21 Nisan 2015 Salı

Serge Lutens – Chergui (2001)


Serge Lutens – Chergui (2001)

Üzerinde Djellabah olan orta yaşlı Berberi, yavaş adımlarla yürüyor. Doğudan esen rüzgarla savrulan kırmızı çöl kumlarına alışık olduğu belli. Nasıl alışık olmasın ki. Berberiler, yüzyıllardır Mağrip coğrafyasının değişmez üyeleri. Kimileri Berberileri, Kuzey Afrika Araplarının ataları olarak tanımlıyor. Onlar çölün, Akdeniz'e ve uçsuz bucaksız okyanusa uzak Atlas Dağlarının kenarlarında yaşıyorlar. Evleri, hayatları, aileleri, geçim kaynakları her şeyleri çöl.

Ve bir adam. Fransız. Moda endüstrisinin kalbinde, Paris'te çalışıyor ve yaşıyor ama aklı hep Kuzey Afrika'da, Fas'ta, Hispanik Mağribilerde, Arap kültüründe. Kendisini "mistik" olarak gören, 1974 yılında Marakeş'ten ev alacak kadar kendisini bu coğrafyaya yakın bulan ve evinin her detayıyla kendisi ilgilenen bir adam. Her ne kadar yaptığı evde oturamasa da artık onun evi ve geniş bahçesindeki rengarenk çiçekleri turistlerin uğrak yeri haline gelmiş durumda.

Maestro Serge Lutens, Fas kültürüne ve genelinde Arap mistisizmine meraklı ve ilgili. Fas'ın muhtemelen en egzotik şehri Marakeş'teki evine sık sık gidip kaldığını biliyoruz. Sanmayın ki Marakeş sadece Jmaa El-Fna Meydanındaki, falcılar, yılan oynatıcıları, büyücüler, diş satıcıları, kınacılar, hikaye anlatıcıları, geleneksel kıyafetli sucular, şerbetçiler, maymun gezdirenler, dansçılar, soytarılar, portakal suyu satıcıları, kuru yemişçiler, faytonlar, turistlerden ibaret değil. Evet kuskus Fas'ın neredeyse resmi yemeği ama ya rüzgarları?


Fas coğrafyasının genellikle dağlık olduğu ve ikliminde buna mukabil sert geçtiği söylenebilir. Akdeniz ve Okyanus kıyısındaki şehirlerin daha yumuşak ve ılıman iklime sahip olduğunu tahmin etmek zor değil. Fas'ta genellikle bahar aylarında esen ve güneydoğu yönlü rüzgarın ismi size oldukça tanıdık gelecek. Evet doğru tahmin ettiniz, bu rüzgarın adı Chergui.

Türkçe karşılığı olarak "Doğulu, doğudan gelen" anlamına geldiğini öğreniyoruz Chergui rüzgarının. Tabii bu rüzgarın Fas'a özgü olarak Atlas Dağlarından estiği ve sıcak çöl havasını ve kumlarını ülkenin içlerine ve kıyılarına taşıdığı söylenebilir. Bu tropikal rüzgar, geçtiği yerlerdeki havayı kurutan ve rutubeti azaltan yapısı ile Sahra Çölü'nün etkilerini Mağrip halklarına ve Berberi aşiretlerine cömertçe sunuyor.

Fas'a anlaşılması güç duygularla bağlı Serge Lutens'in, parfümüne bir çöl rüzgarı olan Chergui ismini vermesinin anlaşılamayacak tarafı yok bence. Bu makul isim, niş parfüm sektörünün en ilginç ve başarılı kokularından birisinin de doğmasına tanıklık etti. Sürekli yeni parfümlerle genişleyen Serge Lutens koleksiyonunun belki de en sevilen ve en çok satılan parfümlerinden olmayı başardı Chergui. Kimlerine göre Lutens'in parlayan yıldızı, kimilerine göre başyapıt, kimilerine göre fazlasıyla abartılan oryantal. Yıllar önce kullandığım Chergui'yi çok sevmiş ve onu kendime yakın bulmuştum. Bakalım aradan geçen yıllar duygu dünyamda nasıl değişikliklere yol açmış.


Chergui, kendi sitelerinde "Fouets de Velours" serisine ait olarak sunulmuş. Parfümün açılışı oldukça tatlı ve koyu aromayla gerçekleşiyor. Kurutulmuş meyveler, şekerli reçineler, karanlık tütsü ya da amber. Çok dolgun, zengin, derin ve baş döndürücü. Chergui, ilk saniyelerde beni fena çarpıyor, kafamı karıştırıyor. Üst notaları harika Chergui'nin. Orta kısımda karanlık ve derin yapı devam ediyor. Ekstradan koyu, sıcak ve tatlı baharatlar ekleniyor kompozisyona. Kakule, küçük hindistan cevizi, karanfil, tarçın ve kim bilir başka hangi baharatlar. Orta bölümde tatlımsı tütün ve kremsi vanilya da etkili. Hatta hafiften kremsi vanilyaya hindistan cevizinin bile eşlik ettiğini düşüneceğim. Hatta deri bile var. Anlatması zor orta kısım da başlangıcı gibi nefis. Son bölümde tatlılık azalıyor. Yumuşak odunsu notalar ve sandal ağacı ortaya çıkıyor. Baharatlar sakinleşiyor. Sükunet artıyor. Aynı bir sufi gibi mütevazi. Alt notaları harika olmasa da gayet kabul edilebilir.

Yine aynı soruyu sorayım. Chergui nedir? Abuk bir soru mu oldu? Evet o bir parfüm buna kuşku yok. Sadece o kadar mı? Chergui'yi ve geri planındaki etkileşimi, ilham kaynaklarını, binlerce yıllık Berberi geleneklerini, on binlerce yıldır esen çöl rüzgarlarını, Mağribilerin çadırlarının içinde yaktıkları baharatlı tütsüleri, Arap milliyetçiliğini, sandal ağacı kokan buhurdanlıkları, Fransız sömürgeciliğini, kurutulmuş hurmayı, Fas'taki Yahudileri, kızılcık şuruplarını, monarşik demokrasiyi, yörede çoğu kişinin çiğnediği haşhaşı, Arabistanlı Lawrence'ı, vanilyalı nargileyi, Maliki mezhebini, bölgenin en sevilen içeceği naneli çayı, Medina Çarşısını, gül reçelini ve aklınıza gelecek diğer onlarca imgeyi arka arkaya ekleyin. İşte Chergui, az çok böyle bir karışımın sonucu bana göre.

Teknik olarak onun baharatları merkeze aldığını söyleyebilirim. Evet, o tenimde tam ve her şeyiyle baharat kokusuna dönüştü. Egzotik ve gizemli sıcak baharatlar oldukça tatlı hatta bazen şekerli hissi uyandıracak şekilde verilmiş. Gerçi bu tatlılığa Serge Lutens severler alışık. Parfümün genelinde karanlık ve koyu yapının ağır bastığı söylenebilir. Evet o açık, parlak ve şeffaf değil hiçbir zaman. 1-2 defa kolunuza sıkıp, onu değerlendirmeye kalkarsanız, hata edersiniz. Onu uzun uzun kullanmanız, kokusunun içine girmeniz ve sizi alıp götürmesine izin vermeniz gerekiyor. Klişe ön yargılarla Chergui'ye yaklaşırsanız muhtemelen o da sizi ciddiye almayacaktır.


Chergui'nin bende uyandırdığı hissiyat genel olarak şöyle: Karanlık baharatların cümbüşü, kurutulmuş meyveler, şekerli reçine, lezzetli tütsü, hindistan cevizli vanilya, tatlı dumansı pipo tütünü, ağdalı amber ve deri. Kokusu şüphe yok ki mistik, transandantal ve derin. Başlangıcı yoğun, dolgun ve sarhoş edici/keyif verici bir uyuşturucu gibi burun sinirlerinize, oradan da beynin koku ile ilgili bölgesine çarpıcı şekilde nüfuz ediyor. Kimi eleştirmenlerin kokusunun tek düze olduğunu söylemelerini önemsiyorum ve haklı buluyorum. Bu noktada kendimle çelişiyor olabilir miyim? Hem parfümün derin olduğunu söyleyip hem de düz çizgide ilerlediğine hak vermek ne anlama geliyor? Aslında iki durum da doğru. Koku derin çünkü sizi bu dünyadan ya da yaşadığınız "an"dan alıp başka bir duygu evrenine taşıyor. Ve aklıma hemen daha önceki Chergui yazımdaki şu cümleler geliyor:

"Chergui, şimdiye kadar denediğim ya da kullandığım en etkileyici eserlerden birisi. Şiir gibi adeta. Anlat anlat bitmez. Lüks, müthiş derin, zengin, konforlu, egzotik, biraz da gizemli bir şaheser. Sanki Beethoven bestesini dinliyorum. Ya da Caravaggio tablosuna bakıyorum. İnsanı kendinden geçiren cazibesi var. Bir koku nasıl olur da insanları böylesine etkileyebilir. Gerçekten şaşkınım. Chergui, parfümden daha öte bir şey. Sizi Fas’ın serin ve egzotik gecelerine götürüyor adeta. Oradan alıp Mısır Çarşısındaki baharatçılara davet ediyor. Daha sonra da Ankara’daki Hacı Bayram Camisinin önünde hacı yağları satan dükkanların içine. Chergui parfümden çok bir astral seyahat aracı sanki."

Yukarıdaki düşüncelerimde hala ısrarcıyım. Ek olarak ise çok değerli bir parfüm sever arkadaşımın Chergui'yi namaz kıldığı seccadeye uyguladığını söylemesi ve günde beş defa her secdede Chergui'yi koklaması harika bir düşünce. Chergui'nin gizemli ve uhrevi kokusu, Allah ile kul arasındaki o sihirli ibadete çok daha mutlu edici bir boyut katacaktır. Somut olarak bu dünyaya ait olmadığını düşündüğüm bir parfümün, ruhani, soyut ve mana evreni ile aramızda küçücük de olsa köprü vazifesi görmesi muhtemeldir ki Serge Lutens'in de amaçlarındandı. Bir Nakşibendi sofisinin, bir Nur talebesinin, bir Mevlevi şeyhinin, bir Kadiri müridinin, dünyadan elini eteğini çekip kendisini sadece Allah'a adamış bir kulun, mürşid-i kamilini arayan "yol"unu kaybetmiş bir ruhun, Tasavvuf ehlinin, Ali'ye ağlayan Şiilerin Chergui'de kendilerinden bir parça bulacaklarını düşünüyorum.

Chergui, Luca Turin'in kitabında kendisine yer bulmuş. Tütünlü oryantal olarak sınıflandırılmış ve beş üzerinden dört puan verilmiş. Parfüm hakkındaki incelemeyi Tania hanım yapmış.


Eau de parfum (EDP) konsantrasyonuna sahip. Kalıcılığı gayet iyi. Farkedilirliği başlarda yüksek. Kimi yorumcular zayıf yapısından bahsetmiş. Bence hiç de o kadar zayıf değil. Makul oranlarda (3-4 fıs) uyguladığım Chergui gün içinde kendisini ara ara bana gösterdi. İyi ki fazla saldırgan değil. Çünkü o zaman Chergui'nin büyüsü bozulabilirdi. Bu haliyle daha kişiye özel bir parfüm olduğunu kanıtlıyor. Tam bir kış kokusu. Havanın buz gibi olduğu kış mevsiminde, Chergui'nin içinizi ve ruhunuzu ısıtacağına eminim. Uniseks olarak sunulsa da erkek kullanımına bir parça yakın buldum. Ama kimileri de onu kadınsı bulmuş. Sanırım nereden bakıldığına bağlı bu tarz nitelemeler. Hem kadınlar hem de erkekler kullanabilir diyerek noktayı koyayım.

Kokusunun tasarımına, Serge Lutens'in gediklisi Christopher Sheldrake imza atmış.

Koku Güzelliği:10/9

19 yorum:

  1. Transandantal Kepler denkleminden sonra ilk defa gördüm , transandantalın cümle içinde kullanıldığını :) . Müthiş olmuş yazı bu arada...

    YanıtlaSil
  2. Raşit Bey,
    Artık çok az yorum geliyor, sebebi sizin artık yorumları yayınlama konusunda daha seçici davranmanızmı?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neredeyse yazılan bütün yorumları yayınlıyorum. Tabii küfür, hakaret, ırkçılık ve reklam içeren mesajları yayınlamıyorum sadece. Açıkçası çok mesaj yazılsın diye de beklentim yok :)

      Sil
  3. Merhaba, bana sabunsu,temiz yeni yıkanmış çamaşır gibi kokan bir koku önerirmisiniz? Bildiğimiz hacışakir beyaz sabuna yakın bir koku arıyorum. Daha önce prada amber,infusion ve dior eau sauvage kullandım ama tam aradığım sabun kokusunu bulamadım.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Parfüm konusunda bir deha gibi duruşunuz yazılarınızdaki gizli samimeyetm

    YanıtlaSil
  5. Merhaba acaba bu sıcak yaz aylarında daha kalıcı ve farkedililirligi yüksek ve de etkileyici bir parfüm tercihiniz var mı 22 ile 25 yaş erkekler için teşekkür

    YanıtlaSil
  6. cidden müthiş bir koku, diğerleri çok sönük kaldı bunu koklayınca

    YanıtlaSil
  7. Üstadım müthiş bir yorum olmuş. Hatta şimdiye dek okuduğum en güzel parfüm yorumu. Sıkılmadan bir kaç defa okudum. Başarılarının devamını diliyorum.

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel yazı elinize sağlık.. Tobacco vanille almayı düşürken bu yazınızdan etkilenip cherguiyi denemeden TV yi almak istemedim fakat Ankarda chergui bulmadım dolayısıyla deneme fırsatım olmadı TV sever olarak sizce bu parfümü denemelimiyim? Birde kurkdjianın pour le soir absolue aklımı çeliyor ama eau de cologne versiyonunu bulabildim kokunun kalıcılığı çok iyi değil gibi geldi bana. Absolue versiyonu edp olduğu için farkedilirlik daha mı iyi olur? bu 3 parfümü kıyaslarsanız raşit bey ne önerirsiniz? Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tobacco Vanille ile Chergui'nin büyük benzerliği bulunmuyor koku anlamında. Yani TV severseniz Chergui'yi seveceğinizi garanti edemem. Chergui çok farklı bir parfüm. Ayrı bir dünyaya sahip. Ankara'da olmayabilir. Sanırım bir ara mizu.com satıyordu.

      Absolue tabii biraz daha iyi performans anlamında. Bence fark edilirlikten ziyade koku güzelliğine odaklanın parfüm alırken.

      Sil
  9. Temiz koku isteyen arkadaşlar Dolce&Gabbana İntensoyu deneyebilirler bence

    YanıtlaSil
  10. Chergui n11 deki bir satıcıda var. .
    Şansınızı deneyebilirsiniz. Fiyatı da oldukça makul.

    YanıtlaSil
  11. Farklı dünyaları tanımak adına sanırım şansımı deneyeceğim. Yorum ve önerileriniz için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  12. Üstad Acil cevaba ihtiyacım var yılbaşı hediyesi için Dior homme intense'mi serge lutens chergui'mi Dior homme intense kokusuna baktım gayet hoş

    YanıtlaSil
  13. İkiside çok iyi parfümler. Şekerli parfümlerden hoşlanmıyosanız dh intense i tercih edin bence. Yok ben tom ford black orchid tarzi (sadece şekerli olduğundan örnek verdim kokuları benzemiyo) severim derseniz sl chergui kesinlikle..

    YanıtlaSil
  14. Merhaba Parfumu dun itibariyle elde ettim 7_
    -8 yil once bu parfum hakkinda yorumunuzu okumustum ve col etkilenmistim turkiyede cok pahali oldugu icin acikcasi yillardir almayi hedefledigim parfumlerden biriydi suan 2 yildir,canada da yasiyorum Burda elde etmek bile kolay olmadi amerikadan siparis etmek zorunda kaldim.size sormak istedigim Mevzu ise Ben biraz cevremdeki insanlari rahatsix etmek Ile ilgili takintiliyim canada da sicaklik 1 ila-18 dereference Arasinda degisiyor insaat ortaminda ve onun disinda araba ile seyir halindee oluyorum chergui Bana guclu bir koku gibi geldi o yuzden sormak istedim acaba tene very giysiye ksc fis yapmak en uygunudur tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, Chergui tam bir kış parfümü izlenimi veriyor. Kanada gibi soğuk ülkede iyi bir seçenek olabilir.

      Aslına bakılırsa çok ağır ve güçlü bir parfüm değil. İlk başlarda biraz yoğunken sonrasında normal seviyede diyebilirim. 3-4 fıs yeterli olacaktır.

      Sil