27 Şubat 2026 Cuma

Guerlain - Mitsouko: Efsaneler Asla Ölmez

«Guerlain'ın olağanüstü mirasına ait Les Légendaires koleksiyonu, 1828'den beri beş nesil parfümör tarafından bestelenen efsanevi eserlere saygı duruşunda bulunuyor. Gerçek ve hayali bir dizi aşk hikayesinden ilham alan her koku, ham maddelerle doldurulmuş her deneyim, arkasında muhteşem duygu dünyası bırakıyor. Mücevher benzeri şişeleriyle, Raymond Guerlain tarafından tasarlanan ünlü ters kalp formundaki kapaklarıyla Les Légendaires serisi, zamanın ötesine geçiyor ve geleceğe ölümsüz ilham kaynağı olarak hizmet ediyor.»

Guerlain’ın internet sitesinde ünlü klasiklerinden bahsettiği «Efsaneler Koleksiyonuna» ait Mitsouko’nun 1919 yılında tasarlandığını düşünmek inanılmaz bir duygu. 1. Dünya Savaşı’nın bitiminden 1 yıl sonra efsanevi parfümör Jacques Guerlain tarafından tasarlanan Mitsouko, yine bir başka Guerlain kült klasiği Shalimar’ın her daim gölgesinde kalmış hissi uyandırıyor.

Shalimar ile Mitsouko’nun farklı tarzlara sahip olduklarını biliyoruz. Mitsouko, benim de çok sevdiğim şipre koku ailesine mensup olsa da tarihi süreç içerisinde defalarca yeniden reformüle edildiğini varsayarsak, eski tadını biraz kaybettiğini söyleyebilirim.

Uzun yıllar önce kullandığım Mitsouko Eau de Parfum, şeftali ve sonlarda meşe yosununu öne çıkaran enfes bir parfümken, güncel Mitsouko Eau de Parfum sabunsu çiçekleri merkeze almış. Başlangıcında oldukça eski, tozlu, hayvansı ve bergamotlu yapı onun erken 20. yüzyıl parfümü olduğunu haykırıyor. Orta kısımda bergamotlu hayvansılık geri plana geçiyor ve yasemin benzeri pudramsı çiçekler merkeze yerleşiyor. Sonlara doğru yasemine gül de ekleniyor. Kapanışta amber her zamanki klasik Guerlain bitişini bize sergiliyor.

Kafam çok karışık. Eski versiyonun o inanılmaz şeftalili ve meşe yosunlu aromasını bu yeni versiyonda bulamamak hayal kırıklığı yaratıyor. Yeni Mitsouko, başlangıcı dışında pek değişmeden devam eden eski-pudralı beyaz çiçek parfümüne dönüşmüş. Mitsouko’nun o harika şipre karakteri törpülenmiş. Evet o gerçek bir orta yaş ve üzeri kadın parfümü. Kimi erkeklerin severek kullandıklarını belirttiği Mitsouko, benim erkek tenimde yeterli tepkiyi verememiş olabilir ama burada ciddi bir derinlik kaybı problemi var.

Mitsouko, 1900’lü yılların Art Nouveau dünyasına bizi götürüyor. Eski tarz beyaz çiçek parfümlerini seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim.

Kalite anlamında gayet yeterli diyebilirim. Yeni nesil parfümlere hiç benzemediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu anlamda Mitsouko bir bakıma 21. yüzyıl modernitesine karşı duruş sergiliyor. Denemeden almanın riskli olduğunu sanırım söylememe gerek yok.

Mitsouko’nın aynı Shalimar gibi farklı konsantrasyonları var. Benim kullandığım Eau de Parfum versiyonuydu. Kimi Mitsouko hayranlarının EDT veya EDP’den ziyade Extract versiyonunu tavsiye ettiği farkettim. Umarım o versiyon eski Mitsouko’ya daha çok benziyordur.

Tam bir kış parfümü diyebilirim. Kalıcılığı kıyafet üzerinde çok iyi. Etrafa yayılımı ilk 10 dakika oldukça yüksek, sonrasında normal seyrediyor.

Koku Güzelliği: 5/3

14 Şubat 2026 Cumartesi

Jean Paul Gaultier - Le Male Le Parfum: İlk Le Male’nin Daha İyisi

Le Male, yaşı benim gibi 40’larının ortasına gelmiş erkeklerin en iyi bildiği parfümlerdendir. Yeşil erkek bedeni şeklindeki ikonik şişesiyle ilk Le Male 1995 yılında şimdinin yıldız parfümörü Francis Kurkdjian tarafından tasarlanmıştı. Aradan uzun yıllar geçti ve Jean Paul Gaultier bizi yine şaşırttı ve efsanevi Le Male’nin devam parfümlerini birbiri ardına piyasaya sürmeye başladı.

Le Male Le Parfum, markanın internet sitesinde odunsu oryantal olarak sınıflandırılmış ve kakule, lavanta, iris (süsen çiçeği) ve vanilya notaları öne çıkarılmış. Parfümün resmi tanıtım yazısı ise şöyle:

«Jean Paul Gaultier'nin en yeni erkek parfümü Le Male Le Parfum, yelken açmaya hazırlanıyor! Siyah ve altın rengi bir subay ceketi giyen bu yoğun eau de parfum, Le Male serisinin liderliğini büyük bir stil ve güçle üstleniyor. Zarif odunsu oryantal bir iz, bir liderin karizmasını ve gücünü yakalıyor. Dikkat denizciler! Kaptan geldi ve yelken açmaya hazırlanıyoruz.»

Le Male Le Parfum’un başlangıcı enfes vanilya ve etrafa saçılan baharatlarla gerçekleşiyor. Sadece kakule değil belki de zencefil ve tarçın da ilk dakikaları oluşturuyor. Cazibeli sıcak baharatlarla birleşen çikolatamsı vanilya çok güzel. Orta kısımda vanilyalı ana yapı devam ederken baharatların yerine tozlu iris çiçeği ve lavanta yerleşiyor. Sonlarda amberli vanilya kapanışı yapıyor.

Onun genel yapısını sosyetik, butik pastanelerde satılan vanilyalı ve fırından yeni çıkmış baharatlı gurme keklere benzetebilirim. Burada diyabetik bir kekten ziyade tatlı, leziz ve mis gibi etrafa yayılan bir pastaya daha yakın duruyor. Gerisi sizin hayal gücünüze kalmış.

Sanırım sebebi çocukluğuma dayanan bir vanilya kokusu sevgim var ve çoğu zaman vanilya parfümlerini severim. Çok kötü verilmiş vanilya ve yanmış şekerli hissettiren vanilyalar dışında genellikle aram iyidir. Buradaki vanilya kullanımını sevdim. Herkesin kabul edebileceği, kullanan çoğu kişinin (kadın-erkek farketmez) benimseyebileceği Le Male Le Parfum’un neden bu kadar ilgi çektiğini rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Onun amacı büyük kitlelere hitap etmek ve bunu gayet basit bir dille gerçekleştiriyor.

Le Male Le Parfum’un rakipleri kimler? Giorgio Armani - Stronger With You ve diğer aynı isimli devam parfümleri, Tom Ford - Noir Extreme, Parfums de Marly - Herod ve diğerleri.

Bu haliyle tatlı ve modern vanilya parfümlerini sevenlere rahatlıkla önerebilirim. Onu kullandığınızda muhtemelen övgüler alacaksınız ve kendinizi iyi hissedeceksiniz.

Eau de Parfum formundaki Le Male Le Parfum’un kokusunu son yılların popüler ismi Quentin Bisch ve Natalie Gracia-Cetto birlikte tasarlamış. Kalıcılığı yeterli fakat etrafa yayılımı ilk 10 dakika dışında yüksek sayılmaz. Sonbahar-kış döneminde kullanmanızı önerebilirim.

Koku Güzelliği:5/4