine ilgi gördü ki Hermes bu duruma seyirci kalamadı anlaşılan.

2018 yılına kadar on civarında devam parfümü piyasaya sürülen Terre d’Hermes’in 2018 çıkışlı versiyonunun adı Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver oldu. Klasik Terre d’Hermes ile aynı şişeye sahip olan Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver, isminden de anlaşılacağı üzere vetiver notasını merkeze almış. Bakalım Hermes’in yeni erkek parfümü yeterince iyi mi?

Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver’in açılışı aromatik ferah turunçgillerle gerçekleşiyor. Yeşil sayılabilecek ilk saniyelerden sonra azıcık ferah biber ekleniyor kompozisyona. Orta kısımda parfüme ismini veren vetiver artık kendisini gösterip kokuyu tamamen domine ediyor. Köksü ve ferah sayılabilecek vetiverle kapanış gerçekleşiyor.

Kokunun analiz kısmının kısa olduğunun farkındayım çünkü Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver, çok basit bir parfüm. Ana gövdeyi oluşturan nemli ve odunsu vetivere eşlik eden turunçgilleri saymazsak, hemen hemen hiç değişmiyor ve fazlaca derin kokmuyor. Bu anlamda abisi Terre d’Hermes’i örnek almış sanki. İki parfüm de gayet basit, sade, kullanımını kolay ve şık.

İki parfümün benzerliği sadece minimalizm anlamında gerçekleşmiş sanki. Koku formu olarak büyük benzerlik yok Terre d’Hermes’le. Terre D’Hermes Eau Intense Vetiver, tamamen ıslak, yeşil ve köksü vetiver kokuyor ve turunçgillere büyük yer vermiyor. Klasik Terre d’Hermes ise turunçgil parfümü ve vetiveri oldukça kuru/tozlu veriyor. İsimleri ve şişeleri benzer olsa da iki parfüm farklı yapıda diyebilirim.

Fotoğraf fragrantica sitesinden alınmıştır.

Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver, tabii ki bir Hermes parfümü olduğunu kalitesiyle size hissettiriyor. Olabilecek en kaliteli ve pürüzsüz vetiver kullanımıyla sizi üzmüyor ve Hermes’in şık karakterini yansıtıyor. Evet, parfüme özenilmiş ve piyasa işi yapaylıktan uzak durulmuş. Bu anlamda Hermes zaten çoğu zaman şaşırtmıyor bizi.

Fakat… Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver, ne yazık ki o kadar basit ve tek düze kokuyor ki vetiver sevenler dışında çoğu kişinin bir süre sonra sıkılabileceği kadar cansız, durağan, sürprizsiz. Belki de vetiver merkezli parfümler bana hep aynı geliyor bilemiyorum.

Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver’i iki parfüme benzettim. Birisi Tom Ford’un Grey Vetiver’i, diğeri Guerlain’ın ünlü klasiği Vetiver. Zaten bu üç parfümün birbiriyle rekabet edeceğini düşünüyorum ve bu üç kaliteli vetiver parfümü, bu tarz kokuları sevenler için önemli örnekler. Yine de yüksek fiyatına istinaden denemeden almanızı her zaman ki gibi önermem.

Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver’in kokusunu ilginç bir şekilde Jean Claude Ellena değil de sektörün tanınan isimlerinden Christine Nagel yapmış. EDP formundaki Terre d’Hermes Eau Intense Vetiver’in kalıcılığı gayet iyi. Etrafa yayılımı ilk bir saat fena değil. Erkek kullanımına yakın dursa da vetiver seven kadınların kullanmasında hiç sakınca yok. Soğuk kış mevsimi dışında her zaman kullanılabilir.

Koku Güzelliği:10/7

21 Temmuz 2016 Perşembe

Hermes – Bel Ami Vetiver (2013)

1970 ve 1980’li yılların şöhretli parfüm klasiklerine küçük dokunuşlarla yeniden hayat veriyor bir süredir Hermes ve Jean Claude Ellena. Equipage Geranium, Amazon Rose ve Bel Ami Vetiver olarak piyasaya sürülen parfümler, bir dönemin önemli kokularının günümüze uyarlanması gibi düşünülebilir.

Tabii bizim gibi parfüm severler için ilginç deneyim oluyor Jean Claude Ellena gibi bir ismin, eski klasikleri yeniden yorumlamasına şahit olmak. Günümüzün en başarılı parfümörlerinden kabul edilen Ellena, eski şöhretlerin elinden tutuyor ve bir anlamda günümüze uyarlıyor. Aslında Ellena, eski ile yeni arasında köprü kuruyor. Bu anlamda işinin zor olduğu çok açık.

Bel Ami Vetiver, bir devam parfümü olarak karşımızda. 1986 yılında hayatımıza giren enfes Bel Ami’nin, oldukça uzun sayılabilecek zaman sonunda vetiver temalı devam parfümü 2013’te piyasaya sürülünce, açıkçası çok heyecanlanmadım. Belki de devam parfümü olması nedeniyle biraz küçümsemiş olabilirim ama kader bizim yollarımızı kesiştirdi Bel Ami Vetiver ile.

Parfümün açılışı acı-kuru turunçgillerle gerçekleşiyor. Yeşil, tozlu sayılabilecek turunçgiller bergamot olabilir. Biraz da aromatik otlar eşlik ediyor. Üst notalarda eski-nostaljik hissiyat mevcut. Evin ablasının hacı yağlarına benzettiği ve beğenmediği başlangıcı bence fena değil. Orta kısımda yeşil tema geri çekilirken yumuşak baharatlar hissediliyor. Orta bölümde hoş bir dumansılık mevcut. Deri ise orta kısmın en etkili ismi. Biraz plastiğimsi verilmiş deri. Ağaçsı ve neredeyse kuru tütsümsü dumansılık son bölümde yerini köksü vetivere bırakıyor. Kapanışta yosun-meşe yosunu benzeri yapı algılıyorum. Ne güzel bir sürpriz.

uclu sis

Bel Ami Vetiver, Jean Claude Ellena’dan beklemeyeceğim kadar katmanlı ve zengindi. Genellikle basit ve gösterişsiz parfümlerine rastladığım Ellena, bu sefer oldukça derin çalışmış. Üst-orta-alt notaların değişkenliği rahatlıkla izlenebiliyor. Notalar temiz ve net. Yapaylık hissiyatı yok denebilir. Sadece orta kısımdaki deri bölümü biraz plastiğimsi, onun dışında sorun görünmüyor.

Bel Ami Vetiver, çok şık, erkeksi ve olgun bir kompozisyon. Pek tatlılık barındırmayan, resmi, kuru yapısı, onu çok genç arkadaşlar için uygun seçenek olmaktan çıkarıyor. Karşı cinsin yani kadınlarınsa pek ilgisini çekeceğe benzemiyor koku karakteri. Başlangıcı biraz eski koksa da ilerleyen saatlerde gayet modern Fransız beyefendisine dönüşüveriyor. İsmindeki vetiver vurgusuysa şaşırtıcı çünkü son bölüm dışında vetiver büyük yer kaplamıyor ana yapıda. Deri önplanda ki bu da normal çünkü orijinal Bel Ami, ağırlıklı olarak deri parfümüydü. Bu yeni versiyonun, deriyi es geçmesini beklemek doğru olmazdı. Ellena da deriye büyük yer vermiş Bel Ami Vetiver’de.

Sonuç olarak dünyayı yerinden oynatmayacak, zihinleri allak bullak etmeyecek bir iş. Müthiş yaratıcılık barındırmıyor ama kusursuza yakın koku deneyimi sunuyor. Otuz yaşın üzerinde olan ve kendisine kullanacak parfüm bulamayan beyefendiler, yüksek kaliteli takım elbise kokusuna sahipler artık. Günlük kullanımda da sırıtmayacaktır. İşin ilginci, daha çok sonbahar mevsimini çağrıştıran kokusu, bu çok sıcak temmuz ayında bol bol kullanmama rağmen rahatsız etmedi.

parlak sis yen

Çoğu kişinin performansını başarılı bulduğu EDT formundaki Bel Ami Vetiver, parfümleri emen cildimde yine çok fark edilir olmadı. Ortanın altındaki fark edilirliğine rağmen yeterli derece kalıcılık sağlıyor.

Koku Güzelliği:10/8