Histoires de Parfums etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Histoires de Parfums etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2022 Cumartesi

Histoires de Parfums – 1969 (2001)

İlhamını 1960-1980 yılları arasında ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da ortaya çıkan cinsel devrimden alan bir parfüm 1969. Başarılı niş parfüm evi Histoires de Parfums’un ilk çıkan eserlerinden 1969, markanın internet sitesinde gurme olarak sınıflandırılmış ve şu cümlelerle tanıtılmış:

“Cazibeli baharat demetinin cinsel şehveti. Bu gurmenin izindeki gizem, efsanevi 1969 yılının erotizmiyle renkleniyor. 1969, erotik bir yıl… Bu parfüm cinsel devrimi temsil eder. Beyaz misk ve yoğun çikolata ile vurgulanan yoğun bir şehvet uyandırır.”

1969’un açılışı leziz ve tatlı modern meyvelerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında şeftali ve güneş meyvelerinden bahsedilmiş ki neyin kastedildiğini pek anlayamadım. Başlangıcında şeftaliyi andıran meyvemsiliğin baskın olduğu aşikar. İlerleyen saatlerde şeftaliye bir parça tatlı baharatlar ve gül ekleniyor. Karanfili andıran baharatların meyvelerle karşımı gayet iyi verilmiş. Sonlarda çikolatamsı vanilya tarafına dönüş yapıyor. Biraz silik kapanış fena değil.

Karşımızda meyveli-baharatlı-vanilya parfümü mü var yoksa turunçgilli-güllü-paçuli teması mı var emin olamadım. Şeftali-gül-baharat ve çikolata yapısı ağırlıkta diyebilirim. Yapaylık bulunmayan genelini düşündüğümde kalite anlamında iyi yerde durduğunu düşünüyorum. Kokusu benzersiz ve daha önce eşine rastlamadığım tarzda. Bu anlamda yaratıcı, sanatsal ve niş parfüm standartlarını karşılıyor.

Çoğu niş parfüm kokusal anlamda kullanması ve sevmesi zordur. 1969’un çok sivri tarafları bulunmuyor. Deneyen çoğu kişinin irite olmadan kullanabileceğini sanıyorum. Parfümlerde şeftali teması iyi verilirse severim ve burada biraz fazla tatlı verilmişse de fena bulmadım. Günlük kullanım için zorlayıcı olmayacak iyi bir parfüm denebilir.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli olsa da etrafa yayılımı güçlü sayılmaz. Kimi yorumcular kadınsı bazıları da erkeksi bulmuş ki ilginç bir durum. Bence hem erkekler hem de kadınlar kullanabilir. Bu tür bir parfümün kış için uygun olacağını düşünebiliriz. Burada ise sıcak yaz günlerinde kullanmama rağmen hiç ağır gelmedi. Onu dört mevsimde kullanmak mümkün gibi görünüyor.

Kokusunu markanın kurucusu Gerald Ghislain tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

26 Ocak 2022 Çarşamba

Histoires de Parfums – Noir Patchouli

Uzun yıllar önce denediğim ve aklımın köşesinde yer edinen parfümlerden birisi de Histoires de Parfums’un pek ilgi çekemeyen eseri Noir Patchouli’ydi. Kimi parfümler bir şekilde zihninizi ele geçirir ve onu yeniden kullanmak dürtüsüyle baş başa kalırsınız. Noir Patchouli, o zamanlardan hatırladığım kadarıyla oldukça sert, eski tarz deri-paçuli parfümüydü. Karanlık ve yoğun tarafı beni kendisine çekmişti.

Neredeyse on yıl sonra tekrardan kullanma fırsatım oldu Noir Patchouli’yi. Tenime uyguladım, kıyafetlerime sıktım. Çok soğuk günlere sakladım onu çünkü hatırladığım kadarıyla tam bir kış mevsimi parfümüydü. Kullanım döneminden sonra iş yazısını kaleme almaya gelince kafamın karışık olduğunu hissettim.

Noir Patchouli’nin açılışı soğuk baharatlar ve aromatik, aldehitli çiçeklerle gerçekleşiyor. Çarpıcı ve eski moda açılışından sonra orta kısımda parfüme ismini veren kuru ve tozlu paçuliyi görüyoruz. Paçuliye sabunsu nötr çiçekler ve geri planda deri eşlik ediyor. Sonlarda paçuli ve deriye hatırı sayılır oranda miskin eklendiğini söyleyebilirim.

Histoires de Parfums’un internet sitesinde odunsu şipre olarak sınıflandırılmış ve erkeksi tarafa yakın olarak değerlendirilmiş. Üç ana notadan bahsedilmiş: gül, dutsu meyveler ve paçuli. Tanıtımı şu cümlelerle yapılmış: “Doğuda yetişen paçuli çiçeği, yapraklarından yoğun ve büyüleyici bir koku yayar. Gizemli ve büyüleyici Noir Patchouli, narin çiçek notaları ve egzotik oryantal notalar yayan çok yönlü bir koku.”

Noir Patchouli, ismi gibi siyah, koyu, gölgeli paçuli parfümü gibi davranmıyor. Onun genel havası 1950’li yılları anımsatan, sabunlu, çiçeksi kadın parfümlerini aklıma getiriyor. Aldehitli çiçeksilikten sonra karanlık paçuli ikincil rol oynuyor. Genel olarak paçuli merkezli parfümleri severim fakat burada sevemediğim bir şeyler var. Kullanması ve sevmesi konforlu ve kolay değil.

Kafam tabii ki karışık. Yıllar önce denediğim Noir Patchouli ile 2022 yılında kullandığım Noir Patchouli sanki farklı yerdeler. Parfümün reformülasyon geçirip geçirmediğini bilemiyorum fakat ilk kullandığım Noir Patchouli’de yoğun deri ve müthiş paçuli varken, bu sefer aldehitli çiçeksi, miskli yapıyla karşılaştım.

Şu haliyle çoğu kişinin dediği gibi Aromatics Elixir’e oldukça benziyor Noir Patchouli. Eski, tozlu, modası geçmiş gibi kokan tarzıyla günümüzün modern tatlı parfümlerinin oldukça uzağında duruyor. Onu kullanan çoğu kişinin pek sevebileceğini sanmıyorum. Üzerimde onu algılayan kimi kadınların tütün kolonyasına ve hatta hacı yağlarına benzettiğini gördüm. Kadınların genel olarak bu parfümü pek sevemediklerine bizzat şahit oldum. Denemeden almanın iyi fikir olmadığı parfümlerden diyebilirim.

Eau de Parfum formundaki Noir Patchouli’nin performansı yeterli. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Hem kadın hem de erkekler kullanabilir. Kış mevsimine uyacağını düşünüyorum. Kokusunu Gerald Ghislain tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5

14 Ocak 2018 Pazar

Histoires de Parfums – Fidelis (2015)

Sıradışı konsepti ve farklı parfümleriyle oldukça ilgi gören Histoires de Parfums, 2011 yılında “Editions Rare” isimli seri piyasaya sürdü. 2018 yılının başları itibariyle yedi parfüme ulaşan Editions Rare serisi de kendi içinde bölümlere ayrılıyormuş meğer.  Markanın sitesine göre Editions Rare serisinin içindeki üç parfüm diğerlerinden farklı yerde duruyor. Veni, Rosam ve Fidelis parfümleri bir şekilde altınla bağlantı kurularak pazarlanıyor.

Veni sarı altınla, Rosam beyaz altınla, Fidelis ise pembe altınla ilişkilendirilmiş kendi sitelerinde. Bugünkü yazı konuğum Fidelis’in açıklanan notalarında oldukça ilgimi çeken içerikler var. Mesela ahududu, kahve, paçuli ve kimyon notalarının birlikte kullanılması farklı koku formuyla karşılaşacağımı düşündürtüyor bana. Ayrıca öd, gül, safran ve amberden de bahsedilmiş tanıtımında.

Fidelis’in açılışı kuru sayılabilecek farklı baharatlarla gerçekleşiyor. Kakuleden şüpheleniyorum ilk saniyelerde. Hafiften de kahve olabilir üst notalarda. Sevdiğimi söyleyebilirim başlangıcını. Orta bölümde gülün kompozisyona girdiğini fark ediyorum. Buradaki gül geri planda kalmaya çalışıyor ve hafiften meyveli denebilir. Orta notalarda amberin etkisi giderek artıyor. Buradaki amber egzotik, koyu ve ağır bir amber. Son bölümde amberin etkisi devam ediyor. Safran kapanışta daha görünür oluyor. Safranlı amberin pek bana göre olmadığı gün gibi ortada.

Birkaç yıl sonra geriye dönüp baktığımda Fidelis’ten zihnimde ne kalacak diye düşünüyorum ve cevabı buluyorum: Amber. Buradaki amber gayet kütleli, sağlam, elitist, karanlık ve azıcık sert, daha doğrusu acımsı. Ahududu, kakule, kahve, gül, paçuli ve öd genel olarak amberin etkisinde bir şeyler söylemeye çalışıyorlar ama sesleri pek çıkmıyor.

Histoires de Parfums’un sitesinde Fidelis’in önce üst-orta-alt notaları açıklanmış. Sonrasındaysa ana notalar olarak not eklenmiş ve safran, kimyon, gül, amber ve ödden bahsedilmiş. Tabii bu çok alışıldık bir uygulama değil. Anladığım kadarıyla Histoires de Parfums burada diğer açıklanan notalardan ziyade kokunun asıl aksının ana notalar olarak verilen beş elementten oluştuğunu vurguluyor.

Kullanım döneminde yoğun kahve, ahududu, paçuli ve öd notalarına rastlamadım. Muhakkak vardır bu arkadaşlar ama etkileri sınırlı. Özellikle kahve-ahududu-öd üçlüsünü bir parfümde yan yana gördüğümü hatırlamadığım için oldukça ilgimi çekmişti kağıt üstünde Fidelis. Uygulamadaysa işlerin harika olmadığını söylemeliyim.

Enteresan tarafı bu tür egzotik ve koyu amber kokularını severim ama Fidelis bir şekilde kendisine bağlayamadı beni. İçine girip keyif alabileceğiniz konfor parfümü değil. Oldukça tematik, pek derinliği olmayan, akılda kalamayacak, doğru düzgün bir temaya sahipmiş gibi görünmeyen yapısının olduğunu söylemek istiyorum.

Histoires de Parfums’un kimi parfümlerini çok seven birisi olarak Fidelis’e büyük umutlar bağlamıştım ama beklediğim kadar çarpıcı ve ilginç çıkmadı. Onun kötü ve vasat koktuğunu söylemek haksızlık olsa da bana pek uymadı genel yapısı. Biraz fazla acımsı, buruk ve zorlayıcı tarzına alışmak zaman istiyor belki de.

Tatlılığın olduğunu ama abartılmadan verildiğini belirtebilirim. Günlük kullanıma pek uymayacak, spor kıyafetin üzerinde sırıtabilecek, akşamlara daha iyi uyum sağlayabilecek tam bir kış kokusu gibi duruyor. Kimi kaynaklarda uniseks olarak sunulsa da erkek kullanımına yakın diyebilirim.

Kokusunun tasarımını genelde ilginç markalarla çalışan 36 yaşındaki parfümör Julien Rasquinet yapmış. Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, fark edilirliği ortalama seviyede.

Koku Güzelliği:10/6