29 Ocak 2026 Perşembe

Christian Dior - Sauvage Elixir: Neden Bu Kadar Popüler?

 Duş jeli, baharatlı meyan kökü, tuvalet temizleyicisi, hardal, öksürük şurubu, çürüyen meyve, Noel ağacı, modern berber dükkanı, şişede testosteron, Hint ürünleri satan dükkanın içi, çamaşır deterjanı… Örnekler arttırılabilir.

2021 yılı çıkışlı Sauvage Elixir hakkında okuduğum yorumların küçük bir kısmında kullanıcıların parfümün kokusuna verdiği tepkiler hemen hemen yukarıdakiler gibi. 2015 yılındaki modern deneme Sauvage’nin popüler olmasıyla Dior tabii ki boş durmadı ve bir sürü devam kokusu çıkardı. Ve Sauvage Elixir, ilk Sauvage’yi bile aşan ilgiyle karşılaştı. İyi de neden?


Burada Christian Dior parfüm biriminin pazarlama uzmanları popüler bir ambroksan merkezli kokuya sahip Sauvage’nin üzerine Elixir versiyonu inşa etmişler. Elixir’i ilk kullandığımda normal Sauvage’den oldukça farklı koktuğunu düşünmüştüm fakat kullandıkça aralarındaki kan bağını fark ettim.

İlk Sauvage’yi alın, üst ve orta notalarına bolca sabunsu ve neredeyse meyvemsi baharatlar ekleyin. Sonlarda da ambroksan yerine meyan kökü gibi kokan kimyasallar yerleştirin. İşte Size Sauvage Elixir’in sihirli formülü.

Elixir versiyonu ilk kullandığım günlerde ben de birçok parfüm sever gibi aynı tepkiyi verdim: Bu da ne böyle? Karşımızda modern bir kakafoni var. Garip baharatlar, alışması zor sabunsu hissiyat ve ne yazık ki parfümlerde hiç sevemediğim meyan kökü benzeri yapı Sauvage Elixir’in bana uzak olmasını rahatlıkla sağlıyor. İşin ilginç yanı parfümü koklayan kimi hanımefendilerin de parfümü beğenmemeleri. Hatta bir hanımefendinin eski, modası geçmiş baba parfümlerine benzetmesi ilginçti.

Tamam da bu parfüm niye fenomen oldu? Emin olun hiçbir fikrim yok. Parfümlere hevesli genç, heyecanlı ve büyük kitle tarafından sahiplenilmesinin sebebinin saldırgan performansa sahip olması ve herkese hitap edebilecek basitlikte tasarlanmasının sonucu olabileceği aklıma geliyor. Başka da açıklama getiremiyorum.


Onu koklarken BMW 3 serisi (F30 kasa) arabasıyla kız arkadaşını popüler bir gece kulübüne götüren 25’li yaşlardaki erkek zihnimde canlanıyor. Müzik tabii ki açık ve BOSE hoparlörden Uzi’nin KRVN şarkısının sözleri yankılanıyor:

Bunu al, yeni gönder (brr)
Kardeşim helikopter, pat, pat…

Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı yeterli denebilir. Sonbahar-kış mevsiminde kullanmak daha iyi sonuç verebilir. Kokusunu Dior’un baş parfümörü François Demachy tasarlamış.

Koku Güzelliği:5/3

30 Haziran 2024 Pazar

Creed – Virgin Island Water (2007)

Creed’in sessiz sedasız 2007 yılında piyasaya sürdüğü Virgin Island Water isimli uniseks parfümü ilk başlarda pek ciddiye alınmazken, ilerleyen zamanlar kendisine özgü seven kitlesi yaratmayı başardı. Atlas Okyanusu’nda bulunan popüler tatil yöresi Virgin adalarından ismini alan Virgin Island Water, uzun yıllardır aradığım Hindistan cevizi kokan parfüm özlemimi bir şekilde giderdi ama hiçbir zaman tam anlamıyla içime sinmedi.

Creed’in internet sitesinde Virgin Island Water, “şişenin içindeki cennet” olarak tanıtılmış. Onun egzotik meyveli koktuğu, Karayip adalarının berrak mavi sularından ve deniz melteminden ilham aldığından bahsedilmiş. Ayrıca parfümün tasarımcısı Creed ailesinin üyesi Olivier Creed’den bahsedilen tanıtımda şu ifadelere yer verilmiş: “Yelkenli ile doğanın en muhteşem yerlerinden bazılarına seyahat eden Olivier Creed, bu taze, berrak ve egzotik kokuda göz kamaştırıcı tropikal, berrak mavi denizi ve taze sıcak Karayip havasını yakalıyor.”

Virgin Island Water’ın ilk saniyelerinde kremsi ve hafiften tatlı yeşil misket limonu ve bir parça bergamot bizi karşılıyor. Taze, ferah ve leziz ilk dakikalardan sonra orta bölümde vanilyamsı Hindistan cevizi ortaya çıkıyor. Hindistan cevizine geri planda içki teması eşlik ediyor. Sonlarda bu kombinasyona misk ekleniyor ve tenden ayrılıyor.

Virgin Island Water’ın neden bu kadar ilgi çektiği kolayca anlaşılıyor. Hindistan cevizi, misket limonu ve rom içkisinden oluştuğu söylenen ana yapı, gayet modern, leziz, tatlı, mütevazi, sakin kokuyor. Onu kullanan çoğu kişinin iddia ettiği gibi tropikal bir kokteyle gerçekten benziyor. Onun benzersiz yapısı ve birçok ferah parfümün aksine portakal temasını sınırlı kullanması Virgin Island Water’ı daha da ilginç hale getiriyor.

Bu arkadaşımız çok yumuşak başlı, barışçıl, biraz züppe, yüksek kaliteli tropikal ada temalı esere benziyor. Kimi kullanıcılar onun kokusunu güneş kremlerine benzetmiş ki haksız sayılmazlar. Asla etrafa fazlaca yayılmıyor, usulca üzerinizden sadece size kendisini hissettirecek kadar kokuyor. Oysa kalıcılığı fena değil.

Virgin Island Water, lüks yatıyla koyları dolaşan, beyaz şort ve Ralph Lauren polo yaka tişört giyen, İspanya’nın tatil cenneti adalarında takılan otuz beş yaş üzeri şanslı azınlığa mensup kişilerin kullanacağı parfüm izlenimi veriyor.

Diğer Creed’ler gibi Virgin Island Water’ın da çok yüksek fiyatlara satıldığını düşünürsek, denemeden almanın iyi fikir olduğunu söyleyemem.

Koku Güzelliği:10/7.5

15 Haziran 2024 Cumartesi

Lacoste – Touch Of Pink (2004)

Başarılı tenisçi Rene Lacoste tarafından 1930’lu yıllarda kurulan Fransa merkezli lüks spor moda şirketi Lacoste’nin parfümleri uzun yıllardır bizimle. Hem kadın hem de erkek parfümleri yüksek fiyatlı rakiplerine nispeten uygun rakamlardan satılır ve kimi kokuları ara ara popüler hake gelir. İlerleyen yılların ardından ise kimi Lacoste parfümlerinin üretimi bitirildi.

Touch Of Pink, markanın en bilinen kadın parfümlerinden birisi olarak öne çıkıyor. Kadınsı meyvelerin ve çiçeksi-pudralı yapının ağırlığı hissediliyor. Parfümün genelinde şeftali-narenciye benzeri meyvelerden ziyade sabunlu-pudralı çiçekler kendisini gösteriyor. Kokusal anlamda pek değişim yaşanmıyor. Başlangıcı ve bitişi aynı parfümleri andırıyor.

Onun kokusunu birçok kadın parfümünde hatta deodorantta kokladığıma eminim. Kimi parfümler, başka kokulara fazlasıyla benzer ve Touch of Pink de bu hissiyatı yaşatıyor.

Hemen her kadının sevebileceği basit ve güvenli yapısı, onun neden bir zamanlar çok sattığını anlatıyor. Kalite anlamında fena değil. Performans olarak ise Eau de Toilette standardının üstüne çıkmıyor.

Eğer günlük kullanım için hoş ve ortalama bir arkadaş arıyorsanız, uygun fiyatıyla size eşlik etmekten memnun olacaktır. Kokusunu Domitille Michalon Bertier tasarlamış. Ilık ilkbahar günlerinde kullanmak iyi fikir.

Koku Güzelliği:10/6

22 Mayıs 2024 Çarşamba

Ralph Lauren – Polo Blue (2003)

2000’li yılların başlarında Ralph Lauren’in ürettiği Polo Blue, çok satan erkek parfümlerindendi. Ralph Lauren’in yeşil şişeye sahip Polo’sundan sonra en başarılı erkek parfümü olarak Polo Blue öne çıkıyor. İlerleyen yaşına ve onlarca yeni rakibine istinaden eski popülaritesi kalmamışa benziyor.

Polo Blue, kendi internet sitesinde taze, narenciye olarak sınıflandırılmış ve şu cümlelerle tanıtılmış: “Serin, canlandırıcı. Günlük şıklığın tanımı. Açık suların özgürlüğünü, büyük mavi gökyüzünü ve canlandırıcı temiz havayı hissedin.”

Polo Blue’nun açılışı yüksek kaliteli deniz teması ve erkeksi aromatik otlarla gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında kavun ve salatalık bulunsa da bildiğimiz anlamda bariz meyvemsi tarafta değil. Orta kısımda deniz yosunlarını çağrıştıran yapısıyla o dönemler için oldukça benzersiz davranıyor. Sonlarda miskli ve odunsu standart kapanışa sahip.

Polo Blue, gençliğimin favori yaz parfümlerindendi. 2000’li yılların başlarında bugünkü gibi yüzlerce yazlık koku alternatifi bulunmuyordu. Onun erkeksi deniz temasına ve ismindeki mavi aromatik Akdeniz otlarına ağırlık verdiğini düşünüyorum. Ralph Lauren’in erkek parfümleri genellikle belli kalitenin üzerinde ve şıktır. Polo Blue’da da bu şıklık ve hafif resmiyet hissediliyor.

Polo Blue, Bodrum, İbiza ya da Monaco gibi ünlü sahil yerlerinde yaşayan, polo yaka Ralph Lauren tişörtün altına bermuda şort giyen, 30-45 yaş arası yönetici profesyonellerin parfümü gibi. Onu üzerimde taşırken, golf kulübünde serin bir yaz akşamı arkadaşlarımla sohbet ederken kendimi hayal edebiliyorum.

Polo Blue, sucul-deniz-okyanus gibi kokan parfümlerin ilk ve en başarılı örneklerinden diyebilirim. Kaliteli, olgun ve şık kokusuyla, bana göre erkek parfüm klasikleri arasında yerini alıyor.

Carlos Benaim ve Christophe Laudamiel’in birlikte tasarladığı Polo Blue, ilk olarak EDT versiyonuyla çıktı. İlerleyen yıllarda EDP ve Parfum versiyonları raflardaki yerini aldı. Benim kullandığım EDT versiyonuydu.

Polo Blue’nun eleştirilebilecek tarafı performansının zayıf olması. Kalıcılığı kıyafet üzerine idare etse de etrafa yayılımı zayıf. İlkbahar-yaz günlerinde kullanmak iyi fikir.

Koku Güzelliği:10/7

5 Mayıs 2024 Pazar

Hugo Boss Femme (2006)

Hugo Boss’un 2006 yılı çıkışlı kadın parfümü Femme, kendi internet sitesinde şu cümlelerle tanıtılmış: “Işıltılı, yumuşak ve pürüzsüz Femme, frenk üzümü ve mandalinanın meyveli notalarını kremsi, misk benzeri bazla birleştiren özgürleştirici derecede kadınsı bir koku. Madagaskar yasemini, gül ve oryantal zambaktan oluşan çiçek üçlüsü sıcak bir görünüm yaratıyor.”

Hugo Boss Femme’nin açılışı kadınsı meyvelerle gerçekleşiyor. Turunçgillerin baskın olduğu üzümsü yapı hoş ve leziz diyebilirim. Orta kısımda meyvelerin yerini kadınsı beyaz çiçekler alıyor. Canlı olmayan tek düze gül ve yasemin orta bölümü domine ediyor. Gülün daha önde olduğu orta notalardan sonra kapanışta standart miskle tenden ayrılıyor.

Femme, bilindik koku formuna sahip bir arkadaş. Kadınsı meyveli-çiçekli ana yapı, örneğine çokça rastlanabilecek tarza yakın duruyor. Meyveli gül teması değişim göstermeden ilerliyor. Hoş, modern ve basit form, sürpriz yapmıyor. Kalite anlamında ortalama davranıyor.

Kullanan çoğu kişinin beğenebileceği güvenli koku yapısı Hugo Boss gibi ana akıma hizmet eden marka için ideal denebilir. Harika ve sıra dışı bir gül parfümü arıyorsanız Femme size göre olmayabilir.

Hugo Boss Femme, Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında diyebilirim. Ilık ilkbahar ve yaz günleri için hoş seçenek olabilir.

Koku Güzelliği:10/6.5

16 Nisan 2024 Salı

Gucci – Guilty Pour Homme (2011)

Tom Ford yönetimindeki Gucci’nin harika parfümleri Envy For Men ve Gucci Pour Homme gibi hafızalarımızdan silinmeyen sanat eserlerinden sonra 2010’lu yılların başlarında piyasaya sürülen Guilty serisi, ilk çıktığı günlerde ilgi çekse de ilerleyen yıllarda unutulmaya yüz tuttu. Özellikle erkekler için Guilty Pour Homme parfüm severler için hayal kırıklığı oldu.

Sonrasında çokça Guilty isimli devam parfümü çıkarıldı. İlk Guilty Pour Homme, Gucci tarafından aromatik fujer olarak sınıflandırılmış. Ayrıca yeni nesil koku severlerin özgür ruhunu temsil ettiğinden bahsedilmiş.

Guilty Pour Homme’nin açılışı tatlı ve ferah turunçgillerle gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında İtalyan limonundan bahsedilmiş. Buruk ve modern narenciyelerden sonra orta kısımda yeşil sabunsu tarafa yakın lavanta ve pudralı baharatlar dikkat çekiyor. Limonsu yapı devam ederken orta kısımda tatlılık giderek artıyor. Sonlarda tatlımsı sedir ağacıyla tene veda ediyor.

Guilty Pour Homme, pek ilginç davranmayan ana yapısıyla kimi kullanıcılar için sıkıcı ve jenerik olarak yaftalanıyor. Kokusal anlamda pek benzerine rastlamasam da kalite ve gerçekçilik bağlamında problem görüyorum. Burada burun tırmalayan yapaylıktan ziyade hangi karakterin üzerinde yükseleceğini bilemeyen itici koku yapısı dikkatimi çekiyor. Kötü kokmuyor ama onu üzerimde taşımaktan zevk alamıyorum. Bir kullanıcının onun kokusunu kavuna benzetmesini anlayabiliyorum.

Kullandığım Guilty Pour Homme Eau de Toilette versiyonuydu. Kalıcılığı kumaş üzerinde gayet iyiyken tende zayıf kalıyor. Etrafa yayılımı güçlü sayılmaz. İlkbahar-yaz dönemi için düşünülebilir. Kokusunu Jacques Huclier tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6

5 Nisan 2024 Cuma

Montale – Red Vetiver (2008)

Montale’nin 2008 yılında piyasaya sürdüğü Red Vetiver’in kısa süreliğine de olsa sektörde dikkat çekmesinin sebebi kuşkusuz Hermes’in Terre d’Hermes’ine fazlasıyla benzemesiydi. Terre d’Hermes’ten iki yıl sonra pazara sürülmesinden de anlaşılacağı üzere Montale, bu ünlü erkek parfümünün kopyasını yapıp, ismini de Red Vetiver koymuştu.

Bazı çok başarılı parfümlerin niş markalar tarafından benzerlerinin yapılması şaşırtıcı değil. Aventus’un da benzerini yapan niş markalar var. Montale ise bunu pek gizli yapmadığını kokusal anlamda ortaya koymuş.

Red Vetiver’in resmi tanıtımında her Montale parfümünde olduğu gibi uzun yazılardan ziyade 1-2 cümlelik nota bilgisi verilmiş: “Haiti'den gelen vetiverin odunsu derinliği, Fas’taki Atlas Dağları'ndan sedir ağacı ve paçuli yaprakları, Madagaskar'dan elemi ve karabiberin canlandırıcı kalbi etrafında greyfurtun taze notalarını ortaya çıkarıyor.”

Parfümün açılışı tuzlu ve asidik portakal kabuğu ve geri planda azıcık limonla gerçekleşiyor. Ferah turunçgilli açılıştan sonra orta kısımda partiye vetiver ekleniyor. Portakallı vetivere sonlarda sedir ağacı eşlik ediyor.

Red Vetiver oldukça düz çizgide ilerleyen, sürpriz yapmayan, başından sonuna aynı hissettiren bir arkadaş. Kaliteli tuzlu portakal kabuğu efekti, saatler geçse de teninizden ayrılmıyor. Eau de Parfum formundaki Red Vetiver’in kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyelerde.

Montale markasının görünen yüzü Pierre Montale iyi iş çıkarmış ve gerçekten de Terre d’Hermes’e şaşırtıcı derecede benzeyen Red Vetiver’i tasarlamış. Böylesi başarılı bir parfüme çok benzer koku formu piyasaya sürmek hem iyi fikir hem de risklidir. Marka imajınız zedelenebilir diğer taraftan da Terre d’Hermes sevenler için farklı bir seçenek olarak düşünülebilir.

Burada asıl soru şu ki Terre d’Hermes varken Red Vetiver almaya gerek var mı? Bu sorunun cevabı herkese göre değişebilir olsa da bence bir şeyin orijinali her zaman daha iyidir. Onun içindir ki elinizde bir şişe Terre d’Hermes varsa tadını çıkarabilirsiniz.

Ilık ilkbahar ve serin yaz akşamlarında daha güzel kokacağını düşünüyorum. Hem kadınlar hem de erkekler kullanabilir.

Koku Güzelliği:10/7.5 

23 Mart 2024 Cumartesi

Calvin Klein – Beauty (2010)

Calvin Klein’in 2010 yılında dünyaya sunduğu kadın parfümü Beauty, hiç de fena işler yapmadı. Markanın eski ünlü klasik parfümleri kadar büyük ses getiremese de geniş kitlelere hitap eden Beauty, Calvin Klein’in iyi becerdiği işi tekrarlıyor: Çok satan parfümler üretmek.

Parfüm üstatları tarafından yeni Calvin Klein parfümleri pek ciddiye alınmaz ve fazlaca piyasa işi bulunur. Oysa biliriz ki hiçbir markayı veya parfümü küçümsememek gerekiyor çünkü hiç beklemediğiniz markalardan gayet başarılı eserler gelebilir.

Beauty, Calvin Klein tarafından şu cümlelerle tanıtılmış: “Zarafet, incelik, zamansızlık ve güzellik ön plandadır. Beauty, Calvin Klein koleksiyonlarının stilinden ve ruhundan keyif alan olgun kadınlar için idealdir. Beauty, 40'lı yaşlarındaki kadını, güzelliğini, olgunluğunu ve özgüvenini temsil eder. Beauty, bir kadının iç güzelliğini, gücünü ve ruhunu anlatır. Koku, Sophie Labbe tarafından, üst kısımda ambrette tohumu, kalpte yasemin ve alt notalarda sedirden yaratılmıştır.”

Parfümün açılışı kadınsı ekşi çiçeklerle gerçekleşiyor. Şekerli çiçekler gayet tanıdık derken orta kısımda sabunlu yasemin devreye giriyor. Parfümün büyük kısmında pürüzsüz yasemin hakimiyet kuruyor.

Yasemini bıktırıcı kullanan çoğu kadın parfümünü kendime yakın bulamıyorum. Beauty’nin başlangıcını vasat bulsam da orta ve alt kısımlarını beğendim. Harika, çok katmanlı ya da sıra dışı kokmuyor fakat herkesin sevebileceği pozitif, temiz ve basit yasemin fikri kötü işlenmemiş. Birçok kadın parfümünü çağrıştıran tanıdık aromasını deneyen çoğu kişi beğenecektir. Uygun fiyatıyla ve güvenli kokusuyla 35 yaş üzeri kadınlara hoş bir hediye olarak da düşünülebilir.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Ilık ilkbahar günlerinde kullanmak iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:10/7

9 Mart 2024 Cumartesi

Amouage – Figment Man (2017)

Umman Sultanı Kabus bin Sait’in temellerini attığı Arap parfüm sanatının en önemli niş markalarından Amouage’nin birçok parfümünü kullandım ve çoğu zaman memnun kaldım. Arap ultra lüks parfüm markası anlamında ilkleri gerçekleştiren Amouage’nin mavi şişeye sahip Figment Man’ı bir süre kullandım.

Anladığım kadarıyla üretimi bitirilmiş. Amouage’nin sitesinde parfümü kaldırmışlar. Muhtemelen büyük kitlelere hitap edemedi. Bu durumun sebebini parfümü kullandığım ilk dakikalarda anlıyorum. Yoğun ve güçlü hayvansı notalarla başlayan Figment’in açılışını kimi kullanıcılar kedi idrarına benzetmiş. Ben ise oyumu keçi ağıllarına benzetiyorum. Keskin ve burnu yoran ilk yarım saatten sonra hayvansılık azalıyor ve güçlü odunsu-vetiver tarafına evriliyor. Orta bölüm başlangıcına göre daha kabul edilebilir olsa da çok karakteristik sayılmaz. Sonlarda yüksek kaliteli odunsulukla tenden ayrılıyor.

Figment Man’in mavimsi şişesine aldanıp, deniz esintili, ferah parfüm beklemeyin. Gayet güçlü, sert, erkeksi, zorlayıcı bir kış parfümü karşımızda duruyor. Tarz olarak başlarda Kouros ve Antaeus gibi maskülen klasiklere yakın duruyor. Orta kısımdan itibaren onlardan ayrışıyor.

Bu tür parfümlerin 1980’li yıllarda kaldığını düşünebiliriz. Modern parfümeri dünyasında böylesine hayvansı tonlar artık kullanılmıyor. Figment Man bu anlamda hem geçmişe gönderme yapıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş koku profiline selam gönderiyor.

Onun tarzının herkese uymayacağı çok açık. Benim de bu tür kokulardan pek haz etmediğim söylenebilir. Bu yüzden pek sevemedim ve konforlu bulmadım.

Oldukça güçlü yapısı, performans anlamında memnun edici. Kalıcılığı çok iyi, etrafa yayılımı başlarda yüksek. Eau de Parfum formunda. Kokusunu sektörün tanınmış isimlerinden Annick Menardo tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/5

25 Şubat 2024 Pazar

Davidoff – Zino Davidoff (1986)

Bu hikayenin puro, konyak ve kahve üzerine inşa edildiğini söyleyebiliriz. İsviçre merkezli aile şirketi Davidoff’un kurucusu Zino Davidoff gerçek bir dünya vatandaşıydı. Onun için iyi yaşama ustası da diyebilirim. Zino Davidoff’un Doğu Avrupa’dan Cenevre’ye, oradan da Güney Amerika’ya yolculuklarıyla geçen ömrü, yaşadığı güzelliklerin tadını çıkarmasıyla devam etti ve bu ruhu dünyayla paylaşmak için kendi ismiyle markasını oluşturdu.

Davidoff purolarının ünü dünyaya yayılmış olsa da parfümlere oldukça önem verdi. Davidoff’un en popüler parfümü hiç kuşkusuz Cool Water’dır. Oysa parfüm kültü ile yakından bağlantısı olan erkekler bilir ki 1986 çıkışlı Zino Davidoff, kokular aleminin nirengi noktalarındandır.

Zino Davidoff’un korkutucu şişe rengi, içeriğindeki kokunun içeriğini az çok anlatıyor. Zino Davidoff’un açılışı tozlu kuru lavanta, biraz sabunsuluk ve geri planda karanlık paçuliyle gerçekleşiyor. Aromatik balsamsı ilk dakikalardan sonra paçulinin kokuya iyice yerleştiğini düşünüyorum. Açıklanan notalarındaki gül ve gül ağacı parfümün biraz yumuşamasını sağlıyor. Geri plana yerleşen baharatlar da onu erkeksi tarafa biraz daha yaklaştırıyor. Sonlarda şekerli olmayan vanilya ve paçuliyle kapanış yapılıyor.

Zino Davidoff hiç kuşkusuz erkeksi bir eser. Onun sabunsu-pudralı yönü 1960-70-80’li yıllardaki kokusal trendleri anımsatıyor. Tozlu lavantanın nostaljik-retro hissiyata katkısı büyük. Orta kısımda ara ara hayvansı deriyi andıran tema sürpriz yapıyor. Hepsinin birleşimiyle detaylı, katmanlı ve kendine özgü maskülen bir arkadaşa dönüşüyor.

2020’li yılların koku trendlerine hiç benzemeyen Zino Davidoff’un ana yapısı, herkese hitap etmeyecek tarafa yakın duruyor. Puro içen erkekler kulübünün parfümü olma iddiasında gibi davranıyor. Biraz entelektüel, hafiften karanlık, azıcık da zorlayıcı kokusu bağımsız ve başına buyruk. Onun kimseden övgü almak gibi amacı yok. Size saf bir kokusal deneyim yaşatmak istiyor.

Herkesin sevemeyeceği tavrıyla eski tarz kokulara meraklıysanız denemeniz gereken karakterlerden birisi. Onu kullanım döneminde konforlu bulmadım ama etrafa yaydığı aurayı sevdim. Uzun kaşe paltoma onu bol bol sıkıp, soğuk günlerde dışarıda yürürken insanların onu koklarken ne düşüneceklerini hayal etmek, benim için işin eğlenceli tarafıydı.

Eau de Toilette formundaki Zino’nun kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalama seviyede. Sonbahar hatta kış kullanıma daha yakın duruyor. Kokusunu Michel Almairac tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/7

10 Şubat 2024 Cumartesi

Juliette Has A Gun – Miss Charming (2006)

Ünlü tasarımcı ve modacı Nina Ricci’nin büyük torunu Romano Ricci tarafından kurulan Juliette Has A Gun niş parfüm evi, büyümesine devam ediyor. 2006 yılında çıkan ilk parfümler ilgi çekti ama ilerleyen yıllarda büyük ses getiren parfümlere imza atamadıkları görülüyor.

Miss Charming, markanın ilk parfümlerinden ve kadınlar için sunulmuş. İlk saniyelerde koyu ve derin gül teması burnumuza geliyor. Yüksek kaliteli ve gerçekçi gül harika ve kusursuz diyebilir. Nefis açılıştan sonra kırmızı güle bir parça çilek benzeri meyveler eşlik ediyor. Hafiften mayhoşluk katan meyve detayı gayet güzel ayarlanmış. Sonlarda tozlu miskle kapanış yapılıyor.

Miss Charming harika bir gül parfümü. Basit, çok katmanlı değil ama gerçekçi ve leziz. Modern yapıya sahip. Tatlılık var ama iç bayan şekilde değil. Parfümün tek eleştirilecek kısmı alt notaları. Pek numarası olmayan sıradan ve çekingen miskli kapanış, üst ve orta notalardan tamamen farklı denebilir.

Eğer meyvemsi ve pürüzsüz gül parfümü arıyorsanız çok iyi bir seçenek olarak kendisini gösteriyor. Eau de Parfum formuna sahip. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz altında. Serin sonbahar-ılık kış günlerinde daha iyi kokacağını düşünüyorum.

Koku Güzelliği:10/7.5

5 Şubat 2024 Pazartesi

Costume National – Scent Intense (2002)

İtalya’nın hatırı sayılır moda markalarından Costume National’ın parfümleri uzun yıllardır ilgimi çeker. Kullandığım çoğu parfümünü sevdim ve kalite anlamında iyi işlere imza attıklarını söyleyebilirim.

Scent Intense’yi uzun yıllar önce kullanmış ama pek beğenmemiştim. Gerçi onun kokusuyla ilgili aklımda hemen hemen hiçbir duygu kalmamıştı. Scent Intense’yi hiç acele etmeden günlerce kullandım. Uzun uzun kokladım. Soğuk günlerde kabanıma bol bol sıkıp, etrafa yayılan kokuyu izledim ve şaşırtıcı sonuçlara ulaştım.

Öncelikle Costume National, kendi internet sitesinde Scent Intense’yi oryantal amber odunsu olarak sınıflandırmış. Parfümün tanıtım yazısında deri ceket vurgusu ve ambergris detayı dikkatimi çekti. Açılışta canlı, neşeli, leziz ekşi meyveler algılıyorum. Açıklanan üst notalarında bergamot, kakule ve yeşil çay var. Burada turunçgillerden ziyade ekşi erik, şeftali ve hatta kirazı andıran meyveler aklıma geliyor. Dinamik ve ağız sulandıran ilk dakikalar çok güzel. Orta kısımda meyveli çayları andıran yapıya geri planda tarçın, paçuli ve amber eşlik ediyor. Sonlarda çikolatamsı hissettiren paçuliye vanilya eklenerek son buluyor.

Scent Intense, modern, tatlı, lezzetli, baharatlı, kalite anlamında sorun olmayan detaylı bir arkadaş. Onun meyvemsiliği bazı niş parfümleri andırıyor. Kokusal anlamda gayet dirençli ve sağlam denebilir. Genel beğeniye uygun. Onu kullanıp, beğenmeyecek pek kimse çıkmayacaktır. Aradan geçen yılların ardından Scent Intense’yi çok sevdim. Onu kullanmaktan zevk aldım. Üstümden yayılan notalarını mutlulukla içime çektim.

Hem kadınlar hem de erkekler için sunulsa da kadın kullanımına yakın buluyorum. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ortalamanın biraz üstünde. Gün içinde ara ara kendisini size hissettiriyor. Eau de Parfum formunda. Sonbahar-kış mevsimlerinde kullanmak iyi fikir. Kokusunu Laurent Bruyere tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/8 

20 Ocak 2024 Cumartesi

Joop Homme (1989)

Almanların büyük sanayi şirketlerine sahip olduğunu ve dünyanın en iyi arabalarını ürettiklerini biliriz. Alman disiplininin sonucu yüksek endüstrileşme ve işini ciddi yapma kültürü muhtemelen Japonlarla birlikte onlara dünyanın en iyi üretim sanayisini sağlıyor. Oysa kaderin cilvesi mi desek Almanların moda sektöründe pek varlık gösteremedikleri sır değil.

Joop moda markası Almanya’dan çıkıp, dünyaya ulaşsa da hiçbir zaman Fransız-İtalyan markalarıyla rekabet edemedi. Wolfgang Joop’un kurduğu markanın ilk erkek parfümü Joop Homme, çıkış yaptığı 1989 yılından itibaren her zaman çok sattı. Yıllar içinde eski popülerliğini kaybetti fakat onun pembe sıvısı her daim modern parfüm klasikleri arasında yerini koruyacaktır.

Bir erkek parfümünün sıvısı neden pembe olur? Çoğunlukla kadın parfümlerinde karşımıza çıkan pembe şişe veya pembe sıvı, Joop Homme’nin en ilgi çekici taraflarından birisi. Joop Homme’nin kokusu genel olarak kremsi, tatlı, vanilyalı, baharatlı, kirazlı sakızlara benziyor. Onun kokusunu bir sınıflandırmaya yerleştirmek pek mümkün değil.

Joop Homme’nin yapay ve zamanının ötesindeki tarzı çoğu yorumcunun iddia ettiği gibi berbat olmasa da tek düze ve garip. Çok katmanlı değil ve herkesin seveceğini sanmıyorum. Yine de özellikle başlangıcı çarpıcı ve sonları fena değil.

Daha önce defalarca Joop Homme’i kullandım ve hakkında iyi şeyler yazmamıştım. Aradan geçen uzun yılların ardından ona biraz haksızlık yaptığımı fark ettim. Bu yazı muhtemelen Joop Homme ile barışma yazım. Onun neredeyse kirazlı-meyveli yapısı bir erkek parfümü için alışıldık olmasa da soğuk günlerde kremsi ve sıcak baharatların iyi iş çıkardığını hissettim.

Joop Homme, uygun fiyatlı ana akım parfümlerin belki de en tuhaf örneği. Seveni çok ve tabii ki nefret edeni de fazlasıyla var. Büyük boy şişesini alıp kullanacağımı sanmasam da onun benzersiz karakterine saygı duymaktan başka çarem yok.

EDT formunda. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ilk saniyelerde oldukça güçlü, ilerleyen dakikalarda sakinleşiyor. Sonbahar-kış kullanımına yakın duruyor. Kokusunu Michel Almairac tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6

8 Ocak 2024 Pazartesi

Atkinsons – Amber Empire (2015)

İngiltere merkezli niş parfüm evi Atkinsons’un ismi son yıllarda daha fazla duyuluyor. Parfüm çeşitliliğini arttıran Atkinsons’un Amber Empire’sini deneme sebebim, içeriğinde bulunduğu iddia edilen oolong çayı teması diyebilirim.

İsminden anlaşılacağı üzere amberi önceleyen bir parfümle karşılaşacağımızı düşünürken büyük resimde pudralı, tatlı, hafiften kadınsı vanilya kokusuna sahip.

İtiraf etmeliyim ki daha önce hiç oolong çayı içmedim veya koklamadım. Atkinsons’un hem açıklanan orta notalarında hem de tanıtım yazısında oolong çayından bahsediliyor. İlginç bir durum ise parfüme ismini veren amberin açıklanan notalarda yer almaması. Gerçi tanıtım yazısında ambere yer verilmiş.

Amber Empire baştan sona pek değişmeyen şekerli, pudralı vanilya kokuyor. Geri planda sıcak, baharatı andıran bitkisel tema hissediliyor. Geri plandaki tema oolong çayına mı ait bilemedim.

Amber Empire zaman zaman Montale’nin ağır ve yoğun vanilyalı parfümlerini andırıyor fakat etrafa yayılımı güçlü değil. Kalıcılığı ise idare eder. Performans anlamında iyi iş çıkaramıyor.

Hem erkekler hem de kadınlar için pazarlanan Amber Empire, bu haliyle kadın kullanımına yakın duruyor. Uzun süreli kullanımda sıkıcı olacağını düşündüğüm Amber Empire, koleksiyonunuzda olmasa büyük şey kaybetmeyeceğiniz parfümlerden diyebilirim.

Atkinsons bu eseri uzak doğuya yolculukla ilişkilendirse de bana eski pudralı Fransız parfümlerini anımsattı. Eau de Parfum formundaki Amber Empire’yi sektörün tanınmış isimlerinden Maurice Roucel tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6

1 Ocak 2024 Pazartesi

Bentley For Men Intense (2013)

Lüks araba markalarının parfümler çıkarmasına alışmaya başlıyoruz. Ferrari’nin çıkardığı parfümlerden sonra Bentley de koku sektörüne girmiş durumda. Mercedes’in de yakın zamanlarda parfümler çıkardığını görüyoruz ki bu trend ilerleyen yıllarda artabilir.

Ultra lüks araba markası Bentley’in 2013 yılında çıkardığı parfümlerden For Men Intense, oldukça sevildi. Birçok Bentley parfümünü denemiş birisi olarak For Men Intense’nin en başarılı eserlerinden olduğunu düşünüyorum.

Bentley For Men Intense genel olarak amberli, içkimsi, baharatlı bir parfüm. Parfümün kimi zaman ağır ve yorucu olduğunu düşünebiliriz. Burada karanlık ve egzotik amber büyük rol oynuyor. Parfümün resmi tanıtımında labdanumdan bahsedilmiş. Koku karakteri kimi zaman ayakkabı boyasını çağrıştıran garip baharatlar ve neredeyse paçuli-deri-labdanum aksına yakın tavrıyla For Men Intense kendine özgü takılıyor.

Çoğu zaman niş parfümlerde gördüğümüz bu kombinasyon, herkesin sevemeyeceği ve kullanamayacağı yapı vaat ediyor. Onu kullanıp da herkesten övgü almayı düşünüyorsanız hata edebilirsiniz. Üzerimde onu koklayan kimi erkeklerin hiç beğenmediğini, bazı arkadaşların da ismini sorup merak ettiklerini gözlemledim. Ya sev ya nefret et tarzı parfümlerden dersem yanlış olmaz.

Bazen hata yapıp 4-5 fıs üzerime sıktığımda hem kendimi hem de etraftaki insanları rahatsız ettiğini fark ettim. İlk saniyelerde oldukça ağır ve yoğun yapısına dikkat edilmeli. Az uygulamakta fayda var.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı kıyafet üzerinde çok iyi, etrafa yayılımı ilk saldırganlıktan sonra normale dönüyor. Olabilecek en soğuk günlerde kullanmak iyi fikir. Sıcak yaz günlerinde boğucu ve bıktırıcı kokabilir.

Koku Güzelliği: 10/6

10 Kasım 2023 Cuma

Amouage – Opus III (2010)


İnsanlık tarihinin kesintisiz olarak en karmaşık coğrafyalarından Ortadoğu’nun şaşırtıcı derecede istikrarlı ve problemsiz ülkesi Umman çöllerine yolumuz düşüyor. Dünyanın en zengin ülkelerinden Umman’ın niş parfüm sektörüne armağan ettiği Amouage markasının Opus III isimli parfümünü günlerdir kullanıyorum.

Opus serisi yüksek ihtimalle 2010 yılında başlatıldı. İlk üç Opus o yıllarda büyük ses getirmese de Amouage, devamını getirdi. 2023 yılının sonları itibariyle on beşten fazla Opus isimli Amouage parfümü mevcut.

Opus’ların kutuları kitaba benziyor. Amouage, Opus serisini kütüphaneyle ilişkilendiriyor. Opus’ların geneli hiçbir koku trendini dikkate almıyor ve cinsiyetsiz olarak sunuluyor.

Opus III, Amouage tarafından şu cümlelerle tanıtılmış: “Hayal kırıklığının en karanlık anlarından aydınlanmanın ve keşfin parlaklığına kadar, sanat ve bilimin yaratıcı sürecinden ilham alan ışıltılı çiçeksi oryantaldir.”

Opus III’ün ilk saniyeleri yoğun kadınsı çiçekler ve pudralı hissiyatla gerçekleşiyor. Menekşe, ylang ylang ve geri planda portakal çiçeğinin destek verdiği ilk saniyeler yağlımsı Arabik kadın parfümlerine yakın duruyor. Orta kısımda sakinleşen kokusunda pudralı hissiyat azalıyor. Orta bölüm daha unisekse ve genel beğeniye yakın. Orta bölümde kokunun sıcaklığı ortaya çıkıyor. Bu durumun sebebi karanfil ve küçük Hindistan cevizi gibi keskin baharatların kullanılması denebilir. Orta bölüm baharatlar ve çiçeklerin harika uyumunu akla getiriyor. Sonları en güzel yeri. Fazlaca şekerli olmayan vanilya, hafiften çikolatamsı hissiyat veren benzoin, gerilere saklanmış paçuliyle benzersiz kapanış yapıyor.

Opus III, ağır ve zorlayıcı başlayıp, derin ve lüks sona eren sanat eseri gibi. Onu 1-2 defa kullanıp yargılarsanız hata edersiniz. İlk günlerde bıktırıcı Arap kadın parfümü havası veren Opus III, ilerleyen zamanlarda karmaşık bir müzikale dönüşüyor. Onu üzerime giydiğim zamanlar Bentley kullanan orta yaşlı bir Arap soylusu aklıma geliyor. Parfümün detaylı ve her katmanda değişmesi, onun sıradan bir eser olmadığını akla getiriyor.

Herkesin sevemeyeceği ve kullanamayacağı Opus III, kimi zaman fazlaca sabunsu hissettiriyor bazen de eski bir kütüphaneye giden yaşlı Arap hanımefendisini çağrıştırıyor.

Opus III’ün dirençli olduğunu düşünüyorum. Kalıcılığı kıyafet üzerinde günlerce rahatlıkla hissediliyor. Etrafa yayılımı ilk yarım saat oldukça güçlü, sonrasında normale dönüyor. Çok kullanmanız halinde burnunuzu ve etrafınızdaki insanları yorma ihtimaliniz var. Uniseks olarak sınıflandırılsa da yoğun çiçeksi-pudralı yapısı nedeniyle kadın tarafına yakın duruyor. Kokusunu Karine Vinchon Spehner tasarlamış. Eau de Parfum formunda.

Koku Güzelliği:10/8

29 Temmuz 2023 Cumartesi

Lancome – Oud Bouquet (2014)

Lancome’nin 2010’lu yılların ortalarında piyasaya sürdüğü Oud Bouquet, sürpriz olmayan şekilde Oud temasına odaklanmış. Son yılların en popüler içeriği oud, ana akım veya niş fark etmeden çoğu markaya ilham oluyor. Lancome, bu rekabette geri kalmayarak farklı içeriklere sahip oud merkezli parfümleri bize sunuyor.

Oud Bouquet ismi başlangıçta çiçeksi ve kadınsı oud parfümü izlenimi veriyor. Kimi parfüm platformlarında hem kadınlara hem de erkeklere uygun olduğu vurgulanmış.

Oud Bouquet’in başlangıcı bir parça safrana eşlik eden tatlı gül ile gerçekleşiyor. İlerleyen dakikalarda tatlı güle ilacımsı davranmayan oud ekleniyor. Sonlarda büyük değişim olmadan devam ediliyor. Şekerli olmayan vanilya yumuşak ve sakin verilmiş.

Parfümün baştan sona büyük değişim göstermediğini söyleyebiliriz. Ana tema tatlı, lezzetli, neredeyse lokumları andıran gül-oud ikilisi olarak düşünülebilir. Parfümün modern tatlılığı bıktırıcı şekerli hissettirmiyor. Çoğu yeni nesil modern parfümdeki aşırı şekerli yapı, Oud Bouquet’te daha dengeli verilmiş.

Kokusal anlamda çok hoş, basit, yüksek kaliteli bir eser. Onu koklamaktan her daim zevk alıyorsunuz. Pudralı tarafa yakın değil. Gül merkezli olması kadın parfümü tarafına yakın hissettirebilir.

Kimi oud parfümleri ilaç gibi kokar ama Oud Bouquet’te bu hissiyat yok. Eğer güllü lokumları seviyorsanız sizin için iyi seçenek olabilir.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı gayet iyi. Performans anlamında sizi üzmeyecektir. Sonbahar-kış günlerinde kullanmak daha iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:10/8

9 Temmuz 2023 Pazar

Coty - Aspen (1989)

Tarihi 1900'lü yılların başlarına kadar giden Coty'nin bünyesinde birçok şöhretli marka bulunuyor. Parfümler dünyasının ilk markalarından Coty'nin kendi ürettiği parfümleri ilgi çekmiştir.

1980'li yılların sonunda piyasaya sürdükleri Aspen, yeşil şişesiyle ve Cool Water'ı andıran kokusuyla bir dönem popüler olmuştu. Cool Water'ın Aspen'den bir yıl önce piyasaya sürüldüğünü biliyoruz. Bu iki parfüme ilham veren Green Irish Tweed'in 1985 yılında çıktığını düşünürsek bu üç parfümün küçük çaplı rakip olduklarını söyleyebiliriz.

Aspen'in açılışı ferah yeşil turunçgillerle gerçekleşiyor. Bergamot ve geri plandaki limonu andıran mayhoş narenciyelerden sonra orta kısımda benzer tema devam ediyor. Orta bölümde lavantayı andıran yeşil çiçeklere sucul meyveler eşlik ediyor. Sonlarda misk, sedir ağacı ve meşe yosunuyla kapanış gerçekleşiyor.

Aspen'in yeşil şişesine bakıp aklıma Polo Green geliyor. Aspen, Polo Green'e pek benzemeyen yeşil sucul meyveli ve erkeksi çiçeksi hissettiriyor. Aspen'de çam ağacı yeşilliği bulunmuyor. Aspen bu haliyle ünlü Cool Water'a benziyor. İki parfümü değerlendirdiğimde Cool Water'ın daha kaliteli ve güzel koktuğunu söyleyebilirim. Aspen biraz daha sıradan ve yapaylık sınırında dolaşıyor.

Bu tür parfümlerin günümüzde pek örneği yapılmıyor. Aspen'de fazlaca tatlılık yok. Yeni nesil şekerli yazlık parfümlere pek benzemiyor. Hoş ve erkeksi Aspen'in performansı yüksek sayılmaz. Kalıcılığı normalin biraz altında, etrafa yayılımı zayıf denebilir.

Eau de Cologne formunda. İlkbahar-yaz aylarında kullanmak iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:10/6.5

27 Haziran 2023 Salı

Orlov Paris - Sea of Light (2015)

 Fransa merkezli niş parfüm evi Orlov Paris'in kullandığım ilk parfümü Sea of Light ve izlenimlerim genel olarak karmaşık diyebilirim. İsmi pek öne çıkmayan parfüm evlerinden Orlov'un haziran 2023 tarihinde girmeye çalıştığım internet sitesinin çalışmamasının, markanın geneli hakkında iyi izlenim vermediğini söyleyebilirim.

Sea of Light, isminden de anlaşılacağı üzere ferah yazlık, deniz temalı esere benziyor. Parfümün açılışı buruk turunçgiller ve acımtrak anasonu andıran yapıyla gerçekleşiyor. Orta kısımda 1980'li yılların fujerlerini andıran yeşil menekşeli öğeler devreye giriyor. Sonlarda kompozisyona eklenen misk sonucu değiştirmiyor.

Sea of Light, ferah olmaya çalışan ama menekşeli yeşil koyu ve acımsı anasonu çağrıştıran tarzıyla bana oldukça uzak. Buradaki tek düze yapının parfüme ismini veren denizle ilgisi bulunmuyor. Belki bir parça tuzlu deniz yosunlarını çağrıştırıyor olabilir. Hafiften ambroksan bombası Sauvage'yi de çağrıştırıyor.

Kimi kullanıcıların traş köpüğüne benzettiği Sea of Light'ın ciddi reformülasyon geçirdiği söyleniyor. İlk versiyonun başarılı bir yazlık turunçgil koku olduğu vurgulanırken, yeni halinin böylesine değişmesi genel olarak eleştiri almış. Bu haliyle erkeksi ilkbahar fujeri gibi davranıyor.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı güçlü sayılmaz. Erkek kullanımına yakın duruyor. Serin ilkbahar günlerinde onu kullanmak iyi fikir.

Koku Güzelliği:10/5

18 Haziran 2023 Pazar

Creed - Millesime Imperial (1995)

Creed'in 1990'lı yılların ortalarında çıkardığı Millesime Imperial, özellikle 2000'li yılların başlarında oldukça popüler niş parfümlerdendi. Tabii o zamanlar böylesine büyük niş parfüm rekabeti yaşanmayan yıllardı ve Creed'in her yeni parfümü büyük ilgi uyandırırdı. Tıpkı Erolfa ve Silver Mountain Water gibi.

Millesime Imperial, Creed'in internet sitesinde yumuşak çiçeksi, taze ve sucul olarak sınıflandırılmış. Parfümün resmi tanıtımı şu cümlelerle yapılmış: "Kokuda altın standart olan bu ferahlatıcı ve canlandırıcı koku, narenciye bahçelerini ve yemyeşil sahil saraylarını çağrıştırır. Zengin olduğu kadar çok yönlü olan Millesime Imperial, güneşte öpülmüş narenciye ve zengin miskin tuzlu-tatlı karışımını takdir eden hem erkekler hem de kadınlar tarafından giyilir. Kraliyet ailesi için uygun olan bu narenciye/taze koku, kendine özgü altın rengi şişe görünümüyle ünlüdür."

Parfümün açılışı ferah bergamot ve menekşeyle gerçekleşiyor. Orta kısımda menekşenin o yeşil havası daha da artıyor. Orta bölümde geri planda deri algılıyorum. Buradaki derinin orris olabileceği de uzak ihtimal değil. Sonlarda miskli orris ve sandal ağacı, parfümün en güzel tarafını oluşturuyor.

Millesime Imperial için yeşil menekşeli bir parfüm diyebilirim. Başlardaki tuzlu turunçgillerden sonra orta kısımdaki parlak menekşe onun uniseks dengede durmasını sağlıyor. Onun hem kadınlar hem de erkekler için pazarlandığını görsek de erkek kullanımına bir parça yakın duruyor. İçeriğindeki menekşe pek kadınsı hissettirmiyor.

Menekşe merkezli parfümlere pek ısınamıyorum ve Millesime Imperial'de bu durumu değiştiremiyor. Kimi Creed severlerin bu parfümde kavun kokusu alması ilginç çünkü bence pek de kavun gibi davranmıyor. Onun yüksek kaliteli olduğunu görüyoruz ve özellikle 1990'lı yılların koku karakterini yansıtıyor. Günümüzün modern bol şekerli turunçgil parfümlerine yakın durmuyor.

Millesime Imperial'i yıllar önce kullanmış oldukça beğenmiştim. Bu sefer ki deneyimimde ona aşık olduğumu söyleyemem. Genel olarak Creed'lerin oldukça yüksek fiyat etiketlerini düşündüğümde Millesime Imperial'in büyük boy şişesini almaya değer mi emin değilim.

Kimi Creed parfümlerindeki her partinin farklı kokması durumu Millesime Imperial'de geçerli olabilir. Denediğim partide yeşil menekşenin önde olması şaşırtıcı çünkü ilk kullandığım partide tatlı kavun temasını algılayabiliyordum.

Millesime Imperial'in metalik kokusu tıpkı sarı metalik şişesini hatırlatıyor. Eau de Parfum formunda. Ne yazık ki performansı yüksek değil. Kalıcılığı normal seviyede olsa da etrafa yayılımı zayıf. Çoğu Creed kullanıcısının bu yüzden Millesime Imperial'i kıyasıya eleştirdiğini görüyoruz.

Kullanıcılar genellikle yazlık dese de bence ılık ilkbahar ve serin yaz akşamları için daha uygun. Kokusunu Olivier Creed ve Pierre Bourdon birlikte tasarlamış.

Koku Güzelliği:10/6.5