çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2022 Perşembe

Montale – Roses Elixir (2010)

Montale’nin kadın parfümlerinden Roses Elixir, markanın yıllar içinde oluşturduğu tuhaf estetiği çağrıştırıyor: Güllü misk.

Montale parfümlerinin neredeyse değişmez notaları gül ve oud çoğu eserde büyük yer kaplar. Bu iki temayı genellikle burnu zorlayan saldırganlıkta ve algıları şaşırtan özensizlikte sunar. Bu anlamda Roses Elixir de tipik Montale parfümüdür ve denemeden alınması asla tavsiye edilmez.

Bizzat Montale’nin, Roses Elixir’i manyetik gül olarak tanımlaması tabii ki abartılıdır. Resmi olarak açıklanan notalarında çilek yaprakları, yasemin, amber, portakal çiçeği, misk ve vanilya görülüyor. Bu notalardan gül, çilek, yasemin ve misk ön planda diyebilirim.

Roses Elixir baştan sona kadar düz çizgide ilerleyen meyveli-çiçekli temaya sahip. Gül ve çileğin birleşimi rafinelikten uzak ve yapay hissettiriyor. Yasemin geri planda kadınsı vurguyu arttırıyor. Sonlarda tabii ki bu tür parfümlerin değişmez üyesi misk yerini alıyor.

Gül ve çileğin birleşimi güzel fikir ve bunu yüksek kaliteyle yapabilen pek örnek yok. Montale bu alana her zaman ki özensizliği ve aceleciliğiyle girmiş. Parfümdeki burun tırmalayan çiçeksilik bir süre sonra baş ağrısı yapmaya doğru evriliyor. Kompozisyonun geneli ultra kadınsı ve bir erkek için hafiften bıktırıcı. Kalite hissiyatı böylesi niş marka için düşük. Performansıysa tatminkar.

Eğer Christian Dior’un ünlü Miss Dior’unu seviyorsanız ilginizi çekebilir. Miss Dior’un çiçekleri Roses Elixir’deki kullanıma oldukça benziyor.

Bu yapay, canlı ve pozitif arkadaş, çok kalıcı ve etrafa yayılım anlamında ortalama seviyede geziniyor. Eau de Parfum formunda. Serin ilkbahar döneminde iyi iş çıkarabilir. Kokusunu Pierre Montale tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

25 Eylül 2022 Pazar

Paco Rabanne - Black XS (2005)

Siyah ve zippo çakmakları andıran şişesiyle Black XS’in ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum. 2005 yılında bu kadar fazla sayıda parfüm piyasaya sürülmezdi ve her ana akımın yarattığı koku gözlerin ona çevrilmesine sebep olurdu. Paco Rabanne’nin erkekler için çıkarttığı Black XS, 2000’li yıllar için sıradışıydı çünkü kokusu şaşırtıcı derecede meyvemsi ve çileksiydi. Çilek teması genellikle kadın parfümlerinde kullanılır ve erkekler için çilek kokan eser sayısı oldukça azdır. Her ne kadar açıklanan notasında çilek olmasa da bana her zaman böyle izlenim verir.

Black XS, Paco Rabanne’nin internet sitesinde şu cümlelerle tanıtılmış: “İçgüdülerini yoğun şekilde takip et. Anı yakala. Black XS parfümü, sınır tanımayan tazeliği bünyesinde barındırır. Radikal, şehvetli ve tahmin edilemez çekiciliğe sahiptir. Kalabria ve kalamanzi limonlarının odunsu amber kokusuyla kaynaşmasının radikal çekiciliğine sahiptir. Black XS parfümü odaya bol miktarda taze enerjiyle girer. Pralin ve tarçından oluşan kalbi dolgun, cazibeli ve gizemlidir.”

Black XS’in ilk dakikalarında limon ve diğer turunçgillerin varlığından bahsedebiliriz. Ferah ve canlı şekilde açılış yapılıyor. Orta kısma doğru meyvemsi yönü ağır basıyor. Açıklanan orta notalarında praline var ama pratikte kokuyu alamıyorsunuz. Orta kısım daha çok miskli meyveler hattına yakın duruyor. Sonlarda gri ambere benzeyen yapı var. Gül ağacı da muhtemelen kapanışta bulunuyor.

Bu arkadaşı yıllar önce kullanmıştım. O zamanlar çok popülerdi ve kadınlar onu severdi. İlerleyen yılların ardından eski popülaritesi kalmamışa benziyor. Yine de onu kullanmak anılarımı tazeledi. Black XS, ismi ve şişesindeki siyah vurguyu kokusuna yansıtmıyor. Karanlık, koyu ya da ağır bir parfüm değil. Enerjik, meyveli (ananas-çilek), odunsu bir eser. Herkesin sevebileceği ve her ortamda rahatlıkla kullanılabilecek yapısıyla, güvenli tabir edilebilecek parfümlerden olduğu söylenebilir.

Oysa kalite anlamında pek göz doldurmuyor. Eski haline göre biraz seyreltilmiş hissi veriyor. Performansı zayıf ve çok tekdüze ilerliyor. Baştan sona neredeyse hiç değişmiyor. Evet kokusal anlamda erkek parfümleri için öncü olabilir ama 2022’li yıllar için biraz basit ve çocuksu koktuğu iddia edilebilir.

Dolabınızda bir şişe Black XS olmasa da olur diye düşünüyorum. Yine de benim gibi nostalji sevenlerdenseniz, anıları ve eski arkadaşları hatırlatabilecek yapısıyla küçük boyunu almanızda sakınca olmayabilir.

Onu kullanan kimi yorumcular içeriğindeki meyvemsiliği ananasa benzetmiş ki haksız sayılmazlar. Ananas ve çileğin benzersiz birleşimine benziyor. Aventus’a ise birebir benzediğini söyleyemem.

Eau de Toilette formunda. Kalıcılığı normal seviyede, etrafa yayılımı ilk on dakika dışında zayıfa yakın duruyor. Erkekler için pazarlansa da kadınlar rahatlıkla kullanabilir. Bazı yorumcular onun sonbahar-kış parfümü olduğunu söylese de bence ılık ilkbahar hatta yaz akşamları için daha uygun olacağını sanıyorum. Kokusunu Christian Dussoulier, Olivier Cresp, Rosendo Mateu birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5

30 Kasım 2021 Salı

Burberry – Her Intense (2019)

Burberry’nin 2018 yılı çıkışlı kadın parfümü Burberry Her, oldukça ilgi çekti. Çoğu kullanıcının Maison Francis Kurkdjian’ın ünlü parfümü Baccarat Rouge 540’a benzettiği Burberry Her’in başarısının ardından bir yıl sonra Intense versiyonu raflardaki yerini aldı. İlk Her’de olduğu gibi Her Intense’yi de Francis Kurkdjian tasarladı ve Her’lerin bu kadar ilgi görmesinin sebebi muhtemelen bu durum.

Her Intense’in tanıtımında Londra şehrinin olağanüstü enerjisini yakalayan canlı bir koku olduğundan bahsedilmiş. Ayrıca yoğun, zarif, zengin, güçlü ve sofistike tarafı öne çıkarılmış. Üç öğe özellikle vurgulanmış: böğürtlen, yasemin ve benzoin.

Her Intense’nin ilk dakikalarında tatlı, lezzetli, harika kırmızı meyveler karşımıza çıkıyor. Çilek veya böğürtlen benzeri modern meyveleri sevdim. Orta kısımda meyvemsi yapı devam ederken, geri plana burun tırmalamayan yasemin yerleşiyor. Sonlarda fazlaca şekerli olmayan vanilya kapanışa imza atıyor.

Onun baştan sona meyveli-çiçekli-vanilyalı ana yapı üzerinde yükseldiğini düşünüyorum. Çoğu meyveli parfümdeki o plastiğimsi veya öksürük şuruplarını andıran bıktırıcı yapaylık Her Intense’de bulunmuyor. Orta kısımdaki yasemin benim için biraz kadınsı dursa da sonlardaki yumuşak vanilya onu genel olarak sevmeme sebep oluyor. Kalite anlamında ana akım markaların üzerinde denebilir. Kokusal olarak ise herkesin sevebileceği çok hoş, ağız sulandıran yapısı insanı mutlu ediyor.

Canlı, pozitif ve neşeli tavrı, genç hanımefendilerin ilgisini çekecektir. Kimi kullanıcıların onu böğürtlen-çilek reçeline benzetmesi gayet anlaşılabilir. Meyveli sakızlara da benzetilen Her Intense, hafiften Baccarat Rouge 540’ı andırıyor.

Her Intense Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli olsa da etrafa yayılımı yüksek sayılmaz. Sonbahar-kış döneminde kullanmak iyi fikir olabilir.

Koku Güzelliği:10/7

21 Eylül 2021 Salı

Burberry - Her (2018)

Ana akım markaların sevilen isimlerinden Burberry’nin parfümleri genellikle talep görür fakat çok büyük hitlere imza attıkları söylenemez. London’lar dışında iz bırakan parfümleri olmasa da her yeni Burberry kokusu merak uyandırır.

2018 yılında piyasaya sürdükleri kadın parfümü Her, dikkat çekici bir parfümörün imzasını taşıyordu: Francis Kurkdjian. Kendi markasıyla dünya niş parfüm sektörüne büyük hareket getiren Francis Kurkdjian’ın ara ara tasarım evlerine kokular tasarladığını görüyoruz. Tabii böylesine önemli parfümörün tasarladığı eserleri koku severler hemen dikkatle incelemeye başlıyorlar.

Her, Burberry’nin internet sitesinde “yaratıcı ve eklektik metropol Londra şehrinin genç ruhunu yakalamak için tasarlandığı yazılmış. Londralıları kalbinde hisseden kadınlar için yapıldığı vurgulanmış. Kompozisyonun, Francis Kurkdjian tarafından, çiçeksi-meyveli temanın gurme alt tonlarıyla yorumlanması olarak imzalandığı da belirtilmiş.

Her’ün açılışı modern, leziz ve ekşi kırmızı meyvelerle gerçekleşiyor. Çilek, vişne ve diğer yabani böğürtlen benzeri meyveleri andıran başlangıcı çok güzel. Orta bölümde mayhoş meyveler yola devam ediyor. Ağız sulandıran çilek benzeri meyvelere bir parça çiçek ekleniyor. Muhtemelen yasemin ve menekşe orta bölümde bulunuyor. Sonlarda meyvemsi karakter devam etse de şekerli olmayan vanilya kendisini gösteriyor.

Her, Burberry’nin resmi açıklamasına göre meyveli-çiçeksi gurme tarafa yakın duruyor. Çiçekler var fakat çoğu kadın parfümündeki gibi kompozisyonu ezmiyor. Burada çilek-vişne benzeri ekşi meyvelerin payının, çiçeklerden daha fazla olduğunu görüyoruz.

Gerek kadın gerek erkek parfümlerinde kolay kolay harika ve yüksek kaliteli çilek-vişne-kırmızı meyve kokusuna rastlanmıyor. Var olanlar ya çok yapaylar ya da badem-menekşe gibi öğelerin baskısı altında kalıyor. Burada Francis Kurkdjian doğru olanı yapmış ve kaliteli meyveli-çiçeksi yapıya imza atmış. Tatlılık var ama bıktırıcı değil. Ekşi meyveler araba kokusu gibi davranmıyor. Çiçekler burun tırmalayıcı biçimde verilmemiş. Bu yanlışlar yapılmadığı için iyi bir parfüm ortaya çıkmış.

Meyveleri severim. Kokularını severim. Parfümlerde verdikleri canlılığı severim. Her’de basit, leziz, modern, gerçekçi ve neredeyse uniseks vurgulanmış çilek-vişne benzeri yapıyı, bu tarza meraklı koku bağımlıları deneme listesine almalı.

Her’in en öne çıkaran tarafı, yine Francis Kurkdjian tasarımı ünlü Baccarat Rouge 540’a fazlasıyla benzemesi denebilir. Her, meyveli tarafa yakınken, Baccarat Rouge 540 lüks, çarpıcı ve şık denebilir. Tahmin edileceği üzere, Baccarat Rouge 540’ın kalitesi ve sanatsallığı, Her’den birkaç seviye yukarıda. Yine de Baccarat Rouge 540’ın çılgın fiyatını göze alamayanlar için hoş bir benzeri denebilir Her.

Her, Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında ne yazık ki. Ilık ilkbahar günlerinde kullanması daha keyifli olacağa benziyor. Dinamik ve giymesi kolay yapısıyla, günlük kullanım için gayet uygun diyebilirim.

Koku Güzelliği:10/7.5

27 Kasım 2018 Salı

Yves Saint Laurent – Mon Paris (2016)

Yves Saint Laurent’in 2016 yılı çıkışlı Mon Paris isimli kadın parfümünün şimdiden ona yakın devam kokusu piyasaya sürüldü. İsminden de anlaşılacağı üzere ilhamını Paris şehrinden alan Mon Paris, bu büyülü şehrin aşk ile olan güçlü bağını parfüme yansıtmak istemiş. Kendi internet sitesinde sıcak çiçeksiler olarak sınıflandırılan Mon Paris’in açıklanan notalarında çilek, ahududu ve datura çiçeği öne çıkarılmış.

Daha önce bir parfümde rastlamadığım datura çiçeğinin halüsinasyonlara yol açan, öldürücü özelliği bulunan bir çiçek olduğunu okudum ve parfüm daha da ilgimi çekti. Mon Paris’in açılışı lezzetli ve mayhoş ahududuyla gerçekleşiyor. İlk saniyelerde çok sevdiğim bir meyve olan ahududuyla karşılaşmak mutluluk verici. Birkaç dakika sonra ahududuya, koku karakterleri benzer olan çilek ekleniyor. Çilek, ahududu kadar başarılı ve doğal verilmemişse de fena değil. Orta kısımda çileğe beyaz çiçekler eşlik etmeye başlıyor. Yasemin ve şakayığın öne çıktığını söyleyebilirim. Başlangıcına göre oldukça kadınsı tarafa kayan kokusu pek bana göre değil sanki. Sonlarda kadifemsi ve yapaylık sınırındaki paçuliyle veda ediyor Mon Paris.

Karşımızda baştan sona feminen bir yapı var. Harika meyveler, burun tırmalayan çiçekler ve paçuli-misk, onu tam bir kadın parfümüne dönüştürüyor. Oldukça tatlı, yapay, zaman zaman metalik, sıradan, bilindik bir kadın parfümü tadında Mon Paris. Canlı, neşeli, havalarda uçuşan pozitif kokusu var fakat kalite ve yaratıcılık anlamında pek bir şey vaat etmiyor. E zaten Loreal’in piyasaya sürdüğü Yves Saint Laurent parfümlerinden çok da bir şey beklememek gerektiğini biliyoruz. Tabii ki çok satmaya yönelik, risksiz, ticari bir koku formunu burnumuza dayayan Loreal bize bir sanat eseri sunacak değildi. Yine de geçmişinde harika parfüm klasikleri olan böyle bir marka için daha eli yüzü düzgün bir parfüm tasarlayabilirdi. Sanırım çok şey bekliyoruz bu anlı şanlı markalardan.

Burun tırmalayan çiçeklerden bahsettim ama datura çiçeğinden bahsetmedim sanırım. Nasıl koktuğu konusunda fikrimin olmadığı datura çiçeğinin büyüleyici ve sarhoş edici etkisi vardır muhakkak ama Mon Paris emin olun böyle bir parfüm değil. İnsanların kendilerini olmadıkları kadar güçlü gösteren, çılgınlıklar yaptırabilen datura çiçeği, Mon Paris’te hiç bir işe yaramamış anlaşılan 🙂

Tam bir meyveli-çiçeksi olan Mon Paris, günlük kullanıma, spor kıyafetlere, Avm gezmelerine, hafta sonu dolaşmalarına rahatlıkla uyum sağlayacaktır. Her ne kadar performansı sorunlu olsa da ara ara tazelemeyle bu sorun çözülebilir. Etrafa yayılımı az olan Mon Paris’in kalıcılığı idare eder. Benim kullandığım ilk çıkan EDP formunda olanıydı.

Kokusunun tasarımını Olivier Cresp, Harry Fremont ve Dora Baghriche birlikte yapmış. Ilık ilkbahar-sonbahar günlerine yakışacağını sanıyorum.

Koku Güzelliği:10/5

7 Şubat 2018 Çarşamba

Christian Dior - Miss Dior Cherie (2011)

Christian Dior’un ilk ve en önemli parfümleri arasında gösterilen Miss Dior, 1947’den beri üretimine devam edilen efsanevi klasikler arasında yerini aldı. Christian Dior’un çok sevdiği kız kardeşi için tasarladığı Miss Dior parfümü zaman içinde çok sevildi kadınlar tarafından. Tabii bu kadar başarılı parfümün ilerleyen yıllarda devam kokularının gelmesi gayet normal. 2018 yılının başları itibariyle Miss Dior ailesi yaklaşık otuz üyeye ulaştı. Devam parfümleri arasında çok azı öne çıkabildi. Cherie kendisini gösterebilen şanslılardan birisiydi.

İlk defa 2005 yılında piyasaya sürülen Cherie’nin bile ilerleyen zamanlarda farklı versiyonlarını gördük. EDT ve EDP versiyonları bulunan Cherie’nin 2011 yılında çıkan Eau de Parfum sürümünü bir süredir kullanıyorum. Dior’un Cherie’yi internet sitesinden kaldırdığını gördüğümde aklıma üretiminin sonlandırıldığı geldi. Her ne kadar böyle bir resmi açıklamaya rastlamasam da Cherie büyük ihtimalle artık üretilmeyecek. Neyse geçelim parfümümüze.

Miss Dior Cherie’nin başlangıcı kadınsı meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan notalarındaki çilek ilk dakikalarda oldukça baskın. Buradaki çilek oldukça tatlı, çiçeksi, kadınsı ve modern kokuyor. Orta bölümde meyvemsi taraf devam ediyor. Bu andan itibaren çiçeklerin etkisi iyice artıyor. Yaseminin önderliğindeki beyaz çiçeklere eklenen gül ve şekerli portakal, kokunun yönünü iyice kadınsı tarafa çeviriyor. Bir parça miskin eşlik ettiği çiçekler pek bana göre değil. Sonlarda kadifemsi paçuliye yine misk katılıyor. Azıcık sandal ağacı ve amberin de katılımıyla son bölüm çiçeksiliğin etkilerinin epey sınırlandığı kısım oluyor.

Miss Dior Cherie, olabilecek en kadınsı aromalardan birisine sahip. Daha ilk saniyelerden itibaren onun feminen tarafını algılıyorsunuz. Kokusunun genel olarak meyveli-çiçeksi tarza yakın olduğu söylenebilir. Portakal-çilek ve yasemin gül dörtlüsü arasında gidip gelen kokusuna pek hoşuma gitmeyen tarzdaki paçulinin eklenmesiyle Miss Dior Cherie, hanımefendilerin oldukça ilgisini çekmiş görünüyor. Peki, bir erkek gözüyle nasıl Cherie?

Bir kere oldukça tatlı, çok çiçeksi ve fazlasıyla kadınsı mesajlar veren Cherie’yi sevdiğimi söyleyemem. Başlangıçtaki meyvelerin yeterince pürüzsüz ve rafine olmadıkları aşikar. Şöyle lezzetli, mis gibi doğal kokan çilek beklemeyin. Çilek meyvesini seven birisi olarak buradaki kullanılışını vasat buldum. Orta bölümdeki beyaz çiçeklerin burun tırmalayan cızırtılı senfonisi, bazı kadınlar için cazip gelebilir ama migreni olanların denemesini önermem. Buradaki çiçekler gayet özensiz ve sıradan. Kapanıştaki paçuli ise niye egzotik ve karanlık değil ki?

Sorunun cevabını bu paragrafta vereyim çünkü Miss Dior Cherie, koyu ve gotik bir parfüm değil; canlı, hareketli, enerjik ve hafiften çocuksu. Onun içindir ki parfümün geneli açık, basit ve derinlikten uzak. Notaların verilişi Dior’un alışılageldik kalitesinin oldukça gerisinde. Pek farklı tarafı olmayan, sadece Dior etiketi taşıyan bir arkadaşımız. Bana daha fazlasını hissettiremedi.

Son olarak bir konuya daha kısaca değineyim. Miss Dior Cherie’yi ilk kullandığım andan itibaren çok ünlü bir parfüme benzettim. Coco Mademoiselle ile Miss Dior Cherie epey birbirini andırıyor. Burada önemli olan Coco Mademoiselle’nin 2001 yılında piyasaya sürülmüş olması. Anlaşılacağı üzere Dior, rakibinin en önemli silahlarından birisinin küçük çaplı taklidini yaparak ismini Cherie koymuş. Peki, Dior “taklitlerin her zaman için asıllarını yaşatacakları” evrensel kuralını bilmiyor mu? Biliyor ama Coco Mademoiselle’nin pazarından biraz pay kapmak istemiş muhtemelen. Bu arada Montale’nin hiç sevmediğim parfümlerinden Roses Elixir’e de benziyor Cherie. Tabii Roses Elixir çok daha baş ağrıtıcı ve bıktırıcı Miss Dior Cherie’den.

Parfümün tasarımını Francois Demachy yapmış. EDP formundaki Cherie’nin kalıcılığı yeterli ama etrafa yayılımı biraz düşük. Tam bir kış parfümüne benziyor. Sıcak havalarda boğucu olabilir. Günlük kullanıma gayet uygun, her yaş grubuna hitap edebilecek Miss Dior Cherie, bu tür parfümleri sevenleri bekliyor.

Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com sitesine teşekkür ederim.

Koku Güzelliği:10/5