25 Haziran 2026 Perşembe

Hermes - Terre d’Hermes: Minimalist Aromatik Turunçgiller

Başarılı lüks ürünler markası Hermes’in parfümlere ilgisi 1950’li yılların başına kadar gidiyor. Genellikle çılgın fiyatlara satılan çantalarıyla tanıdığımız Hermes’in 2006 yılında parfümör Jean-Claude Ellena ile işbirliğinden Terre d’Hermes isimli parfüm doğdu ve kısa zamanda en çok satan erkek kokularından birisi haline geldi.

Terre d’Hermes’in bu kadar sevilmesinin sebebi ilginç turunçgil temasına sahip olmasıydı. Genellikle tekdüze kokan turunçgil parfümlerine Jean-Claude Ellena olağanüstü doğallık ve tozlu yapı ekleyerek hem basit hem de çarpıcı narenciye parfümü meydana getirdi.

Daha önce örneği var mı bilmiyorum ama çakmaktaşı isimli notayı parfümlerde ilk kullanan parfüm olabilir Terre d’Hermes. Tabii ki parfüme çakmaktaşı eklenmedi ama kokusunun minerali andıran çakmaktaşına benzeyen tozlu karakteri oldukça ilginçti.

İlk çıktığı yıllarda kullandığım Terre d’Hermes bildiğiniz toprağımsı turunçgile benziyordu. Aradan geçen uzun yılların ardından tekrardan kullanmaya başladığım Terre d’Hermes’teki o sıradışı toz-toprak kokusunun geri plana itildiğini ve asidik portakal-narenciye aksının güçlendiğini düşünüyorum.

Anladığım kadarıyla Terre d’Hermes hafif çaplı reformülasyon geçirmiş ve topraksı/mineral portakal tavrını değiştirip leziz-tuzlu, aromatik Akdeniz otlarını çağrıştıran yapının yanında portakal alanına adım atmış. İlk yıllardaki Terre d’Hermes devrimsel turunçgil parfümüyken güncel hali herkesin sevebileceği yumuşak portakala evrilmiş. İlk Terre d’Hermes güneş altında ısınmış çöl kumlarının üstüne konmuş portakala benzerken, şimdiki hali aromatik otsu, mayhoş, narenciyelerden oluşan karma esere dönüşmüş.

Terre d’Hermes bu sene yirminci yaşını kutluyor. Hala çok temiz, lüks, minimal yapıda ama ortaya çıkan onlarca hem akım hem de niş rakibiyle boy ölçüşmekte zorlanıyor. Parfümün baştan sona hiç değişmeyen çizgisi bir süre sonra tekdüze hissettiriyor, yüksek beklentiyi düşürüyor. Diğer taraftan da kaliteli ve pürüzsüz tarafıyla size Hermes lüksünü ve elitizmini yaşatıyor.

Eğer saldırgan olmayan leziz ve kaliteli portakal parfümü arıyorsanız Terre d’Hermes iyi seçenek fakat çekingen yapısı ve uzun süreli kullanımda sıkıcı olma ihtimalîni de göz ardı etmeyin.

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı ve etrafa yayılımı yüksek sayılmaz. İlkbahar-yaz günleri için düşünülebilir. Günlük kullanıma, rahat kıyafetlere yakışacaktır. Tam bir ofis kullanım dostu parfümlerden. Onu koklayıp beğenmeyecek kişi sayısının az olacağını tahmin ediyorum.

Koku Güzelliği:5/3

6 Haziran 2026 Cumartesi

Jean Paul Gaultier - Le Beau Le Parfum: Lüks Otel Havuzu Kokusu

2019 yılında Jean Paul Gaultier parfüm biriminin başlattığı Le Beau isimli kokusal deneyimler 2026 yılında beş adete yükseldi. Uzun zaman önce ilk çıkan Le Beau’yu büyük hevesle kullanmıştım fakat zihnimde büyük yer edinmemişti. İlk Le Beau’dan üç yıl sonra erkek kardeşi Le Beau Le Parfum raflara çıktı. Kimi parfüm platformlarında oldukça övgüler alan Le Beau Le Parfum, hindistan cevizi kokusu sever olarak epeydir ilgimi çekmekteydi.

Jean Paul Gaultier’in her çıkan yeni parfümünden sonra Le Parfum isimli devam kokusu çıkarması artık olağan hale geldi. Le Beau Le Parfum için markanın internet sitesinde üç ana nota öne çıkarılmış: Hindistan cevizi ağacı, tonka fasulyesi ve sandal ağacı. Odunsu amber olarak sınıflandırılmış ve şu tanıtım yazısı eklenmiş:

"Onun çekim gücü nereden geliyor? Duyuları itaatsizliğe teşvik eden; taze, son derece bağımlılık yaratan odunsu ve oryantal bir kokunun yasak meyvesi. Baştan çıkarıcı karakteriyle kuralları çiğnemeye davet ediyor."

Le Beau Le Parfum’un başlangıcı tatlı meyvemsilik ve denizi andıran mavi temayla gerçekleşiyor. Onu kullanan çoğu kişinin ananastan bahsettiğini görüyoruz ki haksız sayılmazlar. Canlı, enerjik ve sabunsu sayılabilecek üst notalardan sonra orta kısım denizi andıran tuzlumsu havuz suyunu çağrıştıran tropik yapıda diyebilirim. Son kısım, orta notaların paralelinde ilerliyor. Kapanışta amberin verdiği kadifemsi hissiyatı algılayabiliyorsunuz.

Bazı parfümler vardır ki tanımlaması ve sınıflandırmaya tabi tutulması zor eserlerdir. Le Beau Le Parfum de benzeri özellikler gösteriyor. Kullanıcılar çoğunlukla ananas ve hindistan cevizinden bahsetmişler ama durum pek öyle değil. Burada geri planda sabunsu klorlu su ya da denizden çıktıktan sonra üzerinizi kuruladığınız havlunuza sinen tuzlu-güneş kremi karışımı temayı hatırlatıyor.

Onu kullandığınızda kendinizi Bali’deki lüks bir otelin havuz kenarında hissedebilirsiniz. Hatta Monaco’da demirlemiş mega yatta yaz akşamı verilen partide etraftan burnunuza gelen aromaları bile aklınıza getirtebilir. Kokusal anlamda onun benzeri belki Givenchy - Insense Ultramarine veya Bentley - Azure olabilir.

Eğer ozonsu, tatlı, modern, meyvemsi sucul temalı kokuları seviyorsanız şans verebilirsiniz. Genel olarak herkesin sevebileceği, koklaması kolay, iltifat alabileceğiniz, temiz, hoş bir yazlık olarak düşünülebilir. Kullanım döneminde aşık olduğumu söyleyemem. Geri planda hissedilen ozonik yapaylık çok sıcak günlerde rahatsız etse de serin yaz akşamlarında havada bırakacağı hoş rayiha enerjinizi yükseltecektir. Kötü parfüm kesinlikle değil ama son kısımda biraz sıradanlaşıyor.

Le Beau Le Parfum’un tasarımını son yılların en gözde parfümörü Quentin Bisch yapmış. Kalıcılığı ferah bir parfüm için gayet yeterli, etrafa yayılımı normal seviyede. Jean Paul Gaultier’in internet sitesinde Eau de Parfum Intense gibi pek rastlamadığımız konsantrasyona sahip olduğu vurgulanmış. Erkek parfümü olarak sınıflandırılsa da kadınların da kullanabileceğini düşünüyorum.

Koku Güzelliği: 5/3