Hugo Boss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hugo Boss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2021 Perşembe

Hugo Boss – Boss Bottled Intense (2016)

Hugo Boss’un yıllardır en çok satan parfümler listesinden inmeyen erkek kokusu Boss Bottled, ilerleyen zamanlarda devam eserlerine imza atıyor. Bottled serisi büyürken, beklenen oldu ve Intense versiyonu raflara çıkıverdi. 2015 yılında ilk Intense kendisini gösterdi. 2015 çıkışlı Intense, Eau de Toilette konsantrasyonundaydı. Pek görülmedik şekilde bir yıl sonra Intense’nin Eau de Parfum versiyonu doğdu.

Kullandığım Intense Eau de Parfum’ün, Hugo Boss’un internet sitesinde yer almaması dikkat çekici. Kimi kullanıcılar Bottled Intense’nin üretiminin bitirildiğini bildiriyor ki haklı olabilirler. Odunsu baharatlı olarak sınıflandırılabilecek Bottled Intense Eau de Parfum’ün açılışı yeşil ekşi elma temasıyla gerçekleşiyor. Leziz elma sularını hatırlatan başlangıcı tatlılık barındırıyor. Orta kısımda tatlı meyvemsiliğe baharatlar ekleniyor. Tarçına eklenen yeşil pudralı meyveler tatlı davranmaya devam ediyor. Sonlarda meyveler geride kalırken, vanilyanın öne çıktığını görüyoruz.

Bottled Intense, abisi klasik Boss Bottled’ın hemen hemen aynısı gibi denebilir. Mayhoş ve aromatik yeşil elmanın devamındaki tek düze tarçın ve vanilya parfümün özeti. Sadece özet değil, kokusal anlamda pek derinliği olmayan parfümün tamamı bundan ibaret. İlk Boss Bottled’in genel yapısı, Intense’de tekrar edilmiş. İki parfümün arasındaki küçük farkları ayırt etmek zor gibi. Her ne kadar Intense versiyonların daha güçlü olduklarını bilsek de Boss Bottled ile performans anlamında çok fark bulunmuyor.

Klasik Boss Bottled varken, neden Intense versiyonu alınsın dersek, cevap belirsiz. İlk Bottled, garip şekilde çok seviliyor ve bir türlü anlamadığım ilgiyi görüyor. Kadınların da beğendiğini bildiğim Boss Bottled’ın, Intense olarak da risk alınmadan benzer koku profiline imza atılması anlaşılabilir. Bu anlamda Intense versiyonu modern parfüm tredlerine yakın duruyor ve çoğu kişinin sevebileceğini düşünmek yanlış olmaz.

Kullandığım Eau de Parfum’un kalıcılığı iyi fakat yayılımı beklediğim kadar yüksek değil. Serin ilkbahar-sonbahar dönemine yakışacağını düşünüyorum.

Koku Güzelliği:10/6

9 Kasım 2019 Cumartesi

Hugo Boss – Ma Vie Pour Femme (2014)

Popüler ve çok satan erkek parfümleriyle bilinen Hugo Boss’un, kadın kokusu olarak büyük başarılara imza atabilmiş eseri yok denecek kadar az. Belki de ağırlığı erkek parfümlerine vermek Hugo Boss’un bilinçli seçimidir. Hugo Boss gibi küresel markanın kadın parfümleri alanında boş duracağını sanmak yersiz olabilir. 2014 yılında Hugo Boss’un yepyeni kadın parfümü Ma Vie Pour Femme bu döngüyü kırmak için piyasaya sürülmüş olsa gerek.

Hugo Boss’un internet sitesinde Ma Vie’nin kadınların bağımsız yaşam ruhundan ilham aldığı vurgulanmış. Ayrıca kokusunun kaktüs çiçeği merkeze alınarak yaratıldığından bahsedilmiş. Parfümlerde pek karşımıza çıkmayan kaktüs çiçeğinin Ma Vie’de nasıl kullanıldığına odaklandım kullanım döneminde.

Parfümün açılışı ferah sayılabilecek çiçeksi turunçgillerle gerçekleşiyor. Parlak, canlı ve dinamik turunçgillerden sonra feminen çiçeksilik tarafına doğru kayıyor. Orta notalarda gül ve beyaz çiçeklerin vasat sayılabilecek birleşimi mevcut. Son bölümde çiçeksilik hala algılanırken, miskli sedir ağacı ortalama kapanışla noktayı kokuyor.

Ma Vie’nin kokusu o kadar tanıdık ki. Yüzlerce örneğine rastlanabilecek kadınsı, meyveli-çiçeksi tema burada tekrar edilmiş. Ma Vie’de meyvelerden ziyade kadınsı pembe çiçekler daha etkili diyebilirim. Ma Vie’yi bazı kullanıcılar kadınların kullandığı saç spreylerine benzetirken, ben de ilave olarak vasat kadın deodorantı olarak niteleyebilirim. Tabii hoş başlangıcını saymazsam.

Ma Vie, Hugo Boss gibi ana akıma yönelik marka ve amacı büyük kitlelere ulaşıp, bol bol satış yapmak. Ma Vie’nin kokusal altyapısıyla çok satma işini becerebilir çünkü çoğu kadının nefret etmeyeceği, yumuşak, feminen çiçeksi karaktere sahip. Keskin hatları yok, kalite anlamında iyi yerde durmuyor ve fiyat olarak da rakipleriyle rahatlıkla rekabet edebilir. Bu anlamda Hugo Boss’un ticari bakış açısıyla, kendi adlarına başarılı bir konsept.

İyi de her şey ticari başarı demek mi? Günümüzün kapital merkezli dünyasında evet ticari başarı ve bolca satış yapılması önemli ama estetik ve güzellik anlamında Ma Vie nerede duruyor? Anlaşılacağı üzere işin sanatsal kısmından ziyade benzer kulvardaki kokulara rakip olarak çıkarılmış algısı yaratıyor Ma Vie. Bunu da orta kısımdan itibaren sıradan gül-beyaz çiçek kombinasyonuyla yapmış. Sonlardaki sıkıcı miski ise sanırım söylemeye gerek bile yok.

Şuna eminim ki Ma Vie süper star olamayacak. Pazardan alabildiği kadar payı toplayıp, 5-6 yıl sonra üretimi bitirilen parfümler mezarlığına giderse şaşırmam. Ne yaratıcılık anlamında ne de kalite anlamında sınıfı geçemiyor.

Son bir durumdan daha bahsedeyim. Ma Vie’nin içeriğinde kaktüs/kaktüs çiçeği teması vurgulanmış. Parfümlerde çok az rastlanan kaktüs çiçeğinin nasıl koktuğu konusunda fikrim yok ama Ma Vie’de öyle sıradışı çiçeksi taraf hissetmedim.

EDP formundaki Ma Vie’nin performansı harikalar yaratmıyor. Kalıcılığı idare etse de etrafa yayılımı zayıf kalıyor. Günlük kullanıma uyabilecek genel tarzı, ılık ilkbahar günlerinde daha iyi tepki verebilir.

Koku Güzelliği:10/5

21 Nisan 2019 Pazar

Hugo Boss – Boss Number One (1985)

Alman moda endüstrisinin en önemli markası diyebileceğimiz Hugo Boss’un, 1920’li yıllarda başlayan hikayesi, 1985 yılında ilk parfümünü piyasaya sürmesiyle başka bir boyut kazandı. Her ne kadar kuruluşundan altmış yıl sonra ilk parfümünü çıkarsa da 2000’li yıllarda popüler parfümlere imza atarak dünya parfümerisinde önemli ticari başarılara imza attılar.

Her popüler parfüm güzel kokar mı tartışmasını başka yazıya bırakalım çünkü bir süredir Hugo Boss’un 1980’li yılların sonlarında tanınan fakat artık pek kimsenin bilmediği klasikle beraberim. 1985 yılı çıkışlı ve Hugo Boss’un ilk kokusu olarak tanıyoruz Boss Number One’ı. Hugo Boss, ilk parfümünü erkekler için piyasaya sürdü ve kısa zamanda klasikler arasındaki yerini aldı Boss Number One. Kimi yorumcular tarafından parfümün ilk çıkış isminin sadece Boss olduğu, ilerleyen yıllarda Boss’a Number One’ın eklendiğini belirtiliyor. Number One’ın eklenmesiyle Hugo Boss’un ilk parfümü olduğu vurgulanmış olabilir.

Boss Number One, kimi platformlarda aromatik fujer olarak sınıflandırılmış ki hiç de yanlış sayılmaz bu tespit. Parfümün açılışı eski-tozlu turunçgil, aromatik otlar, lavanta ve pelin otu (artemisya) ile gerçekleşiyor. Turunçgillerden nostaljik bergamot en önde olanı. Aromatik otlardan da fesleğen veya kekik benzeri bitkiler var muhtemelen. Pelin otu, 1970 ve 1980’li yılların erkek parfümlerinde sıkça kullanılan bir çiçek. Sevmesi zor kokusu olan pelin otuna lavanta destek veriyor. Orta kısımda tozlu turunçgil benzeri yapı devam ederken erkeksi çiçekler ekleniyor kompozisyona. Bu andan itibaren parfümün hitap ettiği maço-alfa erkeği tarzına doğru yol alıyor. Orta kısımda ana karakter değişmeden tütün ve bir parça meşe yosunu ekleniyor. Erkeksi gül de arkalardan hissediliyor. Son kısımda pürüzsüz ve yüksek kaliteli paçuli var ama bildiğimiz paçuliye pek benzemiyor. Daha çok ballı ve köksü olmayan çok başarılı bir paçuli denebilir. Tabii ki bir 1980’ler parfümünün çoğu zaman en güzel kısmı alt notalardır ve Boss Number One’da bu geleneği bozmuyor.

Uzun zaman önce kullandığım Boss Number One’ın küçük şişesini hala saklarım ve kokusu en ufak değişim göstermemiş bu geçen zaman içinde. Müthiş bir kalite ve rafine hissiyat, Boss Number One’da ilk belirtebileceğim özellik. Bu parfüm tekdüze hissiyat verse de harman olarak oldukça zengin ve detaylı. Kokusu hüzünlü/nostaljik/eski/tozlu bergamot kolonyalarını anımsatıyor çoğu zaman. Tabii erkeksi çiçekler ve genel yapıya entelektüel hava katan dumansı olmayan tütün, lavanta ve aromatik otların yadsınamaz rolü, 1980’li yılların en güzel armağanı meşe yosunu ve görüp görülebilecek en hoş paçuliyi içeriğinde barındırıyor.

Boss Number One, eski tarz maskülen parfümlerin tipik örneği. Bu parfümü 2019 yılında insanlara koklatsak, çoğu kişinin beğenmeyeceğine eminim. Tarzı, günümüzün modern parfümleriyle uzaktan yakından alakalı değil. Onun sabunsu ve erkeksi çiçeksi kokusu, doğal olarak üst yaş grubu erkekleri hedefliyor bugün için. Kırk yaş üzeri erkeklerin ve bu tür parfümleri geçmişte kullanan babaların parfümü olacaktır Boss Number One. Onun aromatik fujer tarzı, hafiften Brut’u anımsatıyor, paçuli kullanımıysa Givenchy – Gentleman’a yakın duruyor. Azıcık Aramis, birazcık Azzaro Pour Homme, Xeryus ve Gucci – Nobile, yine Boss Number One’ın yakın arkadaşları olarak düşünülebilir.

Ve benim açımdan köprünün altından çok sular aktı. Boss Number One’ı ilk kullandığım zamanlar henüz yeterli parfüm deneyimi olmayan meraklı ve hevesli bir gençtim. Bugün için yüzlerce parfümü koku hafızama yerleştirmenin ve yaşımın 40’lara çok az kalması sebebiyle, ilk kullandığım zaman ki kadar başarısız bulmadım onu. Tabii koku tarzı olarak yine de bana uzak. Ben daha çok 1980 hatta 1970’li yılların turunçgilli, meşe yosunlu şiprelerine hayranım. Bu tarz eski tip aromatik fujerlere karşı nedense çok merakım yok. Herşeye rağmen üzerimden yayılan kokunun nostaljik ve hüzünlü havasına, yüksek kaliteli sabunsuluğuna, rafineliğine ve erkeksi alfa karakterine saygı duymamam mümkün değil. Bu parfüme hiçbir zaman aşık olmayacağımı ruhumun derinliklerinde hissediyorum fakat yüzlerce birbirinin aynısı, şeker bombası yeni nesil parfümden sonra onun kokusunun bileğimden burnuma yayılması eski anıları tazelememe sebep oldu, aynı uzun yıllardır görmediğiniz eski bir arkadaşı görmüş gibi…

Denemeden alınmaması gereken bu beyefendi EDT formunda. Kalıcılığı ve etrafa yayılımı gayet iyi. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor. Kokusunun tasarımına Drakkar Noir gibi bir efsane parfüme, aynı zamanda Yves Saint Laurent – L’Homme/La Nuit de L’Homme gibi popüler çöplere imza atan, ilginç parfümör Pierre Wargnye imza atmış.

Koku Güzelliği:10/6.5

15 Şubat 2019 Cuma

Hugo Boss – Boss Bottled Oud (2015)

1998 yılında piyasaya çıkan Hugo Boss’un ünlü erkek parfümü Boss Bottled, dünyada büyük beğeni topladı ve tabii ki en çok satanlar listelerinde uzun zaman kendisine yer buldu. Muhtemelen Hugo Boss’un en karlı yatırımıydı 1998 çıkışlı yuvarlak şişeli Boss Bottled. Zaman içinde bu popüler delikanlının devam parfümleri arka arkaya gelmeye başladı. Özellikle 2010 yılından sonra piyasaya sürülen Boss Bottled’ın devam parfümlerinin sayısı 10’u geçti.

2015 yılındaysa Hugo Boss, muhtemelen ana akım rakiplerine baktı ve çoğunun öd temalı parfümleri olduğunu gördü. Bu akımdan geri kalmak istemeyen Hugo Boss böylece öd temalı erkek parfümünü raflara yerleştirdi. İsmi Boss Bottled Oud olan yeni parfümün tanıtımında “zengin içeriklerle hazırlanan kompleks bir parfüm olduğu” vurgusu yapılmış. Ayrıca ilginç şekilde içeriğindeki öd ağacı esansının tamamen doğal olduğu iddia edilmiş. Parfümün “erkeksi, lüks, rafine ve yoğun” tarafı öne çıkarılmaya çalışılmış. Bakalım Hugo Boss’un öd temalı parfümü bize neler vaat ediyor.

Parfümün açılışı ferah sayılamayacak turunçgil-yeşil elma temasıyla gerçekleşiyor. Bu başlangıcın, abi Boss Bottled’ı anımsattığını düşünebiliriz. Benim için çok çarpıcı değil üst notalar. Orta kısımda elma benzeri meyvemsiliğin etkisi azalırken kuru safranın merkeze geçtiğini görüyoruz. Safrana bir parça öd ağacı ve tatlı satılabilecek karanlık baharatlar eşlik ediyor. Tarçın ve karanfilin ağırlıkta olduğu baharatlar, safranın baskın havasını kırmaya çalışıyor orta kısımda. Geleyim kapanışa. Yumuşak sandal ağacına eşlik eden odunsularla fena bir kapanış yapmıyor Boss Bottled Oud.

Tenimde öd ağacından ziyade safranı öne çıkarttı Boss Bottled Oud. Başlangıçtaki alkolümsü-meyvemsi yapı, parfümün en sıradan kısmı bence. Zaten klasik Boss Bottled’da da sevmemiştim üst notaları. Orta kısım abisine göre daha farklı Oud versiyonunda. Kimi kullanıcılar vanilyadan bahsetmiş ama bence büyük yer kaplamıyor Oud’da vanilya. Daha çok tatlılığı sağlamak ve baharatları yumuşatmak için kullanılmış sanki vanilya. Kuru sayılabilecek, tatlılığı dengeli, rafine sayılamayacak, kendisine aşık edemeyecek bir öd çalışması diyebilirim.

Ne yazık ki safranı sevemiyorum parfümlerde ve buradaki verilişini de beğenmedim. Ödün verilişi de kuru ve bana göre değil. Yumuşak baharatları ve odunsu kısmı güzel ama o da bu parfümü alıp kullanmak için yeterli mi emin değilim.

Son olarak 1998 çıkışlı Boss Bottled’ın öd eklenmiş hali demiş bazı yorumcular. İlk Boss Bottled’ı pek sevmediğim sır değil. Oud versiyonu da kendime yakın bulamadım. Bence klasik Boss Bottled ile Oud versiyonu arasında büyük benzerlik yok. Evet, zaman zaman gerilerden Boss Bottled izlenimi uyandıracak kokular geliyor ama çok benzedikleri şüpheli. Oud versiyonu oldukça karanlık, koyu ve birçok öd temalı parfüm gibi kullanması/sevmesi zor bir arkadaş. Klasik Boss Bottled ise daha ferah, açık, aromatik ve günlük kullanıma uygun. Bu anlamda iki parfümün karakterleri oldukça farklı.

EDT formundaki Boss Bottled Oud’un kalıcılığı iyi ama etrafa yayılımı sınırlı. Tam bir kış parfümü. Erkeksi tarafı ağır basıyor.

Koku Güzelliği:10/6

23 Kasım 2018 Cuma

Hugo Boss – Boss The Scent (2015)

“Baştan çıkarma, günümüzün post-modern döneminde görece olarak kolaylaştı. Çoğu zaman fazla çaba harcamadan anlık, görsel bir haz elde edilebilir. Hugo Boss ise farklı türde baştan çıkarmaya inanır. Hugo Boss’un sanatsal tabir edilebilecek baştan çıkarması yavaş, istikrarlı aynı zamanda kendine güvenmeyle umursamazlık arasındaki mükemmel dengeye sahiptir. Hugo Boss erkeğinin kendine özgü baştan çıkarma varlığı benzersizdir. Kadınların kulağına fısıldamanın, haykırmaktan daha etkili olacağını bilir.

Yeni Boss The Scent parfümü, Hugo Boss erkeğinin farklı bir çehresini meydana çıkarır. Boss erkeği, profesyonel başarılardan ziyade kişisel başarıya önem verir. Boss erkeğinin kişisel başarıları, daima cazibesini kanıtlar. Baştan çıkarma hakkındaki bu ayırt edici izler, Hugo Boss’un yeni ana parfümüne işaret eder ve entelektüel zekadan ziyade duygusal tarafı yansıtır.

Boss The Scent, Afrika’ya özgü bir içeriğe sahiptir: Afrodizyak maninka meyvesi. Ayrıca çarkıfelek meyvesi ve rom içkisi önemli yere sahiptir bu parfümde fakat maninka meyvesi daha derin ve içine işleyen bir şey çağrıştırır: Hafızanın geriye çekilmesi ve arzunun öne çıkması.”

Hugo Boss’un 2015 çıkışlı erkek parfümü Boss The Scent’in resmi tanıtımı yukarıdaki cümlelerle yapılmış. Markanın yeni yüzünü temsil eden Boss The Scent serisi yeni parfümlerle büyümeye devam ediyor. Şimdi serinin ilk parfümü Boss The Scent’e göz atalım.

Parfümün açılışı tatlı, aromatik ve düşük kaliteli meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan notalarındaki maninka ve çarkıfelek meyvelerinin nasıl koktuğunu bilemediğim için yorum yapamayacağım fakat üst notalarda şekerli metalik meyvelerin hakim olduğunu söyleyebilirim. Orta kısma geçildiğinde tatlı meyvelere şekerli baharatlar ve derinin eklendiğini görüyorum. Baharatlar yine metalik ve yapay verilirken modern deri fena değil. Son kısımda deri yoluna devam ederken biraz vanilya ve tonka fasulyesi eşlik ediyor deriye. Kapanışı açık ara parfümün en beğendiğim yeri oluyor.

Boss The Scent, tam bir modern zaman şekerli, meyveli, aromatik, baharatlı, derili, tonka fasulyeli ergen delikanlı parfümü görüntüsü çiziyor. Örneğine yüzlerce yeni erkek parfümünde rastlanabilecek metalik odunsu-baharatlı-meyveli hissiyat üst ve orta kısmı ne yazık ki domine ediyor. Kapanış güzel ama üst-orta bölüm öylesine yapay, metalik, sıkıcı ve bıktırıcı ki sonlarındaki başarılı kısma sevinemiyorum.

Hugo Boss, asıl amacına uygun olarak büyük kitleleri tavlayabilecek, kadın-erkek herkesin ilgisini çekebilecek bilindik, risksiz ve vasat koku formuna yatırım yapmış Boss The Scent ile. Hiçbir yenilik taşımayan (maninka isimli meyve dışında ki onun da nasıl koktuğu belli değil) Boss The Scent’in rakipleri belli: İnvictus, yeni Sauvage, YSL – L’Homme, Eros, Ch Men Prive, Chanel Allure Homme, Bleu de Chanel, Versace Pour Homme ve diğer yeni nesil vasat aromatik baharatlı parfümler.

Uzatmaya gerek yok çünkü Boss The Scent’i beğenmedim. Bu vasat EDT’yi Bruno Jovanovic ve Pascal Gaurin gibi iki bilinen ismin birlikte tasarladıklarını öğrenmekse ayrı üzüntü sebebi. Boss The Scent’in performansı iyi değil. Kalıcılığı idare etse de etrafa yayılımı zayıf. Çok sıcak yaz mevsimi dışında her zaman kullanılabilir. Günlük ve spor kıyafete rahatlıkla uyum sağlayabilecek Boss The Scent’in, 15-22 yaş aralığındaki AVM delikanlılarının yeni gözdesi olmasından korkmuyor değilim.

Koku Güzelliği:10/4

6 Ekim 2018 Cumartesi

Hugo Boss – The Scent For Her (2016)

Almanya merkezli moda devi Hugo Boss’un Coty işbirliğiyle piyasaya sürdüğü 2015 çıkışlı “The Scent” isimli parfümler üç yıl içinde dokuz üyeye ulaştı. İlk The Scent 2015’te erkekler için çıkarıldı. Bir yıl sonra The Scent’in kadın versiyonu raflardaki yerini aldı. Hatta son dönemlerde iki The Scent parfümün Intense versiyonları dünya kokuseverlerinin beğenisine sunuldu.

Bugünkü yazı konuğumuz 2016 çıkışlı kadınlar için pazarlanan The Scent. Tam ismi The Scent For Her olan parfüm için Hugo Boss’un internet sitesinde “kadınlar için yeni, baştan çıkarıcı parfüm” ifadesi kullanılarak bizim gibi deneyimli sayılabilecek parfümseverleri hiç şaşırtmayan promosyon cümlesiyle karşımıza dikilivermiş. Dünyada piyasaya sürülen kadın parfümlerinin muhtemelen büyük çoğunluğunda bu pazarlama cümlesine rastlamak artık normal bizim için. Tamam, iddialı olmak iyidir ama bari şu birbirinin aynısı “kadınlar için cazibeli, baştan çıkarıcı parfüm” gibi klişeleri değiştirin. Neyse geçelim detaylara.

The Scent For Her’in açılışı tatlı ve berrak meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarındaki şeftali ilk saniyelerde kendisini gösteriyor. Buradaki şeftali dolu dolu meyvemsi değil de daha böğürtlensi, miskli ve transparan tarafa yakın. Orta kısımda meyvemsi yapı devam ederken tabii ki bu tür parfümlerin değişmezi çiçeksiler yardıma yetişiyor. Orta bölümden itibaren farklı tarafı olmayan meyveli-çiçeksi tarafa yakın duran parfümümüz, sonlarda yumuşak, seyreltilmiş miskle ve odunsularla kapanışı yapıyor.

The Scent For Her, anlaşılacağı üzere miskli bir meyve parfümü. Başlangıçtaki şeftali ve geri plandaki leziz, sulu, tatlı, kırmızı meyvelerin hakimiyetindeki ana yapı parfümün genelinde hissediliyor. Başrol oyuncu şeftali ama burada Mitsouko’daki kadar kaliteli ve gerçekçi şeftali beklemek hata olabilir. Vasat sayılabilecek meyvelere eşlik eden misk, garip bir sulandırılmışlık algısı yaratıyor. Orta kısımdan itibaren eklenen çiçekler abartılı şekilde pudralı ve ağır değiller neyse ki. Yine de pek sevdiğimi söyleyemeyeceğim.

The Scent For Her, onlarca örneğine rastladığımız canlı ve cıvıl cıvıl, basit bir genç kız parfümüne benziyor. Yaratıcı tarafı olmayan, kullanımı kolay, uzun süreli kullanımlarda sıkılacağınız, kalite anlamında iddialı olmayan tam bir piyasa parfümü diyebilirim. Ona berbat de denemez harika da denemez. Ortalarda dolaşan bir arkadaş sadece.

Bu parfümde ilgimi çeken şeyse açıklanan notalarındaki iki sevdiğim içerik yani şeftali ve kakao. Şeftalinin verilişini pek başarılı bulmadım. Kakaoya ise rastladığımı söyleyemem. Varsa bile geri planda olduğunu düşündüğüm kakao, parfüme büyük etki etmiyor.

Bir yorumcunun onu şeftali aromalı şampuanlara benzetmesi ne kadar da doğru. Çok bir esprisi olmayan The Scent For Her’in kokusunu otuz yaş altı genç hanımefendiler sevebilir. İlkbahar-yaz mevsiminde kullanmak iyi fikir olabilir. Ayrıca günlük kullanıma ve spor kıyafetlere de uyum sağlayacaktır. Genel beğeniye uygun bu hanımefendinin performansı zayıf. Kalıcılığı idare etse de etrafa yayılımı sınırlı.

Koku Güzelliği:10/5

22 Ekim 2016 Cumartesi

Hugo Boss – Velvet & Amber (2011)

Diğer ana akım markalar, özel seri parfüm çıkarırlar da, Hugo Boss onlardan geri kalır mı? Genellikle uygun fiyatlı, popüler, temiz çocuklar piyasaya süren Hugo Boss, 2011 yılında rakiplerine cevap olarak “BOSS The Collection” isimli seriyi piyasaya sürdü. İlk aşamada beş parfümden oluşan seri, Oud temalı yeni sayılabilecek parfümle altıya ulaştı. Diğer Hugo Boss parfümlerinden yüksek fiyatlara satılan bu özel seri, niş parfümlere yaklaşamasa da, ana akım markaların özel serileriyle rekabet edecek gibi görünüyor.

Serideki parfümlerin isimleri iki bölümden oluşuyor. Birincisi Hugo Boss’un ana faaliyet alanına gönderme yapan kumaş çeşitleri ve ikincisi de parfümleri çağrıştıran tek notalar. BOSS The Collection serisinin muhtemelen en popüler üyesi Velvet & Amber. Parfümün ilhamını ismine binaen kadife kumaşından ve amber kokusundan aldığını sanırım söylememe gerek yok.

Velvet & Amber’in açılışı tatlı anasonla gerçekleşiyor. Üst notalarında tatlı anasonun yanında aniden beliren koyu amber, gözden kaçacak gibi değil. Hafiften Body Kouros hissi veren başlangıcı, yarı karanlık çikolatamsı vanilya ve amberle devam ediyor. Orta bölüm parfümün en lezzetli ve başarılı yeri muhtemelen. Son kısımda amber hala etkili. Kapanışta kuru hale gelen ambere vanilya hala destek veriyor. Hatta vanilya bir parça önde gibi alt notalarda.

Amberin egzotik verildiği Velvet & Amber, karanlık sayılabilecek derecede dolgun ama etrafa yayılımı az bir parfüm hissi uyandırıyor. Baharatlar yok, onun yerine balsamsı yapı var. Zaten açıklanan notalarında da balsam var. Genel olarak modern, kararında tatlı, kremsi ve lezzetli bir vanilya-amber parfümü gibi. Eğer kullandığım parfümde sorun yoksa Velvet & Amber bana Body Kouros-A Men-Ambre Precieux arasında bir yerde geldi. A Men’in o kimilerinin çikolatalı asfalta benzettiği karanlık yapısı, bir parça mevcut burada. Amberin ağır, ağdalı, soğuk ve egzotik yapısı da kendisini her daim hissettiriyor.

tekli velvet

Kullanması ve sevmesi kolay değil bana göre Velvet & Amber. Çarpıcı, erkeksi ve iddialı kokusunu anlamak için biraz kullanmak gerekiyor. Tabii siz yine de yüksek fiyatına istinaden denemeden almayın. Başlangıcını ve orta kısmı fena değil ama sonlarını kendime yakın bulamadım. Yapaylığın hissedilmediği, kalite anlamında başarılı sayılabilecek yapısı, bir Hugo Boss parfümü için umut verici.

Aslına bakılırsa beklentim fazlaydı Velvet & Amber’den. Gerçi Hugo Boss markası, benim gibi birçok koku severi “eyvah yine vasat bir modern aromatik odunsu yapı gelecek” endişelerine sevk etmiyor değildi. Yine de Velvet & Amber’in özel seri Boss The Collection üyesi olmasından dolayı daha çok özenileceğini tahmin ediyordum. Bu anlamda iyi bir iş çıkarılmaya çalışılmış ama sonuç yine de beklediğim gibi olmadı ne yazık ki.

EDP formundaki konsantrasyonu performans anlamında harikalar yaratamıyor. Kalıcılığı yeterli ama fark edilirliği düşük. Günlük kullanımdan ziyade akşamlara daha çok yakışacaktır. Tam bir kış parfümü. Genç arkadaşlardan ziyade otuz yaşın üzerindeki erkeklere uyacaktır.

Koku Güzelliği:10/6

9 Nisan 2016 Cumartesi

Hugo Boss – Hugo (1995)

Hugo Boss’un parfümleriyle ilgili sanırım ilk travmayı 1998 çıkışlı Boss Bottled ile yaşadım. Hani harikalar beklemiyordum ama sinir bozucu kokusundan hala irite oluyorum. Sonrasında unutulmuş klasikleri Number One’ı kullanmış ve kendime fazlasıyla uzak bulmuştum. Görünüşe göre Hugo Boss’un parfümleriyle pek yıldızımız barışamıyor.

Tabii yıldızım barışmıyor diye vazgeçecek değilim. Hugo Boss’un yeni çıkan parfümlerinden ziyade epeydir merak ettiğim Hugo’ya şans vermeye karar verdim. Hugo Boss’un en popüler iki parfümünden birisi olan 1995 çıkışlı Hugo, çok satanlar listelerini de sürekli zorluyor. Dünya çapında da epey kullananı vardı 1990’lı yıllarda fakat 2000’li yıllar biraz popülaritesini azaltmış gibi.

Ha bu arada eskiden bu parfümün ismi Hugo iken, kendi sitelerinde Hugo Man ismini görünce kararsız kaldım. Ben yine de sadece Hugo diyeyim ona. Kendi sitelerinde ferah ve aromatik yönü vurgulanmış ki hiç de haksız sayılmazlar. Parfümün başlangıcı ferah turunçgillerle gerçekleşiyor. Burada mis gibi portakal beklemeyin çünkü yeşil kokan turunçgiller mevcut. Ayrıca yeşil elmadan bahsediliyor ki olabilir. Fesleğen rahatlıkla algılanabiliyor. Bergamot da destek veriyor üst notlara. Başlangıcı ekşi-buruk yeşil elma ve fesleğenden oluşuyor bana göre. Orta kısımda yeşil yapı devam ediyor. Burada biraz menekşe var. Nane orta kısımda yapaylık sınırında verilmiş. Yumuşak odunsular da sonlarda kendisini gösteriyor. Kendi sitelerinde çam ağacından bahsetseler de burnuma gelen koku yapay sedir ağacına daha yakın.

Hugo, ferah, temiz, basit, sıradan ve jenerik kokusuyla hemen tanıdık geliyor. Sokakta dolaşırken burnunuzu okşayan birçok açık parfüme ve bolca sahtesi yapılan kokusuna istinaden bu ukalalığı yapıyorum. Hugo, dünyanın en popüler parfümlerinden birisi. Bu başarısını vasat basitliğine borçlu büyük ihtimalle. Evet, parfüm terminolojisine yeni bir ekleme yapmış olabilirim: Vasat basitlik. Yok, hayır burada anlatmak istediğim Değerli Yalnızlık gibi içi boş ideolojik propaganda değil. Hugo, büyük kitlelerin sevebileceği gibi kurgulanmış. Başta ferah ve aromatik turunçgillere, bir parça fesleğen-menekşe desteği yapılarak erkeksilik eklenmiş. Nane ve yumuşak odunsularla genele hitabetin sınırlarına gelinmiş. Ne diyeyim, yolu açık olsun.

Hugo-Boss afis yen

Vasat basitlik mi kontrollü yapaylık mı? Yazıyı karmaşık akademik makaleye çevirmeden söyleyeyim ki, yüksek orandaki yapaylık, orta kısımdan itibaren sabrınızı zorluyor. Son kısımda ise yapaylık artık kendisini koyuverip gidiyor. Parfümün tek sevdiğim kısmı başlangıcı oldu. Onun dışında genel yapısı bana göre değil. Fakat yine de uygun fiyata satılan bu aromatik turuçgilli nane-lavanta-menekşe-fesleğen kombinasyonunu, parfümler dünyasına yeni adım atmış genç arkadaşlar severek kullanabilirler. Amma benim gıcık burnum, Hugo’ya aşırı doz yapaylık hatası veriyor kusuruma bakmasın.

Sonuç olarak almam ama alana da mani olmam. Sıkıcı ve uzun süreli kullanımlarda hayal kırıklığı yaratabilecek yapısını göze alırsanız, denemekten zarar gelmez. Günlük kullanım içinse gayet uygun. Kalıcılığı eh işte, fark edilirliği zayıf. Off daha fazla bir şey yazasım gelmiyor.

Parfümün tasarımını Bob Aliano isimli bir arkadaş yapmış. Ilık ilkbahar günlerinin parfümü bence. Çok sıcak yaz günlerinde biraz fazla gelebilir. Soğuk kış mevsiminde ise garip durabilir.

Luca Turin, etkileyici olmayan lavanta olarak sınıflandırmış ve beş üzerinden iki puan vermiş. Bay Turin’in bu puanına can-ı gönülden katılıyorum.

Hugo1

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/4