Xerjoff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Xerjoff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2021 Pazar

Xerjoff – Renaissance (2011)

Xerjoff’un yavaş yavaş büyüyen parfüm serisi XJ 1861’e ait Renaissance, ismiyle ilgimi çekmeyi başardı. Batı aydınlanması için önemli yere sahip Rönesans kavramının, İtalyan kökenli niş parfüme ismini vermesi pek şaşırtıcı olmamalı. 2011 yılı çıkışlı Renaissance, Xerjoff’un internet sitesinde şu cümlelerle tanıtılmış: “Renaissance, otantik İtalyan narenciyesi kokusuna sahiptir. Altın oran hassasiyetiyle şekillendirilmiş gerçek İtalyan mirasıdır. Zengin mirasımızdan ilham alan ve ülkemizin cazibesine saygı duyan Renaissance, İtalya’nın ilham verici karakterini temsil ediyor.”

Renaissance’ın açılışı kuru hatta tozlu sayılabilecek bergamot ve acı portakal yağlarını andıran buruk yapıyla gerçekleşiyor. Serin ve ferah sayılabilecek olgun üst notalardan sonra nanemsi-fesleğenimsi nötr beyaz çiçeklerle orta bölüme geçiliyor. Açıklanan orta notalarında Bulgar gülü var fakat genel kompozisyonda büyük yer kaplamıyor. Sonlarda karanlık davranmayan yosunsu paçuli ve amberle tenden ayrılıyor.

Renaissance, aromatik, yeşil, neredeyse sabunsu, garip şekilde nanemsi, şekerli olmayan turunçgilli ve buruk doğasıyla, yeni nesil ferah yazlık parfümlere pek benzemiyor. Kokusu hem benzersiz hem de eskinin klasik şiprelerini andırıyor. Zorlama olur mu bilemiyorum ama hafiften Christian Dior’un 1966 yılı çıkışlı erkek parfümü Eau Sauvage’yi andırıyor. Hermes’in karakteristik ve gerçekçi portakal kokan parfümlerine benzemiyor. Onun tarzı daha gri ve resmi turunçgiller olarak özetlenebilir.

Renaissance ilginç şekilde koyu, yoğun turunçgil yağlarını andırıyor. Kokusu hiç bir zaman mis gibi doğal ve gerçekçi mandalina ya da limon gibi değil ki açıklanan üst notalarında bu iki nota var. Bergamot daha çok yer kaplıyor. Bergamot ilk başlarda tozlu hissiyat veriyor. Ortalardaki konsantre naneyi biraz kendime uzak buldum. Sonları ise çok güzel.

Renaissance bu haliyle niş parfüm yaratıcılık standartlarını tutturuyor. Kalite anlamında iyi yerde duruyor. İlkbahar-yaz parfümüne göre gayet sağlam ve dirençli olduğunu da söylemek gerekiyor. Kokusal anlamda herkese hitap edemeyecek gibi görünüyor ve denemeden almanın iyi fikir olmadığını düşündürtüyor. Onun aromatik otsu yeşil yapısı, büyük kitleleri çok mutlu etmeyebilir. Alışması zaman isteyen eser izlenimi veriyor.

Eau de Parfum formundaki Renaissance’ın kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı saldırgan olmasa da gün içinde kendisini hissettiriyor ki bu durum turunçgil parfümlerinde pek görülmez. Bu anlamda performansı yeterli. Uniseks olarak pazara sunulsa da erkek kullanımına yakın buldum.

Koku Güzelliği:10/7

25 Nisan 2021 Pazar

Xerjoff – Naxos (2015)

Sergio Mamo’nun kurduğu İtalyan niş parfümevi Xerjoff’un göz kamaştırıcı büyümesini izliyoruz. Yüzü aşkın parfüme imza atan Xerjoff’un birçok parfümü koku severler arasında giderek daha çok ilgi görüyor. 2011 yılında piyasaya sürdükleri XJ 1861 isimli seri, 2021 yılı itibariyle dört parfümden oluşuyor. XJ 1861 serisinin en öne çıkan parfümünün Naxos olduğu söylenebilir.

Xerjoff’un internet sitesinde Naxos şöyle tanıtılmış: “Geçmişin mirasına sahip ancak çağdaş dokunuşa sahip bu klasik İtalyan parfümü, temiz havanın parlak ve görkemli nefesidir. Akdenizli ve tutkulu karaktere sahip Naxos, narenciye meyveleri sayesinde, yumuşak çiçeklerle karıştırılmış, değerli baharatların belirleyici ve cesur kontrastıyla zenginleştirilmiş, neşeli bir canlılık yayar. Naxos, İtalyanın azametine ve ihtişamına övgüdür.”

Naxos’un açılışı dumansı lavanta ve ferah olmayan turunçgillerle gerçekleşiyor. İlk saniyelerdeki dolgun ve ağır yapı, orta kısma da sirayet ediyor. Orta kısımda lavanta etkisini devam ettirirken keskin tarçın ve vanilyamsı tütün merkeze geçiyor. Naxos’u şöhrete kavuşturan dumansı tütün teması orta bölümü nefis hale getiriyor. Sonlarda dumansı tütün geride kalırken, leziz vanilya ve çikolatamsı tonka fasulyesiyle nokta konuluyor.

Çikolatamsı, vanilyalı, dumanlı tütün merkezli parfümlerin en iyi örnekleri Tobacco Vanille, Pure Havane ve Herod olarak zihnimde duruyor. Naxos, bu üç parfümün arasına rahatlıkla giriyor. Koku karakteri olarak en çok Pure Havane’ye benziyor. Tütün ve geri plandaki lavantayla Rochas Men ve Pure Havane’nin yüksek kaliteli birleşimine benziyor. Tabii Pure Tonka’nın harika çikolatamsı yapısı da sonlarda mevcut. Vanilya ise biraz daha geri planda Naxos’ta. Lavantalı kısmı ise hafiften Bogart Pour Homme’yi hatırlatıyor.

Naxos’un başlangıcındaki ve orta kısmın başlarındaki tozlu lavantalı kısmı geçtikten sonra şahane bir pipo kokusuna dönüştüğünü düşünüyorum. İyi kaliteli içkiyle (viski veya konyak) yıkanmış ıslak pipo tütününü andırıyor.

Koyu, karmaşık, dolgun, zengin, entelektüel, modern ama aynı zamanda eskiyi de çağrıştıran, karizmatik ve erkeksi bir parfüm diyebilirim. Barındırdığı notaların çokluğu kimi zaman algılarınızı zorlasa da niş parfüm kalitesini ve sanatsallığını sunuyor. Katmanlı ve güçlü yapısıyla, Naxos’u severek kullandım. Tabii niş parfümlerin çoğunda yaptığım uyarıyı yapmalıyım çünkü tematik kokusu herkesin ilgisini çekemeyebilir. Büyük kitlelerin sevebileceği güvenli kokusu olduğunu söylemek zor. Onu kullanıp, övgüler alırım diye düşünmektense, kendinizi gerçek aristokratların centilmen kulübüne dahil hissedeceğiniz konusunda bahse varım.

Eau de Parfum formundaki Naxos’un kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama düzeyde. Tam bir kış canavarı. Çok soğuk günlerde daha da ilginç ve sofistike kokacağının ip uçlarını veriyor. Erkek kullanımına yakın duruyor.

Koku Güzelliği:10/8

19 Ocak 2020 Pazar

Xerjoff – More Than Words (2012)

Başarılı İtalyan niş parfümevi Xerjoff’u kimse tutamıyor. 2007 yılında parfüm üretimine geçen Xerjoff’un 2020 yılının ilk günlerinde toplamda 110’dan fazla esere imza attığını görüyoruz. Ortalama her sene on civarında parfüm üreten niş marka azdır. Xerjoff, parfüm koleksiyonunu giderek büyütüyor. Bu durum markanın dünya çapındaki bilinirliğini arttırıyor.

2012 yılında Join The Club isimli seriyi hayata geçirdi Xerjoff. On parfümden oluşan ilk Join The Club parfümleri, bugün itibariyle on üç kokudan oluşuyor ve Xerjoff’un bazı popüler parfümlerini de bünyesinde barındırıyor. More Than Words parfümü kısa sürede markanın yıldızlarından birisi oldu. Xerjoff’un internet sitesinde More Than Words’un edebiyat tutkusu ve içsel vizyonlarını vurgulamak için kelimelerin sanatsal cazibesini paylaşan yazarlar ve şairler için tasarlandığından bahsedilmiş. Parfümün isminin kelimelerden daha ötesi anlamına gelmesi ve resmi tanıtımdaki “Şiir Kulübü” vurgusu, kokusal entelektüalizmi vaat ettiği izlenimi veriyor.

Parfümün açılışı lezzetli ve yüksek kaliteli mayhoş kırmızı meyveler ve öd ağacı-gül temasıyla gerçekleşiyor. Üst notalardaki meyveler ne olabilir? Ahududu, kremsi vişne, tatlı menekşemsi kiraz veya iris çiçeğine bulanmış yaban mersini olabilir. Başlangıçtaki notaların ne olduğu konusunda kararsızım ama açılışının güllü lokumlara benzediğini söyleyebilirim. Orta kısımda lezzetli, tatlı, modern meyvemsi gül-öd ağacı temasına geri planda sıcak baharatlar ekleniyor. Orta bölüm büyük değişim göstermeden devam ediyor. Sonlarda meyvemsilik azalırken gül ve öd ağacı temasını rafine şekilde tamamlayan reçineler, kapanışta noktayı kokuyor.

More Than Words, arabik olmadan modern davranan, lükste sınır tanımayan gerçeküstü gül-öd ağacı kokusu desem abartmış olur muyum bilemiyorum. Pierre Montale’nin bizi alıştırdığı onlarca öd-gül temalı parfümünde ana eleman kuru, yapay, çamaşır suyunu anımsatan garip bileşimdir. Xerjoff ise öd ağacının o zorlayıcı baskın problematiğini farklı yöntemle yumuşatıp, çözmüş: Kremsi çiçekler (menekşe ve iris), lezzetli kırmızı meyveler (böğürtlen veya kiraz veya her neyse), sıcak ve gerçekçi gül. İşte More Than Words’un bu kadar sevilmesinin sebebi muhtemelen bu sıfır bilinmeyenli denklem.

İlk denediğim andan itibaren kendisini sevdirebilen harika gül aroması, Michelin yıldızlı restoranda sunulan güllü füzyon tatlılar kadar özenli ve duyusal açıdan çekici. Xerjoff, öd ağacının acımsı ve ilacımsı etkisini iris-menekşe benzeri çiçeklerin şekerli örtüsüyle gizlerken, gülün esansiyel-yağlı-Ortadoğulu tavrını gizemli meyvelerle dizginlemiş. Ortaya hem doğulu hem batılı, kullanımı/sevmesi kolay, çarpıcı, yüksek kaliteli eser çıkarmış. İşin daha da güzel tarafı performans anlamında gayet iyi iş çıkarıyor More Than Words.

Günümüz modern dünya Homo Sapiens’i (wikipedia’ya göre ortalama bir insanın yaşam süresi 79 yıldır, en fazla 45 km/sa hızında koşabilir, erkeğinin boyu 1,7, kadının boyu 1,6 metredir), herşeyin daha çoğunu ister ve insanların isteklerinin sınırsız olduğunu iktisada giriş dersinin ilk temel cümlesiyle öğreniriz. More Than Words, hem kalıcılık/inatçılık hem de etrafa yayılım anlamında gayet dirençli. EDP formunda ama Extrait rakipleriyle mücadele edebilecek cesarete sahip gibi. Onun, hep daha fazla kalıcılık ve bir metre etraftaki herkesin burnunu paralize edebilecek verim isteyen parfümseverler tarafından takdir edileceği düşünülebilir.

Xerjoff’un parfümlerinin korkutucu şekildeki yüksek fiyatlarına değineyim mi emin değilim. Eğer bir sanat eserinin maddi değeri önemli değil diyorsanız More Than Words’u alabilirsiniz. Kimi lüks mağazalarda, bir aylık asgari ücretin bedeline satılan Xerjoff parfümlerinin fiyatını abartılı bulursanız da sizi suçlayamam. Eğer eşinizin kredi kartıyla ondan habersiz bir şişe Xerjoff parfümü aldıysanız, kart ekstresini ona bir adet aspirin ve dil altı kalp ilacını verdikten sonra göstermenizi önerebilirim.

Uniseks olarak pazarlanıyor More Than Words. Kimi kullanıcılar onu kadınsı bulurken bazı parfümseverler de erkeksi bulmuş. Bu da onun doğru yaptığını ve tam bir uniseks olduğunu onaylıyor. Soğuk günlerin, serin çöl akşamlarının, havanın açık olduğu, güneşin parladığı ama buz gibi ayazın olduğu gündüzler için uygun More Than Words. Nemli ve sıcak yaz mevsiminde denemek isteyeceğimi sanmıyorum.

More Than Words’ü Chris Maurice tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7.5