Tom Ford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Ford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2023 Pazar

Tom Ford – Noir de Noir (2007)

Yakışıklı Teksaslı bay Tom Ford’un kendi ismiyle yarattığı markası dünya çapında büyük işler gerçekleştiriyor. Özellikle parfüm ve kozmetik alanında Tom Ford’un önemli yerlere geleceği görülüyor. Parfümlere büyük yatırım yapan Tom Ford’un, Private Blend isimli kokuları 2007 yılında çıkmaya başladı ve 2023 yılı itibariyle provakatif eserler gelmeye devam ediyor.

2007 yılındaki ilk özel seri parfümlerden Noir de Noir, Tuscan Leather ve Tobacco Vanille ile birlikte erken dönem Tom Ford’ların en popüler eserlerindendi. Tom Ford’un internet sitesinde Noir de Noir karanlık, seksi ve anlayışlı olarak tanımlanmış. Çiçeksi tarafa yakın durduğu belirtilmiş. Üç ana notadan bahsedilmiş: Siyah gül, siyah yer mantarı ve paçuli.

Noir de Noir’in ilk saniyelerinde ağır-yağlımsı paçuli, gül ve safran bizi karşılıyor. Biraz Arap parfümlerini andıran ilk dakikalardan sonra orta bölümde güllü paçuliye yer mantarı benzeri tema eşlik ediyor. Sonlarda çikolatayı andıran vanilyayla kapanışına ilerleniyor.

Noir de Noir’i uzun yıllar önce denemiş ve karanlık-gotik gül kokusu olduğunu hissetmiştim. Aradan geçen yılların ardından Noir de Noir paçulili gül olarak zihnimdeki yerini alıyor. Geri planda biraz safran, çikolata ve yer mantarı algılanıyor. Özellikle orta kısımdan itibaren ekşimsi hissiyat şaşırtıyor. Egzotik ve arabik esintili paçuli ve şekerli olmayan hafiften kadınsı gül onun kokusal özeti adeta.

Popüler ve herkesin sevebileceği gibi formu yok. Tematik ve kimilerinin hacı yağı benzetmesiyle onu günlük kullanıma yakın bulmak kolay değil. Denemeden almak hayal kırıklığı yaratabilir. Ona aşık olduğumu söyleyemem.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyede. Uniseks olarak pazarlansa da kadın kullanımına yakın duruyor. Sonbahar-kış mevsimlerinde kullanmak iyi sonuç verebilir. Kokusunu Harry Fremont, Jacques Cavallier ve Olivier Cresp birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

27 Ocak 2023 Cuma

Tom Ford – Tobacco Vanille (2007)

Parfümler alanında çılgınlar gibi büyüyen Tom Ford markasının, özel seri kokularını ilk olarak 2007 yılında görmüştük. Aradan geçen yılların ardından onlarca özel seri parfümü raflara çıkarttılar. 2007 yılında ilk çıkan özel seri üyelerinden birisi Tobacco Vanille idi ve dünya çapında ses getirdi. Hatta vanilyalı tütün teması üzerine referans alınan modern eserlerden birisi haline geldi, bir çok da benzeri yapıldı.

Uzun yıllar önce denediğim ve sevdiğim Tobacco Vanille’ye karşı sempatim olduğunu saklamıyorum. Her ne kadar reformülasyon geçirdiğine dair söylentiler ortada dolaşsa da genel olarak beğendim. Tom Ford’un internet sitesinde zengin, sıcak ve ikonik olarak tanımlanmış. Odunsu baharatlı tarafa yakın bulunmuş. Anahtar notalarında tütün yaprağı, vanilya ve zencefilin bulunduğu belirtilmiş. Tanıtım cümlesindeyse İngiliz centilmenler kulübü göndermesi yapılmış.

Tobacco Vanille’nin açılışında dumanlı tütün ve keskin kuru baharatlar bizi karşılıyor. Pipo tütününü andıran temaya tarçın-karanfil benzeri baharatlar ekleniyor.  Yüksek kaliteli açılıştan sonra orta kısımda vanilya devreye girmeye başlıyor. Orta bölümden itibaren vanilya marifetiyle tatlılığın arttığını görüyoruz. Sonlarda tütün ve baharatlar geriye geçerken şekerli ve neredeyse mumsu vanilya kapanışı devam ettiriyor.

Parfümlerde tütün notası sever olarak başlangıcındaki dumanlı tütünü sevdim. Kimilerine göre puro/pipoyu andıran ilk bir saati insanı mutlu etmeye yetiyor. Parfüme vanilyanın fazlaca eklenmesiyle mutluluk hissi biraz azalıyor çünkü sıradan ve tek düze vanilya kullanımı bulunuyor.

Tobacco Vanille uniseks olarak pazara sunulmuş. Üst ve orta kısmı erkek tarafına yakınken sonlardaki şekerli vanilyayla kadınların dikkati çekilmeye çalışılmış. Yine de bu arkadaşa erkek parfümü denebilir.

Uzun yıllar önce severek kullandığım Tobacco Vanille’yi yine beğendim ama aşık olamadım. Özellikle vanilya kısmını pek başarılı bulmadım. Dumanlı tütün ise hala çok başarılı.

Sonuç olarak bu tarza yönelik epey parfüm çıktı ve artık sağlam rakipleri var. Özellikle Herod, kokusal anlamda Tobacco Vanille’nin biraz daha üstünde gibi. Her şeye rağmen Tobacco Vanille modern vanilyalı tütün parfümlerinin nirengi taşlarından birisi ve saygıyı hak ediyor.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyede. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor. Kokusunu Olivier Gillotin tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7.5

22 Kasım 2022 Salı

Tom Ford – White Patchouli (2008)

Tom Ford’un imza koleksiyonunda yer alan White Patchouli, ilk çıktığı zamanlardaki popülaritesini bir parça kaybetmiş gibi görünüyor. Tom Ford parfüm biriminin güçlü şekilde pazarladığı White Patchouli, isminden de anlaşılacağı üzere paçuli temasını merkeze alıyor. Buradaki paçuli daha önce rastladığımız kullanımlara pek benzemiyor.

Tom Ford’un internet sitesinde White Patchouli şu cümlelerle tanıtılmış: “Paçulinin duyusal kalbiyle lüks zarif beyaz çiçeklerin şık ahşap notalarla çevrelenmesiyle oluşmuştur. Retro-klasik etkili bu modern koku, bohem şıklığının sofistike yorumudur.”

White Patchouli’nin ilk saniyeleri tuzlu bergamotu andıran turunçgiller ve çiçeklerle gerçekleşiyor. Orta kısımda daha sakinleşiyor ve kuru beyaz çiçeksi tarafa dönüyor. Orta bölümde yasemini andıran keskin yasemin ve geri planda gül hoş ikili olmuş. Sonlarda odunsu paçuli tarafı öne çıkıyor.

Karşımızda eski tarz kadın şipre parfümlerini andıran yapı var. Hafiften tozlu ve kuru hissiyat, onun yeni nesil şekerli paçuli parfümleriyle bağını koparıyor. Aslında çok da köhne ve modası geçmiş davranmıyor. Geçmişi ve şimdiki zamanı bir şekilde içinde birleştiriyor. Tende koklaması konforlu değil. Oysa kıyafette ve etrafa yayılan aurada çarpıcı ve neredeyse seksi yol izliyor.

Tom Ford, imza koleksiyonunda çoğu kişinin ulaşabileceği fiyat politikası uyguluyor. Bunun içindir ki kokular büyük kitlelere hitap etmek durumunda. White Patchouli’yi işyerimdeki kadınların neredeyse tamamının pek sevemediklerini söyleyebilirim. Bu parfüm adeta erkekleri kısa sürede çarpmak ve dikkatlerini çekmek için üretilmiş.

Kalite anlamında kullandığım en sorunlu Tom Ford parfümlerindendi. Kokuda kimi yerlerde plastiğimsi yapaylık var ve üst-orta kısmı yüksek kalite hissi vermiyor. Kullanması ve sevmesi kolay arkadaşa benzemiyor. Onun içindir ki denemeden büyük boy şişesini almak iyi fikir değil.

Bir parfüm platformundaki şu ilginç ve esprili yoruma katılıyorum: “Mineralli ve kuru, büyük, ıslak, küflü bir kayaya gül parfümü sıkmış gibi neredeyse tozlu kokuyor. Ama aynı zamanda, boya hatta bir miktar çamaşır suyu gibi, plastiğimsi veya mumsu bile denebilir. Gereksiz yere karanlık ve karmaşık ama yine de sıcak, tıpkı seksi siyah bir kadının süt dolu antika bir küvette çıplak şarkı söylediği müzik videolarından biri gibi. Bu nedenle, sanatsal ifadesini takdir ediyorum, ancak yine de seksi tuhaflığının kişiliğimle yeterince çatıştığını ve bundan gerçekten zevk almadığımı hissediyorum.”

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ilk dakikalarda oldukça yüksek. Saldırgan ilk patlamanın ardından ortalama derecede üzerinizde hissediliyor. Bu kompozisyona yaş sınırı koyamıyorum deneyin ve size uygun mu görün. Yaz sıcakları için biraz keskin kalabilecek ana yapı, ilkbahar-sonbahar döneminde iyi iş çıkarabilir.

Koku Güzelliği:10/6

4 Temmuz 2022 Pazartesi

Tom Ford – Costa Azzura (2021)

Müthiş başarı hikayesine dönüşen Tom Ford’un moda yolculuğu, parfümleriyle de taçlanmaya devam ediyor. Dünya çapında ses getiren ve sevilen parfümleriyle Tom Ford markası onlarca yeni kokusuyla rakiplerini ürkütürken, bizleri de merak içinde bırakıyor. Her yeni Tom Ford parfümü neredeyse arzu nesnesi haline dönüşüyor.

İlk olarak özel seride karşımıza çıkan Costa Azzura, bir süre sonra Tom Ford’un normal koleksiyonunda aynı isimle yerini aldı. Bu garip durumu Tom Ford ara ara yapsa da Costa Azzura yine de ilgi çekmeyi başardı. Tom Ford’un internet sitesinde Costa Azzura şöyle tanıtılmış: “Deniz havası, taze aromatik notalar, yeşil ağaçlar, narenciyenin güçlendirici havası sahneyi belirler ve derin odunsu kokuları karıştırır.” Narenciye olarak sınıflandırılmış. Üç öğe öne çıkarılmış: selvi, limon ve meşe ağacı.

Costa Azzura’yı ilk sıktığınızda yeşil lavantayı andıran keskin turunçgillerle karşılaşıyoruz. Aromatik otların eşlik ettiği ilk dakikalar ferah ve neredeyse eski kafa bergamotlu fujerleri andırıyor. Orta kısımda ferah sucul baharatlar ve odunsular merkeze geçiyor. Hafiften tuzlu davranan orta bölümün ardından sonlarda sakin odunsu tema öne çıkıyor.

Costa Azzura’yı kimileri St. Tropez adasında tatil yapan zengin iş adamı kokusuna benzetmiş, kimisi de paranın kokusuna yakın bulmuş. Parfümün genelindeki lüks hava algılanabiliyor. Tom Ford çoğu eserinde bu kalite hissini vermeyi başarıyor. Bana göre Costa Azzura, lavantamsı eski tarzı andıran aromatik odunsu bir arkadaş. Genel yapısını kendime yakın bulmasam da bu tip kokulardan hoşlanan erkeklerin seveceğini düşünüyorum.

Tatlılık ve şekerlilik az. Modern parfümlerin tekrar ettiği şekerli narenciyeyi gündemine almamış. Bu anlamda çok genç işi koktuğu söylenemez. Deniz kenarındaki tatil yöresinden ilham almış ve ara ara tuzlu yosun temasını size veriyor.

Costa Azzura erkek kullanımına yakın duruyor. Performansı ne yazık ki iyi değil. Kalıcılığı idare etse de etrafa yayılımı ilk patlama dışında zayıf denebilir. İlkbahar-yaz döneminde kullanmak iyi fikre benziyor.

Koku Güzelliği:10/6.5

10 Şubat 2022 Perşembe

Tom Ford – Black Orchid Parfum (2020)

Tom Ford’un 2006 yılında piyasaya sürdüğü Black Orchid isimli kadın parfümü benzersiz tarzıyla ve küstah yapısıyla dünya çapında büyük başarı kazandı. Black Orchid’in modern zamanların efsane parfümlerinden olmasının ve büyük satış rakamlarına ulaşmasının ardından devam kokuları gelmeye başladı.

2020 yılında Black Orchid’in Parfum versiyonuyla karşılaştık. Yeni nesil popüler parfümlerin çoğunun Parfum versiyonlarını görmeye alıştık. Black Orchid Parfum, Tom Ford’un internet sitesinde amber şipre olarak sınıflandırılmış. Tanıtımında Black Orchid Parfum’un şimdiye kadar yapılmış en lüks ve güçlü versiyonu olduğu vurgulanmış. Ayrıca ilk Black Orchid’in ikonik duyusallığının Parfum versiyonu ile birlikte arttığından söz edilmiş.

Black Orchid Parfum’un ilk dakikalarında klasik Black Orchid’in güçlü esintisini görüyoruz. Şekerli modern meyveler ve bolca tatlı çiçekler bizi karşılıyor. Açıklanan üst notalarda erik görünüyor ki meyvemsiliğin sebebi olabilir. Garip şekerli meyvelerden sonra orta bölümde tatlı çiçekler var. Ylang ylang ve orkide çiçeğinin olduğunu varsaydığım orta kısımdan sonra köksü olmayan kadifemsi paçuliyle kapanış yapılıyor.

Tom Ford’un internet sitesinde Black Orchid Parfum için üç öğe öne çıkarılıyor: siyah orkide, ylang ylang ve paçuli. İlk bir saat kokusal anlamda 2006 çıkışlı Black Orchid’in hemen hemen aynısı denebilir. Parfum versiyonunun orta ve son kısmında tatlılığın biraz azaltıldığı ve paçulinin etkisinin arttığı söylenebilir. İlk Black Orchid fazlaca saldırgan, tuhaf ve rahatsız edici kokarken, Parfum hali daha dengeli davranıyor ve başlangıcını saymazsam daha sevilesi yapıda. İlk Black Orchid’in itici dışa dönüklüğünü sevmiyorsanız, Parfum ile daha kullanılabilir Black Orchid’le tanışma şansınız var.

Black Orchid Parfum, genel olarak tek düze ilerliyor ve uzun süreli kullanımda sıkıcı olacağa benziyor. Onun bolca şekerli tarzı bu tür kokuları sevmeyenleri rahatsız edebilir. İlk Black Orchid kadınlar için piyasaya sürülmüşken Parfum versiyonu hem kadınları hem de erkekleri hedefliyor ki daha önce böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyorum.

Parfum’u koklattığım kimi hanımefendiler onun erkek parfümüne benzediğini ve beğendiklerini belirttiler. Bence erkek kullanımından ziyade kadın tarafına yakın duruyor. Sonbahar-kış mevsimlerinde kullanmak daha iyi fikir gibi görünüyor.

Koku Güzelliği:10/6.5

25 Kasım 2021 Perşembe

Tom Ford - Patchouli Absolu (2014)

2014 yılında Tom Ford’un özel serisine ait parfümü Patchouli Absolu’nun lansmanı yapıldı. Aradan geçen yılların ardından Tom Ford özel serisinin süper starları Tobacco Vanille, Noir de Noir ve Tuscan Leather öne çıktı. Patchouli Absolu ise hiç bir zaman çok popüler olamadı.

Kimi kaynaklara göre Patchouli Absolu’nun beklenen ilgiyi görmemesi sebebiyle üretiminin bitirildiğini okuyoruz. Paçuli temasını seven ve paçuli merkezli parfümlere oldukça ilgi duyan ukala burnum, tabii ki Patchouli Absolu’yu merak ediyordu ve nihayet onunla tanıştık.

Patchouli Absolu’nun ilk dakikalarında ismindeki paçuli özütü öne çıkıyor. Şekerli olmayan kuru ve köksü paçuliye, acımsı buruk otlar eşlik ediyor. İlk saniyelerini kimi hanımefendiler hacı yağlarına benzetebilir ki haksız sayılmayabilirler. Orta bölümde buruk paçuli daha sevilebilir hale geliyor. Bir parça meşe yosunu ve derinin eklendiği paçuli, 1980’li hatta 1970’li yılların maskülen erkek parfümlerini andırıyor. Sonlarda paçuli-deri-meşe yosunu üçlüsü kapanışa kadar devam ediyor.

Patchouli Absolu, dünyevi hatta bir parça uhrevi tavra sahip, soyut ve yalın paçuli tarzına yatırım yapmış. Paçuli merkezli parfümlerdeki o mistik ve kimi zaman Gotik hava az da olsa Patchouli Absolu’da mevcut. İlk dakikaların alışılması zor tarafını geride bırakırsanız oldukça tematik esans sizi karşılıyor. Bu haliyle herkese hitap etmeyeceğini ve günümüzün bol şekerli parfümlerine hiç benzemediğini söyleyebilirim.

Patchouli Absolu daha çok paçuli öğesinin sevenlerine deri ve meşe yosunuyla nostaljik yolculuk yaptırma vaadini sunuyor. Tom Ford özel seri parfümlerin tamamının uniseks olarak sunulduğunu görüyoruz. Patchouli Absolu ise rahatlıkla erkek kullanımına yakın duruyor.

Ona aşık olmasam da paçulinin sanatsal yorumuna göz atmak isterseniz Patchouli Absolu sizi seve seve kabul edecektir. Eğer Mooji’nin Nepal’deki Satsang’larına katılırken hangi parfümü kullanmalıyım gibi sorunsallar ile boğuşuyorsanız Patchouli Absolu’yu önerebilirim. Tabii guru Mooji böyle sorunsalınız olduğunu bilmese daha iyi.

Eau de Parfum formunda. Performansı çok iyi değil. Kalıcılığı yeterli olsa da etrafa yayılımı ilk patlama dışında yüksek sayılmaz. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor.

Koku Güzelliği:10/6.5

6 Eylül 2021 Pazartesi

Tom Ford – Beau de Jour (2020)

Tom Ford’un sürekli genişleyen parfüm koleksiyonuna eklenen son halkalardan birisi Beau de Jour. Erkekler için tasarlanan Beau de Jour’un kokusal anlamdaki tasarım dilinin, 1970 ve 1980’li yıllardaki maskülen fujerlere öykündüğünü görüyoruz. Tom Ford’un internet sitesinde parfüm üç kelimeyle tanıtılmış: Klasik, keskin ve başına buyruk. Koku ailesi, dünyasal odunsu olarak sınıflandırılmış. Koku tipiyse turunçgil odunsu olarak belirlenmiş. Tasarımda üç ana notadan bahsedilmiş: Lavanta, yosun ve sardunya.

Beau de Jour’un ilk saniyeleri aromatik otlar, sarhoş edici, dumansı, egzotik baharatlar ve bir parça lavantayla gerçekleşiyor. Açılıştaki nanemsi erkeksi yeşil hissiyat yüksek kaliteli ve gayet güzel. Orta kısma geçildiğinde köksü olmayan paçuliyle karşılaşıyoruz. Koyu sayılabilecek kadifemsi paçuliye amber eşlik ediyor.  Sonlarda paçuli ve meşe yosununun nefis dansına şahitlik ediyoruz. Parfümün kapanışı maskülen ve karanlık hissettiriyor.

Beau de Jour, ilk 1-2 saat Old Spice-Sartorial-Brut tarzına yakın duruyor. Sonrasındaysa paçulinin devreye girmesiyle Azzaro Pour Homme-Rive Gauche aksına katılıyor. Bu tür aromatik fujerler, parfüm severler arasında berber dükkanı kokusu olarak tanımlanır. Gerçekten de berberler garip şekilde böyle kokar. Beau de Jour, 1970’li yıllarda, Paris’teki berber salonlarının kokusunu andırıyor büyük ihtimalle.

Yüksek kaliteli notalar, erkeksi dokunuşlar, eskiye duyulan özlem ve baba parfümü hissiyatı, Beau de Jour’un temasını özetleyecek yardımcı tanımlar olabilir. Tom Ford bu parfümüyle 1970-1980’li yılların erkeksi parfümlerine zaman tüneli açmış. Günümüzün bol tatlı erkek parfümlerinden bıkan ve takım elbise giyen, kırk yaş üzerindeki erkeklerin kalbini kazanabileceğini düşünüyorum. Bu şık ve lüks fujer, benim gibi bu tarza mesafeli birisini bile yakalayabildiyse, iyi iş çıkarmış demektir. Ona aşık olmadım ama denediğim en iyi ve kullanması kolay fujerlerden birisi olduğunu da belirtmem gerekiyor.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, ilk patlama dışında etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Serin sonbahar dönemine uyacaktır. Herkese hitap etmeyen yapısıyla, denemeden almanın iyi fikir olmadığını önemle belirteyim.

Koku Güzelliği:10/7.5

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Tom Ford – Ombre Leather (2018)

Tom Ford’un 2016 yılında piyasaya sürdüğü ve özel seriye ait Ombre Leather 16, ilginç şekilde isim değiştirerek tekrardan karşımıza çıktı. Ombre Leather 16’dan iki yıl sonra 2018 yılında bu sefer sadece Ombre Leather ismiyle raflardaki yerini aldı. Farklı olan şuydu ki 2018 yılı çıkışlı Ombre Leather, özel seride değil normal Tom Ford koleksiyonunda yer aldı.

Markanın internet sitesinde Ombre Leather’in sıcak ve baharatlı koku ailesine mensup olduğu yazılmış. Koku tipininse serin baharatlar tarzına yakın durduğu belirtilmiş. Üç ana nota vurgulanmış: siyah deri, menekşe çiçeği ve yasemin çiçeği.

Parfümün ilk saniyelerinde Tuscan Leather esintisi güçlü şekilde hissediliyor. Hafiften meyvemsi ve dumansı kuru deri ilk dakikalarda yüksek kalite vaat ediyor. Orta kısımda acımsı, buruk ve şekerli olmayan kuru deri, gayet pürüzsüz ilerleyişini sürdürüyor. Sonlarda büyük değişim olmuyor. Deri ceketleri andıran süet notası ve geride duran misk, kapanışa imzasını atıyor.

Ombre Leather, ismindeki derinin hakkını baştan sona veriyor. İlk saniyeden son anlara kadar deri her zaman ön planda ve hatta başrolde. Buradaki deri ne şekerli modern parfümlerdeki gibi bıktırıcı ne de fazlasıyla hayvansı hissettiriyor. Kimi niş parfümlerdeki ayakkabı boyasını andıran deri teması da yok Ombre Leather’da. Kimi kullanıcıların dediği gibi deri ürünleri satan mağazaya girdiğinizde etraftan algıladığınız süet kokusu, Ombre Leather’ın ana yapısını oluşturuyor. Hatta yeni alınmış lüks araba içi gibi veya kaliteli deri ayakkabı gibi de kokuyor.

Ombre Leather, safkan ve erkeksi tarafa yakın deri parfümü. Tatlılığa fazlaca yer verilmemesi isabetli olmuş. Kullanması ve sevmesi kolay yapıya sahip. Şık, gerçekçi, lüks, takım elbiseye uyabilecek, otuz yaş üzeri erkekleri mutlu edebilecek, sağlam ve iyi seçenek olarak düşünülebilir. Eğer deri parfümlerine ilginiz varsa Ombre Leather’ı deneme listenize almakta tereddüt etmeyin.

Parfümün tek olumsuz sayılabilecek tarafı fazlaca düz çizgide ilerlemesi. Hemen hemen hiç değişmiyor. Tom Ford gibi güçlü markadan biraz daha detay ve hareket beklerdim ama hiç şaşırtmıyor kokusu. Kullanım döneminde genel yapısını Tuscan Leather’a çok benzettim. Sanırım Tuscan Leather’in daha basit ve uygun fiyatlı versiyonu olarak görebiliriz Ombre Leather’ı.

Eau de Parfum formundaki Ombre Leather’in kalıcılığı çok iyi. Etrafa yayılımı ortalama seviyelerde. Tuscan Leather kadar güçlü değil Ombre Leather. Karanlık sayılabilecek koyu yapısıyla sonbahar-kış dönemine daha çok yakışacağını sanıyorum. Kokusunu Sonia Constant tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

3 Şubat 2018 Cumartesi

Tom Ford – Noir Extreme (2015)

Çoğu parfüm kullanıcısı ve yorumcusundan sık sık duyarız şu cümleyi: “Tom Ford tam bir dahi.” Bu yakışıklı Teksaslı, dünya moda sektörünün dikkatini çekmeye devam ederken, parfüm sevdalılarını da heyecanlandırıyor her yıl. Çığ gibi piyasaya sürdüğü yeni parfümleriyle Tom Ford’un güzellik birimi, şimdiden fenomene dönüşmüş durumda. Sadece parfümleri değil diğer kozmetik ürünleriyle de yüksek kaliteli deneyim yaşatıyor müşterilerine bay Ford.

2012 yılında çıkan Noir isimli erkek parfümüyse şimdiden beş kokuluk seriye dönüşmüş durumda. Noir ailesi genişlerken 2015 yılında dikkat çeken bir parfüm raflardaki yerini aldı. Popüler hale gelen parfümlerin devam kokularının genellikle Intense veya Extreme ismini almasına alışığız. Tom Ford’da bu geleneği bozmadı ve Noir’in Extreme’ini çıkarıverdi. Resmi tanıtımı Londra’nın ünlü otellerinden Chiltern Firehouse’ta gerçekleşen Noir Extreme’in doğumuna birçok ünlü de tanıklık etti. Marka tarafından odunsu oryantal olarak sınıflandırılan Noir Extreme bir süredir hem kıyafetlerimi hem de tenimi süslüyor. Bakalım kokusu nasılmış.

Parfümün başlangıcı tatlı ve lezzetli kırmızı meyvelerle gerçekleşiyor. Mayhoş kırmızı erik ve üzüme benzeyen meyvelerin verilişini beğendim. Orta bölüme geçildiğinde ekşi meyveler bir parça geriye çekilirken tatlı ve yumuşak baharatlar kendisini gösteriyor. Tabii orta bölümün asıl hakimi vanilya. Sütsü, kremsi ve neredeyse tropikal kokan vanilya yumuşacık adeta pamuk gibi. Sonlarda vanilya aynen devam ederken egzotik olmayan amberin vanilyaya eşlik ettiğini görüyoruz.

Noir Extreme öncelikle lezzetli bir parfüm. Gerek meyveler gerekse vanilya gayet güzel verilmiş. Meyvelerle vanilyanın uyumu sorunsuz. Sonrasındaysa Noir Extreme vanilya merkezli bir arkadaş. Diğer ögeler vanilyayı desteklemek için verilmiş adeta. Baharatların etkisi hissediliyor ama onlar da öne çıkmaya çalışmıyorlar.

Noir Extreme, günümüzün modern parfümlerinin tipik örneği. Tatlılık tabii ki baştan sona hissediliyor. Neyseki fazlaca verilmemiş tatlılık. Oldukça kibar, çok erkeksi sayılamayacak, yumuşacık, hoş bir parfüm. Kullanan çoğu kişinin seveceğini düşündüğüm Noir Extreme, tam bir kış parfümü denebilir.

Bu tür güvenli parfümler gayet kullanışlıdır. Hem sizi mutlu ederler hem de birisine hediye etmek için harika seçimlerdir. Böylesi parfümleri çoğu kişi ilginç bulur ve övgüler alır. Bu anlamda Tom Ford, geniş kitlelere yönelik tasarlamış Noir Extreme’i.

Peki her şey harika mı, hayat toz pembe mi? Noir Extreme’de rahatsız edici yapaylık ya da uyumsuzluğa rastlamadım. Kalite anlamında idare eder. Sonuçta o bir Tom Ford ve isminin hakkını veriyor. Eleştirilebilecek taraflarını düşünüyorum ilk aklıma etrafa yayılımının düşük olduğu geliyor. Kalıcılığı iyi ama fark edilirliği yüksek değil. İkinci olaraksa çok derin ya da katmanlı sayılamaz. Tom Ford gibi rakiplerinden bir parça yüksek fiyat etiketine sahip markadan daha farklı ve detaylı parfümler beklemek hakkımız sanırım.

Tom Ford, Noir Extreme’de yine kendisi tarafından daha önce kullanılan koku formunu tekrar etmiş. Özel seriye ait Plum Japonais’e benzettim meyveli yapısını. Hatta azıcık Velvet Orchid’i bile andırıyor. Tabii onun daha çiçeksiz hali diyebilirim.

Abisi Noir’e ne kadar benziyor Extreme’i sorusunu duyar gibiyim. 2012 çıkışlı Noir EDP, oldukça hayvansı ve baharatlıydı. Deri de ciddi ciddi hissediliyordu. Noir Extreme’de ise çok şükür ki hayvansallık yok. Baharatlar sınırlı, deriye ise rastlamadım. Yani iki parfüm farklı denebilir. Diğer taraftan da Noir’in tatlı, koyu, vanilyalı kokusuna da epey benziyor Extreme sürümü. Özetle Noir Extreme, abisi Noir’in DNA’sını taşırken, küçük değişikliklerle daha kullanılabilir ve yumuşak bir parfüm haline getirilmiş. Noir’in sivri köşelerinin yuvarlatılmış hali denebilir Noir Extreme için.

EDP formundaki Noir Extreme’in kokusuna Sonia Constant imza atmış. Erkek parfümü olarak sunulduğuna bakmayın kadınlar rahatlıkla kullanabilir. Her yaş grubuna ve ortama uyacağını düşünüyorum, tabii soğuk mevsimlerde kullanmanız şartıyla.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7

2 Ocak 2018 Salı

Tom Ford – Noir Pour Femme (2015)

Tom Ford’un başarılı erkek parfümü Noir’in çıkışından üç yıl sonra kadın versiyonu da eklendi seriye. Aslında hiç çaktırmadan beş parfümlük seri haline dönüştü Noir’ler. Özel seriye ait olmayan Noir’ler, bu gidişle daha da artacak gibi görünüyor. 2012 çıkışlı ilk Noir’i kullanmış ve beğenmiştim.

Hatırladığım kadarıyla çok sık görülen durum değil bir parfümün önce erkek versiyonunun çıkması, sonraki yıllarda da aynı isimli kadın versiyonunun piyasaya sürülmesi. Tom Ford’un Noir serisinden, bu anlamda şaşırtıcı hamleler geliyor. Belki de Noir çatısı altında başka kadın parfümleri de gelir ilerleyen yıllarda. Bekleyelim ve görelim.

Noir Pour Femme, Tom Ford’un klasik simsiyah şişe tasarımıyla, koyu, yoğun ve belki de karanlık koku vaat ediyor olabilir. Kendi sitelerinde Noir Pour Femme’nin şık ve şehvetli yönünden bahsedilirken, çiçeksi oryantal tarzına yakın olduğu vurgulanıyor. Parfümün başlangıcı garip, metalik ve kuru baharatlarla gerçekleşiyor. Açıklanan notalarında kulfi isimli Hint yemeğine atıf yapılmış. Bir de farklı olarak damla sakızı reçinesinden bahsedilmiş. Hangisinden geldiğini çözemediğim açılışını pek sevemedim. Orta bölümde o garip kuru koku geri plana geçiyor. Onun boşalttığı yeri oldukça tatlı ve lezzetli vanilya-sütsü çikolata dolduruyor. Orta kısım tam gourmand gibi davranıyor ve kendisini bir şekilde sevdiriyor. Kapanışta leziz sütsü vanilya devam ederken çok hoş amberle birlikte kapanışa imza atıyor.

Noir Pour Femme isminden de anlaşılacağı üzere kadın parfümü. Fakat gelin görün ki rahatlıkla erkeklerin kullanabileceği gibi. Hele başlangıçtaki o tuhaf metalik kuru bölümün kadınsılıkla ilgisi yok. Sonrasındaki vanilya ve amberde de gayet dengeli davranılmış. Bu parfüm için uniseks dersek yanılmış olmayız. Sadece üst notaları değil sonrasındaki vanilya kullanımı da birçok günümüz erkek parfümünde tekrar edilen tarzda. Dior Homme’ye ne kadar erkek parfümü dersek Noir Pour Femme’ye de o kadar kadın parfümü diyebiliriz.

Tom Ford bizi şaşırtmaya mı çalışıyor anlayamadım. Yoksa klişe haline gelen kadın-erkek parfüm ayrımıyla mı dalga geçiyor. Deneme sürecinde bol bol kullandım dışarıda Noir Pour Femme’yi ve kadın parfümüyüm diye bağırmadı.

Sonuç olarak Noir Pour Femme, başlangıcı dışında gayet güzel vanilya-sütlü çikolata-amber parfümü. Leziz, modern, tatlılığı olan ama burnu yormayan, saldırgan olmayan bir parfüm. Tom Ford parfümlerinin genellikle fazlaca iddialı koktuğunu ve etrafa yayılımının iyi olduğunu biliyoruz. Noir Pour Femme bu kuralı da çiğniyor. Fark edilirliği yüksek değil. Yumuşacık ve koklayan çoğu kişinin seveceği gibi bir arkadaş. Bu anlamda onunla övgüler alabilirsiniz. Ha şunu da söyleyeyim çok farklı, ilginç ya da yaratıcı kokmuyor. Klasik, modern vanilya parfümü. Yine de ilginç bir çekiciliği var. Muhtemelen Tom Ford parfümlerinde şeytan tüyü var. O çekiciliğin sebebi bu.

EDP formunda Noir Pour Femme. Kokusunun tasarımını genellikle vasat markalara parfümler tasarlamış olan Sonia Constant yapmış. Tam bir kış parfümü.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7

13 Haziran 2017 Salı

Tom Ford – Rive d’Ambre (2013)

Tom Ford’un özel parfüm serisi Private Blend, giderek daha da genişliyor. Artık takip etmekte zorlandığımız Tom Ford parfümlerinden birçoğu da üretimden kalkıyor. Özel seriden ayrı olarak bir de Atelier d’Orient etiketli parfümler 2013 yılında piyasaya sürüldü. Atelier d’Orient serisi 2013 yılında dört parfümle ortaya çıktı fakat devamı gelmedi gibi görünüyor. Shanghai Lily, Fleur de Chine, Plum Japonais ve Rive d’Ambre’den oluşan bu seriden daha önce Plum Japonais’i kullanmış ve beğenmiştim. Şimdi sıra ikinci Atelier d’Orient parfümünde.

Rive d’Ambre için kendi sitelerinde Asya’da insanlara iyi şans ve servet getirdiğine inanılan tılsımdan esinlenildiğinden bahsedilmiş. Şatafatlı, ilgi uyandıran ve sıcak olarak tanıtılmış Rive d’Ambre. Parfümün açılışı ferah ve canlı turunçgillerle gerçekleşiyor. İlk saniyelerde buruk limon ve parlak portakalın işbirliği yaptığı üst notalar harika. Orta bölümde portakalın ağırlığı devam ediyor. Orta kısımda kompozisyona ferah baharatlar ekleniyor. Zencefile benzettiğim baharatlarla turunçgillerin uyumu gayet başarılı. Son kısımda yumuşacık misk ve turunçgilli odunsularla kapanış yapıyor. Son bölüm parfümün en sıradan yeri.

Rive d’Ambre, herşeyden önce ferah bir turunçgil parfümü. Ana yapıda turunçgil büyük rol oynuyor. İkinci ana öğe ferah baharatlar. Zencefil ve kakuleden bahsedebiliriz orta bölümde. Başlangıçtaki dinamik ve yüksek kalitedeki envai çeşit turunçgile destek veren baharatlar asla keskin ve rahatsız edici değil. Nefis açılışı kadar etkileyici olmasa da fena değil orta bölüm. Zencefil, bu tür turunçgil parfümlerine yakışıyor. Alt notalardan pek bahsetmeye gerek yok.

İsmindeki ambere bakıp da ağır ağdalı ya da ferah amber kokusu beklemeyin çünkü değil. Hatta ambere neredeyse rastlamak mümkün değil. Parfümün genelinde baharatlı turunçgiller ve meyvemsi hissiyat mevcut. Biraz ekşimsi kırmızı eriğe de benzetiyorum Rive d’Ambre’yi. Kimi kullanıcılar gülden bahsetmişler ki olabilir. Buruk turunçgiller portakal-mandalina ikilisine daha yakın. Burnu tırmalamayan baharatlar işini iyi yapıyor. Fakat şunu da söylemem gerekir ki özel seri olmasına rağmen derinliği ve zenginliği olmayan bir parfüm Rive d’Ambre. Zaten bir turunçgil parfümünden harikalar beklemek doğru olmayabilir. Yine de fena seçenek değil.

Ama… Asıl soru şu ki, bu parfüm fiyatını hak ediyor mu? Böylesine basit bir kokunun değeri bu kadar yüksek olmalı mı? Zaten bazı kullanıcılar bu soruyu soruyor ve genel kanı şu ki, fiyatını hak etmiyor. Evet, kötü parfüm değil. Belli bir kalitenin üzerinde. Yine de bu rakam oldukça yüksek. Bu anlamda parfümseverlerin taşıdığı genel kanıya katılıyorum. Oldukça yüksek fiyatına istinaden denemeden almanızı önermem.

EDP formunda ama performansı kötü. Kalıcılığı idare eder ama fark edilirliği zayıf. İlk sıkıldıktan on beş dakika sonra ortadan kayboluyor. Tom Ford’un kimi güçlü ve sağlam parfümlerini aklıma getirdiğimde, Rive d’Ambre rahatlıkla performans anlamında sınıfta kalıyor.

Fotoğraf parfumo.net sitesinden alınmıştır.

Kokusunun tasarımını Olivier Gillotin yapmış. İlkbahar-yaz için uygun. Hem erkekler hem kadınlar, kullanması ve sevmesi kolay bu arkadaşı deneme listelerine alabilirler. Her yaş gurubuna uyabilecek, günlük kıyafetlerle gayet uyumlu olacak Rive d’Ambre, sizleri dört gözle bekliyor.

Koku Güzelliği:10/6

30 Ağustos 2016 Salı

Tom Ford – Italian Cypress (2008)

Akdeniz servi ağacı, harika ve mistik görüntüsüyle, sadece ressamlara değil, parfüm sanatçılarına da ilham oluyor. Kokular alemine iki ayrı seriyle giren ve ortalığı epey karıştıran Tom Ford, sürekli genişleyen özel seriye yatırım yapmaya devam ediyor. Gerçi birbiri ardına çıkardığı özel seri üyelerini, birkaç yıl içerisinde üretimden kaldırıp, hızlı devir daim sağlıyor ama bunun markaya nasıl getirisi olduğunu bilemiyorum. Her ne kadar firmaların ticari sırları ilgi alanımıza girmiyorsa da, insan merak etmeden duramıyor.

Servi ağacından esinlenen ve markanın kendi sitesinde en çok satanlar bölümünde yer alan Italian Cypress, taze, yenilikçi ve sofistike olarak tanımlanmış. Tom Ford’un İtalya’daki Milano mağazası için tasarlandığı söylenen Italian Cypress’in açılışı yeşil turunçgillerle gerçekleşiyor. Ekşi bergamot ve eski-tozlu sayılabilecek turunçgiller çok ferah olmasa da, ilginç ve başarılı. Orta bölümde parfüme ismini veren servi ortaya çıkıyor. Serviye çam da eşlik ediyor. Nane-mentol benzeri yapı ve metalik baharatlar da var orta bölümde. Son kısımda ağaçsılık devam ediyor. Kapanışta tütsü de algılıyorum. Biraz da meşe yosunu var sanki. Dumansılık hissiyatı alt notalarda mevcut. Fena değil son bölüm.

Yeşil temanın baştan sona hakim olduğu İtalian Cypress, kimilerinin dediği gibi aromatik şipreden ziyade yeşil ağaçsı kısma daha yakın. Erkeksi ve eski tarz parfümlere benzeyen Italian Cypress, günümüzün modern parfümlerine oldukça uzak. Tatlılığın neredeyse olmadığı kuru ağaçsı ana gövde, çam-serviye yakın. Naneye benzettiğim serinliğe aromatik Akdeniz otları destek veriyor. Açıklanan notalarında bahsedilen fesleğen hissediliyor ama aram yok ne yazık ki fesleğenle. Kuru baharatlardan tarçın, biraz karanfil ve zencefil ayırt edebildiklerim. Kapanıştaki tütsü-yosun sürprizi memnun edici.

Bu tür baskın yeşil kokuların en büyük sorunu çam terebentin yağı gibi davranabilmesi. Zor dengeyi kurabilmek her parfümörün harcı olmasa gerek. Italian Cypress’in yüksek kaliteli ve doğal başlangıcı çarpıcı ve erkeksi. Orta kısım biraz karmaşık, hafiften metalik ve mentolümsü. Sonları durağan ama kaliteli ve yeterli. Şu durumda benim için sorun, orta notalar olarak görünüyor. Kötü değil orta bölüm ama mentol, fesleğen ve baharatlar benim için biraz fazla dolu. Onun dışında büyük sorunla veya uyumsuzlukla karşılaşmadım.

tom and italian yen

Çoğu yorumcunun Italian Cypress’i ünlü iki klasik Halston Z14 ve Ralph Lauren – Polo Classic’e benzetmeleri dikkat çekici. Merak etmeme rağmen Z14’ü kullanma fırsatım olmadı ama Polo Classic, en sevdiğim eski tarz parfümlerden birisi. Italian Cypress ile Polo Classic, gerçekten de benzeşiyorlar. İki parfümün de yeşil ağaçsı tema üzerine inşa edilmesi, insanların benzetmelerinin asıl sebebi muhtemelen. Tabii Polo Classic’te çam ağacı daha baskınken, Italian Cypress’te servi öne çıkıyor. Polo Classic’in sonlarında paçuli ve deri var, oysa Italian Cypress’da paçuli yerine dumansı ağaçsılık yer almış. Benzer tarafları da var, ayrılan yönleri var. İkisi de gayet başarılı bana göre.

Sonuç olarak Italian Cypress, özel seri üyesi olmasının avantajıyla, artık günümüzde pek tercih edilmeyen bir tarz olarak yeşil-erkeksi-ağaçsı temaya yönelik tasarlanmış. Tabii bu bir anlamda risk çünkü popüler koku profilinden ziyade az satılabilecek alana yapılan yatırım, geri dönüşte ticari anlamda sorun yaratabilir. Neyse ki niş markaların bu tür özgürlüğü var. E Tom Ford’un özel serisinin de niş segmentine yakın olduğunu düşünürsek, Italian Cypress, yok olmaya yüz tutmuş bir temayı canlandırmaya yönelik deneme olarak görülüyor ama başarı şansı az gibi. Zaten kimi yerlerde üretiminin bitirildiğine dair söylentiler çıkan Italian Cypress’ın kokusu kötü ya da vasat değil ama harikalar da yaratmıyor. Böylesine astronomik fiyata satılan Italian Cypress’i alacağınıza Polo Classic’e yönelmeniz daha anlamlı gibi görünüyor. Para problemi olmayan şanslı azınlıktansanız ve erkeksi, olgun parfüm arıyorsanız, o zaman denemenizde fayda var.

Italian Cypress’i sadece Polo Classic ya da Z14’e değil, birçok eski tarz erkeksi parfüme benzetiyorlar. YSL – Jazz/Rive Gauche’dan tutun da Drakkar Noir’e, Givenchy – Xeryus’a hatta tıraş köpüklerine kadar benzeme listesi uzayıp gidiyor. Artık değerlendirmeyi size bırakıyorum.

sekil italian

EDP formunda. Kalıcılığı iyi, fark edilirliği başlarda yüksek, ilerleyen saatlerde normale dönüyor. Bu sıcak ağustos ayında denemekle hata mı yaptım emin değilim çünkü daha serin havaların kokusu sanki. Serin ilkbahar-erken sonbahara yakışacağını düşünüyorum. Erkeksi ve olgun geri planı, onu çok genç erkek arkadaşların ilgi alanından çıkaracaktır. Otuz yaş üzeri ve resmi kıyafetlere veya hafta sonu tatillerinde kullanıma uyar, pürüzlük çıkarmaz. Kimi kaynaklarda uniseks olarak sunulmasına bakmayın, erkek kullanımına daha yakın.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7

30 Mart 2016 Çarşamba

Tom Ford Extreme (2007)

Her ne kadar limitli üretim olarak tanıtımı yapılsa da, Tom Ford Extreme’in satışının devam ettiğini görüyoruz. Bu durumun oluşmasında Tom Ford Extreme’in beklenenden fazla ilgi görmesi büyük rol oynamış olabilir. Tom Ford’un Signature serisinin fazla ses getiremeyen üyesi Tom Ford For Men’in devam parfümü olarak düşünülebilir Tom Ford Extreme. Gördüğüm kadarıyla Extreme, Signature serisinin yıldızı Black Orchid’in başarısının yanından bile geçemiyor. Ha bu arada kimi kullanıcıların Tom Ford Extreme’i, Black Orchid’in erkek haline benzetmelerini de not alalım. İlerleyen paragraflarda bu konuya da değineyim.

2007 çıkışlı Tom Ford Extreme’in tanıtımında yok yok. Zevkine düşkün fesleğenden kişnişe, papatyadan kakuleye, tarçın kabuğundan İran limonuna, siyah erikten Parma menekşesine, İtalyan siyah incirinden Haiti vetiverine, rom içkisinden karamele, fir balsamından siyah yer mantarına kadar geniş bir çerçeve çizilmiş. Tütsü, paçuli, amber ve deriyi de eklesem abartmış olur muyum? Bu kadar birbirine benzemez notadan nasıl anlamlı parfüm ortaya çıkacağını epeydir merak ediyordum.

Tom Ford Extreme’in başlangıcı yeşil-eski-tozlu aromatik otlarla gerçekleşiyor. Büyük ihtimalle burnumu tırmalayan nota fesleğen. Acaba bahsettikleri papatya da var mı başlangıçta bilemedim. Zaten üst notaları bana çok uzak. Orta kısma doğru bu tuhaf başlangıcın yerini başka notaların almasını diliyorum. Orta bölümde tozlu aromatik otların hakimiyeti kırılıyor ve parfüm tatlanıyor bir parça. Algılayabildiklerim menekşe, baharatlar (kişniş), plastiğimsi deri ve içkiye yatırılmış tütün. Başlangıçtaki erkeksi ve olgun vurgu, orta notalarda da devam ediyor. Sanırım parfümün en sevdiğim yeri sonları oluyor. Kapanışta gayet başarılı tütsü, işi toparlamaya çalışsa da, benim için artık çok geç.

Bu da neyin nesi böyle? Tom Ford Extreme’in irkiltici ve gıcık, yeşil kokan başlangıcını hiç sevmediğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Orta kısımdaki zengin ama karman çorman yapıya ne diyeceğimi bilemediğimi söyleyebilirim. Son kısımda, söylediklerine göre özel bir tür Japon tütsüsünü sevdiğimi söyleyebilirim.

tomford afis

Gerçekten de bu nedir böyle? Odunsu desem değil, oryantal desem değil, fujer desem tam değil (andıran kısımlar mevcut), şipre hiç değil. Ne yapılmaya çalışılmış pek anlayamadım. Bir kere kesinlikle üst yaş guruplarına hitap ediyor. Rahatlıkla kırk yaş ve üzerindeki erkeklere yakışacaktır. Fazlasıyla erkeksi, tatlılığın sınırlı verildiği, zaman zaman eski kafa tozlu fujerleri andıran, bol bol nota olan ama karmaşadan öteye gidemeyen, ne olacağına karar verememiş, lüks erkek kokusu havası var Tom Ford Extreme’de. Evet ben kaliteliyim, cebimde BMW anahtarım var, evim de residance’ta ama Kitchenette mi House Cafe’de mi yoksa mahalledeki kebapçıda mı yemek yiyeceği konusunda kafası karışık bir arkadaş gibi.

Beni fazlasıyla iten başlangıcı ve sevmeye çalıştığım orta kısmı, evrene “alfa erkek” sinyalleri verse de benim için daha çok garip ve zorlayıcı. Orta bölümdeki içkimsi tütün sevdiğim gibi değil. Pek kimse bahsetmemiş ama orta bölümde bence menekşe önemli rol oynuyor. Karanlık ve koyu baharatların etkisi orta notalardan itibaren görülüyor. Çoğu kişinin bahsettiği  meyveler ise bence baskın değil. Deri de geri planda durdu tenimde. Neyse ki kıyafet üzerinde bir parça daha tahammül edilir hale geldi. Kumaşta yosunsu hissiyat verdiğini bile söyleyebilirim.

Sonuç olarak büyük merakla kullanmaya başladığım, daha ilk seferinde yıldızımın barışmayacağını çabucak anladığım, karşı cinsin seveceğini sanmadığım, sevmesi ve kullanması zor, oldukça farklı karakteri olan, zengin, baskın, piyasa kokularıyla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan bir eser. Kesinlikle denemeden almayın yoksa pişman olabilirsiniz. Herkese ve her yere uyacak yapısı yok.

Bu arada kısaca Black Orchid benzerliğine değineyim. Ya ben farklı bir parfüm kullanıyorum ya da Tom Ford Extreme’i, Black Orchid’e benzeten arkadaşlar fazlasıyla alkol almışlar! Ben aralarında pek benzerlik görmedim. Tarz olarak oldukça farklılar.

EDT konsantrasyonuna sahip. Kalıcılığı idare eder. Fark edilirliği başlarda yüksek. Kısa süre sonra tene yaklaşıyor. Koyu ve karanlık yapısı sebebiyle soğuk kış mevsiminde kullanmak en iyisi.

Tom-Ford-Extreme ikili

Parfümün tasarımcısı Pierre Negrin. Luca Turin’in kitabında, Tom Ford Extreme, kasımpatı fujer olarak sınıflandırılmış ve beş üzerinden üç puan verilmiş. Chandler Burr ise bu parfümün hiç bir zaman favorisi olmayacağını belirtmiş. Fakat içeriğinde kaliteli materyaller kullanıldığından bahsetmiş. Ayrıca ilginç bir vizyon sunduğunu söylemiş Tom Ford Extreme’in: münzevi, güçlü, tehlikeli ve çok karanlık.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/5

15 Ocak 2016 Cuma

Tom Ford – Plum Japonais (2013)

Bağışıklık sistemini güçlendiren, grip ve soğuk algınlığına karşı koruyan, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olan, yorgunluğu, stresi azaltan bir meyve Japon eriği. Daha başka faydaları da bilinen Japon eriğinin, son yıllarda ülkemizde de bol bol yetiştirildiğini biliyoruz. Lezzetli, koyu kırmızı renkli Japon eriklerinin tatları da bir erik sever olarak enfes bana göre.

Bu güzelim meyvenin, parfüm üreticilerinin ilgisini çekmemesi düşünülemezdi. Hele ki Tom Ford gibi önemli markanın parfümünde Japon eriği temasını kullanması şaşırtıcı değil. Tom Ford’un parfüm birimi, Japon eriğini özel serisinin içinde değerlendirdi.

Tom Ford’un gittikçe genişleyen özel serisinin bir alt kategorisi olarak Atelier d’Orient isimli mini seri piyasaya sürüldü. 2013 yılında çıkan ve dört parfümden oluşan Atelier d’Orient serisinde bulunan Shanghai Lily, Fleur de Chine, Rive d’Ambre, Plum Japonais’in içinden muhtemelen en ilgi gören üye Plum Japonais. İlhamını Japon eriğinden alan Plum Japonais, kendi sitelerinde nefis, lezzetli, tensel olarak tanımlanmış.

erikli sis

Plum Japonais’in başlangıcı mayhoş ve leziz meyvelerle gerçekleşiyor. Tabii ilk akla gelen parfüme ismini veren erik. Evet büyük ihtimalle ilk dakikalarda baskın erik kokusuyla beraberiz. Yarı karanlık erik gayet güzel ve olgun. Üst notalarını sevdim. Orta kısımda ekşimsi aroma devam ediyor. Yüksek kaliteli meyvelere geri planda az da olsa tütsü eşlik ediyor. Eriğe bu bölümde tatlı baharatlar destek veriyor. Tarçın, erikle gayet güzel uyum sağlamış. Çoğu yorumcunun orta kısımda öd ağacından bahsettiğini görüyoruz. Sınırlı da olsa öd ağacı mevcut. Erik ve baharatlarla hoş birlikteliğe sahip öd ağacı. Bahsedilen safranı ise algılayamadım. Son bölüm, parfümün en mütevazi yeri. Yumuşak odunsu notalar, vanilya ve ortalama meyvelerle kapanışı yapıyor. Alt notalarda, üst ve orta kısımdaki canlı yapı yok.

Plum Japonais’i yeni nesil ucuz ve uyduruk meyveli parfümlerle kıyaslamayın. Ustaca dokunuşa sahip olduğu fark ediliyor. Yarı karanlık ve dolgun ekşi meyveler, benim gibi bu tür parfümlere sempatiyle yaklaşan birisini gayet memnun etti. Sizin de karşınıza çıkan ucuz market parfümlerinde baş ağrısı yapan yapay meyvemsilik, Plum Japonais’in çok uzağında. Bu anlamda iyi iş çıkarmış Tom Ford. Şık ve mayhoş meyvelerin fazlaca tatlılık barındırmaması sevindirici. Tabii bir oranda tatlılık var ama kontrollü neyse ki.

Sıcak sayılabilecek meyveli içkileri (likör bile olabilir) hatırlatıyor Plum Japonais. Evet o, reçinelerden gelen sıcaklığa sahip sanki. Ya da baharatlardan yayılan sıcak aromadan bahsedilebilir. Onun içindir ki genellikle neşeli yaz parfümlerinde karşılaştığımız meyveler, burada ferah verilmemiş. Bana göre sıcak yaz mevsimi dışında kullanılmalı. Soğuk ayların en başarılı koyu meyveli eserlerinden birisi olarak düşünülebilir. Kolay kullanılabilecek, çabucak sevilebilecek, güzel övgüler alabileceğiniz, günün her anında size eşlik etmesinden mutlu olabileceğiniz, spor giyime de, belli oranda resmi kıyafetlere uyabilecek bir arkadaş.

kaplan sise

Kimi kullanıcılar Plum Japonais’i, Serge Lutens’in ünlü parfümü Feminite du Bois’e benzetmiş. Hem Shiseido hem de Serge Lutens versiyonlarını denemiş birisi olarak katılıyorum bu benzetmeye. Bence Plum Japonais, Shiseido’nun Feminite du Bois’ine daha çok benziyor. Serge Lutens’in Feminite du Bois’i kadınsı tarafa yakın bulmuştum. Plum Japonais’i ise hem erkekler hem de kadınlar rahatlıkla kullanabilir. Bu anlamda başarılı bir dengede duruyor. Ne çok kadınsı ne de fazla erkesi Plum Japonais.

Parfümün tasarımını Yann Vasnier yapmış. Eau de Parfum (EDP) formunda. Kalıcılığı iyi. Fark edilirliği başlarda iyi, ilerleyen saatlerde tene yaklaşıyor. Çok güçlü gibi gelmedi bana Plum Japonais.

Koku Güzelliği:10/8

13 Aralık 2015 Pazar

Tom Ford – Velvet Orchid (2014)


Tom Ford – Velvet Orchid (2014)

"Tom Ford kadın parfümünü yeniden yorumladı. Parfüm artık sadece güzel bir koku olmanın ötesinde kendinizi ifade edebileceğiniz benzersiz deneyime dönüştü. Yeni efsane parfümün içeriğini ferahlatıcı notalar, taç yaprakları, bal ve rom oluşturuyor. Black Orchid'e göre daha az odunsu ve baharatlı koku içeren Velvet Orchid, çiçeksi notaların yarattığı kontrast ile daha önce hiç olmadığı kadar tutku dolu ve kadınsı bir deneyim sunuyor.

Kadınları tanrıçalara benzeten Tom Ford, onların en derin arzularından esinlenerek Velvet Orchid'i yarattı. O, taze ve gür taç yapraklarıyla teninizi sarıyor. Siyah orkidenin cazibesi ve sımsıcak odunsu kokular ile arzularınızın doruk noktasına ulaşmanızı sağlıyor.

Velvet Orchid, mor şişe ile karşımıza çıkıyor. Comoro adası vanilyası ile aşılanmış ham süet, Güney Brezilya ormanlarından gelen fuşya orkide ve portakal çiçekleri ile buluşuyor. Böylece tek parfümde, kendine güvenen kadının asaletini, eğlenmeyi seven, neşe dolu kadının enerjisini, romantik kadının sükunetini ve Tom Ford imzalı benzersiz içerikler ile lüksü keşfetmenize olanak tanıyor."


Tom Ford'un 2014 yılı çıkışlı parfümü Velvet Orchid'in, birçok yerde rastlanabilecek afişlerinde yazan yukarıda cümleler bizim için çok tanıdık. Tabii biz uzun zamandır pazarlama cümlelerinden ziyade öze ve içeriğe bakmayı tercih ediyoruz. Ne yalan söyleyeyim, Velvet Orchid, hiç merak ettiğim parfümlerden değildi. Tom Ford'un şimdiden modern zamanların en kült parfümlerinden birisi haline gelen Black Orchid'i pek sevemediğim için, Velvet Orchid'den beklentim düşüktü. Gerek ismi, gerek şişesiyle, Black Orchid'in devam parfümlerinden olduğu izlenimini güçlü şekilde hissettiriyor Velvet Orchid.

Zaten parfümün tasarımcılarından ünlü burun Antoine Maisondieu'nun, bir söyleşisinde, yarattıkları Velvet Orchid'in, "Black Orchid'in ruhundan izler taşıdığını" söylemesini dikkate almamız gerekiyor. Hatta hiç Antoine Maisondieu'ya uzanmaya gerek yok. Tom Ford'un resmi sitesinde Velvet Orchid'in, "ikonik Black Orchid'in, baştan çıkarıcı gücü ve şehvetli ihtişamının evrim geçirmiş oryantal çiçeksi hali" olduğu söylenmiş.

Velvet Orchid'i üzerime sıktığımda kremsi turunçgillerle karşılaşıyorum. Oldukça tatlı turunçgillere, lezzetli meyveler eşlik ediyor. Bence açılışı turunçgillerden ziyade meyvemsiliğe yakın. Tatlı ve mayhoş meyveler erik, kiraz veya vişne olabilir. Başlangıcı gayet güzel. Orta kısma geçildiğinde tatlı meyveler, neredeyse şekerli hale geliyor. Çiçeklerde artık devreye giriyor. Manolya, yasemin, gül, süsen (iris) ve diğerleri. Buradaki çiçekler sabunsu beyaz çiçekler gibi değil de meyvemsi kırmızı çiçekler gibi. Tabii orta bölümde biraz pudralı yapı öne çıkıyor. Orta kısım, ablası Black Orchid'i fazlasıyla andırıyor. Son kısım müthiş. Ekşimsi meyvelere hafif pudralı vanilya eşlik ediyor. Yumuşacık süet de var sanki. Alt notalar çok güzel.


Kendi sitelerindeki rom ve içki temasına tenimde fazla rastlayamasam da, ekşi kırmızı meyveler, karmaşık çiçekler ve vanilya mutlak anlamda kendisini gösteriyor. Yine kendi sitelerinde balı unutmamak gerekiyor. Parfüme tatlılığı belli oranda balın verdiği söylenebilir. "Dramatik taç yapraklar" konusunda ise fikrim yok. O da neymiş Tom Ford?

Velvet Orchid'in, başlangıcı harika, orta kısmı bana göre değil, sonları nefis. Görüleceği üzere benim açımdan en büyük sorun, parfümün en uzun süre hissedilen kısmı orta notalar. Çünkü orta kısım, Black Orchid'in neredeyse kopyası. Evet, Black Orchid'in o şekerli, iddialı ve fazlaca iç bayan çiçeklerini sevmiyorum. Ne yazık ki orta kısımda Black Orchid'in geneline hakim olan hava verilmiş Velvet Orchid'de. Tabii bu bir anlamda anlaşılabilir. Sonuçta Velvet Orchid, ablası Black Orchid'in temelleri üzerine inşa edilmiş. Ona benzemesi anlaşılabilir. Fakat Black Orchid'i bir türlü sevemeyen bünyem, Velvet Orchid'in uzun orta bölümünü de sevemedi. Onun dışında gayet başarılı bir arkadaş olduğu söylenebilir Velvet Orchid'in.

Parfümün genelindeki tatlılık, kimi zaman şekerliliğe doğru evrilirken, tam da yeni nesil kokulara öykünüyor anlaşılan. Eğer fazlaca tatlı kokuları sevmiyorsanız, Velvet Orchid'i kendinize yakın bulamayabilirsiniz. Bu anlamda çok farklı ve yeni bir yol çizmiyor kendisine. Tatlı çiçekler, tatlı meyveler ve tatlı vanilya. Biraz da pudra efekti. İşte size Velvet Orchid.


Doğal olarak Black Orchid ile kıyaslanıyor Velvet Orchid. Sanırım kendimce şöyle özetleyebilirim durumu. Black Orchid'in daha az çiçeksi ve daha meyvelisi olarak düşünebilirsiniz. Meyveler ferah değil, kremsi ve neredeyse vanilyamsı. Velvet Orchid'i tenime uyguladığımda sanki azıcık da süsen (iris) algılıyorum ya da pudramsılık öyle düşünmemi sağlıyor. Evet o, Black Orchid gibi cazibeli ve sınırlı da olsa kışkırtıcı. Fakat Black Orchid kadar hırslı değil.

Aklıma gelmişken ten-kıyafet karşılaştırması yapayım. Ten üzerinde çok daha güzel, meyvemsi, mayhoş ve vanilyalı kokarken, kıyafet üzerinde daha çiçeksi ve Black Orchid'e benzer yönde hareket etti. Bence ten üzerinde daha başarılı kokusu. Ayrıca kıyafet üzerine çok sıktığımda, aynı Black Orchid'in yaptığı gibi dayanılmaz ve ağır hal aldı. Anlaşılan Black Orchid gibi Velvet Orchid'i de fazla kullanmamak gerekiyor.

Velvet Orchid, kadın parfümü olarak lanse edildi. Muhakkak ki o, kadın kullanımına çok daha yakın. Peki erkekler de kullansa Velvet Orchid'i ne olur? Hiç bir şey olmaz. Nasıl ki Black Orchid gibi kadınsı parfümün büyük bir erkek kitle tarafından kullanıldığını ve sevildiğini biliyorsak, Velvet Orchid'de erkekler tarafından kullanılabilir. İkisi arasında seçim yapacak olsam tercihimi rahatlıkla Velvet Orchid'den yana kullanırdım. Bana göre Black Orchid'e göre daha kullanılabilir ve sevilebilir Velvet Orchid.


Parfümü dört önemli burun, Yann Vasnier, Calice Becker, Shyamala Maisondieu ve Antoine Maisondieu birlikte tasarlamış. Eau de Parfum (EDP) formunda. Kalıcılığı gayet iyi. Fark edilirliği başlarda yüksek. Sonra normale dönüyor. Black Orchid kadar saldırgan değil neyse ki. Tam bir sonbahar hatta soğuk kış mevsimi parfümü. Yaş olarak ise on sekiz yaşındaki arkadaşlara öneremeyeceğim. Şöyle yaşınız otuzlara gelsin öyle kullanın bunu bence.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7.5

Tom Ford – Velvet Orchid (2014)

“Tom Ford kadın parfümünü yeniden yorumladı. Parfüm artık sadece güzel bir koku olmanın ötesinde kendinizi ifade edebileceğiniz benzersiz deneyime dönüştü. Yeni efsane parfümün içeriğini ferahlatıcı notalar, taç yaprakları, bal ve rom oluşturuyor. Black Orchid’e göre daha az odunsu ve baharatlı koku içeren Velvet Orchid, çiçeksi notaların yarattığı kontrast ile daha önce hiç olmadığı kadar tutku dolu ve kadınsı bir deneyim sunuyor.

Kadınları tanrıçalara benzeten Tom Ford, onların en derin arzularından esinlenerek Velvet Orchid’i yarattı. O, taze ve gür taç yapraklarıyla teninizi sarıyor. Siyah orkidenin cazibesi ve sımsıcak odunsu kokular ile arzularınızın doruk noktasına ulaşmanızı sağlıyor.

Velvet Orchid, mor şişe ile karşımıza çıkıyor. Comoro adası vanilyası ile aşılanmış ham süet, Güney Brezilya ormanlarından gelen fuşya orkide ve portakal çiçekleri ile buluşuyor. Böylece tek parfümde, kendine güvenen kadının asaletini, eğlenmeyi seven, neşe dolu kadının enerjisini, romantik kadının sükûnetini ve Tom Ford imzalı benzersiz içerikler ile lüksü keşfetmenize olanak tanıyor.”

 

Tom Ford’un 2014 yılı çıkışlı parfümü Velvet Orchid’in, birçok yerde rastlanabilecek afişlerinde yazan yukarıda cümleler bizim için çok tanıdık. Tabii biz uzun zamandır pazarlama cümlelerinden ziyade öze ve içeriğe bakmayı tercih ediyoruz. Ne yalan söyleyeyim, Velvet Orchid, hiç merak ettiğim parfümlerden değildi. Tom Ford’un şimdiden modern zamanların en kült parfümlerinden birisi haline gelen Black Orchid’i pek sevemediğim için, Velvet Orchid’den beklentim düşüktü. Gerek ismi, gerek şişesiyle, Black Orchid’in devam parfümlerinden olduğu izlenimini güçlü şekilde hissettiriyor Velvet Orchid.

Zaten parfümün tasarımcılarından ünlü burun Antoine Maisondieu’nun, bir söyleşisinde, yarattıkları Velvet Orchid’in, “Black Orchid’in ruhundan izler taşıdığını” söylemesini dikkate almamız gerekiyor. Hatta hiç Antoine Maisondieu’ya uzanmaya gerek yok. Tom Ford’un resmi sitesinde Velvet Orchid’in, “ikonik Black Orchid’in, baştan çıkarıcı gücü ve şehvetli ihtişamının evrim geçirmiş oryantal çiçeksi hali” olduğu söylenmiş.

Velvet Orchid’i üzerime sıktığımda kremsi turunçgillerle karşılaşıyorum. Oldukça tatlı turunçgillere, lezzetli meyveler eşlik ediyor. Bence açılışı turunçgillerden ziyade meyvemsiliğe yakın. Tatlı ve mayhoş meyveler erik, kiraz veya vişne olabilir. Başlangıcı gayet güzel. Orta kısma geçildiğinde tatlı meyveler, neredeyse şekerli hale geliyor. Çiçeklerde artık devreye giriyor. Manolya, yasemin, gül, süsen (iris) ve diğerleri. Buradaki çiçekler sabunsu beyaz çiçekler gibi değil de meyvemsi kırmızı çiçekler gibi. Tabii orta bölümde biraz pudralı yapı öne çıkıyor. Orta kısım, ablası Black Orchid’i fazlasıyla andırıyor. Son kısım müthiş. Ekşimsi meyvelere hafif pudralı vanilya eşlik ediyor. Yumuşacık süet de var sanki. Alt notalar çok güzel.

 

Kendi sitelerindeki rom ve içki temasına tenimde fazla rastlayamasam da, ekşi kırmızı meyveler, karmaşık çiçekler ve vanilya mutlak anlamda kendisini gösteriyor. Yine kendi sitelerinde balı unutmamak gerekiyor. Parfüme tatlılığı belli oranda balın verdiği söylenebilir. “Dramatik taç yapraklar” konusunda ise fikrim yok. O da neymiş Tom Ford?

Velvet Orchid’in, başlangıcı harika, orta kısmı bana göre değil, sonları nefis. Görüleceği üzere benim açımdan en büyük sorun, parfümün en uzun süre hissedilen kısmı orta notalar. Çünkü orta kısım, Black Orchid’in neredeyse kopyası. Evet, Black Orchid’in o şekerli, iddialı ve fazlaca iç bayan çiçeklerini sevmiyorum. Ne yazık ki orta kısımda Black Orchid’in geneline hakim olan hava verilmiş Velvet Orchid’de. Tabii bu bir anlamda anlaşılabilir. Sonuçta Velvet Orchid, ablası Black Orchid’in temelleri üzerine inşa edilmiş. Ona benzemesi anlaşılabilir. Fakat Black Orchid’i bir türlü sevemeyen bünyem, Velvet Orchid’in uzun orta bölümünü de sevemedi. Onun dışında gayet başarılı bir arkadaş olduğu söylenebilir Velvet Orchid’in.

Parfümün genelindeki tatlılık, kimi zaman şekerliliğe doğru evrilirken, tam da yeni nesil kokulara öykünüyor anlaşılan. Eğer fazlaca tatlı kokuları sevmiyorsanız, Velvet Orchid’i kendinize yakın bulamayabilirsiniz. Bu anlamda çok farklı ve yeni bir yol çizmiyor kendisine. Tatlı çiçekler, tatlı meyveler ve tatlı vanilya. Biraz da pudra efekti. İşte size Velvet Orchid.

 

Doğal olarak Black Orchid ile kıyaslanıyor Velvet Orchid. Sanırım kendimce şöyle özetleyebilirim durumu. Black Orchid’in daha az çiçeksi ve daha meyvelisi olarak düşünebilirsiniz. Meyveler ferah değil, kremsi ve neredeyse vanilyamsı. Velvet Orchid’i tenime uyguladığımda sanki azıcık da süsen (iris) algılıyorum ya da pudramsılık öyle düşünmemi sağlıyor. Evet o, Black Orchid gibi cazibeli ve sınırlı da olsa kışkırtıcı. Fakat Black Orchid kadar hırslı değil.

Aklıma gelmişken ten-kıyafet karşılaştırması yapayım. Ten üzerinde çok daha güzel, meyvemsi, mayhoş ve vanilyalı kokarken, kıyafet üzerinde daha çiçeksi ve Black Orchid’e benzer yönde hareket etti. Bence ten üzerinde daha başarılı kokusu. Ayrıca kıyafet üzerine çok sıktığımda, aynı Black Orchid’in yaptığı gibi dayanılmaz ve ağır hal aldı. Anlaşılan Black Orchid gibi Velvet Orchid’i de fazla kullanmamak gerekiyor.

Velvet Orchid, kadın parfümü olarak lanse edildi. Muhakkak ki o, kadın kullanımına çok daha yakın. Peki erkekler de kullansa Velvet Orchid’i ne olur? Hiç bir şey olmaz. Nasıl ki Black Orchid gibi kadınsı parfümün büyük bir erkek kitle tarafından kullanıldığını ve sevildiğini biliyorsak, Velvet Orchid’de erkekler tarafından kullanılabilir. İkisi arasında seçim yapacak olsam tercihimi rahatlıkla Velvet Orchid’den yana kullanırdım. Bana göre Black Orchid’e göre daha kullanılabilir ve sevilebilir Velvet Orchid.

 

Parfümü dört önemli burun, Yann Vasnier, Calice Becker, Shyamala Maisondieu ve Antoine Maisondieu birlikte tasarlamış. Eau de Parfum (EDP) formunda. Kalıcılığı gayet iyi. Fark edilirliği başlarda yüksek. Sonra normale dönüyor. Black Orchid kadar saldırgan değil neyse ki. Tam bir sonbahar hatta soğuk kış mevsimi parfümü. Yaş olarak ise on sekiz yaşındaki arkadaşlara öneremeyeceğim. Şöyle yaşınız otuzlara gelsin öyle kullanın bunu bence.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/7.5

18 Ocak 2015 Pazar

Tom Ford – Tobacco Oud (2013)


Tom Ford – Tobacco Oud (2013)

Ortadoğu coğrafyasının ve Arap kültürünün sevilen unsurlarındandır tütün ve ürünleri. Yüzyıllardır içilen nargileler, özel Arap tütünleri ve Yemen taraflarında çiğnenen gat bitkisi… Gerçi gatın tütün ile fazla bir ilgisi yok ama Arap kültüründe bu tür hafiften "kafa yapan" tütün ve bitkiler revaçtadır. Bunun sebebi, İslamiyetin içki ile ilgili koyduğu yasaklar olabilir. İçkinin günah sayılmadığı Hristiyan kültürlerinin aksine İslam coğrafyasında alkol tüketimine tepki vardır genellikle. Tabii burada ilginç bir durum karşımıza çıkıyor. Fransa özelinde şarabı ve genelinde içkiyi seven Hristiyan kültürü, özellikle son yıllarda tütün ürünlerine karşı büyük bir savaş veriyor. Sigara kullanan insanlar adeta ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Büyük yasaklar getiriliyor tütün ürünlerine. İslam coğrafyasında ise alkole karşı hatırı sayılı bir tepki varken, tütün ürünleri kullanımında aynı hassasiyet görülmüyor. Yani Batı toplumları içkiyi, tütün ürünlerine tercih ederken, Doğu toplumları ise tütün ürünlerini içkiye tercih eder gibi görünüyor. Evet ikisi birbirinin karşılığı olmasa da, insanoğlu, bünyesine zararlı alışkanlıklardan bir türlü vazgeçemiyor. Belki de Adem'in yasak elmayı yemesi gibi insan da kendisine yasak ve zararlı olan herşeyde farklı tatminler arıyor.

Arap ülkelerinde iklim sebebiyle tütün üretimi yapılamasa da, özellikle sigara ve nargileye büyük ilgi olduğu söylenebilir. Başka ülkelerden gelen tütünlerin, onlarca çeşidi mevcut. Bunlardan birisi de ağırlıkla İran'da kullanılan fakat neredeyse bütün Arap ülkelerinde tüketilen "Dokha" isimli tütün. Bu tütün için "saf, doğal ve gerçek Arap tütünü" olduğu söyleniyor. Bilinen anlamda düz bir tütün kokusuna ve tadına benzemiyor anladığım kadarıyla Dokha. Daha ferah, baharatlı, hafif meyvemsi, otsu tada sahip olduğu söylenen Dokha, tütün yapraklarının kurutulması ile yapılıyormuş. İçimi diğer tütün ürünlerine göre daha kolay ve hafif olduğu söylenen Dokha'yı hiç kullanmadığımı söyleyeyim. Yani Dokha tütünü nasıldır hiçbir fikrim yok.

Tamam benim fikrim yok ama önemli olan ben değilim ki. Tom Ford'un Beauty birimi parfüm geliştirme uzmanları, bu işe de el atmışlar. 2013 yılında Tom Ford'un özel serisine ait parfümlerden Tobacco Oud, yukarıda bahsettiğim Dokha tütününden ilhamını almış. Arap ve Ortadoğu pazarına oynaması düşünülen Tobacco Oud, hem Arap tütün geleneğine gönderme yapıyor hem de öd temasıyla Ortadoğu coğrafyasının koku hafızasını gıdıklıyor. Yani bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyorlar Tobacco Oud ile.


Tabii tütün kokusu sever olarak Tobacco Oud'u merak etmekteydim. Bu yeni tütün yorumun, özel serinin yüksek kaliteli olma iddiasıyla birleşince nasıl bir sonuç çıkacağını anlatmaya başlayayım artık. Kendi sitelerinde  "muhteşem, zengin ve bağımlılık yaratan" olarak tanıtılmış. Parfümü üzerime sıktığımda beni dumansı tütün karşılıyor. Yok denecek kadar az verilmiş tatlılık ve gerilerden gelen kuru baharatlar ile desteklenen tütünü ilk kullandığım zamanlarda yadırgamıştım. Fakat ilerleyen günlerde alıştım. Biraz hayvansallık içeren sert sayılabilecek üst notalar bence güzel. Orta kısımda dumansı kuru tütüne baharatlar biraz daha fazla eşlik eder hale geliyor. Karanfil olduğunu tahmin ettiğim kuru baharatın yanında ise bir koku beliriveriyor. Dikkat edilince içki temasının parfüme yerleştirildiği görülüyor. Kimi yerlerde viski notasından bahsediliyor. Muhtemelen haklılar. Orta bölüm dumansı tütün ve içkimsi baharat kokuyor. Tatlılık hala fazla değil neyse ki. Orta bölümü de beğendim. Son kısımda parfüme ismini veren öd ortaya çıkıyor. Baharatın, içki temasının ve tütünün etkisinin artık çok azaldığı alt notalar tamamen öde ayrılmış gibi görünüyor. Buradaki öd, yumuşacık ve kremsi verilmiş. Sanki hafiften vanilya da var ödün yanında. Son bölümde tatlılık birden artışa geçiyor. Sanırım ben bu öd kokusuyla bir türlü barışamayacağım. Alt notalardaki ödün kullanımı başarılı olduğu halde kendime yakın bulmadım.

Tobacco Oud, ismindeki tütün ve öd temalarını başarıyla veriyor. Başlangıçtaki şaşırtıcı ve sert açılışı kimileri kül tabaklarına benzetmiş. Yanlış da diyemeyiz. İlk kullandığımda yadırgadığım üst notalarındaki tütün esansı, tenimde biraz daha denediğimde ilgimi çekmeyi başardı. Genellikle kıyafet üzerine kullandığım Tobacco Oud'deki tütün, pek iyi sonuç vermedi. Tenimde ise tütün çok daha karakterli ve dumansı yol izledi. Buradaki tütün kullanımı ıslak tütünden ziyade, kuru ve dumansı olarak verilmiş. Bu da kokusuna derinlik ve gizem katmış.

Tobacco Oud karanlık bir parfüm değil. Fakat ferah da değil. Dumansı tütün, kuru baharatlar, viski ve ödün fena sayılamayacak bileşkesi olarak düşünülebilir. İlk kullanımlarda parfümün tek düze ilerlediği düşünülebilir. Fakat parfümü tene uygulayıp, sürekli takip ettiğinizde o kadar da basit bir parfüm olmadığını farkediyorsunuz. Üst-orta notalar aynı düzleme yakın ilerlerken, sonlarda radikal değişim yaşanıyor.


Tobacco Oud, bu alanda fazla örneği olmayan tütün ve ödün karışımından elde edilmiş. Fikir olarak saygıyı hakediyor. Fakat bence tütün ve öd, bir arada çok iyi sonuçlar verebilecek iki nota değil. Burada Tom Ford Beauty'nin yapmaya çalıştığı şey doğru olmakla birlikte, pratikte kim yaparsa yapsın uyumu zor olabilecek iki tema seçilmiş. Yine de bence Tobacco Oud fena bir çalışma değil. Eğer kuru, içkiyle yıkanmış baharatlı bir tütün ve öd kokusu ilginizi çekerse, muhakkak denemeniz gereken arkadaşlardan birisi. Eğer öd ile aranız iyi değilse deneme listenizden çıkarabilirsiniz çünkü kıyafet üzerinde son kısım sıradan hale gelebiliyor.

Yukarıda da bahsettiğim gibi sevmesi zor bir kokuya benziyor Tobacco Oud. İlk kullanımlarda biraz tuhaf gelebilecek tütüne ilerleyen günlerde sabredebilirseniz, alışıyorsunuz hatta seviyorsunuz. Kimilerinin Tom Ford'un özel serisinin yıldızlarından Tobacco Vanille'e benzettiğine şahit oldum Tobacco Oud’u. Evet isim benzerliği malum. Fakat bence pek de benzemiyorlar Tobacco Vanille'le. Tobacco Oud'da vanilya ve tatlılık fazla yer bulamamış kendisine. Tobacco Vanille ise epey tatlı ve vanilyanın ağırlığı her daim hissediliyor. Tobacco Oud daha kuru ve erkeksi kokarken, Tobacco Vanille, vanilyanın kremsiliğine sahip ve uniseks kullanıma göz kırpıyor.

"Parfüm Merakı, laf kalabalığını bırak da sadede gel" dediğinizi duyar gibiyim kulağımdaki çınlamadan. Günün sorusunu soralım: "Tobacco Oud güzel mi veya sevdim mi?" Başlangıcını ve orta bölümünü sevdim. Sonlarını ise kendime yakın bulmadım. Yine de yapaylığa rastlanmayan, belli bir karaktere ve kaliteye sahip, kullanımı zor, bol bol övgüler alamayacağınız bir parfüme benziyor. Ten üzerinde küçük oyunlar oynayan kokusu kıyafette tekdüze ve derinliksiz hale geliyor. Buradan onun ten parfümü olduğu sonucunu çıkartabiliriz.

Tobacco Oud, Tom Ford özel parfüm serisinin öd merkezli üç kokusundan birisi. 2007 çıkışlı Oud Wood'u hiç beğenmemiştim. 2013 çıkışlı Tobacco Oud'u ise beğendim ama harika bulmadım. Özel serinin üçüncü öd temalı parfümü Oud Fleur'u ise henüz denemedim ama çok da merak ettiğimi söyleyemeyeceğim.


Tobacco Oud'u, uzun yıllardır parfümler tasarlayan fakat büyük bir şöhrete kavuşamamış burunlardan Olivier Gillotin yaratmış. Eau de Parfum (EDP) formundaki Tobacco Oud, kalıcılık olarak gayet yeterli. Bir günden fazla kıyafette kalıyor. Farkedilirlik olarak ise çok performanslı gelmedi bana. Kullanım döneminde bol bol uyguladığım parfümün, farkedilirliği ortalama ve orta-alt seviyede oldu. Çoğu yerde uniseks olarak sunulsa da bence erkek kullanımına çok daha uygun. Bir kadın üzerinde hoş duracağını sanmıyorum. Sonbahar-kış kullanımı için uygun denebilir. Genel beğeniye uymayabilecek kokusunu ve oldukça yüksek fiyatını düşünürsek, denemeden almanın risk oluşturacağı söylenebilir.

Koku Güzelliği:10/7.5

11 Temmuz 2014 Cuma

Tom Ford – Neroli Portofino (2011)




Tom Ford – Neroli Portofino (2011)

İtalya'nın dünya güzeli tatil kıyıları, parfüm üreticilerinin ilgisini çeken yerler olarak öne çıkıyor son yıllarda. Özellikle Acqua di Parma'nın "Blu Mediterraneo" serisi parfümlerin isimleri, İtalya'nın sahil ve tatil kasabalarından geliyor. İtalyan markası olan Acqua di Parma'nın, parfümlerine, kendi ülkesinin kasabalarının isimlerini vermesi anlaşılabilir. Fakat okyanusun ötesindeki Tom Ford acaba neden Portofino ismini layık gördü parfümüne? Acqua di Parma'ya küçük çaplı bir göz dağı mı? Yoksa markasının artık küresel bir isme dönüşmesinin sonucu mu?

İtalya'nın kuzeybatısında Ligurya bölgesinde çok küçük bir belde olan Portofino, dünya jet sosyetesinin hala tercih ettiği tatil yörelerinden birisi. Toplam nüfusu sadece beş yüz civarında olan bu minicik belde, kendisinin küçüklüğüyle ters orantılı şekilde ünlü ve popüler.

"Turistik restorantlar, kafeler ve hediyelik eşya dükkanları yan yana sıralanmış. Etrafındaki yemyeşil dağlar, sahildeki rengarenk tarihi binaları ve arnavut kaldırımlı sokakları ile tarihi dokusunu bugüne kadar korumuş, sevimli yer" olarak tasvir edilmiş bir gezgin tarafından. Tom Ford'un 2011 yılında piyasaya sürdüğü Neroli Portofino'yu, işte bu anlatımla hayalimde canlandırarak kullanıyorum.


Başarılı modacı Tom Ford, özel serisinden bir parfümüne ünlü tatil kasabası Portofino'nun ismini vermiş durumda. Üstelik yanına "Neroli'yi" de ekleyerek. Kendi sitelerinde şöyle tanıtılmış: "Tom Ford, bu mükemmel kokuyla, İtalyan Rivierası'nın yemyeşil doğasından ve temiz denizinden gelen ferah bir esintiyi yakalar."

Neroli Portofino'yu üzerime sıktığımda beni turunçgiller karşılıyor. Çok ferah ve hafif neroli, daha ilk saniyelerde isminin hakkını veriyor. Neroliye limon da eşlik ediyor. Müthiş bir doğallık ve ferahlık. Başlangıcı çok güzel. İlerleyen dakikalarda büyük değişim görülmüyor kokuda. Limon artık hissedilmezken, neroli yoluna devam ediyor. Bu andan itibaren biraz çiçeksilik ekleniyor. Çiçekler nötr ve ferah. Muhtemelen bu sayede biraz sabunsuluğa doğru evriliyor orta kısımda. Başlangıcı kadar sevmesem de yine de kabul edilebilir orta bölüm. Alt notalarda neroli hala etkili. Ona yumuşak misk eşlik ediyor. Başka da bir şey yok diyebilirim.

Neroli Portofino, çok basit, ferah, hafif, doğal, kolonyamsı bir turunçgil parfümü. Zaman zaman meyvemsi kısmı öne çıksa da genel olarak neroli-bergamot-limon düzleminde ilerliyor. Çok katmanlı yada farklı değil. Sizi şaşırtan, aklınızı çelen bir yapısı yok. Bu anlamda fazla iddialı bir parfüm gibi gelmedi bana. Oysa diğer Tom Ford parfümlerini düşündüğümde pek de öyle değiller. Belki de yaz sıcaklarında basit bir aromaya imza atmak istemiş olabilirler.


Neroli Portofino, orta kısımdan itibaren bir taraftan sabunsu yönünü gösterirken, diğer taraftan akuatik kokulara da göz kırpıyor. Hatta onun için sabunsu-akuatik denilse çok yanlış olmayacaktır. Zaten deniz mavisi şişesi ve ismindeki sahil kasabası göndermesi, ilk anda onun sucul olduğunu düşündürtüyor. Fakat turunçgil-çiçek yanı, sucul tarafından çok daha baskın.

Kullanım sürecinde şansıma çok sıcak günlerde denedim Neroli Portofino'yu. Evet o tam da "çok sıcak" günlerin kokusu. Fazla saldırgan değil. Tene yakın kalıyor. Hatta sönük kaldı tenimde her seferinde. Oysaki bir Eau de Parfum'ün (EDP) bu kadar cansız olmaya hakkı var mı? Bence yok.

Zaten Neroli Portofino'nun en eleştirilen kısmı çok basit olması ve fark edilirliğinin sınırlı olması. Oysa ki özel seriye mensup Neroli Portofino, abartılı sayılabilecek fiyatlara satılıyor. Ve bu kadar yüklü bir meblağı, basit bir neroli kolonyasına yatırmak ne kadar anlamlı sorusu havada asılı duruyor. Ayrıca uzun süreli kullanımlarda sıkıcı olacağını düşünüyorum.


Kabul etmek gerekir ki yapaylık hissedilmiyor. Bu anlamda belirli bir kalitenin üzerinde. Yaz parfümü olsa da bu kadar çekingen olmasının sebebini anlayamadım. Neroli Portofino'nun üçte bir fiyatına çok daha güçlü, güzel ve ilginç yaz kokuları alınabilir. Geri kalan paranız da varsın cebinizde dursun.

Çok çarpıcı tarafı olmayan Neroli Portofino, kötü bir parfüm değil. Güzel ama sadece güzel. O kadar. Sonrası yok. Onun içindir ki yüksek fiyatına istinaden denemeden almanızı önermem. Turkuaz mavisi harika şişesi ve tabii ki tanıtımı için çıplaklığın sonuna kadar kullanılması, adeta bir Tom Ford klasiği. Bu konuda yine şaşırtmadı beni.

Neroli Portofino, Tom Ford'un buraya yaptığı ziyaretlerden ilhamını almış. Ve bay Ford şunları söylemiş: "Portofino benim için her zaman büyülü bir yer olmuştur. Dünyada anıları ve duyguları harekete geçiren çok az şehir vardır. Müzikler, görülmeye değer yerler ve o şehirler ile bütünleşmiş kokular. İşte Neroli Portofino parfümü ile bunu yakalama çalıştım."


Parfümün tasarımını fazla öne çıkmayan burunlardan Rodrigo Flores-Roux yapmış. Hem kadınlar hem de erkekler rahatlıkla kullanabilir.

Koku Güzelliği:10/7